UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Biz Bir Aile miyiz?

Sancaktepe’den bir eğitim emekçisi

Patronundan “biz bir aileyiz” cümlesini duymayan yoktur. Emin olun bu lafı krizin kendisini daha çok hissettirmeye başladığı bugünlerde daha çok duyacağız. Peki, gerçekten patronlarla işçiler bir aile olabilir mi?

Ben özel okulda çalışan bir eğitim emekçisiyim. Geçenlerde işverenimiz bir toplantı yaptı bizimle. Malum, kriz kapıyı çalınca tatlı kârları düşer mi diye endişe etmiş. Konuşmasına “biz bir aileyiz” cümlesiyle başladı. “İşimize sahip çıkalım, çocuklarımıza (siz bunu müşteriler diye anlayın!) sahip çıkalım, burası bizim ekmek kapımız, hepimiz buradan geçiniyoruz” minvalinde sözlerle devam etti. İçimizde emekli olduğu halde çalışmaya devam eden bir arkadaşımız “Biz ailenin en küçük hissedarıyız ki sadece bir maaş alıyoruz” dedi şakayla karışık. Patron o an sadece gülümsemekle yetindi, diğer arkadaşlarımız hiçbir tepki göstermediler. Herkes biliyordu ki bu şakayla karışık söylenen şey aslında gerçekti ve bir sitemdi.

Gerçekten de sadece birkaç karşılaştırma yaparak hiç de bir aile olmadığımızı anlamak mümkün. Bir kere kazancımız bir değil. Patron kârına kâr katıp sermayesini büyütürken biz birkaç kuruş kenara ayırabilirsek kendimizi şanslı sayıyoruz. Çoğunlukla ayın sonunu getiremiyoruz ya da ihtiyaçlarımızdan kısarak geçinmeye çalışıyoruz. Benim bildiğim aileden birinin maddi ya da manevi bir ihtiyacı olduğunda aile bireyleri elinden geleni yapmaya çalışır. Ama ben çalıştığım hiçbir işyerinde bir patronun bana ya da bir başka işçiye destek olduğunu görmedim. Aksine sorunlarını işyerine yansıtan işçi performansının düştüğü gerekçesiyle kötü işçi olarak damgalanır. İşe giderken toplu taşıma araçlarını kullanan işçiler bilirler. Her sabah büyük bir yarış içinde işyerimize varmak için çabalarız. Kahvaltı yapmak lükstür. İşimize geç kalmayalım da varsın kahvaltı etmeyelim! Aç acına bindiğimiz tıklım tıklım otobüslerle, minibüslerle saatler sonra ulaşabiliriz işyerine. Bu kadar gayretle işyerine vardığımızda genellikle patron dışında bütün çalışanların hazır kıta olduğunu görürüz. Çünkü patronların işe erken gelmek gibi bir derdi yoktur. Hele bir de İstanbul’da çok sık yaşadığımız trafik sorunu yüzünden geç kalırsak vay halimize! Ya ücretlerimizden kesilir ya da bununla tehdit ediliriz. Her gün işe gelmek için ne sıkıntılar yaşadığımız patronların umurunda değildir.

Peki, sormak gerekmez mi, bu nasıl bir aile ki cefasını biz çekiyoruz, sefasını patronlar sürüyor? Bu nasıl bir aile ki, zararda ortak edilirken kârda lafımız edilmiyor? Patronlarla işçiler arasında bu kadar eşitsizlik varken bu “biz bir aileyiz” lafı pek komik kalıyor ama güldürmüyor!

14 Ekim 2018






Son Eklenenler

  • viransehir_iskur_kura_cekimleri.jpg
    Konkordato ilanları, daralma ve ekonomik kriz gerekçesiyle işçi çıkarmalar her geçen gün artıyor. İşsizlik oranları da buna bağlı olarak artıyor. TÜİK’e göre Ağustos itibariyle işsizlik oranı yüzde...
  • kadin-isciler-1.jpg
    Her zamanki gibi o gün işe başladım. Vardiyamı teslim alıp tezgâhıma geçtim. Biz aynı tezgâhta dört kişi çalışıyoruz. Herkesin yaptığı iş zor fakat sadece bir pozisyondaki iş diğerlerine göre kolay...
  • adaletsizlik-890x395.jpg
    Hayatımızın her alanını saran ve geçinmemizi git gide daha da zorlaştıran ekonomik kriz; gün geçtikçe hayatlarımızı daha çok etkiliyor, akıllarımızı meşgul ediyor. Ben de üniversitedeki ev...
  • ahmet-kaya-bir-mesajla-kabus.jpg
    Arkadaşlar mektubuma başlamadan önce sizleri uyarmak istiyorum. Yazının ortasına bile gelmeden birçoğunuz “Bu kadar da değil. Gerçek değildir bu!” diyecektir. Birazdan paylaşacağım gazete haberini...
  • cinde-tokat-motivasyonu.jpg
    Bir insan niye çalışır? Hiç kimse “bu gün canım sıkıldı, gideyim de biraz araba parçası üreteyim, montaj yapayım, pantolon dikeyim” demez. Yaşamak için çalışmak zorunda olduğundan çalışır. Hatta bazı...
  • gulsan-cam-iscileri-img_20181112.jpg
    Gülsan Group’a bağlı fabrikada Ramazan Bayramından itibaren ücretleri düzenli ödenmeyen işçiler, 23 Ekimde üretimi durdurarak fabrika yöneticileriyle görüştüler. Ücretlerinin ödeneceği sözü verilen...
  • students-protests-colombia.jpg
    Hükümetin katma değer vergisini (KDV) yükseltme ve vergi dışı bırakılan kimi ürünleri vergilendirme kararının ardından Kolombiya Eğitim İşçileri Federasyonu (Fecode) ve Üniter İşçi Sendikasının (CUT...
  • hastane-acil-kalabalik.jpg
    Hastanede doktor, hemşire, fizyoterapist, temizlikçi, hasta bakıcı, tıbbi sekreter, güvenlikçi, hasta ve hasta yakınlarından duyup dinlediklerim sağlığımızla nasıl oynandığını ve uyuyup uyanana kadar...
  • alisveris-cilginligi.jpg
    Fabrikada yemek saatinde yemeğimizi yerken hükümetin krizin etkilerini “azaltmak” için aldığını söylediği önlemler aklıma geldi. UİD-DER’in internet sitesindeki “Havyar da mı Yemeyelim” yazısını...
  • emekci-kadinlar.jpg
    Ekonomik kriz büyüdükçe işçilerin, emekçilerin yaşamını daha fazla zorlaştırıyor. Küçük esnafından işçisine, eğitim emekçisinden kendi hesabına çalışan emekçiye kadar her evde krizin yarattığı...
  • somali-isciler-isten-atildi.jpg
    Ekonomik krizin etkileri her geçen gün biz işçiler tarafından çok daha derinden hissediliyor. Gıdadan temizlik maddelerine, giyimden ev eşyasına her şeye zam üstüne zam geliyor. Enflasyon karşısında...
  • kres.jpg
    Merhaba dostlar, ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. İşyerimizde kreş olmadığı için, arkadaşlar çocuklarını ya tanıdıkları birine bırakıyorlar ya da özel kreşlere gönderiyorlar....
  • dogan-gunes.JPG
    Masamız balkonda/ Masada iki kâse çorbamız/ Karşımda karım/ Karımın gözleri çimen yeşili/ Çimen yeşili gözler kederli/ Kederimiz karşı balkondaki iki aç bebeden/ Paylaştık yoksul soframızı iki bebe,...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this