UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Böylesi Yaşamak Değil

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 112



Emekçi kadının durup düşünmek, sorgulamak için pek az vakti vardır. Öyle çok yük yüklenmiştir ki sırtına, bir kere geldiği bu dünyada kısacık yaşamını kimlerin belirlediğini, nasıl bir cendereye sıkıştırıldığını, kendisi ile aynı sorunlarla boğuşan ne çok emekçi kadın olduğunu pek az düşünür. Öyle bir koşturmaca ile geçer ki hayatı, şöyle bir durup sorgulamaya fırsatı olmaz. Oysa bir kere sorgulamaya başladı mı ona normal gelen, “zaten böyle olur” dediği pek çok şeyin normal olmadığını, küçük bir azınlık tarafından topluma dayatıldığını görür. Şöyle derinden bir düşünsek aynı torna tezgâhından çıkmışçasına hepimizin “kaderinin” aynı şekilde yazıldığını görürüz. Bize biçilen rolleri oynamak zorunda bırakıldığımızı görürüz. Bir avuç azınlığın zevk ve sefa içinde yaşaması için insanlıktan çıkıp birer makineye dönüştürüldüğümüzü görürüz.

Elif Çağlı şiirinde bu gerçeği anlatıyor. Her birimiz kendi dört duvarımızda sürdüğümüz yaşamları “özel” hayat zannederken aslında ne kadar “genel” bir hayat yaşadığımızı çok yalın bir dille gözler önüne seriyor. Ve böylesi bir yaşamın anlamını sorgulatıyor. Emekçi kadınlar olarak çifte sömürüye maruz kaldığımız bu düzende gelin biz de bu şiirin dizelerinde sorgulayalım hayatlarımızı.

Aynı zil sesleriyle uyanmak uykulardan

İki kara zeytin tanesi atıştırmak

Hep aynı yollardan geçmek mi yaşamak?

Bir masanın, bir tezgâhın başında tüketmek bir günü daha

Hep aynı otobüslerde yorgun yüzlere eklenmek mi?

Öyle değil mi gerçekten? Haftanın 5 ya da 6 günü her sabah işe yetişme telaşıyla çıkıyoruz evden. Her gün gittiğimiz yol aynı çileli yol değil mi? İster masa başında ister tezgâh başında, ne iş yapıyor olursak olalım günümüzün en verimli saatlerini patronu daha zengin etmek için harcıyoruz. Bütün gün patronlar için çalıştıktan sonra enerjimiz bitmiş vaziyette evlerimizin yolunu tutuyoruz. Akşam bindiğimiz otobüste ya da servisteki yorgun yüzlere eklenmiyor mu bizim de yüzümüz?

Ertesi gün çalışmak için gereken enerjiyi evde dinlenerek yerine koymak isteriz ama emekçi kadının çilesi evde de devam eder. Yemek, ev işi, çocuk derdi derken bir de bakar ki enerjisinin kırıntısı da yitip gitmiş. Sonra? Sonrası daha kötü ya. Günümüzün en güzel, en verimli saatlerini çalan patronların bizimle işi bitmemiştir daha. Çünkü insan düşünen bir varlıktır ve kendisine kalan zamanda içinde yaşadığı düzeni sorgulayabilir! O halde bu zamanını da çalmak gerek. Ona beynini uyuşturacak, hiçbir şeyi sorgulatmayacak bir araç gerek. Bu öyle bir araç olmalı ki hayallerini, isteklerini belirlemeli, onları oyalamalı, kendilerine ait olmayan dertleri, tasaları yüklemeli sırtlarına, onları borçlandırma pahasına sürekli satın almaya teşvik etmeli, erdemsizliği erdem, ahlâksızlığı ahlâk yapmalı! Elif Çağlı’nın kara kutu dediği televizyondur bu araç. Ve işte patronlar için harcadığımız bir günün sonunda kara kutunun karşısında geçirdiğimiz saatleri de yine onların düzeni sürsün diye heba ederiz. Yaşamımızın tek düzeliği bizi rahatsız ettiğinde “yeni” bir şeyler isteriz. Yeni bir dolap, yeni bir mobilya, yeni bir giysi… Oysa bunların hiçbiri bizim hayatımızı yenilemez, bize yeni dostluklar, çıkarsız ilişkiler kazandırmaz. İşte böyle doğar, büyür ve sona erer yaşamlarımız.

Akşamlarında bir kara kutuda yitirmek mi anlamı?

Aynı saatlerinde yatıp gecelerin hep aynı şeylere uyanmak mı?

Çekilebilir kılmak için yaşamı, çekilmez şeylerin tuzağına kapılmak mı?

Erişmek varken dostlukların tadına, bir eşyanın boş düşüyle oyalanmak mı?

Elif Çağlı “Böylesi yaşamak değil” diyor. Biz de öyle diyoruz. Yaşamak, yaşamanın anlamının farkına varmaktır. Sadece bugünü görmek değildir, geçmişi anlamaktır, geleceği güzelleştirebilmektir yaşamak. Yaşamak, bu düzenin çelişkilerinin, haksızlıklarının farkına varıp ona karşı dövüşmektir. Ancak o zaman yaşamımız anlam kazanır, gerçek dostluklar kurar, çocuklarımız ve tüm insanlık için aydınlık bir geleceği var edebiliriz.

Değil be kardeşim değil,

Böylesi yaşamak değil.

Yaşamak, yeşermek bitkiler gibi,

Yaşamak, dönüşmek geleceğe.

Güçlü ellerle kavrayıp çelişkiyi

Birlikte dövüşüp, birlikte büyütmek geleceği.

24 Temmuz 2017






Son Eklenenler

  • guney-kore-hyundai.jpg
    Güney Kore’de yedi ayrı fabrikasıyla dünyadaki en büyük entegre tesislerinden birine sahip Hyundai Motor’da işçiler, ücretlerin yükseltilmesi için aldıkları grev kararını kısmi olarak uygulamaya...
  • uidder_IMG_2132.jpg
    Çalıştığımız fabrikadan kadın işçilerle birlikte film izlemeye karar verdik. Film üzerinden işçi sınıfının kadınlarına dair birçok sorunu da konuştuk. Sohbetimize vesile olan Hint yapımı bir film...
  • stresli-isci.jpg
    Günlük hayatta hepimiz belirli oranlarda strese maruz kalıyoruz. Stres bazı durumlarda tetikleyici ve olumlu bir rol oynarken (mesela bir işi yaparken odaklanmamızı sağlar) strese sürekli maruz...
  • turizm-calisanlari.jpg
    Dünya genelinde ve Türkiye’de hizmet sektörü giderek büyümektedir. Ben de büyüyen hizmet sektöründe çalışan bir işçiyim. Küçükken annem kayıtlı olduğum dershanede temizlik işine bakardı. Ben de boş...
  • calisan-ogrenci.jpg
    Emeklilik yaşı çoktan geçmiş olan bir öğretmenden dinlenen, matematik dersi kadar sıkıcı bir şey yoktur sanırım. Bu yüzden o anlatırken sınıfta nerden geldiği anlaşılmayan bir uğultu başlıyordu. Bu...
  • karayolu-iscileri.jpg
    Kamuda çalışan taşeron işçilere defalarca kadro vaadinde bulunan AKP hükümeti, her seçim sonrasında bu vaadini erteliyor ve umutları bir başka bahara bırakıyordu. Tam da AKP’nin oy oranlarının...
  • disk-asgari-ucret-aciklamasi-IMG_8901.jpg
    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), asgari ücretle ilgili görüşlerini ve taleplerini DİSK Genel Merkezi’nde gerçekleştirdiği basın toplantısı ile duyurdu. DİSK genel merkez yöneticileri...
  • ohal_buhal_1.jpg
    Geçtiğimiz haftalarda 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlamaları yapıldı. Çocuklarımız ellerinde çiçekleriyle okullarına gelip öğretmenlerine sıcak ve içten sevgilerini ilettiler. Biz UİD-DER’li...
  • nehirler-okyanusa-akmali.jpg
    İşçi mahallelerinden ilerleyen servisler kimi zaman sabahın kör karanlığında, kimi zaman da gecenin zifiri karanlığında yedek parça gibi insan taşır fabrikalara. Tekdüze yaşam ve durmaksızın tıkır...
  • kres.jpg
    Merhaba arkadaşlar sizlere çoğumuzun yaşadığı bir sıkıntıdan bahsedeceğim. Özellikle kadın işçilerin hem çalışırken hem de günlük işlerini yaparken yaşadığı, aslında çözümü zor olmayan bir sıkıntıyı...
  • pink-filmi.jpg
    Geçtiğimiz günlerde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü vesilesiyle metal sektöründe çalışan bir grup kadın işçi olarak bir araya gelmiş ve Pink filmini...
  • suriyeli-isciler-tekstil.png
    Suriye savaşından kaçan milyonlarca insan yerlerinden yurtlarından oldular. Birçok ülkeye göç ettiler. Türkiye’ye gelen Suriyeliler aç kalmamak için çeşitli işkollarında çalışıp para kazanmak...
  • ht-solar-iscileri-04122017.jpg
    HT Solar işçilerinin, patronun saldırılarına karşı sergilediği kararlı ve örgütlü tutum sonucu patron temsilcileri sendikayla görüşmeyi kabul etmek zorunda kaldı. Patron temsilcileri, bir gün önceki...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this