UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Çinli Bir İşçinin Şiirleri, Dizelerindeki Dizginsiz Sömürü

Ankara’dan bir kadın işçi

2014 yılında intihar eden Xu Lizhi, onlarca işçiden yalnızca biriydi. 20 yaşındayken Shenzen’deki Foxconn fabrikasında çalışmaya gelen bir göçmen işçidir Xu Lizhi. 3 yıl boyunca Foxconn’da montaj hattında çalışır. Kitaplara, okumaya, şiire meraklıdır aynı zamanda. Foxconn fabrikasının iç gazetesinde 30’dan fazla şiiri yayınlanır. Şiirleri 20’li yaşlarını verdiği fabrika, montaj hattı, ağır çalışma koşulları, yitip giden gençliği üzerinedir.

Dünyanın en büyük elektronik üreticisi olan Foxconn şirketinin İngiltere, ABD, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Meksika, Brezilya, Hindistan, Rusya ve Vietnam gibi ülkelerde fabrikaları var. Bu fabrikalarda Microsoft, Apple, Dell, HP, Intel ve Sony gibi markalar için üretim yapılıyor. Üretilen ürünlerden milyarlarca dolar kâr yapan Foxconn, geçtiğimiz günlerde kriz nedeniyle 50 bin işçinin sözleşmesini iptal etti. Foxconn şirketi aynı zamanda ucuz işgücü cenneti haline getirilen Çin’deki fabrikasında yaşanan işçi intiharlarıyla tanınıyor.

Foxconn fabrikasında uzun saatler boyunca çalışan işçiler çoğunlukla fabrikanın yurtlarında kalıyor, fabrika alanı içerisindeki yerlerden alışveriş ediyor, fabrika dışına adım atmıyorlar. Ağır çalışma koşullarına, robot gibi yaşamaya dayanamayan onlarca işçi intihara teşebbüs etti bugüne kadar. Foxconn işçileriyle yapılan bir röportajda bir işçi “insanlar ölmeden Foxconn olmazdı” diyerek anlatıyor işçileri ölümle yaşam arasında bir cendereye sıkıştıran sömürüyü. Foxconn patronları intiharları “önlemek” için fabrikanın çevresini tel örgülerle, ağlarla çevirdiler. Böylece fabrikanın hapishaneden bir farkı kalmadı. İlerleyen yıllarda Foxconn işçilerinin çeşitli mücadelelerinin, direnişlerinin etkisiyle intiharlar azaldı fakat sürmeye devam etti.

2014 yılında intihar eden Xu Lizhi, onlarca işçiden yalnızca biriydi. 20 yaşındayken Shenzen’deki Foxconn fabrikasında çalışmaya gelen bir göçmen işçidir Xu Lizhi. 3 yıl boyunca Foxconn’da montaj hattında çalışır. Kitaplara, okumaya, şiire meraklıdır aynı zamanda. Foxconn fabrikasının iç gazetesinde 30’dan fazla şiiri yayınlanır. Şiirleri 20’li yaşlarını verdiği fabrika, montaj hattı, ağır çalışma koşulları, yitip giden gençliği üzerinedir. “Montaj hattında, on binlerce işçi kâğıttaki sözcükler gibi dizilmiş/ ‘Daha hızlı, acele edin’ diye havladığını duyuyorum denetçinin.” “Gündüz gece nasıl yerle bir olduğunu seyrediyorum gençliğimin/Preslenmiş, cilalanmış, kalıbına dökülmüş/Birkaç kuruşluk, ücret denilen faturaların.”

Çalışma hayatı üzerine onlarca şiir yazan Xu, “benim yazdıklarımı ancak göçmen işçilerin kalpleri anlayabilir” diye yazmıştır. Ancak ölesiye çalışmayı, sıkıştığı cendereyi anlattığı şiirlerini kilometrelerce ötedeki bir ülkede, bugün okuyan bir işçi olarak yüreğimde hissediyorum onun yazdıklarını, hissettiklerini. Dünyanın neresinde olursak olalım biz işçilerin yaşadıkları, acıları, sevinçleri ortaktır. Onun Foxconn’daki dizginsiz sömürüyü anlattığı şiirlerini sizlerle de paylaşmak istiyorum. Xu Lizhi bir makine gibi değil, insan gibi yaşamak, kitaplar okumak, şiirler yazmak istiyordu. Kapitalist düzenin yarattığı yabancılaşmaya, yalnızlaşmaya karşı durmak, insan gibi yaşamak için tüm dünyada örgütlenmekten, daha güzel günler için sömürüye karşı mücadele vermekten başka şansımız yok.

Uykuya Dalıyorum Ayakta Dururken

Gözlerimin önündeki kâğıt sararıp soluyor

Çelik bir kalemle ona tekinsiz bir siyahı kazıyorum

İşleyen sözcüklerle dolduruyorum

Atölye, montaj hattı, makine, çalışma kartı, fazla mesai, ücretler…

Beni uysal olmam için eğittiler

Bilmiyorum nasıl haykırılacağını veya isyan edileceğini

Nasıl şikâyet veya muhalefet edileceğini

Biliyorum yalnızca sessizce tükenmenin acısını çekmeyi

Buraya ilk geldiğimde

Yalnızca şu gri ödeme çıktısını bekledim her ayın onunda

Bana gecikmiş bir teselli versin diye

Bunun için eklemlerime, bunun için sözcüklerime eziyet edip durdum

İşi asmayı reddettim, hastalık iznini reddettim, özel ihtiyaçlar iznini reddettim

Geç kalmayı reddettim, erken çıkmayı reddettim

Montaj hattının başında demirdenmiş gibi dikiliyorum, ellerim sanki uçuyor,

Kaç gün boyunca, kaç gece boyunca,

Ayaktayken -tıpkı böyle- uykuya dalıp gittim?


Bir Vida Yere Düştü

Bir vida yere düştü

Fazla mesainin şu kara vaktinde

Dikey sıçradı, hafifçe yuvarlandı

Kimsenin dikkatini çekemeyeceğim

Geçen seferki gibi

Aynı böyle bir gecede

Biri böyle yere yuvarlandığında olduğu gibi


Kiralık Oda

On metrekarelik bir yer

Sıkışık ve rutubetli, yıl boyunca yok gün ışığı

Burada yemek yer, uyur, sıçar ve düşünürüm

Öksürür, baş ağrısı çeker, yaşlanır, hastalanır ama bir türlü ölmeyi beceremem

Alık sarı ışık altında boş boş bakarım, bir aptal gibi kıkır kıkır gülerim

İleri ve geri adımlarım, hafif sesle şarkı söylerim, şiirler yazarım

Camı açarım hep veya sahanlık kapısını

Ölü bir insan gibi görünürüm

Yavaşça tabutunun kapısını açan.


Demirden Yapılmış bir Mehtabı Yuttum

Demirden yapılmış bir mehtabı çiğneyip yuttum

Onlar buna bir çivi diyorlar

Bu endüstriyel lağım pisliğini, işsizlik istatistiklerini çiğneyip yuttum

Makinelerde kamburu çıkmış gençlik vaktinden önce ölüyor

İtişip kakışmayı ve mahrumiyeti çiğneyip yuttum

Yaya köprülerini, pasla kaplanmış hayatı çiğneyip yuttum

Daha fazlasını çiğneyip yutamaz hale geldim

Tüm çiğneyip yuttuklarım şimdi gırtlağımdan geri fışkırıyor

Atalarımın toprağında saçılıyor

Utanç verici bir şiire karışıyor

9 Şubat 2019






  Şiirler

Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this