UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Dünya’da İşçi Mücadeleleri

Güney Afrika’da grev rüzgârı

Güney Afrika’da birçok sektörde yürüyen ücret görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlandı. Maden, otomotiv ve tekstil sektöründe işçilerin büyük bir kısmı greve hazırlanırken, binlercesi de greve çıktı. 

Güney Afrika Metal İşçileri Sendikası’nın üyesi 31 bin otomotiv işçisi 19 Ağustosta %14 zam talebiyle greve çıktı. Patronlar işçiler greve çıkmadan önce %6 zam teklif ederken şimdi bu oranı %10’a çıkarttılar. Görüşmeler devam ederken sonucu bekleyen 72 bin otomotiv işçisi daha greve hazırlanıyor.

45 bin inşaat işçisi geçtiğimiz hafta iş bıraktı ve inşaat sektörü felce uğradı. Güney Afrika Müteahhit İşçileri Federasyonu, işçilerin %55’nin işe dönmediklerini ve birçok firmanın bundan etkilendiğini açıkladı. Patronların %10 zam teklifini reddeden işçiler grevle yanıt verdiler. “Taleplerimiz kabul edilinceye kadar eylemlerimiz sürecek” diyerek mücadelede kararlı olduklarını gösterdiler.

90 bin altın madeni işçisi de ücret görüşmelerinin tıkanmasına grevle cevap vermeye hazırlanıyor. İşçiler %60 ücret artışı isterken patronlar ise %6,5 oranında zam teklif ediyorlar.    

Tekstil sektöründe ise sendikalı işçiler ücret görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlanmasının ardından grev oylaması yaptılar. 2 Eylülde 50 bin tekstil işçisi 2 günlük uyarı grevine çıktı. İşçiler %7 ila %11 ücret artışı istiyorlar.

Yunanistan’da grev çağrısı

Yunanistan’da kamu sektöründe örgütlü ADEDY sendikası 18 ve 19 Eylül tarihlerinde uygulamak üzere grev çağrısı yaptı. İşten atmalara, ekonomik krize karşı taleplerini ifade edeceklerini açıklayan ADEDY sendikası, IMF ve Dünya Bankası gibi kurumların Yunanistan ekonomisini “düzeltmek” üzere yaptığı müdahalelerin ülkeyi felakete sürüklediğini, işçilerin yaşamını katlanılmaz hale getirdiğini söylüyor.

Yunanistan hükümeti kamu sektöründe yeniden yapılandırmaya gidiyor. Eylül sonu itibariyle 12 bin 500 kamu çalışanının bir kısmının görev yerini değiştirecek bir kısmının ise görevini askıya alacak. İşçiler yeni görevlerini kabul etmek ya da azaltılmış bir maaş alarak 8 ay beklemek zorunda kalacaklar. 8 ay içinde kendisine iş bulunamayan işçiler işten çıkarılacaklar. 29 Ağustosta yaklaşık 2 bin işçi işten atmalara ve iş değişikliklerine karşı protesto gösterisi düzenlemişti. Yunan işçiler protestolarını yükselterek 18 ve 19 Eylüldeki greve hazırlanıyorlar.

İtalya’da bir gece yarısı hikâyesi: Makineleri kaçır, fabrikayı boşalt!

Türkiye’de sıkça duyduğumuz “bir gece yarısı fabrika boşaltıldı, makineler kaçırıldı” haberleri dünyanın başka ülkelerinde de yaşanmaya başlandı. İtalya’da 3 ayrı fabrika binası bir gece yarısı operasyonuyla patronlar tarafından soyuldu.

Çok uluslu bir İsveç firmasına bağlı elektrikli rezistans aletleri üreten Firem adlı firma bu “dâhiyane” fikrin öncüsü oldu. İşçilerin yıllık izne ayrıldıkları günün akşamında makineleri fabrikadan kaçırdı. İşçiler haber alır almaz fabrikaya geldiler. Ancak yalnızca son yüklü kamyonu durdurmayı başardılar ve fabrika önünde nöbet tutmaya başladılar. 

İtalya’da işgücü maliyetlerinin yüksek olduğunu söyleyen Firem patronu, makineleri Polonya’ya kaçırdı. İşçilere de Polonya’da çalışmaları için bir davetiye gönderen yüzsüz patron bu kararın kendisi için de çok zor olduğunu söylüyor. Daha fazla kâr etmek isteyen patron, maliyetleri kurtarmadığını, işlerinin azaldığını söylüyor. Oysaki işçiler izne çıkmadan önce siparişleri yetiştirmek için fazla mesaiye kalıyorlardı. Sendika ve yerel yetkililerin araya girmesinin ardından işçiler ödenmemiş bir aylık maaşlarını ve sosyal haklarını aldılar. Modena şehrinde bir başka fabrikası daha bulunan patronun işçilerin zararını karşılaması için bir plan hazırlaması bekleniyor.

Aynı firmaya bağlı bir başka fabrikada da benzer bir olay yaşandı. Ancak işçiler patronu suçüstü yakaladı. Patron, Forli şehrinde bulunan ve buzdolabı-buzdolabı parçaları üreten fabrikayı Çin’e taşıyacağını açıkladı. 2 Ağustosta hazırlanan plan 5 Eylülde sendika ve işçilerle birlikte tartışılıp bir karara bağlanacaktı. Ancak yaz tatili döneminde fabrikanın genel müdürü bir gece vakti operasyonu yaptı. Bu olayı erken haber alan işçiler yaz tatilleri boyunca fabrikada nöbet tutmaya başladılar. Patron, 14 Ağustosta makineleri yeniden kaçırma girişiminde bulunduysa da yine yakalandı. İşçiler ve sendika yöneticileri fabrikada sürekli olarak nöbet tutuyorlar.

Hydronic Lift aldı bir başka fabrikadaki işçiler 2 Ağustosta yaz tatiline çıktılar, fabrika kapandı. Fakat patron fabrikayı tamamen kapatacağını ve işçilere tazminatlarını ödeyeceğini belirten bir mektup gönderdi. İşçiler de haberi alır almaz patron makineleri kaçırmasın diye fabrikada gözcülük yapmaya başladılar.

Tüm bu olaylar kriz dönemlerinde patronların daha fazla kâr etmek için neler yapabileceğinin göstergesidir. İtalya’da krizin etkisi gün geçtikçe artıyor. Patronlar daha fazla kâr elde etmek için yıllardır çalıştırdıkları işçileri yüz üstü bırakıyor, iş gücünün daha ucuz olduğu ülkelere kaçıyorlar.

Güney Kore: Kia ve Hyundai işçileri iş bıraktı

Kia fabrikasında sendikalı işçiler ücretlerinin ve sosyal haklarının artırılması için iş durdurdular. 30 bin işçinin büyük bir çoğunluğu üretimi durdurarak patron ve sendika arasında geçen görüşmeler için basınç oluşturdular. Sosyal haklarının artırılmasını isteyen işçilerin talepleri karşısında patron yeni bir teklif hazırlamak zorunda kaldı. Görüşmeler sürüyor.

Hyundai fabrikasında çalışan işçiler de ücret artışı ve yan hakların artırılması için iş durdurma eylemleri yaptılar. 28 Ağustosta beşinci kez 5 saatlik iş bırakma eylemi yaptılar.

Irak’ta milletvekili maaşları protesto edildi

31 Ağustosta Bağdat ve birçok kentte protestocular binlerce dolar değerinde olan milletvekili maaşlarını ve aşırı sosyal ödenekleri protesto ettiler. Binlerce Iraklı günlük yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayamazken, milletvekillerinin bu kadar rahat içinde yaşamasına öfkeliler. Sağlığa, eğitime ve kamu hizmetlerine ayrılması gereken bütçe parlamentodakilerin cebine giriyor.

Bir işçinin ücretinden kat be kat fazla maaş almaları, devletin kaynaklarını har vurup harman savurmaları ve son olarak da parlamentodan ayrılan milletvekillerine emekli olabilme kolaylığı getirilmesi toplumun öfkesini iyice artırdı. Bağdat, Basra, Necef, Kerbela, Nasiriye ve birçok şehirde protesto gösterileri yapıldı.

Nasiriye’de yapılan protestolarda polisin saldırması sonucunda 11 kişi yaralandı, 10 kişi tutuklandı. Bağdat’taki protestolarda ise güvenlik gerekçesiyle insanların toplanmasına engel olmak için köprüler ve ana yollar kapatıldı. Ancak kitleler öfkelerini dile getirdiler. “Demokrasi ve huzur” getirileceği söylenen Irak’ta savaş hâlâ devam ediyor. İnsanlar yoksulluk içinde yaşamak zorunda. Ama kitlelerin sözcüsü olduğunu iddia eden politikacıların yaşam kalitesinde ve refahlarında bir değişiklik olmazken, emekçiler sefalet içinde yaşıyorlar.

6 Eylül 2013


...önceki
İnsan Gibi




Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this