UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Dünyada Grev Rüzgârları: Bulgaristan’da Hükümet Düştü!

Hindistan: İki gün süren genel grev

Hindistan’da 11 sendikanın çağrısıyla 20-21 Şubatta genel grev yapıldı. On milyonlarca işçi ücret artışından iş yasasının haksız uygulamalarının kaldırılmasına, sosyal güvenlik kapsamının genişletilmesinden sözleşmeli işçilerin haklarının iyileştirilmesine, enflasyon oranının indirilmesinden petrol fiyatlarının azaltılmasına kadar birçok talebi dile getirdiler. Genel grev, devlet bütçesinde yapılacak kesintileri görüşen meclise de ciddi bir mesaj oldu.

İki gün boyunca yapılan grevde özel ve kamu sektörüne ait birçok fabrikada iş durduruldu, üretim yapılmadı. Okullar açılmadı, kara ve deniz ulaşımı durdu. Hükümet, işçilerin greve katılmasını engellemek amacıyla grevin, ülke ekonomisine zarar vereceğini belirtti. Ardından greve katılacak işçilerin ücretlerini keseceklerini açıklayarak onları tehdit etti. Kimi yerlerde ise belediyeler 20 ve 21 Şubat tarihlerinde işçilerin izin almasını yasakladı. Ama onların tüm tehditleri boşa çıktı. Çünkü Hindistan’ın güneyinden kuzeyine, doğusundan batısına kadar hemen her bölgesinde işçiler işe gitmediler. Sendikalı sendikasız, örgütlü örgütsüz birçok işçi protesto gösterilerinde yer aldı. Güney bölgesinde Kerala ve Tamil Nadu’da 200 bin tekstil işçisi greve katıldı. Bu bölgede yer alan, devletin işlettiği kömür madenlerinde üretim yapılmadı. Otomotiv üretiminin yaygın olduğu kuzey bölgesinde ise Maruti Suzuki işçileri de dâhil olmak üzere otomotiv ve yan sanayi işçileri 21 Şubatta iş durdurdular. Hindistan’ın başkenti New Delhi tamamıyla felç oldu. 8 bin otobüs şoförü çalışmadı, bankalar kapandı.

Hükümetin bu eylemlerinden ders almasını istediklerini ifade eden sendikalar, hükümetin taleplerine kulaklarını kapatmasına artık izin vermeyeceklerini söylediler. Sendikaların öne çıkarttığı talepler şunlardır:

  • Tüketim maddeleri üzerindeki fiyat artışlarının denetim altına alınması,

  • İstihdam alanlarının yaratılarak işsizlere iş sağlanması,

  • İşçilerden yana yasaların uygulanması,

  • Sendikalı ve sendikasız işçiler için sosyal güvenliğin sağlanması ve bunun için bir fon oluşturulması,

  • Asgari ücretin iyileştirilmesi, tavan ücret sınırlamasının kaldırılması,

  • Emeklilik ikramiyesinin artırılması,

  • Sendikaların kurulmasındaki zorlukların kaldırılması,

  • ILO’nun kimi maddelerinin kabul edilmesi.

Lübnan: Kamu işçileri ücret artışı talebiyle grevde

Binlerce kamu işçisi, Lübnan’da ücret artışı talebiyle 19 Şubatta süresiz greve çıktı. Grev geniş yankı buluyor ve greve katılan işçi sayısı günden güne artıyor.

Öğretmenler ve diğer kamu işçileri, özel sektörün basıncının altında kalarak ücret artışı yapmadığı için başbakanı suçluyorlar. Öğretmenler, Eğitim Bakanlığı önünde oturma eylemi yaptı. Başka bir bölgede ise yaklaşık 2 bin kamu çalışanı anayolu trafiğe kapattı. Lübnan’ın çeşitli bölgelerinde kamu binaları ve bakanlıkların önünde protesto gösterileri düzenlendi. Koordinasyon Komitesi Sendikası başkanı 21 Şubatta yaptığı açıklamada kamu işçileri ve öğretmenler için ücret artışı sağlanıncaya kadar iş durduracaklarını açıkladı. Beyrut’tan başlayarak tüm bölgelerde grev komiteleri kuracaklarını ve bu komitelerin atılacak adımları belirleyeceğini açıkladı.

Bu arada başbakan, kamu işçilerinin zammını vergiler yoluyla karşılamayı hedefliyor. Çözüm olarak da konut vergilerini artırmayı planlıyor. Yani patronlardan değil yine işçi ve emekçilerin cebinden kesecek, bu paranın çok azını onlara geri döndürecek, böylece “zam” yapmış olacak!

İşçiler, hükümeti taleplerine karşılık vermeye davet ediyorlar. Greve katılan bir işçi şöyle söylüyor: “Kimse bize sakin olmamızı söyleyemez. Eylemimizi başbakan parlamentoya, hakkımız olan ücret artışı düzenlemesini sununcaya kadar daha da yükselteceğiz.” Lübnan’da işçiler talepleri karşılanıncaya kadar kamu binaları önündeki protesto gösterilerine devam edecekler.

Yunanistan: Yılın ilk genel grevi

On binlerce işçi ve emekçi “kurtarma” adı altında onları yoksulluğun pençesine sürükleyen, haklarını gasp eden saldırıları protesto etmek amacıyla 20 Şubatta sokaklara çıktılar. İki ana sendikanın çağrısıyla yapılan greve binlerce işçi katıldı. Okullar kapandı, hastaneler acil servisler dışında hizmet vermedi, iç hat uçuşları yapılmadı, limanlar çalışmadı.

Başkent Atina’da davul ve ıslık çalarak parlamento binasına doğru yürüyen 60 bin kişi “hırsızlar!” diye slogan atarak ücret kesintilerini, vergi artışlarını protesto ettiler. İşçiler, IMF ve Dünya Bankası’ndan alınan “yardım paketlerine” karşılık önümüzdeki aylarda yapılması planlanan vergi artışları, emekli maaşlarından kesintiler ve binlerce kamu çalışanının işten çıkarılması saldırılarını protesto ettiler. Son üç yıldır yaşamak için bin bir zorluklara katlandıklarını söyleyen işçi ve emekçiler artık bu durumu sona erdirmek için mücadele edeceklerini belirtiyorlar.

Bulgaristan: Hükümet istifa etmek zorunda kaldı, işçilerin mücadelesi sürüyor

Bulgaristan’da işçiler, hükümetin “tedbir” adı altında yaptığı kesintileri, elektrik enerjisine yapılan fahiş zammı, hayat pahalılığını ve yaşam standardının düşmesini protesto ettiler. 12 Şubattan bu yana sokaklara çıkan işçiler hükümetin istifa etmesini istediler.

Başbakan, işçilerin öfkesini dindirmek için öncelikle Maliye Bakanı’nı görevden aldı. Ardından elektrik enerjisine zam yapan özel sektörü cezalandıracağını açıkladı. Ancak işçi ve emekçilerin öfkesi dinmedi. 19 Şubatta yapılan protestolara polis saldırdı ve 25 kişi ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Ardından başbakan “polisin, insanları dövdüğü bir hükümetin bir parçası olamam” diyerek 20 Şubatta istifa etmek zorunda kaldı.

Aslında 12 Şubatta başlayan protestolar esnasında polis, sürekli olarak işçilere saldırıyor, onlarcasını yaralıyordu. 8 gündür sesini çıkarmayan başbakan işçi ve emekçilerin öfkesinin daha da yükselmesinden korktuğu için çareyi istifa etmekte buldu. Başbakanın istifasının ardından da işçilerin öfkesi yatışmadı.

Bulgaristan, Avrupa Birliği’nin en yoksul ülkelerinden birisi. Ekonomik kriz bu ülkede de işçi sınıfının yaşamını daha da güçleştiriyor. Kamu ve özel sektörde işçilerin maaşlarına zam yapılmadı, ücretler donduruldu. Fakat hayat pahalılığı artmaya devam etti. Temmuz ayında elektriğe %13 oranında zam yapıldı. Kışın gelmesiyle birlikte ısınma ihtiyacı nedeniyle elektriğin kullanımı faturaları yükseldi. Sirma Antonova adlı bir kadının anlattıkları ise gerçeği gözler önüne seriyor: “Aralık ayından bu yana elektrik faturam 118 pounda yükseldi. İki çocuğum var. 2008’den beri iş bulamadım. Evimizde ne var ne yok sattık.Artık hayatta kalmak çok daha zor!”

25 Şubat 2013






  Dünyadan

Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this