Navigation

Buradasınız

Ekim Devrimi Konulu Etkinliğimizin Ardından

[img_assist|nid=6092|desc=|link=none|align=left|width=323|height=242] [img_assist|nid=6093|desc=|link=none|align=left|width=323|height=242]

Gebze temsilciliğimizde 8 Kasımdaki etkinliğimizin konusu 1917 Ekim Devrimiydi. Etkinliğimizi, mücadele tarihimizin sunumu, ortaklaşa soframızdaki yemek ve ara, derken son olarak gelenekselleştirdiğimiz sınıf kürsümüzle sürdürdük. Etkinliğin ilk bölümlerinin detayına girmeyeceğim. Ancak oraya katılmakla hissedilebilir. Çünkü sınıf kürsüsünde işçi ve öğrenci arkadaşlarımızın söyledikleri, işçi sınıfımızın mücadelesinin ne kadar meşru ve haklı olduğunu tekrar tekrar bizlere gösterdi. Arkadaşlarımız günlük sorunlarından bahsettiler. Derneğimizle tanıştıktan sonra onların üzerindeki etkilerini anlattılar. Hele genç bir fidanın (13 yaşında), bir işçi ailesinin küçük meleğinin konuşması beni öylesine etkiledi ki, sözcükler nerdeyse kifayetsiz kalıyor. Bu genç kızımız ilk önce çok heyecanlıydı. Daha sonra, çevresi okul arkadaşları, öğretmenleri ile dernekteki ağabeyleri, ablaları ve dostları arasındaki farklılıklardan bahsetti. Böylesi farkları bu yaşta görebilmeye başlamış yani bu sistemin içindeki gencecik pırıl pırıl bir insan, mücadelemizle, derneğimizle dışarıyı karşılaştırabiliyor. Konuşmaya başlamasından bir süre sonra gözleri doldu. Ardından gözyaşları için özür diledi misafirlerden. Bu alanlarda ortaya çıkan çelişkili durumlardan dolayı kafasının bazen karıştığını, bunun da okul çevresi ve arkadaşlarından kaynaklandığını anlattı. Bu sistemin bütün kötülükleri etrafımızı kuşatmışken ve etkilerinden biz bile muaf değilken genç kızımız bundan nasıl etkilenmesin ki.

Bu genç dostumuzun duygu dolu sözleri gerçekten çok şey anlattı bana. Bugün her yerde patronların kültürü egemen. Bizi sürekli zorluyorlar. Alacaksın, satacaksın, çalacaksın, sömüreceksin, kıskanacaksın, vs. Biz bilinçli işçiler bu rezilliği tersine çevirmediğimiz sürece, ne bu genç kızımız gibi niceleri ne de işçi sınıfının geneli bu çarpılmadan ve moralsizlikten kurtulabilir. Bize uzun zaman ve büyük emeklerle aktarılan mücadele kültürümüzü korumak ve işçi sınıfına aktarmak bizlerin en önemli görevidir. Bunu bir kere daha gördüm. Unutmayalım, yarının sağlıklı insanları ancak bizlerin örgütlü müdahalesiyle yetişecektir. Bence böylesi bir şansı tüm işçiler ve çocukları fazlasıyla hak ediyor.

Kahrolsun Burjuvazi, Kahrolsun Onun Sistemi!

13 Kasım 2009

Son Eklenenler

  • 15-16 Haziran 1970’de işçiler ayaktaydı… O dönemde tek vücut olabilen işçiler, giriştikleri şanlı mücadeleden hem alınlarının akıyla hem de gelecek işçi kuşaklarına miras bıraktıkları nice zengin deneyimle çıktılar. 15-16 Haziran Büyük İşçi...
  • Son zamanlarda öyle adaletsiz şeyler oluyor ki insanın kanı donuyor. Adaletin dibe vurduğu bir kaç olaydan bahsetmek istiyorum. 8 Temmuz 2018’de yaşanan tren faciasında 25 kişi yaşamını yitirmiş, yüzlerce yolcu yaralanmıştı. Faciaya ilişkin açılan...
  • Patronlar genellikle en temel işçi haklarını bilmediklerini ve ucuza çalışacaklarını düşünerek genç işçileri çalıştırmayı tercih ediyorlar. Akıllı telefon, medya, internet olanakları elimizin altında olmasına rağmen, sermaye düzeni işçilerin en...
  • Dünya genelinde 2 milyonun üzerinde işçi çalıştıran ve dünyanın en çok ciro yapan şirketleri arasında yer alan marketler zinciri Walmart’ın Şili’deki şubelerinde işçiler grevde! Yaklaşık 17 bin işçi, 10 Temmuz Çarşamba günü ücret artışı ve iş...
  • Bir havalimanı işçisi: Ben daha çocukken gelmişim UİD-DER’lilerin yanına, babam getirmiş... Babam etkinliği izlesin diye UİD-DER’liler bana bakarmış mesela… Sonra bir süre babamın iş koşullarından, yaşam koşullarından kaynaklı olarak gidemedik. Ben...
  • Ben Gebze’ye yakın bir mahallede yaşayan bir ev hanımıyım. Eşim metal işçisi. Biz emekçi kadınlar evimizde, yaşadığımız mahallemizde, çalıştığımız fabrikalarda pek çok sorunlarla karşılaşıyoruz. Ekonomik kriz biz ev hanımlarını da yakından...
  • Merhaba dostlar! Kimimiz öğrenciyiz, kimimiz işçi… Memleketlerimiz ayrı, cinsiyetlerimiz ayrı… Ama ortak bir paydamız var; bizler yolu UİD-DER’le kesişmiş gençleriz, işçi sınıfının gençleriyiz! Geçtiğimiz günlerde uidder.org’da çıkan “Emekçi...
  • İşten çıkmıştım, saat 8 civarıydı ve karnım iyice acıkmıştı. Akşam yemeğini daha fazla geciktirmek istemediğimden işlek bir E5 kenarı lokantasına girdim. Ana haber saati olduğundan kocaman televizyonun karşısındaki masaya yerleştim. Ağır ağır...
  • Şili’de öğretmenler çalışma koşullarının iyileştirilmesi talebiyle 3 Hazirandan bu yana grevdeler. Şili Öğretmenler Sendikasında örgütlü yaklaşık 80 bin öğretmenin grevine toplumun büyük bir kesimi de destek veriyor. İşçi ve emekçiler, öğretmenlerin...
  • Evimizin yakınında büyük bir AVM var ve uzun zamandır yenileniyor, neredeyse yeni baştan yapılıyor. Arazisi genişletildi, dışarıya bakan kısımların çoğu yıkıldı, yenileri yapıldı, otopark alanı yıkıldı, yenilendi, çevresine peyzaj çalışmaları...
  • Ben inşaat sektöründe, taşeron firmada çalışan bir işçiyim. İki aydır ücretlerimiz ödenmiyor. Mesailerimiz eksik yatırılıyor. Çalıştığım şantiyede birçok taşeron firma var. Hatta bir iki ay öncesine kadar taşeron şirketlerin altında da alt...
  • Biz UİD-DER’de örgütlü evli bir çiftiz. Önce UİD-DER’le tanıştık. Burada öğrendik örgütlü mücadele etmeyi. UİD-DER kültürüyle büyüdü mücadelemiz. Birbirimizle de UİD-DER çatısı altında tanıştık ve sonrasında birlikte bir aile kurmaya karar verdik....
  • Gerçek enflasyon rakamlarının %30’ların üzerine çıktığı günümüz ekonomik kriz koşullarında hükümetin enflasyonu düşük göstererek emekli maaşlarına sadece %5 zam yapması öfkeyle karşılandı. DİSK’e bağlı Emekliler Sendikası (Emekli-Sen) %5’lik düşük...

UİD-DER Aylık Bülteni

Broşürlerimiz