Navigation

Buradasınız

Emekçi Kadınlar ve Gelecek İşçi Kuşakları

Şubat 2015, No:83
Emekçi kadınların doğuracağı çocuklar için mütevazı düşleri, ümitleri var. Evlatları mutlu ve huzurlu olsun, işsiz kalmasın, yoksulluk yüzü görmesin istiyor emekçi kadınlar. Oysa egemenlerin başka planları var: İtaat eden, kendisine verilenle yetinen, haklarını bilmeyen ve talep etmeyen işçi kuşakları yaratmak!

8 Mart yaklaşırken her sene olduğu gibi medyada kadınların değerli ve erkeklerle eşit olduğu ve önünün açılması gerektiği tekrarlanıyor. Kadınlara hediyeler alınması tavsiye ediliyor; bu, kadınlara verilen değerin bir işareti sayılıyor. Emekçi sınıfların kadınları ile zengin sınıfların kadınları arasında hiçbir ayrım yokmuş gibi, gerçeklerin üzeri örtülmeye çalışılıyor. Fakat tüm bunlar emekçi kadınları sıkıntılarından kurtarmıyor. Kadının hem patronlar sınıfının sömürü düzeni hem de erkek egemen anlayış tarafından iki kere ezildiği gerçeğini değiştirmiyor. Egemenler ve onların temsilcisi hükümet, emekçi kadınlara ne yapmaları, nasıl davranmaları gerektiğini dikte etmeye devam ediyor. Onların örgütsüzlüğünden cesaret alarak yapıyor bunu.

Sokak ortasında cinayete kurban giden, iş kazası adı altında ölü bedenleri yollara saçılan, temizliğe gittiği evin camından düşen kadınların hayatı çok ucuz. İşyerindeki mesaisine bir de evdeki mesaisi eklenen kadınların ömürleri bu döngüde tükeniyor. Çocuğunu başkasına, belki tek başına bırakarak işe giden annenin endişesi hiçbir patronun umurunda değil. Evladı iş kazasında ölen ananın yürek yangınını hiçbir patron içinde duyamaz, söndüremez. Ne kadın ne de erkek patronlar bu sıkıntıların zerresini anlamaz, umursamaz.

Ancak ikiyüzlü ve arsız egemenler kadınlara çok değer verdiklerini iddia ediyorlar. “Kadınların kariyeri anneliktir”, “3 çocuk yetmez 5 çocuk doğurun”, “Çocuk doğurmak isteyen kadınlara her türlü kolaylığı sağlayacağız, yardımlar yapacağız” derken, sanki emekçi kadınları onurlandırıyorlarmış gibi davranıyorlar. Emekçi kadınların geçim sıkıntısı, çocuk bakımı, bitmek bilmeyen ev işleri gibi sorunları ortadan kaybolacakmış gibi davranıyorlar. Oysa gerçek hiç de öyle değildir. AKP hükümeti ve patronlar sınıfı, emekçi kadınlar için, işçi sınıfı için yeni saldırılar hazırlıyor. İşçi sınıfının sadece bugünkü kuşakları için değil gelecek kuşakları için de düşmanca planlar yapıyor.

Emekçi kadınların doğuracağı çocuklar için mütevazı düşleri, ümitleri var. Evlatları mutlu ve huzurlu olsun, işsiz kalmasın, yoksulluk yüzü görmesin istiyor emekçi kadınlar. Çocukluklarının, gençliklerinin tadını çıkarsın, huzurlu bir yaşlılık görsün istiyorlar. Oysa egemenlerin başka planları var: İtaat eden, kendisine verilenle yetinen, haklarını bilmeyen ve talep etmeyen işçi kuşakları yaratmak! 2023 hedeflerine doğru gidilirken işçilik, işçinin canı ucuzdan da ucuz olmalı. Neden hiçbir güvenlik önlemi alınmadan madenlere indirildiğini, gökdelenlere çıkarıldığını sorgulamayan kuşaklar gelmeli. Asgari ücrete sadece üç kuruş zam yapılsa da, kıdem tazminatı elinden alınsa da ses çıkarmamalı bu kuşak. Günde 15-16 saat çalıştırılsa bile sessiz kalmalı. Korkmalı, sinik olmalı, kendine güvenmemeli. Ayağa kalkacak, isyan edecek mecali, cesareti olmamalı.

Zenginlik için dünya kaynaklarına ve pazarlarına göz diken egemenler diğer ülkelerin egemenleriyle kavgaya da hazır olmak istiyorlar. Savaşarak rant, zenginlik ve egemenlik kapılarını açmaya hazırlar. Çünkü o savaş cephelerine sürülecek milyonlarca genç var. Emekçi kadınların doğurduğu ve bin bir kahırla büyüttüğü o evlatlar fabrikalarda ucuz işgücü de olmalı, mermilerin, bombaların hedefi de. Kapitalistlerin kârı için ölmeli!

Oysa emekçi kadınlar ve işçi sınıfı bambaşka bir tablo yaratabilir. 8 Mart’ı 8 Mart yapan emekçi kadınlar, evlatlarının gencecik yaşta fabrikalarda ölmesine göz yummadılar. Direndiler ve işgününü 8 saate indiren mücadelenin dinamosu oldular. 1917’de dünyayı kan gölüne çeviren savaşın durdurulmasında Rusya’da “barış” diye haykıran emekçi kadınların payı çok büyüktü. Diğer ülkelerin işçi ve emekçileriyle kardeş olan evlatlarının savaş cephelerinde “barış”, “asıl düşman içerde” diye haykırmasına destek verdiler. Kadın-erkek Rus işçiler kendilerini sömüren Rus parababalarına dünyanın kaç bucak olduğunu gösterdiler; iktidarı kendi ellerine aldılar, kendileri üretip kendileri yönettiler.

Elbette anlattıklarımız bugünün emekçi kuşaklarına tarihte kalmış bir hikâye gibi görünebilir. Ama işin aslı öyle değil. Emekçi kadınlar evlatlarını itaatkâr ve kanaatkâr olmak için değil işçi sınıfının mücadelesini güçlendirmek için doğurup yetiştirdiklerinde tarih çok daha görkemli hikâyelerle ilerleyecek.

15 Şubat 2015

Son Eklenenler

  • Petlas: Kırşehir’de bulunan Petlas’ın taşımacılık ve lojistiğini yapan Abdulkadir Özcan Otomotiv Lastik işçileri, DİSK’e bağlı Nakliyat-İş Sendikasına üye oldukları için işten atıldı. Petlas/AKO işçileri fabrika önünde...

  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR), “İşsizlikte Tırmanış Sürüyor!” başlıklı bir rapor yayınladı. TÜİK ve İŞKUR tarafından yayınlanan verilerin değerlendirildiği raporda, oldukça yakıcı gerçekler gözler önüne...
  • Çocuk yaşta işçiliğe başladım. İçimde duyduğum sadece aileme karşı bir sorumluluk duygusuydu. Çünkü babam ne kadar çok çalışsa da geçinmekte zorlanıyorduk. Neden böyle olduğunu bilmiyordum. Mahallemizdeki tüm komşularımız da aynı...

  • 15-16 Haziran 1970’de işçiler ayaktaydı… O dönemde tek vücut olabilen işçiler, giriştikleri şanlı mücadeleden hem alınlarının akıyla hem de gelecek işçi kuşaklarına miras bıraktıkları nice zengin deneyimle çıktılar. 15-16 Haziran Büyük İşçi...
  • Son zamanlarda öyle adaletsiz şeyler oluyor ki insanın kanı donuyor. Adaletin dibe vurduğu bir kaç olaydan bahsetmek istiyorum. 8 Temmuz 2018’de yaşanan tren faciasında 25 kişi yaşamını yitirmiş, yüzlerce yolcu yaralanmıştı. Faciaya ilişkin açılan...
  • Patronlar genellikle en temel işçi haklarını bilmediklerini ve ucuza çalışacaklarını düşünerek genç işçileri çalıştırmayı tercih ediyorlar. Akıllı telefon, medya, internet olanakları elimizin altında olmasına rağmen, sermaye düzeni işçilerin en...
  • Dünya genelinde 2 milyonun üzerinde işçi çalıştıran ve dünyanın en çok ciro yapan şirketleri arasında yer alan marketler zinciri Walmart’ın Şili’deki şubelerinde işçiler grevde! Yaklaşık 17 bin işçi, 10 Temmuz Çarşamba günü ücret artışı ve iş...
  • Bir havalimanı işçisi: Ben daha çocukken gelmişim UİD-DER’lilerin yanına, babam getirmiş... Babam etkinliği izlesin diye UİD-DER’liler bana bakarmış mesela… Sonra bir süre babamın iş koşullarından, yaşam koşullarından kaynaklı olarak gidemedik. Ben...
  • Ben Gebze’ye yakın bir mahallede yaşayan bir ev hanımıyım. Eşim metal işçisi. Biz emekçi kadınlar evimizde, yaşadığımız mahallemizde, çalıştığımız fabrikalarda pek çok sorunlarla karşılaşıyoruz. Ekonomik kriz biz ev hanımlarını da yakından...
  • Merhaba dostlar! Kimimiz öğrenciyiz, kimimiz işçi… Memleketlerimiz ayrı, cinsiyetlerimiz ayrı… Ama ortak bir paydamız var; bizler yolu UİD-DER’le kesişmiş gençleriz, işçi sınıfının gençleriyiz! Geçtiğimiz günlerde uidder.org’da çıkan “Emekçi...
  • İşten çıkmıştım, saat 8 civarıydı ve karnım iyice acıkmıştı. Akşam yemeğini daha fazla geciktirmek istemediğimden işlek bir E5 kenarı lokantasına girdim. Ana haber saati olduğundan kocaman televizyonun karşısındaki masaya yerleştim. Ağır ağır...
  • Şili’de öğretmenler çalışma koşullarının iyileştirilmesi talebiyle 3 Hazirandan bu yana grevdeler. Şili Öğretmenler Sendikasında örgütlü yaklaşık 80 bin öğretmenin grevine toplumun büyük bir kesimi de destek veriyor. İşçi ve emekçiler, öğretmenlerin...

UİD-DER Aylık Bülteni

Broşürlerimiz