UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Fransa’da İşçi ve Öğrenci Eylemleri Büyüyerek Sürüyor

Fransa’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “kamuda tasarruf” adı altında yürüttüğü işçi haklarına yönelik saldırılara karşı tepki büyüyor. Mart ayında başlayan kitlesel grevler, Nisan ayında büyüyerek devam ediyor. 3 Nisanda gerçekleştirilen greve Fransa Ulusal Demiryolu İdaresi (SNCF) işçileri damgasını vururken, Air-France Havayolu, elektrik santrali ve temizlik işçileri de katıldı. Ayrıca on binlerce öğrenci de dersleri boykot ederek grevlere destek verdi.


Fransa’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “kamuda tasarruf” adı altında yürüttüğü işçi haklarına yönelik saldırılara karşı tepki büyüyor. Mart ayında başlayan kitlesel grevler, Nisan ayında büyüyerek devam ediyor. 3 Nisanda gerçekleştirilen greve Fransa Ulusal Demiryolu İdaresi (SNCF) işçileri damgasını vururken, Air-France Havayolu, elektrik santrali ve temizlik işçileri de katıldı. Ayrıca on binlerce öğrenci de dersleri boykot ederek grevlere destek verdi.

Demiryolu işçileri, Macron’un hayata geçirmek istediği özelleştirmelere; kamu çalışanlarının sayısının azaltılması, emeklilik yaşının yükseltilmesi, işsizlik ödeneği alımının zorlaştırılması, iş güvencesinin ortadan kaldırılması gibi işçi haklarına yönelik saldırılara karşı kararlı bir şekilde mücadele yürütüyor. SNCF demiryollarında çalışan makinistlerin %77’si, tüm çalışanların ise %34’ü greve katıldı. Tren ulaşımında yaşanan ciddi aksaklıklar, yoğun araç trafiğine yol açtı. Paris’te 350 kilometre uzunluğunda araç trafiği oluştuğu ve trafiğin kilitlendiği belirtiliyor. İspanya, İsviçre ve İtalya’ya tren ulaşımı tamamen dururken, Almanya, Belçika, Hollanda ve Londra’ya sınırlı ulaşım sağlandı. Fransa’nın dört büyük sendika konfederasyonunun (CGT, Unsa, CFDT ve SUD) aldığı karara göre, 28 Hazirana kadar SNCF demiryolu işçilerinin 3 gün çalışıp 2 gün grev yapması planlanıyor.

3 Nisandaki greve katılan Air-France Havayolu işçileri, 30 Martta da bir günlük greve gitmişlerdi. Mart ayında üçüncüsü gerçekleştirilen bu grev, uçuşların dörtte birinin iptal edilmesine neden oldu. Avrupa’nın ikinci büyük havayolu şirketi olan Air-France’ı zengin eden işçiler, bu zenginlikten kendilerine pay verilmediğini söylüyorlar. İşçiler, %6 oranında zam istiyorlar. 3 Nisanda gerçekleştirilen grev sonucu Air-France, uzun süreli uçuşlarının üçte birini, iç uçuşlarının ise yarısını iptal etmek zorunda kaldı. Havayolu işçileri, 10 ve 11 Nisanda tekrar greve gitmeyi ve grevi daha etkili hale getirmeyi planlıyorlar.

Macron hükümeti, eğitim ve staj sisteminde de değişiklik yapmayı planlıyor. Eğitim Bakanı Vidal’in ismi ile anılan değişiklikle birlikte üniversite eğitimi daha pahalı hale getirilecek ve emekçi çocuklarının üniversitelere gitmesi zorlaştırılacak. Gençlerin eğitim hakkına yönelik saldırıların da gündemde olması sebebiyle gençler ülke genelinde gerçekleştirilen eylemlere ciddi katılım sağlıyorlar. On binlerce genç, okulları boykot ederek ve pek çok kentte meydanlara çıkarak kamu işçilerinin grevlerine destek oluyor.

Macron’un geçen yıl “emek reformu” adı altında iş yasasında yapılan değişikliklerle hayata geçirmeye çalıştığı saldırılar öncesinde Fransa’da yine işçi ve öğrenciler kitlesel ve yaygın eylemlerle tepki göstermiş, sokaklara çıkmışlardı. Macron hükümetinin saldırılarına karşı durulmazsa bu saldırıların arkasının kesilmeyeceğini bilen işçiler ve öğrenciler, Fransa’da yine büyük eylemler gerçekleştiriyorlar. Fransa’da gerçekleştirilen eylemler, 1995’te gerçekleştirilen genel grevleri ve 50. yılında 1968 Baharını akıllara getiriyor.

İngiltere, Almanya gibi Avrupa ülkelerinin egemenleri de Fransa’da gerçekleşen bu eylemleri yakından takip ediyorlar. Macron’un “modernizasyon” ve “reform” adı altında işçi haklarına yönelik saldırı paketlerinin hayata geçirilip geçirilemeyeceği ve Fransa’da işçi sınıfının mücadelesinin seyri, diğer Avrupa ülkelerindeki işçilerin de çalışma ve yaşam koşullarının belirlenmesinde etkili olacaktır. Bu anlamıyla patronlar sınıfının ve onların hükümetlerinin saldırılarına karşı işçi sınıfının uluslararası dayanışma ağının örgütlenebilmesi önemlidir.

5 Nisan 2018






Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this