Navigation

Buradasınız

Fukuşima Temizliği Evsizlerin Felaketi

Kapitalist sistem para için doğaya ve insanlara zarar vermekten çekinmiyor. Bu vahşi düzen felaketleriyle insanların ölümüne, doğanın tahribatına neden olurken, verdiği hasarı temizlemek için de insanları kullanıyor.

Ocak ayı başında, Japonya’da 2011 yılında Fukuşima nükleer santralleri, depremden etkilenerek sızıntı yapmaya başlamıştı. Felaketinden sonra santralin ve çevresinin temizlenmesinde evsizlerin kullanıldığı ortaya çıktı. Fukuşima nükleer santralini işleten Tokyo Elektrik Enerjisi Şirketi TEPCO “yeterli sayıda işçi bulamadığı” gerekçesiyle sokaklarda ve tren garlarındaki evsizlere ve işsizlere santrali temizleme işini teklif ettiğini belirtiyor. Şirket evsizlere ve işsizlere bu işi yapmaları karşılığında 90 dolar veriyor. Konuyla ilgili bir evsiz “Bizleri tren garları ve yakınlarında buluyorlar. ‘Aç mısınız? İş ister misiniz?’ diye soruyorlar. Yiyecek bir şeyiniz yoksa size iş teklif ediyorlar” dedi.

Karın tokluğu ve yatacak yer vaadiyle temizlik yapmak üzere santrale gönderilen işçiler, yatacak yer ve yemek tutarı ücretlerinden kesildikten sonra ellerinde hiçbir şey kalmadığını belirtiyorlar. Başlarını sokacakları bir ev ve aç kalmamak için santrale temizliğe giden bu insanlar bile bile ölüme gitmek zorunda bırakılıyor. Şirket açıklamasında temizliği yapacak işçi bulamadıkları için evsizleri ve işsizleri çalıştırdıklarını belirtmişti. Her gün radyasyona maruz kalmayı ve ölmeyi hangi işçi göze alıp kabul edebilir ki? Patronlar, işsizler ve evsizler ordusunu işte bu şekilde kendi çıkarları için kullanıyorlar.

Nükleer santrallerin tehlikesi sadece çalıştırıldığı dönemde değil, faaliyeti durduktan sonra da devam ediyor. Bütün bu tehlikelerle işçiler karşı karşıya kalıyor. Bu nedenle patronların çıkarları için kurdukları nükleer santrallerin biz işçilerin yararına olduğu yalanına kanmayalım. Bizleri aç, evsiz, işsiz bırakan bu sömürü düzeninden kurtulmak için mücadele edelim.

31 Ocak 2014

Son Eklenenler

  • Patronlar işçilere lütufta bulunmazlar. Örgütsüz ve dağınık işçileri kölece çalıştırmaktan, iliklerine kadar sömürmekten asla geri durmazlar. Sermaye sınıfını dize getirecek olan işçilerin mücadelesidir. Bu iki sınıf arasındaki mücadelenin sonucunu...
  • İşçi sınıfının mücadele tarihi birçok önemli dersle doludur. İşçi mücadelesinin yükseldiği dönemlere damgasını vuran anlar, eylemler, örgütler ve kişiler vardır. 1960 ilâ 1980 arasındaki dönemde Kavel, 15-16 Haziran 1970, 1 Mayıs 1977 gibi işçi...
  • Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk “kalkınma planı” olan 11. Kalkınma Planı, Cumhurbaşkanının onayının ardından TBMM Genel Kurulu’na sunuldu ve çeşitli itirazlara rağmen kabul edildi. 2019-2023 dönemine ilişkin ekonomik hedeflerin bulunduğu...
  • Metal işkolunda sendikalı bir işçi olarak çalışıyorum. Sendikasız bir işyerine oranla birtakım haklarımız var ama problemlerimiz de çok. İşçi arkadaşlar dün öğle molasında işyerindeki çalışma koşullarından şikâyet ediyorlardı. “Tehlikeli bir...
  • İşçi sınıfı olarak bugünkü örgütsüzlüğümüzden, dağınıklığımızdan, güçsüzlüğümüzden kurtulmak istiyorsak geçmişimize bakmalıyız. Yaşadığımız katmerli sorunlar son bulsun istiyorsak tarihimizi incelemeli, hafızamızı geri kazanmalıyız. 15-16 Haziran...
  • Hepimiz işyerlerimizde krizin etkilerini iliklerimize kadar hissediyoruz. İşten çıkarmaların artması, maaşların geç yatması, zorla mesai dayatmaları, iş güvenliği ihmalleri gibi bir sürü sıkıntıyla boğuşmak zorunda kalıyoruz. Ben de çalıştığım yerde...
  • Kırşehir’de bulunan Petlas’ın taşımacılık ve lojistiğini yapan Abdulkadir Özcan Otomotiv Lastik işçileri, DİSK’e bağlı Nakliyat-İş Sendikasına üye oldukları için işten atıldı. Petlas/AKO işçileri fabrika önünde sendikalaşma üzerindeki baskıların...
  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR), “İşsizlikte Tırmanış Sürüyor!” başlıklı bir rapor yayınladı. TÜİK ve İŞKUR tarafından yayınlanan verilerin değerlendirildiği raporda, oldukça yakıcı gerçekler gözler önüne...
  • Çocuk yaşta işçiliğe başladım. İçimde duyduğum sadece aileme karşı bir sorumluluk duygusuydu. Çünkü babam ne kadar çok çalışsa da geçinmekte zorlanıyorduk. Neden böyle olduğunu bilmiyordum. Mahallemizdeki tüm komşularımız da aynı...

  • 15-16 Haziran 1970’de işçiler ayaktaydı… O dönemde tek vücut olabilen işçiler, giriştikleri şanlı mücadeleden hem alınlarının akıyla hem de gelecek işçi kuşaklarına miras bıraktıkları nice zengin deneyimle çıktılar. 15-16 Haziran Büyük İşçi...
  • Son zamanlarda öyle adaletsiz şeyler oluyor ki insanın kanı donuyor. Adaletin dibe vurduğu bir kaç olaydan bahsetmek istiyorum. 8 Temmuz 2018’de yaşanan tren faciasında 25 kişi yaşamını yitirmiş, yüzlerce yolcu yaralanmıştı. Faciaya ilişkin açılan...
  • Patronlar genellikle en temel işçi haklarını bilmediklerini ve ucuza çalışacaklarını düşünerek genç işçileri çalıştırmayı tercih ediyorlar. Akıllı telefon, medya, internet olanakları elimizin altında olmasına rağmen, sermaye düzeni işçilerin en...

UİD-DER Aylık Bülteni

Broşürlerimiz