UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

“Göçebe İşçilik!”

Gebze’den bir kadın metal işçisi

Düzenli bir işle yıllarını geçiren pek az işçi vardır günümüzde. İşsiz kalmak biz işçilerin yaşamında tam bir kâbustur. Yıllardır çalışma hayatımda pek çok işyerinden atıldım ve sayısız makine, teçhizat öğrendim. Bazen tutarlı bir iş ararken merdiven altı denecek işyerlerinde geçici işçilik yaptım mecburiyetten. Kalıcı bir işim ve düzenli bir hayatım olsun dediğimde bu düzen iki ya da üç yılı geçmiyor ve patron işine geldiğinde hiç düşünmeden işten atıyordu. Patron beni çıkarmayı göze alınca çoktan benim yerime çalıştırmak için birilerini bulmuş oluyordu. Yani yerim boş kalmıyor, erkenden ön hazırlık yapılıyor ve patron için bir engel kalmıyordu. Yıllar yılları kovaladı ama hayatımda göçebe işçilik hiç değişmedi.

Ben bir daha nerede iş bulacağım, işsiz kalmamam gerek diye düşünürken baskı ve ailemin önyargıları promosyon olarak boynumda asılı kaldı. Komşular ve ailem susmak bilmedi. Konuşmak çok kolaydır: “Bir yerde dikiş tutturamadın bak yine attılar seni”, “yine ne yaptın da işten attılar seni?”, “gir bir işyerinde ömür boyu çalış, ne derdin var habire iş değiştiriyorsun!”, “sesini çıkarma çalış emekli olana kadar sık dişini!” gibi cümleler kulaklarımızdan hiç gitmez. On beş yıllık bir işçiyim ve yaşadığım sorunlar hiç değişmedi. Hatta katmerlenerek büyümeye devam ediyor. Yine belli bir zaman sonra işten atılıyorum ve yine yeni bir işyeri kapısını aşındırmak için yollara düşüyorum günlerce. Ama bu yaşadığım durumun neden böyle olduğunu bilmez bir işçi de değilim. Patronlar biz işçileri işçiliğe yeni başlamış gençlerimizle ve birbirimizle yarıştırıyorlar. Sürekli işçileri işten atmaları can sıkıntısı değil, aksine, iki işçi yan yana gelip de birbiriyle arkadaş olmasınlar, birbirleriyle kaynaşmasınlar diye bilinçli ve amaçlı bir saldırı yapıyorlar. Çünkü biz işçileri ne kadar çok birbirimize düşürürlerse haklarımızı korumaya yönelik bilincimiz o kadar geriler. Böylece patron düşmanlarını yenilgiye uğratmış olur. Biz işçiler örgütlü ve bilinçli çalışıyorsak patronlara göre düşmanızdır.

Yani biz işçiler eğer birlik olur haklarımıza sahip çıkarsak patronların ezeli düşmanları oluyoruz o zaman. Çünkü patronlar karşısında güçlü oluyoruz. Bilinçli olursak, hakkımızı bilir ve takipçisi olursak karşımızda bir avuç asalak olduklarını göreceğiz ve o zaman yıllarca bize ettikleri eziyetlerin hesabını sormaya başlayacağız. Patronların ikide bir “size biz ekmek kapısı açtık, size ekmek verdik karnınızı doyurduk, biz olmazsak aç kalırsınız” gibi birçok saçmalıkları bu yüzdendir. En son atıldığım işyerinde patron bana şöyle demişti; “bu fabrika seninle büyümedi, biz senden önce de üretim yapıyorduk. Artık seni çalıştırmak istemiyoruz. Seninle devam etmek istemiyoruz”. Bunu söylerken bile patronun sesi titriyordu. Aklını okuyabiliyordum. Bu anlamsız saçmalıkları söylerken bile “birlik içinde hareket edecek olan kaç işçiyi daha tespit etmem gerekiyor” diye panik yapan iç sesini duyar gibiydim.

Patronların bize ekmek verdiğini düşünen kardeşlerim olduğunu biliyorum, ama biz olmadan hangi patron tek başına makineyi çalıştırıp üretim yapabilir? Tek başına patronlar bir hiçtir ve biz işçilerin fabrikalarında örgütlü bir şekilde üretim yapmamızı isterler ama kendimiz için birlik olmamızı istemezler. Ben yıllarca birçok işyerinden patronların haksız saldırıları yüzünden işten atıldım. Göçebe işçilik yaşadım. Ben bu haksızlıkları yaşarken yalnız değildim. Bilmediğim görmediğim sayısız fabrikada aynı şekilde bir sürü sınıf kardeşlerim işlerinden oluyor ve hayat düzenlerimiz birbirimizden habersiz dağılmaya devam ediyordu. Biz işsiz kalınca içeride çalışan işçi kardeşlerimizi bizimle tehdit ediyorlardı. “Siz giderseniz dışarıda yerinize gelecek çok” diyerek zar zor iş bulan kardeşlerimize karşı işsizliğimizi acımasız bir silah gibi kullandılar bizi ve milyonlarca işçiyi aynı amaçla işsiz bırakmış durumdalar. Demek ki patronlar biz işçileri işe yaramadığımız için değil aksine çok işe yaradığımız için bizi parçalamak ve bir araya getirmemek için sürekli işten atıyor ve göçebe işçilik yaşatıyorlar.

Bunu defalarca yaşamış olan biz işçiler daha ne kadar işyerlerinde dağınık durmaya devam edeceğiz? Canımıza yetmedi mi bunca yoksulluk? İliğimize kadar kuruttular kanımızı. Patronlar için örgütlü, disiplinli çalıştığımız kadar kendi örgütlülüğümüz ve birliğimiz için de mücadele edelim. Fabrikalarda konargöçer değil, örgütlü olarak kadrolu-güvenceli bir çalışma ortamı ve yaşam sağlayalım. Bizlere bu anlamda çözüm vaat eden tek şey işçi sınıfının örgütlülüğüdür. Kısacası diyorum ki DİKKAT: Örgütlülük hayat kurtarır!

12 Temmuz 2016






Son Eklenenler

  • stresli-isci.jpg
    Günlük hayatta hepimiz belirli oranlarda strese maruz kalıyoruz. Stres bazı durumlarda tetikleyici ve olumlu bir rol oynarken (mesela bir işi yaparken odaklanmamızı sağlar) strese sürekli maruz...
  • turizm-calisanlari.jpg
    Dünya genelinde ve Türkiye’de hizmet sektörü giderek büyümektedir. Ben de büyüyen hizmet sektöründe çalışan bir işçiyim. Küçükken annem kayıtlı olduğum dershanede temizlik işine bakardı. Ben de boş...
  • calisan-ogrenci.jpg
    Emeklilik yaşı çoktan geçmiş olan bir öğretmenden dinlenen, matematik dersi kadar sıkıcı bir şey yoktur sanırım. Bu yüzden o anlatırken sınıfta nerden geldiği anlaşılmayan bir uğultu başlıyordu. Bu...
  • karayolu-iscileri.jpg
    Kamuda çalışan taşeron işçilere defalarca kadro vaadinde bulunan AKP hükümeti, her seçim sonrasında bu vaadini erteliyor ve umutları bir başka bahara bırakıyordu. Tam da AKP’nin oy oranlarının...
  • disk-asgari-ucret-aciklamasi-IMG_8901.jpg
    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), asgari ücretle ilgili görüşlerini ve taleplerini DİSK Genel Merkezi’nde gerçekleştirdiği basın toplantısı ile duyurdu. DİSK genel merkez yöneticileri...
  • ohal_buhal_1.jpg
    Geçtiğimiz haftalarda 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlamaları yapıldı. Çocuklarımız ellerinde çiçekleriyle okullarına gelip öğretmenlerine sıcak ve içten sevgilerini ilettiler. Biz UİD-DER’li...
  • nehirler-okyanusa-akmali.jpg
    İşçi mahallelerinden ilerleyen servisler kimi zaman sabahın kör karanlığında, kimi zaman da gecenin zifiri karanlığında yedek parça gibi insan taşır fabrikalara. Tekdüze yaşam ve durmaksızın tıkır...
  • kres.jpg
    Merhaba arkadaşlar sizlere çoğumuzun yaşadığı bir sıkıntıdan bahsedeceğim. Özellikle kadın işçilerin hem çalışırken hem de günlük işlerini yaparken yaşadığı, aslında çözümü zor olmayan bir sıkıntıyı...
  • pink-filmi.jpg
    Geçtiğimiz günlerde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü vesilesiyle metal sektöründe çalışan bir grup kadın işçi olarak bir araya gelmiş ve Pink filmini...
  • suriyeli-isciler-tekstil.png
    Suriye savaşından kaçan milyonlarca insan yerlerinden yurtlarından oldular. Birçok ülkeye göç ettiler. Türkiye’ye gelen Suriyeliler aç kalmamak için çeşitli işkollarında çalışıp para kazanmak...
  • ht-solar-iscileri-04122017.jpg
    HT Solar işçilerinin, patronun saldırılarına karşı sergilediği kararlı ve örgütlü tutum sonucu patron temsilcileri sendikayla görüşmeyi kabul etmek zorunda kaldı. Patron temsilcileri, bir gün önceki...
  • mess_pazartesi
    180 işyeri ve 130 bin metal işçisini ilgilendiren toplu iş sözleşmesi sürecinde metal patronlarının örgütü MESS ile Birleşik Metal-İş ve Türk Metal arasında anlaşma sağlanamadı. Birleşik Metal-İş...
  • iste-saglikta-devrim-gercekleri.jpg
    Hastanede insanın neler yaşadığını kendi yaşadıklarımdan bir örnekle anlatmak istedim. Geçtiğimiz hafta küçük bir operasyon geçirmek için SGK hastanesine yatışım yapıldı. Yatışım yapıldı dediysem...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this