UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Grev Yasağına, MESS Dayatmalarına Karşı Örgütlü Mücadeleye

AKP hükümeti, işçilerin ellerinden grev silahını alarak onların çalışma ve yaşam koşulları hakkında söz söyleme hakkını gasp ediyor. Bu yolla mücadeleyi engellemeye çalıştığı gibi hak arama bilincini de köreltmek istiyor. AKP’nin iktidarda olduğu dönem boyunca işçi haklarına yönelik pek çok saldırı gerçekleşti, gerçekleşiyor.


Birleşik Metal İşçileri Sendikası üyesi binlerce işçi, MESS’in düşük ücret ve üç yıllık toplu sözleşme dayatmasına karşı 29 Ocakta greve çıktı. Grevin ilk günü yaşanan coşku işçilerin hem metal patronlarına karşı öfkelerini hem de mücadelede kararlılıklarını ortaya koydu. Türk Metal ve Çelik-İş üyesi metal işçileri, kendi sendikalarının 3 yıllık sefalet sözleşmesi imzalamasına tepki gösterirken, gözlerini Birleşik Metal-İş üyesi kardeşlerinin mücadelesine çevirdiler. “Grev, grev, grev” diye haykıran işçileri yürekten desteklediler.

Ancak AKP hükümeti, Bakanlar Kurulu kararı ile grevi erteledi. Yani işçilerin grev hakkını gasp etti! Böylece AKP hükümeti patronların hizmetinde olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Birleşik Metal-İş üyesi binlerce işçinin yanı sıra, diğer sendikalarda örgütlü ya da örgütsüz metal işçileri de bu yasağa büyük tepki gösterdiler. 22 fabrikada işçiler, Bakanlar Kurulu’nun toplantı yapmaya bile gerek duymadan grevi yasaklaması karşısında işbaşı yapmayı reddettiler. Sendika ise işçilere işyerlerine dönme çağrısı yaptı. Ancak işçiler işyerlerine girseler de üretim yapmayı reddettiler.

AKP hükümeti, işçilerin ellerinden grev silahını alarak onların çalışma ve yaşam koşulları hakkında söz söyleme hakkını gasp ediyor. Bu yolla mücadeleyi engellemeye çalıştığı gibi hak arama bilincini de köreltmek istiyor. 

AKP’nin iktidarda olduğu dönem boyunca işçi haklarına yönelik pek çok saldırı gerçekleşti, gerçekleşiyor. Ancak işçiler bu saldırılara başkaldırdığında, “grev” dediğinde, yasaklarla, baskılarla karşılaşıyorlar. Bu dönem boyunca AKP tam 7 grevi “milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu” gerekçesiyle yasakladı. AKP hükümeti daha önce de THY, cam, lastik ve maden işçilerinin grevlerini yasaklamıştı. Metal işçilerinin grevini “milli güvenliği bozucu” diye yasaklayan AKP, Soma’da 301 işçiyi bile bile ölüme yollayan patronlardan yana saf tutarken, milyonları sefalete sürüklerken, emekçi kadınların cinayetlere kurban gitmesini seyrederken, çocukların polis kurşunları ile katledilmesine neden olurken “güvenlikten” bahsetmiyor. Ama iş patronların sermayesini, tatlı kârlarını korumaya gelince aslan kesiliyor.

Çünkü AKP, patronların, parababalarının, sermayenin temsilcisidir. İşçilerin çıkarlarını değil sadece patronlar sınıfının çıkarlarını temsil edip koruyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin tüm parababaları adına AKP’ye teşekkür etmesi boşuna değildir. Grev nedeniyle kaç fabrikanın ihracatının etkileneceğini sıralayarak dert yanan Büyükekşi şöyle diyor: “Hükümetimiz bu etkileri ve taleplerimizi dikkate alarak Bakanlar Kurulu kararı ile bu grevi erteledi. Hükümetimize bu karardan ötürü teşekkür ediyoruz ve bu kararı destekliyoruz. Türkiye’de aynı işkolunda farklı sendikaların uzlaşmasını olumlu buluyoruz, ancak bir başka sendikanın bu anlaşmaya ayak uydurmamasını anlayamıyoruz.”

Büyükekşi’nin de, hükümetin de, bilcümle patronların da anlamadığı bir şey olduğunu zannetmiyoruz. Çünkü hesap ortada: Birleşik Metal-İş’e üye işçilerin çalıştığı o devasa fabrikalar yılda 2 milyar dolarlık ihracat yapıyorlar. Ancak işçilerin ortalama ücreti açlık sınırının altında kalıyor. Patronların amacı işçilerin bu haksızlıklara başkaldırmasını engellemektir. İşçi hareketinin gelişmesi, işçi kitlelerinin moral ve mücadele gücü ile donanması patronlar sınıfının işine gelmez. İşçilerin silkinip, öfkelerini kuşanıp, tek yumruk olup hak istemesine tahammül edemiyorlar. Onlar rahat rahat sömürebilecekleri itaatkâr, kanaatkâr işçiler istiyorlar. O nedenle yasalarda son derece cılız olan hakların bile kullanılmasının önüne geçiyor, sendikal hakları ayaklar altına alıyor, grev yapmayı fiilen yasak hale getiriyorlar.

Patronların ayaklarındaki prangaları çözen AKP’nin işçi sınıfının gırtlağına basmak, işçi sınıfını nefessiz bırakmak istediği ortadadır. Ancak metal işçilerinin öfkesinin biriktiği ve sabrın taşmak üzere olduğu da ortadadır. Metal işçilerinin öfkesi ancak örgütlü bir güce dönüştüğünde AKP’nin baskı ve yasaklarını ezip geçebilir. İşçi sınıfının örgütlü öfkesi AKP ile birlikte sömürü düzenini de yıkıp geçebilir. O halde yapılacak şey bellidir: Metal işçilerinin öfkesini işçi sınıfının örgütlü mücadelesinin harcı yapmak için ileri!

Sendikal, Siyasal Yasaklara Son!

Grev Yasaklarına, MESS Dayatmalarına Hayır!

4 Şubat 2014






Son Eklenenler

  • adaletsizlik-890x395.jpg
    Hayatımızın her alanını saran ve geçinmemizi git gide daha da zorlaştıran ekonomik kriz; gün geçtikçe hayatlarımızı daha çok etkiliyor, akıllarımızı meşgul ediyor. Ben de üniversitedeki ev...
  • ahmet-kaya-bir-mesajla-kabus.jpg
    Arkadaşlar mektubuma başlamadan önce sizleri uyarmak istiyorum. Yazının ortasına bile gelmeden birçoğunuz “Bu kadar da değil. Gerçek değildir bu!” diyecektir. Birazdan paylaşacağım gazete haberini...
  • cinde-tokat-motivasyonu.jpg
    Bir insan niye çalışır? Hiç kimse “bu gün canım sıkıldı, gideyim de biraz araba parçası üreteyim, montaj yapayım, pantolon dikeyim” demez. Yaşamak için çalışmak zorunda olduğundan çalışır. Hatta bazı...
  • gulsan-cam-iscileri-img_20181112.jpg
    Gülsan Group’a bağlı fabrikada Ramazan Bayramından itibaren ücretleri düzenli ödenmeyen işçiler, 23 Ekimde üretimi durdurarak fabrika yöneticileriyle görüştüler. Ücretlerinin ödeneceği sözü verilen...
  • students-protests-colombia.jpg
    Hükümetin katma değer vergisini (KDV) yükseltme ve vergi dışı bırakılan kimi ürünleri vergilendirme kararının ardından Kolombiya Eğitim İşçileri Federasyonu (Fecode) ve Üniter İşçi Sendikasının (CUT...
  • hastane-acil-kalabalik.jpg
    Hastanede doktor, hemşire, fizyoterapist, temizlikçi, hasta bakıcı, tıbbi sekreter, güvenlikçi, hasta ve hasta yakınlarından duyup dinlediklerim sağlığımızla nasıl oynandığını ve uyuyup uyanana kadar...
  • alisveris-cilginligi.jpg
    Fabrikada yemek saatinde yemeğimizi yerken hükümetin krizin etkilerini “azaltmak” için aldığını söylediği önlemler aklıma geldi. UİD-DER’in internet sitesindeki “Havyar da mı Yemeyelim” yazısını...
  • emekci-kadinlar.jpg
    Ekonomik kriz büyüdükçe işçilerin, emekçilerin yaşamını daha fazla zorlaştırıyor. Küçük esnafından işçisine, eğitim emekçisinden kendi hesabına çalışan emekçiye kadar her evde krizin yarattığı...
  • somali-isciler-isten-atildi.jpg
    Ekonomik krizin etkileri her geçen gün biz işçiler tarafından çok daha derinden hissediliyor. Gıdadan temizlik maddelerine, giyimden ev eşyasına her şeye zam üstüne zam geliyor. Enflasyon karşısında...
  • kres.jpg
    Merhaba dostlar, ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. İşyerimizde kreş olmadığı için, arkadaşlar çocuklarını ya tanıdıkları birine bırakıyorlar ya da özel kreşlere gönderiyorlar....
  • dogan-gunes.JPG
    Masamız balkonda/ Masada iki kâse çorbamız/ Karşımda karım/ Karımın gözleri çimen yeşili/ Çimen yeşili gözler kederli/ Kederimiz karşı balkondaki iki aç bebeden/ Paylaştık yoksul soframızı iki bebe,...
  • bulasikci.jpg
    Geçenlerde Kadıköy’e sendikama gideyim dedim. Ama sendikamız o gün erken kapanmış. Sekreterimiz de çıkmış. Oraya gitmek için de biraz aceleyle yürümüştüm. Geri dönüp yürüyecek gücü bulamadım. Bir...
  • yoksulluk-artiyor.jpg
    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesi görüşmeleri, bir önceki gün Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda yapıldı. Görüşme sırasında ortaya konulan veriler, yoksulluğun ne kadar yayıldığını...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this