UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Emekçi Kadınİçerik yayınları

Emekçi Kadınlar ve Gelecek İşçi Kuşakları
15 Şubat 2015 Şubat 2015, No:83

Esenyurt’tan tekstil işçisi bir kadın
(23.02.2017)
Yaşadığımız topraklarda kadınlar değersiz görülmeye devam ediyor. Erkek egemen zihniyete sahip siyasilerin kadını bir cinsel obje olarak görmeleri, kadınları “zavallı, korunmaya muhtaç ve cahil” olarak görmeleri, televizyonlarda sürekli kadın bedeninin reklam malzemesi olarak kullanılması, emekçi bir kadın olarak benim kanıma dokunuyor. Kadınlar fikirlerine, yeteneklerine bakılmaksızın ikinci...
Samatya’dan bir grup kadın işçi
(18.02.2017)
Biz kadın işçiler olarak bir araya geliyor ve bizi çok yakından ilgilendiren referandumda, seçimimizin ne olması gerektiği ile ilgili tartışmalar yürütüyoruz. Bu tartışmalar neticesinde bir grup kadın işçi neden “Hayır” dediğini şöyle aktarıyor:
(27.01.2017)
Biz emekçi kadınlar zamanla yarış halindeyiz: İşe yetişmeli, çocuğu okuldan almaya yetişmeli, ev işlerine, ailenin ihtiyaçlarına yetişmeliyiz. İşyerinde çalışma arkadaşlarımızla yarış halindeyiz: Ayşe’nin, Ali’nin çıkardığı sayıdan daha çok çıkarmalıyız. Kendimizle yarış halindeyiz: Her şeye yetişmeliyiz, iyi bir eş, iyi bir anne, iyi bir ev hanımı, iyi bir aşçı, iyi bir işçi olmalıyız.
(26.12.2016)
Bizim de bir parçası olduğumuz dünya işçi sınıfı, patronlar sınıfının sömürüsüne karşı çetin mücadeleler vermiştir. Bu çetin mücadeleler, şiirlere, şarkılara yansımış, filmlere konu olmuştur. Emekçi sınıfın kadınları için yazılan şiirlerden biri vardır ki bütün dünyada mücadeleci kadın ve erkek işçilere ilham vermiş, dilden dile yayılmıştır. 1908 yılında Amerika’da yürüyüşe geçen 15 bin kadın...
(19.12.2016)
UİD-DER Kadın Komitesi Sarıgazi’de emekçi kadınların bir araya geldiği bir etkinlik düzenledi. Emekçi Kadınların Yaşamı ve Mücadelesi konulu etkinlikte, emekçi kadınlar söyledikleri türkü ve şarkılarla, okudukları şiirlerle, sohbetlerle umut tazelediler. İçinden geçtiğimiz karanlık günlere inat emekçi kadınların ve işçi sınıfının mücadelesinin, direncin asla soldurulamayacağını gösterdiler.
İstanbul’dan bir tekstil işçisi
(11.12.2016)
Bir tekstil fabrikasına iş başvurusu yaptığımda, her kadın işçinin karşılaştığı sorularla ben de karşılaşmıştım. Evli miyim, çocuğum var mı, çocuğum yoksa çocuk düşünüyor muyum, vs. Kadın işçilerin hepsine aynı sorular sorulmuştu. İşe başladım, uzun bir süre çalıştıktan sonra hamile olduğumu öğrendiğimde ilk önce çok sevinmiştim. Bu sevincim çok sürmedi, işten atılma ihtimalim aklıma gelince...
(06.12.2016)
Tarih gösteriyor ki zulüm varsa zulme karşı direnenler, mücadele edenler de vardır. 25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle 3 Aralık Cumartesi günü mücadeleci işçi ve emekçi kadınlar olarak bir etkinlik gerçekleştirdik. Etkinliğimize bizimle birlikte mücadele eden erkek işçiler, genç işçi ve öğrenciler de katıldılar.
(29.11.2016)
Yüzlerce işçinin çalıştığı bir gıda fabrikasında çalışan bir işçi şöyle anlatmıştı: “Çay saatinde ne düşündüklerini anlamak için işçi arkadaşlarıma gündemde olan, her gün haberlerde verilen konular üzerine birkaç soru sordum. Erkek işçilerin konuyla ilgili iyi kötü fikirleri vardı, çeşitli cevaplar verebildiler. Ama kadın işçilerin hiçbirinin sorduğum sorular üzerine bir fikri yoktu.
(29.11.2016)
25 Kasım 1960’ta, Dominik Cumhuriye­tinde, zalim diktatör Rafael Leonidas Trujillo’ya karşı örgütlü mücadele yürüten Mirabel Kardeşler, diktatörlük tarafından işkence görerek ve tecavüze uğrayarak katledildiler. Vahşi bir şekilde katledilen bu üç kız kardeşin anısına, 1981’de, Latin Amerika Kadın Kurultayı’nda 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü olarak...
Gebze’den bir kadın işçi
(25.11.2016)
Gecekonduların olduğu bir işçi mahallesinde yaşıyorum. Yaklaşık otuz yıllık komşumuz bugün kapımızı çaldı. Hayat telaşı, uzun süredir görmüyordum komşumu. Hatırladığım kadarıyla dört çocukları vardı. Eşi de fabrikalarda çalıştığından kıt kanaat geçiniyorlar. Geçen yıl en küçük oğlunu askere gönderdi.
(24.11.2016)
Kadına yönelik şiddet türlü şekillerde artarak, canımızı yakarak devam ediyor. Emekçi kadınlar tacize, tecavüze uğruyor; dövülüyor, evlatlarının gözü önünde katlediliyorlar! Yaşamlarını kurtarmak için kapısını çaldıkları devlet tarafından geri çevriliyorlar. Kendi cehennemlerine dönmeye zorlanıyorlar.
Esenyurt’tan kadın işçiler
(03.11.2016)
Dünya Ekonomik Forumunun araştırma raporuna göre kadınlar erkeklerden günde 50 dakika fazla çalışıyor. Rapora göre bir yılda kadınlar erkeklerden 39 gün fazla çalışmış oluyorlar. Kadının fazla çalışmasına ev işleri, çocuk bakımı, yaşlı bakımı da ekleniyor.
UİD-DER Kadın Komitesi
(28.10.2016)
Dünya Ekonomik Forumu’nun hazırladığı 2016 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu yayımlandı. 144 ülkenin ekonomi, eğitim, sağlık ve siyaset alanlarında değerlendirildiği raporda, Türkiye 130. sırada yer alıyor. Rapordaki veriler, cinsiyete dayalı ayrımların büyüklüğünü ve kapsamını ortaya koyarken, özellikle ekonomi alanında eşitsizliğin giderek derinleştiğine işaret ediyor.
(23.10.2016)
İnsanın insanı sömürmediği bir dünya kurma rüyası, egemenler tarafından deli saçması, boş hayaller olarak gösterilebilir. Emekçi kadınlara reva görülen ev-iş çemberine sıkışmış yaşamlar, değişmez bir kader olarak gösterilebilir. Ama öncü, mücadeleci kadınlar, kendilerine dayatılan koşulları, yaşadıkları adaletsiz toplumu sorgulamış, bambaşka bir toplum hayaliyle işçi sınıfının mücadelesi...
(30.09.2016)
Var olduğundan beri hep bir koşuşturmacaya tanıklık etmiştir bu koca gövdeli mavi gezegen. Gün batımından başlayıp gecenin kör karanlığına dek süren telaşlar, birbirini kovalayan uğultular. Ve binlerce el, tıkır tıkır işleyen… Hem de durmak nedir bilmeyen. Kaldırıp başını baktığında etrafa, gözünün gördüğü ne varsa hüneridir işte bu ellerin. Bu eller ki üretirler bitmek bilmeyen bir tempoyla....
(26.09.2016)
UİD-DER Kadın Komitesi, yaşadığımız sorunları ve bu sorunlar karşısında emekçi kadınların durması gereken yeri ve mücadelede bir adım önde olmasının önemini yeniden hatırlamak ve hatırlatmak için UİD-DER Sefaköy temsilciliğinde bir film gösterimi düzenledi. Adını 1908 yılında New York’ta 128 kadın işçinin can verdiği bir fabrika yangınından sonra, kadın işçilerin yürüyüşü sırasında atılan “Ekmek...
(24.08.2016)
Avusturya’da doğmuş, 10 yaşında işçiliğe başlamış, büyük acılar çektikten sonra işçi sınıfının mücadelesine katılmış bir kadındır Adelheid Popp. Adelheid, hayatını anlattığı “Bir Kadın İşçinin Gençliği” adlı bir kitap yazmış ve tıpkı kendisi gibi ekmeğini kazanmak için ölümüne çalıştırılan, ezilen emekçi kadınlara umut vermek istemiştir.
(21.08.2016)
UİD-DER Kadın Komitesi olarak direnişçi Tedi işçilerini, direnişlerinin 18. gününde ziyaret ettik. Bizi karşılayan direnişçi kadın işçiler, direniş süreçlerini anlattılar ve UİD-DER Kadın Komitesine bu anlamlı ziyaretinden dolayı teşekkür ettiler. UİD-DER’li bir kadın işçi de içinden geçtiğimiz olağanüstü hal döneminde işçilerin sendikalaşmasının ve patronların saldırıları karşısında direnmesinin...
Gebze’den UİD-DER’li kadın işçiler
(01.08.2016)
UİD-DER Gebze temsilciliğimizde kadın işçilerle birlikte Diren filmini izledik. İngiltere’de oy hakkı için mücadele eden kadınların direnişini konu edinen film, 1912 yılında Londra’da geçiyor. Film, 1900’lü yıllarda kadınların politikadan uzak tutulmaya, seçme ve seçilme hakkının, çocukları üzerinde söz hakkının tanınmamasına karşı mücadelelerini anlatıyor.
(21.07.2016)
Öyle bir düzende yaşıyoruz ki patron işçiyi sömürüyor, erkek kadını eziyor. İnsanlar bir sınıfa, bir ulusa, bir cinse ait oldukları için eziliyorlar, horlanıyorlar. Bu toplumda hiç kimse sadece insan olamıyor, herkesin toplumsal bir kimliği var. Kapitalizm denen bu sistemin egemeni; paranın, sermayenin, üretim araçlarının, bankaların, sarayların sahibi patronlar sınıfıdır. İşçileri sömürüyor,...
(08.07.2016)
Has bir sermaye partisi olan AKP’nin kadınlara yönelik cinsiyet ayrımcı ve gerici politikaları hayatın her alanını etkilemeye devam ediyor. Sermayenin ihtiyacı doğrultusunda hem kadınları dizginsizce sömürülecek ucuz işgücü olarak gören hem de taze ve yeni bir işgücü ordusu yaratmak üzere evliliği ve doğumu teşvik eden politikalar, kadınların hayatını çekilmez hale getiriyor.
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(08.07.2016)
Nerede hareket orada bereket” sözünü bilmeyenimiz yoktur. Bu sözü, özellikle işçi sınıfı açısından düşünecek olursak, tam da yerinde bir sözdür. Geçmişten mücadele deneyimleri olan ya da o dönemlere tanıklık eden aile büyüklerinin de bu söze katkıları vardır. Mesela; “eskiden evin bereketi vardı, şimdi paranın değeri, sofranın bereketi yok” diye.
Tuzla’dan UİD-DER’li kadınlar
(21.06.2016)
Yoksul emekçi kadınlar, sınıflı toplumlar var olalı beri hem kadın olduklarından, hem de sınıfsal sömürü nedeniyle çifte ezilmişlik altındalar. 1900’lü yıllara gelinceye kadar neredeyse kadın haklarından bahsedemiyoruz. Bugün dünyanın ileri demokrasilerine sahip ülkeleri olarak görülen Fransa, İngiltere gibi Avrupa ülkelerinde bile kadınlar en demokratik, en temel haklarını çetin mücadeleler...
(21.05.2016)
Birinci Dünya Savaşı sürerken Alman bilimciler kendiliğinden parlayan fosforlu bir boya bulmuşlardı. Geceleri ışıl ışıl parladığından, askerlerin saatlerinin kadranları bu boya ile boyanmaya başladı. Bu iş için 20’li yaşlarda genç kızlar işe alınıyordu. 1917-1926 yılları arasında yaklaşık 4 bin kadın bu şirkette çalışmıştı. 1927’ye gelindiğinde bu kadınlardan ellisi korkunç bir şekilde ölmüştü.
Küçükçekmece’den bir kadın işçi
(25.04.2016)
Yine bir 23 Nisan’ı geride bıraktık. Şu anda çocukların içinde bulunduğu atmosfere bakarsak her zamanki gibi emekçilerin ve ezilen halkların çocukları için çok da bayramlık bir hava olmadığını görürüz. Çocukların çalışmak zorunda kaldığı, defalarca tacize ve tecavüze uğradığı, küçücük yaşlarında evlendirildiği ve hiçbir suçları yokken öldürüldüğü bir ülkede, bu çocuklar için bayramlardan söz...
(22.04.2016)
Kadına yönelik şiddet her geçen gün artıyor. 2015 yılında 303 kadın, kocaları, babaları, sevgilileri, oğulları tarafından katledildi, 133 kadın tecavüze uğradı. Üstelik şiddet, taciz ve tecavüz vakalarının önemli bir kısmının açığa çıkmadığını da biliyoruz. Buna rağmen bu rakamlar geçmiş yıllara göre cinayet ve tecavüz vakalarının arttığını gösteriyor. Peki, kadına yönelik şiddet neden her geçen...
1 Mayıs Mahallesi’nden bir büro emekçisi
(05.04.2016)
Gün geçmiyor ki televizyonda, haberlerde kadına şiddet olaylarını görmeyelim. Kadın toplumda her zaman ikinci planda görülüyor. Toplumun algısında sadece çocuk doğuran, ev işlerini yapan, kocasına hizmet eden, yani varlığını sadece evinin içinde sürdürmesi beklenen kadın, sosyal hayata dâhil edilmeyerek dört duvar arasına sıkıştırılmış bir hayat yaşıyor.
(24.03.2016)
1912 yılında Amerika’da binlerce dokuma işçisi greve çıkmıştı. Kadın işçiler, “Ekmek istiyoruz, gül de!” diye haykırıyorlardı. Daha yüksek ücret ve daha kısa çalışma saatleri talep ediyorlardı. “Ekmek ve Gül Grevi” olarak anılan bu mücadeleyle kadın işçiler, sadece karınlarını doyurmak istemediklerini, hayatı tüm güzellikleriyle yaşamak için daha fazla serbest zaman da istediklerini...
(09.03.2016)
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde çalışan taşeron işçisi kadınlar, 8 Martta erkek işçilerle birlikte hastane önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. DİSK’e bağlı Dev Sağlık-İş ve Dev Turizm-İş Sendikası’na üye işçiler, esnek ve güvencesiz çalışmaya karşı mücadele çağrısını yükselttiler.
(06.03.2016)
Patronlar kadınları ucuz işgücü olarak görüyor. Erkeklerle eşit iş yapsalar bile işçi kadınlar çok daha düşük ücret alıyorlar. İşyerlerinde ve mahallelerde kreş olmadığından çocuk bakımı işçi kadınlar için eziyet haline geliyor. Doğum ve emzirme izinleri çok kısa olduğu için küçücük bebeklerini evde bırakarak işe giden kadınlar endişe ve mutsuzluk içinde çalışıyor.

Broşürlerimiz

Sınıfın Penceresinden

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this