Navigation

Buradasınız

Hak Gasplarına Karşı Mücadele Yükseliyor

Bayer İşçileri İşten Çıkarmalara Hayır Diyor!

Tıpkı Türkiye’de olduğu gibi dünyanın pek çok ülkesinde patronlar sınıfı işçilerin haklarına saldırıyor, krizi gerekçe göstererek toplu işten çıkarma saldırılarına girişiyor. İlaç ve kimya devi Bayer de bu şirketler arasında yer alıyor. Yaklaşık 80 ülkede faaliyet gösteren şirket, toplam 12 bin işçisini “yeniden yapılanma” adı altında işten çıkaracağını duyurdu. Daha fazla verimlilik yani daha fazla sömürü ve kâr için işten çıkarmanın zorunlu olduğunu ifade eden şirket yönetimi, binlerce işçinin geleceğini hiçe sayıyor, onları açlığa itiyor.

Ancak Almanya’da binden fazla Bayer işçisi bu karara karşı çıkarak, şirketin Wuppertal kentinde bulunan fabrikasının önünde protesto etti. 3 Aralıkta toplanan işçiler “İşten Çıkarmalara Hayır!” pankartı taşıyarak tüm işçi kardeşlerini, “bugün bana yarın sana” diyerek desteğe ve dayanışmaya çağırdılar.

Hyundai İşçilerinden Uyarı Grevi!

Güney Kore’de yaklaşık 80 bin metal işçisi, işçilerin daha düşük ücretlerle çalıştırılacağı yeni fabrikaların kurulması planına karşı iş durdurdu. Koreli Metal İşçileri Sendikası (KMWU) üyesi işçiler, 6 Aralıkta Hyundai ve Kia’da işlerine sahip çıkmak ve ücretlerini korumak için 4 saat boyunca çalışmayarak “Gwangju Modeli”ni protesto etti.

Hyundai yönetimi ve Gwangju şehir yönetimi, “yeni bir yatırım modeli” üzerine görüştüklerini açıkladı. Dünyanın en büyük beşinci otomobil grubu Hyundai, şehir yönetimi tarafından başlatılan proje için ortak girişimde yüzde 19 ile yer almak istiyor. Yeni inşa edilecek bu fabrikalarda işçi ücretleri mevcut ortalama ücretlerin neredeyse yarısına denk düşecek. Hyundai, üretimini yeni fabrikaya çekerek hem işçi ücretlerini düşürmeyi hem de süreç içinde sendikalı ve birlikte hareket eden işçileri bölmeyi planlıyor.

Böylece bu otomobil tekeli, işçi ücretlerini ve dolayısıyla işçilik maliyetlerini düşürerek kârına kâr katmak istiyor. Ancak işçiler bu saldırıya karşı mücadele etme noktasında hazır olduklarını ifade ediyorlar. Bu görüşmelerin bir an önce sonlanmasını isteyen işçiler, aksi halde grevin büyüyerek devam edeceğini belirtiyorlar.

İsrail’de Emekçi Kadınlar Meydanlardaydı!

Kadına yönelik şiddet günden güne artıyor. Üstelik sadece Türkiye’de de değil, dünyanın genelinde benzeri bir durum var. Erkek egemen kapitalist sistem gün geçtikçe hayatı emekçi kadınlar için cehenneme çeviriyor. Dünyanın birçok yerinde, bu duruma sessiz kalmayan kadınlar çeşitli eylemler yapıyorlar. Emekçi kadınlar; şiddete boyun eğmiyor, yaptıkları eylemlerle tepkilerini ortaya koyuyorlar.

Bu ülkelerden biri de İsrail! İsrail’de artan kadın cinayetleri, son olarak da 13 ve 16 yaşında iki kız çocuğunun vahşice öldürülmesi bardağı taşırdı. 4 Aralık Salı günü bir genel grev gerçekleştiren çeşitli sektörlerden yaklaşık 20 bin kadın işçi meydanlara aktı. Tel Aviv ve Kudüs kentlerinde toplanan emekçi kadınlar, eylem alanlarına öldürülen genç kızları sembolize eden kırmızı ayakkabılar koydular. Bir anma yapılan eylemde, yaşayanlar için mücadele etmenin önemini vurgulandı. Artan kadın cinayetlerine karşı “Kanımız Ucuz Değil!” sloganını yükselten emekçi kadınlar, hükümetin bu konudaki tavrını da protesto ettiler. Devletin bu soruna kayıtsız kaldığını belirten emekçi kadınlar, kadına karşı şiddetle mücadele programına daha fazla fon ayrılmasını talep ettiler. Artık boş laflara kanmayacaklarını söyleyen on binlerce kadın işçi, kadına yönelik şiddete karşı mücadelelerine devam edeceklerini vurguladı.

8 Aralık 2018

Son Eklenenler

  • Patronlar işçilere lütufta bulunmazlar. Örgütsüz ve dağınık işçileri kölece çalıştırmaktan, iliklerine kadar sömürmekten asla geri durmazlar. Sermaye sınıfını dize getirecek olan işçilerin mücadelesidir. Bu iki sınıf arasındaki mücadelenin sonucunu...
  • İşçi sınıfının mücadele tarihi birçok önemli dersle doludur. İşçi mücadelesinin yükseldiği dönemlere damgasını vuran anlar, eylemler, örgütler ve kişiler vardır. 1960 ilâ 1980 arasındaki dönemde Kavel, 15-16 Haziran 1970, 1 Mayıs 1977 gibi işçi...
  • Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk “kalkınma planı” olan 11. Kalkınma Planı, Cumhurbaşkanının onayının ardından TBMM Genel Kurulu’na sunuldu ve çeşitli itirazlara rağmen kabul edildi. 2019-2023 dönemine ilişkin ekonomik hedeflerin bulunduğu...
  • Metal işkolunda sendikalı bir işçi olarak çalışıyorum. Sendikasız bir işyerine oranla birtakım haklarımız var ama problemlerimiz de çok. İşçi arkadaşlar dün öğle molasında işyerindeki çalışma koşullarından şikâyet ediyorlardı. “Tehlikeli bir...
  • İşçi sınıfı olarak bugünkü örgütsüzlüğümüzden, dağınıklığımızdan, güçsüzlüğümüzden kurtulmak istiyorsak geçmişimize bakmalıyız. Yaşadığımız katmerli sorunlar son bulsun istiyorsak tarihimizi incelemeli, hafızamızı geri kazanmalıyız. 15-16 Haziran...
  • Hepimiz işyerlerimizde krizin etkilerini iliklerimize kadar hissediyoruz. İşten çıkarmaların artması, maaşların geç yatması, zorla mesai dayatmaları, iş güvenliği ihmalleri gibi bir sürü sıkıntıyla boğuşmak zorunda kalıyoruz. Ben de çalıştığım yerde...
  • Kırşehir’de bulunan Petlas’ın taşımacılık ve lojistiğini yapan Abdulkadir Özcan Otomotiv Lastik işçileri, DİSK’e bağlı Nakliyat-İş Sendikasına üye oldukları için işten atıldı. Petlas/AKO işçileri fabrika önünde sendikalaşma üzerindeki baskıların...
  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR), “İşsizlikte Tırmanış Sürüyor!” başlıklı bir rapor yayınladı. TÜİK ve İŞKUR tarafından yayınlanan verilerin değerlendirildiği raporda, oldukça yakıcı gerçekler gözler önüne...
  • Çocuk yaşta işçiliğe başladım. İçimde duyduğum sadece aileme karşı bir sorumluluk duygusuydu. Çünkü babam ne kadar çok çalışsa da geçinmekte zorlanıyorduk. Neden böyle olduğunu bilmiyordum. Mahallemizdeki tüm komşularımız da aynı...

  • 15-16 Haziran 1970’de işçiler ayaktaydı… O dönemde tek vücut olabilen işçiler, giriştikleri şanlı mücadeleden hem alınlarının akıyla hem de gelecek işçi kuşaklarına miras bıraktıkları nice zengin deneyimle çıktılar. 15-16 Haziran Büyük İşçi...
  • Son zamanlarda öyle adaletsiz şeyler oluyor ki insanın kanı donuyor. Adaletin dibe vurduğu bir kaç olaydan bahsetmek istiyorum. 8 Temmuz 2018’de yaşanan tren faciasında 25 kişi yaşamını yitirmiş, yüzlerce yolcu yaralanmıştı. Faciaya ilişkin açılan...
  • Patronlar genellikle en temel işçi haklarını bilmediklerini ve ucuza çalışacaklarını düşünerek genç işçileri çalıştırmayı tercih ediyorlar. Akıllı telefon, medya, internet olanakları elimizin altında olmasına rağmen, sermaye düzeni işçilerin en...

UİD-DER Aylık Bülteni

Broşürlerimiz