UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

“Hayır” Burada ve Bir Yere Gitmiyor!

16 Nisanda yapılacak olan referanduma sayılı günler kaldı. İktidarın tüm çabalarına rağmen toplumun çok büyük bir kesimi tek adam rejimine “hayır” diyor. Toplumun nabzını tutmak için anketler yaptırılıyor. Sonucun evet çıkması için türlü türlü kriz yaratılıyor. İktidar sahipleri, kimi zaman aba altından sopa gösteriyor, kimi zaman açık açık tehditler savuruyorlar. Referandumdan evet çıkmazsa kaosla, iç savaşla, ekonominin bozulmasıyla tehdit ediyorlar kitleleri.


16 Nisanda yapılacak olan referanduma sayılı günler kaldı. İktidarın tüm çabalarına rağmen toplumun çok büyük bir kesimi tek adam rejimine “hayır” diyor. Toplumun nabzını tutmak için anketler yaptırılıyor. Sonucun evet çıkması için türlü türlü kriz yaratılıyor. İktidar sahipleri, kimi zaman aba altından sopa gösteriyor, kimi zaman açık açık tehditler savuruyorlar. Referandumdan evet çıkmazsa kaosla, iç savaşla, ekonominin bozulmasıyla tehdit ediyorlar kitleleri.

Kuşkusuz ki tüm baskılar, hayır diyenlerin sesini boğma çabaları iktidar ve çevresinin korkularının bir tezahürüdür. Hayır kelimesinden, anlamından ölesiye korkuyorlar. Çünkü hayır; başkanlık sistemini de tek adam rejimini de istemiyoruz demektir. Güçlü Türkiye naralarını atanların yalanlarına inanmıyoruz, biz işçilerin payına yoksulluk, sefalet ve iş kazaları düşüyor demektir.

İktidar partisi AKP ve Erdoğan, uzun zamandır anayasanın değişmesi ve başkanlık sisteminin gelmesi gerektiğini söylüyor. Bunun için referandumu, yani halk oylamasını gündeme getirdiler ve kitlelerden bir “tercih” yapmalarını istediler. Yani “evet” ya da “hayır” seçeneklerinden birini seçmelerini istediler. Ancak iktidar çevreleri hem referandum diyorlar hem de “hayır” diyenleri terörist ilan ediyorlar. Hem “mili irade her şeyin üstündedir” diyorlar hem de “evet” dışında bir seçenek kabul etmiyorlar.

AKP iktidarı, toplumu ikna etmek için baskıları alabildiğine arttırıyor, medya aracılığıyla yalanlarla zehirliyor. Son derece eşitsiz koşullarda propaganda çalışmaları yürütülüyor. Demokrasi İçin Birlik’in 17 ulusal kanalın yayınlarını inceleyerek yaptığı çalışmaya göre; Mart ayının ilk on gününde Erdoğan’a 53,5, AKP’ye 83, CHP’ye 17, MHP’ye 14,5 saat ayrılırken HDP’ye 33 dakika ayrıldı. Evet, propagandası için devletin bütün nimetlerinden yararlanılırken, hayır bildirisi dağıtanlar darp edilip gözaltına alınıyor, “yeterli sayıda polis olmadığı” gerekçesiyle hayır mitingleri yasaklanıyor.

Kuşkusuz ki tüm baskılar, hayır diyenlerin sesini boğma çabaları iktidar ve çevresinin korkularının bir tezahürüdür. Hayır kelimesinden, anlamından ölesiye korkuyorlar. Çünkü hayır; başkanlık sistemini de tek adam rejimini de istemiyoruz demektir. Güçlü Türkiye naralarını atanların yalanlarına inanmıyoruz, biz işçilerin payına yoksulluk, sefalet ve iş kazaları düşüyor demektir. Asgari ücretle yarı aç yarı tok, adına yaşamak denirse yaşıyoruz ve bize reva gördüğünüz bu muameleyi kabul etmiyoruz demektir. Baskılarınızdan, tehditlerinizden bıktık “artık yeter” demektir. İşte bu yüzden hayır kelimesini, duymaktan, ne anlama geldiğini düşünmekten ölesiye korkuyorlar.

Hayırlı günler, hayırlı cumalar, hayırlı sabahlar, hayırlı işler gibi geçmişten beri toplumda çok sık kullanılan deyimleri adeta dilden ve hayattan söküp atmak istiyorlar. Hayır kelimesini duyunca tansiyonları yükseliyor. Aynı şeyi bizim de yapmamızı istiyorlar. Yapabilseler hayır kelimesini tamamen yasaklayıp dilimizden çıkaracaklar. Tahammülsüzlükleri bu boyutlara ulaşmış durumda.

Toplumu ikna etmek için gerçekleri yansıtmayan, toplumu korkuya sürükleyen iddialar savurmaktan çekinmiyorlar. Başkanlık sistemi olmazsa ülkenin bölüneceğini söylüyorlar. Milliyetçiliği kışkırtarak buna zemin hazırlıyorlar. Eğer koca bir ülkenin kaderi tek adam rejimine bağlıysa zaten ortada büyük bir sorun yok mudur?

İktidar ve çevresi sonucun “hayır” olmasından korkuyor, tehditlerle, korkuyla, şantajla toplumu cendere altına almak istiyor. Ancak korkunun ecele faydası yok. OHAL düzenini kalıcılaştıran tek adam rejimine karşı işçiler, emekçiler olarak topyekûn karşı durmalı, karanlığı yırtmak için HAYIR’ı güçlendirmeliyiz.

11 Nisan 2017






Son Eklenenler

  • disk-turkiye-isci-sinifinin-gercegi.jpg
    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye İşçi Sınıfı Gerçeği başlıklı araştırmasının özet sonuçlarını açıkladığı bir basın toplantısı gerçekleştirdi. 21 Şubatta Şişli Belediyesi Nâzım Hikmet...
  • hastane-saglik-sistemi.jpg
    Hafta içi hastanenin acil bölümü tıka basa dolu. Oturacak yer yok, insanlar ayakta. Sıra almak için kuyruğa girdim. Sırada 10 dakika kadar bekledim. Elimi çantama götürüp kimlik için hazırlandım ve...
  • sendika_manset.jpg
    Günümüzde de patronların sömürü çarklarını yavaşlatmanın ve kırmanın en büyük araçlarından biri sendikalardır. Geçmişten ders çıkarmayan veya bu deneyimleri yaşamış işçilerle bağ kuramayan, aceleci...
  • issizlik-1-551x338.jpg
    Her üniversite mezunu gibi benim de hayalim, okulu bitirir bitirmez kendi alanımda iş bulmaktı. Ama okul bitince bu hayalim, hayatın gerçeklikleri karşısında tuzla buz oldu. Her iş başvurusuna...
  • kres-hakki-IMG_4695.jpg
    Sizler de biliyorsunuz ki işçiler olarak çalıştığımız işyerlerinde birçok şeye tanık oluyoruz. Ben de işyerimde arkadaşımla aramızda geçen bir sohbeti aktaracağım sizlere. Ben yaklaşık bir yılı aşkın...
  • ucretler-yukseltilsin_IMG_0479
    Sizlerle işyerinde bir işçi arkadaşımızın başına gelen bir olayı paylaşayım. Bizim işyerinde her sene maaşlara zam yapılır. Bu sene eski elemanlara çok az zam yapıldı, yenilere de hiç yapılmadı. Ben...
  • genel-is-eylem-20171212-2.jpg
    Bizler İstanbul’da büyük bir hastanede temizlik işi yapan kadın işçileriz. Çok uzun zamandır bu hastanede taşeron olarak çalışıyoruz. Çalışma koşullarımız çok ağır. Tüm işlere bizleri koşturuyorlar....
  • calisan-kadinlar-tekstil.jpg
    Ben tekstil sektöründe çalışan bir kadın işçiyim. Küçük yaşta başladığım işçilik hayatım boyunca birçok sorunla karşılaştım. Çalıştığım tüm işyerlerinde siz işçi kardeşlerim gibi ben de çok uzun...
  • 3-havalimani-insaati.jpg
    3. havalimanı inşaatında 400 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği iddiasını gündeme getiren Cumhuriyet gazetesi yazarı Mehmet Kızmaz, şantiyedeki iş güvenliği uzmanları, kamyon şoförleri ve...
  • isg-uzmanlari-gunah-kecisi-olmasin.jpg
    Son senelerde adını sıkça duyduğumuz ve hemen hemen her işyerinde uzmanıyla karşılaştığımız bir meslek var. İş güvenliği uzmanlığı… Sıkça duyuyoruz bu mesleğin adını çünkü iş kazaları ve iş...
  • issizlik12312312312.jpg
    İçerisinde yaşadığımız toplumsal ve ekonomik sistemin adı kapitalizmdir, bu sistem yapısı gereği toplumu iki farklı gruba ayırır: işçiler ve patronlar. Bu sebeple konu her ne olursa olsun, yani...
  • issizlik-azaliyor_mu.jpg
    TÜİK 2017 yılı Kasım ayına ait resmi işsizlik verilerini açıkladı. TÜİK’e göre işsiz sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 440 bin kişi azalarak 3 milyon 275 bine düştü. İşsizlik oranı ise 1,8...
  • yemek-yapan-kiz-cocugu.jpg
    Uzun yıllardır tanıdığım bir işçi ailesinin evine ziyarete gitmiştim. Dışarıda görüşmüş olsak da birkaç yıldır evlerine misafir olma fırsatı bulamamıştım. Bu arada çocukları büyümüş, artık genç...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this