UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Hükümete Göre İş Cinayetlerinin Sorumlusu İşçi!

Geçen Nisan ayında iş cinayetlerinde en az 177 işçi hayatını kaybetti. Böylece bu yılın ilk 4 ayında en az 575 işçi hayattan kopartıldı. Geçen yıl en az 2006 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmişti. AKP’nin iktidar yıllarında ölen işçilerin toplam sayısı ise en az 21 bin 22 oldu. Bu sayıya dâhil edilmeyen, haberi yapılmayan, medya organlarına yansımayan yüzlerce işçinin daha iş cinayeti kurbanı olduğu biliniyor.

Başta inşaat işkolu olmak üzere tüm işkollarında denetimsizlik ve iş güvenliği yasalarının gerektiği şekilde uygulanmaması, patronlara caydırıcı yaptırımlar uygulanmaması nedeniyle iş cinayetleri her gün birkaç işçinin canını almaya devam ediyor.

Soma, Ermenek, Isparta, Torunlar gibi toplu iş cinayetlerinin ardı ardına gerçekleştiği dönemde, oluşan tepkiler üzerine hükümet bazı adımlar atmak zorunda kalmıştı. Ancak tepkilerin dinmesinden bir süre sonra başlangıç noktasına geri dönüldü. İşçinin canından çok sermayenin çıkarlarına daha çok önem verildiği tekrar tekrar gözler önüne serildi. Sonuç olarak iş cinayetleri artarak devam ediyor.

Hükümet sözcülerinin çeşitli zamanlarda yaptıkları açıklamalar, bu gidişata dur demeye niyetleri olmadığını gösteriyor. 6 Mayısta, 9. Uluslararası İş Sağlığı Güvenliği Kongresi’nde Başbakan Binali Yıldırım bir konuşma yaptı. Binali Yıldırım’ın, iş cinayetlerinin suçunu işçilere yüklediği konuşmasının bir bölümü şöyle:

“Esasında iş hayatının tarihsel gelişimine baktığımızda iş kazalarının yüzde 80-85 insan hatasından, insan unsurundan kaynaklandığını görürüz. Hayatının büyük bir bölümünü ağır sanayide, gemi inşa sektöründe geçirmiş biri olarak, yaşayarak tecrübe ettiğim iş kazası ve iş sağlığıyla ilgili önemli anılarım var. Biz tersanede gemi yaparken çalışanlara baret giydirmek için alnımızın derisi çatlardı. ‘Bana bir şey olmaz’. Kardeşim sana bir şey olmaz deme, canın bu kadar ucuz değil, çoluğun çocuğun var. Geleceğin var. Eldiven takmaz, baret giymez, güvertede çalışır kemer takmaz. Sürekli peşlerinden koşacaksın. Her an başında duracaksın.”

Binali Yıldırım, açıkça iş cinayetlerinden işçileri sorumlu tutuyor. Anlayış bu olduğu için ne denetleme yapıldığından, ne iş güvenliğine dair düzenlemelerin ne kadar uygulandığından, ne ölümlü iş kazalarının gerçekleştiği madenlerdeki üretim zorlamasından ve ne de 3. Havalimanı gibi büyük projelerin sahalarında göz yumulan hayati hatalardan bahsetti. Tecrübeli olduğunu söylediği gemi inşa sektöründe, tersanelerde kum torbası yerine konulan işçilerin bile bile ölüme gönderildiğinden de söz etmedi.

Hükümete DİSK’ten tepki

Başbakan’ın bu sözlerine DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Sekreter Arzu Çerkezoğlu yaptığı açıklamayla tepki gösterdi. Çerkezoğlu, Başbakanın açıklamalarına yönelik olarak şöyle konuştu:

“Ülkemizde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği alanında yaşanan devasa olumsuzlukların ana sorumlusu olarak çalışanların gösterilmesi, sermayenin vahşi sömürü ilişkilerini ve bu vahşi sömürü ilişkilerine göz yuman kamu otoritesinin sorumluluğunu saklamaya yöneliktir.

İş cinayetlerinin sorumlusu asla çalışanlar değildir. Mevcut “piyasacı” yasalarda ve yönetmeliklerde bile sorumluluklar işverenlerin uhdesindedir. Madenlerde, inşaatlarda bizzat devletin ilgili kurumlarının hazırladığı raporlarda taşeronlaşma, güvencesizlik, üretim zorlaması sorunun kaynağı olarak gösterilmekte ve teknik önlemlerin maliyeti düşürmek için bilerek alınmadığı ifade edilmektedir.

Soma, Ermenek, Torunlar ve daha niceleri göz önünde yaşanmışken, çalışanların suçlu gösterilmesi, bu sömürü düzeninin devamı içindir. Soma’da işçilerin baretleri, Torunlar’da işçilerin emniyet kemerleri bulunmaktadır. Türkiye’nin gözü önünde gerçekleşen bu katliamlar hafızalarda iken, iş cinayetlerinin temel sebebini işçilerin kişisel koruyucu önlemleri almamasını iddia edebilmek vicdanları daha da kanatmıştır.”

Yıllardır dile getirilen somut çözüm önerilerinin dikkate alınmadığını hatırlatan Çerkezoğlu, hükümetin iş cinayetlerinin izleyicisi olmaya devam ettiğini, işçileri suçlamaya yöneldiğini vurguladı. Konuşmasının sonunda çözüm önerilerini bir kez daha dile getirdi:

  1. Sendikal örgütlenmenin önündeki barajlar, engeller kaldırılmalı ve böylece işletme düzeyinde etkin bir iç denetimi sağlanmalıdır.
  2. Güvencesiz istihdam biçimlerine tamamen son verilmelidir.
  3. Sağlık, güvenlik ve çevreyle ilgili özerk-demokratik bir kurumsal yapının sendikalar, meslek oda ve birlikleri ve üniversiteler ile oluşturulması sağlanmalıdır.
10 Mayıs 2018






Son Eklenenler

  • issizler-ordusu-buyuyor.jpg
    Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2018 Ekim ayını kapsayan işgücü istatistiklerine göre, işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,3 puan artışla yüzde 11,6’ya yükseldi. İşsiz sayısı ise 501...
  • kesk-ek-zam-eylemi-izmir.jpg
    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyesi emekçiler, 15 Ocakta ekonomik krizin yakıcı sonuçlarına karşı ülke çapında eylemler yaptı. İşçi ve emekçilerin günden güne daha da...
  • aksaray_2470.JPG
    İş bulmanın birçok yöntemi vardır. Bizler de bu yöntemlerle iş ararız genellikle. Kimi zaman müracaatlarımızı bir yakınımızın elamana ihtiyaç olduğunu söylediği yerlere kimi zaman da iş bulma...
  • patronlara-tesvik.jpg
    2015 yılında 6645 sayılı Torba Kanunla sözde iş kazalarını azaltmak hedefiyle İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda bazı düzenlemeler yapıldı. Buna göre ölümle veya sürekli iş göremezliğe neden olan...
  • gelir-vergisi-hesaplama.jpg
    Son yıllarda zengin ile fakir arasındaki uçurum giderek arttı. Zenginler daha fazla zengin olurken, yoksullar ise yerlerinde saymaya ve iki sınıf arasındaki uçurum büyümeye devam ediyor. Bunun sebebi...
  • naylon-poset.jpg
    Merhaba kardeşler, aylardır nasıl olacak diyerek beklediğimiz vakit geldi. Artık satın aldığımız ürünleri koyduğumuz poşetlere de para vereceğiz. Ve vurgulandığı gibi sadece plastik poşetlere de...
  • derman-isci-sinifinda.jpg
    Derde maruz kalanlar dertlerinin çaresini aramazlarsa, derdi bizzat yaratanın çaresine mahkûm olurlar. Çare diye sunulan yine bir dert midir, yoksa çare midir, o da ayrı bir mesele. Ben işçi...
  • eksen-makine-iscileri.jpg
    Gebze Tavşanlı Kömürcüler Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Eksen Makina’da, çoğunluğu kadınlardan oluşan işçiler, 11 Ocakta fabrika önünde direniş başlattılar. Arzum, Arçelik gibi markalar için...
  • eyt-izmir-13012019-5.jpg
    Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (EYTSDD) üyeleri, seslerini duyurmak ve emeklilik haklarının verilmesi talebini dile getirmek için kitlesel etkinlikler...
  • kilis-iskur.jpg
    Merhaba dostlar, bundan aylar önce işsiz kaldığım bir zamanda “İŞKUR’a da başvurayım, olur ya belki bir iş çıkar” diyerek İŞKUR’un yolunu tuttum. İŞKUR önünde bir televizyon kanalı röportaj yapıyordu...
  • mertcan-y.jpg
    Mertcan daha altı yaşında ve oyun çağındaydı. Kendi yaşıtları gibi oyun oynamak, şımarmak, koşmak onun da en doğal hakkıydı. Küçücük hayatına şiddet ve korkulardan başka bir şey sığdıramadı maalesef...
  • mucadele-tarihimizden-.jpg
    Türkiye işçi sınıfının sayısız bedeller ödeyerek yürüttüğü mücadelelerde edindiği birikimi hatırlamak ve hatırlatmak büyük önem taşıyor. Sınıf mücadelesinden süzülüp gelen birikimlerin, grev ve...
  • pirasa.jpg
    Aylardır krizle yatıp şaşı kalkar olduk! Tükettiğimiz ve ihtiyacımız olan ne varsa fiyatlar iki katına çıktı. Tüketmek zorunda olduğumuz gıda maddeleri el yakıyor! Türkülere konu olmuş, fakirlerle...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this