UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

İhmal 24 Kişinin Hayatına Mal Oldu

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 5 vagonu raydan çıkarak devrilen trende 24 yolcu hayatını kaybetti, 318 kişi yaralandı. Uzunköprü-Halkalı seferini yapan 6 vagonlu tren, pazar günü saat 17.00 sıralarında Çorlu’ya bağlı Sarılar Köyü yakınlarında raydan çıktı.

Kaza yerine yardım ekiplerinden önce köylüler ulaştı. Traktörlerle kazazedelere ulaşan köylüler, yaralıların ambulanslara ulaştırılmasını sağladılar.

Facianın ardından Ulaştırma Bakanlığı adına yapılan açıklamada, kazanın aşırı yağış nedeniyle menfez ile ray arasındaki toprağın boşalması nedeniyle meydana geldiği ifade edildi. Çorlu Kaymakamlığında oluşturulan kriz masasında Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Sağlı Bakanı Ahmet Demircan ve Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Ahmet Arslan basın açıklaması yaptı. Ahmet Arslan’ın kazanın doğal nedenlerden kaynaklandığına işaret eden açıklamasına karşın, Birleşik Taşımacılık Sendikası Genel Başkanı Hasan Bektaş, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu ve İnşaat Mühendisleri Odası’nın açıklamaları, önlem alınmış olması halinde kazanın önüne geçilebileceğine dikkat çekiyor.

Hasan Bektaş, demiryollarının özelleştirilmesi, yol bekçilerinin görevlerine son verilerek denetim ve bakım işlerinin özel şirketlere bırakılmış olmasının kazaya yol açtığını söyledi. Bektaş, Ulaştırma Bakanının açıklamalarına şu sözlerle tepki gösterdi: “Yetersiz bilgi donanımı ve mühendislik bilimine uymayan bir yaklaşımdır. Sayın Bakanın bahsettiği, Nisan ayındaki ‘köprü ve menfezlerin’ kontrolü TCDD köprü birimince yapılmış olup, 14 Demiryol Bakım Müdürlüğü mıntıkasındaki ‘Menfez Bakım ve Taş Duvar işleri’ için ihale açılmış ve ihale ödenek tahsis emri çıkmadığından 20.06.2018 tarihinde iptal edilmiştir. Basına yansıyan ve sendikamıza ulaşan fotoğraflarda da görüleceği üzere olayda şüphenin yoğunlaştığı yerdeki menfezin açık olduğu, bu menfezle ilgili bir sıkıntı-tıkanma olmadığı gözükmektedir. Zaten menfez yeni değil, 1900’lü yılların başlarında imal edilmiş ve hâlâ ayaktadır.”

Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu yaptığı açıklamada facianın öngörülebilir ve önlenebilir nedenlerin yol açtığı ifade edildi, Bakanlığın açıklamalarına tepki gösterildi: “Gerek Bakanlığın açıklamasından, gerekse kaza yeri görüntülerinden mühendisliğe önem vermeyen bir yapım hatasının yine bir faciaya yol açtığı çok açık olarak görülmektedir… Yapı yerindeki zeminin jeolojik-jeoteknik özellikleri ile bölgenin meteorolojik özellikleri dikkate alınarak yapılması gereken menfez kesit ve projeleri ile menfez üstü ve çevresinde taşkın sularına karşı yapılması gereken dolgu ve koruyucu duvarların usulüne uygun yapılmadığı görülmektedir. Facianın meydana geldiği bu menfez geçişinde yukarıda belirtilen mühendislik parametrelerinin dikkate alınmaması ve toprak dolgu yapılması kazaya adeta davetiye çıkarmıştır.” Açıklamanın devamında, 2013 yılına kadar demiryolu güzergâhlarında görevli olan yol bekçilerinin işlerine son verilmesinin ve rutin günlük kontrollerin yapılmamasının da kazanın önemli nedenlerinden biri olduğu belirtildi.

İnşaat Mühendisleri Odası adına yapılan açıklamada, “Demiryolu hattı yapılırken göçme, çökme ve tabaka kayması ve boşalması ile ilgili bilgiler dikkate alınmamıştır. Ayrıca yağan yağmurlar dikkate alınarak gerekli olan bakım ve kontrollerin yapılmadığı, bu kazanın sadece en son yağan yağmurlara bağlanmaması gerektiğinin bilinmesini de istiyoruz! Suçlu yağmur değildir! Yapanlar, yaptıranlar ve yapılmış olan yapıları denetlemeyenlerdir” denildi.

Çorlu’daki tren faciası, özelleştirilen ve özel şirketlerin insafına bırakılan işletmelerde benzer faciaların meydana gelmeye devam edeceğini gösteriyor. Denetim mekanizmalarının kurulmaması, maliyetleri düşürmek adına çalışanların sayısının düşürülmesi gibi etmenlerin, faciaya giden yolu döşediği anlaşılıyor.

Kazanın meydana geldiği Halkalı-Muratlı tren hattının bakımı için 11 Haziranda ilan edilen ihale, 24 Haziran seçimlerinden 3 gün önce iptal edilmiş. İhalenin iptal gerekçesi “ödenek tahsis emrinin çıkmaması.” İhalenin iptal edildiğinin duyurulmasının üzerinden 18 gün geçtikten sonra bu facianın gerçekleşmiş olması, ihmali açıkça gözler önüne seriyor.

Soma madenlerinin de rödovans yoluyla özel şirketlere teslim edilmesi, denetimlerin yapılmaması, işçilerin gerekli teçhizatlardan yoksun bırakılması, üretim zorlaması gibi nedenler, 301 işçinin göz göre hayatını kaybetmesine yol açmıştı. Facianın ardından hükümet yetkililerinin “ölmek bu işin fıtratında var” açıklamaları büyük tepki çekmişti. Çorlu faciasının ardından yapılan açıklamalar da, hükümetin sorumluluğunu gizlemeyi amaçlıyor.

9 Temmuz 2018






Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this