UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

İnsanlık Afeti

Van’dan bir işçi-öğrenci

Van depremini yaşamış bir insanım. Çok önce yazmam gereken, ifade etmem gereken düşüncelerimi ancak şimdi yazabiliyorum. Çünkü yaşananları kavramak, hazmetmek, kabullenmek, boğazına yumru oturmadan anlatabilmek zaman alıyormuş. Gecikmiş düşüncelerimi ifade etmem için fırsat veren UİD-DER’e teşekkür ediyorum.

Babamla beraber arabayla Erciş’e gittik. Daha doğrusu gitmeye çalıştık. Ortalık can pazarı, her taraf karanlık, siren sesleri, enkaz çalışmaları, çocuk çığlıkları. Boş gözlerle seyrettim etrafı. Kelimeler yetersiz kaldı. Etrafımda sevdikleri için ağlayan onlarca insan varken dökeceğim gözyaşlarının anlamsız olduğunu hissetim. Ölümün ne kadar yakın olduğunu anladım. Hatta bir saniye sonra ölebilirdim. Şunu fark ettim; ne kadar gereksiz şeyler için birbirimizi kırmışız, kırılmışız. Annemi son kez öpemeyebilirdim. Babama son kez sarılamayabilirdim. Kardeşimden özür dileyemeden ayrılabilirdim. Gözümün önündekini anlayabilmem için bir felaket mi gerekiyordu?

Ailemle birlikte taziye çadırlarını dolaştım. Kocasını kaybetmiş bir kadın, babasız kalan çocuklar, evladını yitirmiş bir anne-baba. O annenin ağıtlarını unutmadım, unutamayacağım… Babam ağladı, duyar duymaz ağlamaya başladı. Babamı ağlarken görünce yıkıldığımı hissettim. Babam bile ağlıyorsa, çaresizse ne olacaktı halimiz? Biz bile dayanamazken o anne nasıl dayandı?

Yirmi sekiz kişi iki tane beş kişilik çadırı paylaştık. Her artçı deprem olduğunda birbirimizin gözlerinin içine bakıyorduk. Bir şey olsa önce kimi kurtarırız diye. Kâbuslarımın sebebiydi bu soru “önce kim?” Ben defalarca ailemi kaybettim rüyalarımda. Aylarca birilerini kurtarmaya çalışırken uyandım uykularımdan. Siz kimi kurtarırdınız şansınız olsa? Anneniz, babanız, kardeşleriniz, kuzenleriniz…

Her gün bir binanın önünden geçtim içinde üç tane insanın kurtarılmayı beklediğini bilerek. Elimizden hiçbir şey gelmedi. Arama kurtarma ekipleri gelmedi o binaya. Yapılan hiçbir yardım yerini bulmadı. Arama kurtarma ekiplerinin sayısı yetmedi. Biz reddedilen yardımlar ile her dakika her saniye o üç adam gibi nice insanların ölümünü izledik. Sizler ise haberlerde gösterilen ve yalan olan ölüm sayılarına inandınız. Ne gerçekleri gösterdiler ne de göstermemize izin verdiler. Sizce bu felakette ölü sayımız 644 mü?

Biz can pazarındayken ilk günden organ mafyaları türedi. Ölü bedenler üzerinden takılar çalındı, hem de elleri kolları kesilerek. Yüzlerce ev soyuldu. Para uğruna insanlığımızın çöktüğünü gördüm. Devlet politikası uğruna ölen insanlar, para uğruna yapılan kötülükler… Doğal afete değil, yerle bir olan şehrime değil, kapitalizmin neden olduğu insanlık afetimize yanıyorum.

Göz kapayıncaya kadar geçti zaman. İlk gün üç ay daha deprem olur demişlerdi. Ne de çok gelmişti gözüme, ilk günü bile atlatamazken üç ay demişlerdi. O üç ay üç yıl oldu. Zaman yıkılan binalara, yollara çare oldu da ölümlere, acılara, korkulara çare olabildi mi? Unutabildik mi yaşananları? Doğal afetin götürdüklerini düzelttik de insanî afetimize çözüm bulabildik mi?

18 Mart 2015






Son Eklenenler

  • viransehir_iskur_kura_cekimleri.jpg
    Konkordato ilanları, daralma ve ekonomik kriz gerekçesiyle işçi çıkarmalar her geçen gün artıyor. İşsizlik oranları da buna bağlı olarak artıyor. TÜİK’e göre Ağustos itibariyle işsizlik oranı yüzde...
  • kadin-isciler-1.jpg
    Her zamanki gibi o gün işe başladım. Vardiyamı teslim alıp tezgâhıma geçtim. Biz aynı tezgâhta dört kişi çalışıyoruz. Herkesin yaptığı iş zor fakat sadece bir pozisyondaki iş diğerlerine göre kolay...
  • adaletsizlik-890x395.jpg
    Hayatımızın her alanını saran ve geçinmemizi git gide daha da zorlaştıran ekonomik kriz; gün geçtikçe hayatlarımızı daha çok etkiliyor, akıllarımızı meşgul ediyor. Ben de üniversitedeki ev...
  • ahmet-kaya-bir-mesajla-kabus.jpg
    Arkadaşlar mektubuma başlamadan önce sizleri uyarmak istiyorum. Yazının ortasına bile gelmeden birçoğunuz “Bu kadar da değil. Gerçek değildir bu!” diyecektir. Birazdan paylaşacağım gazete haberini...
  • cinde-tokat-motivasyonu.jpg
    Bir insan niye çalışır? Hiç kimse “bu gün canım sıkıldı, gideyim de biraz araba parçası üreteyim, montaj yapayım, pantolon dikeyim” demez. Yaşamak için çalışmak zorunda olduğundan çalışır. Hatta bazı...
  • gulsan-cam-iscileri-img_20181112.jpg
    Gülsan Group’a bağlı fabrikada Ramazan Bayramından itibaren ücretleri düzenli ödenmeyen işçiler, 23 Ekimde üretimi durdurarak fabrika yöneticileriyle görüştüler. Ücretlerinin ödeneceği sözü verilen...
  • students-protests-colombia.jpg
    Hükümetin katma değer vergisini (KDV) yükseltme ve vergi dışı bırakılan kimi ürünleri vergilendirme kararının ardından Kolombiya Eğitim İşçileri Federasyonu (Fecode) ve Üniter İşçi Sendikasının (CUT...
  • hastane-acil-kalabalik.jpg
    Hastanede doktor, hemşire, fizyoterapist, temizlikçi, hasta bakıcı, tıbbi sekreter, güvenlikçi, hasta ve hasta yakınlarından duyup dinlediklerim sağlığımızla nasıl oynandığını ve uyuyup uyanana kadar...
  • alisveris-cilginligi.jpg
    Fabrikada yemek saatinde yemeğimizi yerken hükümetin krizin etkilerini “azaltmak” için aldığını söylediği önlemler aklıma geldi. UİD-DER’in internet sitesindeki “Havyar da mı Yemeyelim” yazısını...
  • emekci-kadinlar.jpg
    Ekonomik kriz büyüdükçe işçilerin, emekçilerin yaşamını daha fazla zorlaştırıyor. Küçük esnafından işçisine, eğitim emekçisinden kendi hesabına çalışan emekçiye kadar her evde krizin yarattığı...
  • somali-isciler-isten-atildi.jpg
    Ekonomik krizin etkileri her geçen gün biz işçiler tarafından çok daha derinden hissediliyor. Gıdadan temizlik maddelerine, giyimden ev eşyasına her şeye zam üstüne zam geliyor. Enflasyon karşısında...
  • kres.jpg
    Merhaba dostlar, ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. İşyerimizde kreş olmadığı için, arkadaşlar çocuklarını ya tanıdıkları birine bırakıyorlar ya da özel kreşlere gönderiyorlar....
  • dogan-gunes.JPG
    Masamız balkonda/ Masada iki kâse çorbamız/ Karşımda karım/ Karımın gözleri çimen yeşili/ Çimen yeşili gözler kederli/ Kederimiz karşı balkondaki iki aç bebeden/ Paylaştık yoksul soframızı iki bebe,...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this