UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

İş Saatleri Düşürülsün, Ücretler Yükseltilsin!

Mart 2012, No: 48

Geçim sıkıntısı, işçi-emekçi halkın boğazını sıkmaya devam ediyor. Yoksulluk ilmeğine her geçen gün yeni düğümler atılıyor.

Oysa işçi-emekçi halk hiç durmaksızın çalışıyor. Peki, karşılığı ne oluyor?

Dön dolaş, çalış didin fayda etmiyor.

Gece gündüz demeden çalışmamıza rağmen, hayatımızda iyiye doğru bir gidiş yok. Neden, niçin böyle?

Bu şekilde, bu düzende bir arpa boyu yol alınamıyor.

Milyonlarca işsiz var.

Ücretler yerinde sayıyor.

İş saatleri uzuyor, çalışma temposu hızlandırılıyor.

İş kazaları durmuyor, işçiler ölüyor! Her ay, ortalama 50 işçi iş kazalarında yaşamını kaybediyor.

Meslek hastalıklarına yakalanan işçilerin sayısı artıyor.

Özetle; kan, acı, kahır, bıkkınlık, tükenme...

Bunca çalışmanın, bunca üretmenin karşılığı bunlar mı olmalı?

Türkiye, dünyanın 16. büyük ekonomisi. Patronlar ve hükümet sözcüleri övünüyor ve bizleri de övünmeye çağırıyorlar.

Güzel; övünüp sevinelim de, neye sevineceğiz? Emekçilerin yaşamında ne gibi olumlu değişiklikler var?

UİD-DER Medya Ekibi’nin sokakta mikrofon uzattığı bir kadın işçi, evine ve çocuklarına meyve bile götüremediğini acı acı anlatıyor.

Başka bir kadın işçi, çalışmaktan çocuklarının yüzünü göremediğini söylüyor. Çünkü işten çıktıktan sonra merdiven silmeye gidiyormuş.

Türkiye ekonomisi büyüyor, patronlar palazlanıyor, bankalar rekor kârlar açıklıyorlar.

Ama işçiler meyve bile yiyemiyor. Mutfaklara et girmesinden, doyurucu ve sağlıklı beslenmeden söz etmiyoruz bile!

İşçiler çocuklarına hasret kalıyor. Çocuklar annelerini ve babalarını görmeden büyüyorlar.

Acı ve kahreden bir durum değil mi bu? Tüm zenginliği üreten işçiler, fakat yoksulluğa talim eden de işçiler! Neden ve niçin?

Sendikalar her ay açlık ve yoksulluk sınırı açıklıyorlar: Dört kişilik bir ailenin sadece karnını doyurabilmesi için 1000 liraya ihtiyaç var. Asgari ihtiyaçlarını karşılayabilmesi içinse 3 bin 150 lira gerekiyor.

Adı üstünde açlık ve yoksulluk sınırı! Bu sınırı aşmayı bırakın, kaç işçi bu sınıra yaklaşabiliyor?

Asgari ücret, geçim indirimi dâhil 701 lira. Yani on milyonlarca insan aç ve yoksul!

Öfkelenmemek, patronlar sınıfını Karun kadar zengin yapan, işçileri ise aç ve yoksul bırakan bu düzene sövüp saymamak elde mi?

Adına kapitalizm denen bir düzende yaşıyoruz. Bu düzen işçilerin sömürülmesiyle ayakta duruyor. Hak, hukuk, adalet, eşitlik sadece laf...

İşçi-emekçi halkın başına örülen çorapların sayısı her gün artıyor.

Şimdi de Genel Sağlık Sigortası adı altında yeni bir soygun başlattılar. Güya herkesin sigortası olacak! AKP hükümeti halkı bu kadar düşünüyor da, neden sağlığı parasız yapmıyor?

Yapmazlar, çünkü diğer burjuva hükümetler gibi AKP hükümetinin de derdi bu değildir, onların derdi halkı yolmaktır!

Nereye dönsek, ne yapsak büyük bir haksızlık ve eşitsizlikle karşılaşıyoruz.

Geçen haftalarda Denizli’de, Serap adında genç bir kız intihar etti. İnsan 21 yaşında, ömrünün baharında neden intihar eder? Serap kredi kartı borcunu ödeyemediği için ölüme gitti, daha doğrusu kapitalist düzen onu ölüme itti.

Serap yalnızca bir örnek... İşsizlik ve yoksulluk nedeniyle bunalıma giren, intihar eden ve ailesini katledenlerin sayısı çoğalıyor. Tırmanan kadın cinayetlerinin altında, toplumsal çıkışsızlık ve umutsuzluk büyük bir rol oynuyor.

Bu düzen işçi-emekçi halkın psikolojisini bozuyor ve insanları hasta ediyor.

İşçilerin sosyal yaşamı yok. Gezmek, eğlenmek ve hatta gülmek işçiye haram!

Sabahın karanlığında işyerine giren ve akşamın karanlığında eve dönen işçi; eşini, çocuklarını ya da dostlarını ne zaman görebilir ki? Eşinin, çocuğunun, sevgilisinin elinden tutup nereye gidebilir?

Ücretleri düşük tutan patronlar, işçileri işyerlerine hapsetmiş durumdalar. Aldığı ücreti bir parça olsun arttırmak isteyen işçi, patronların dayattığı fazla mesaileri kabul etmek zorunda kalıyor.

Haftalık çalışma saatleri yasalara göre 45 saat. Fakat fazla mesailerle birlikte haftalık çalışma 70-75 saate kadar çıkıyor.

Bu durum, normalleştirilmeye ve kanıksatılmaya çalışılıyor.

Patronlar, işçilere hiçbir şekilde sormadan, günlük çalışma sürelerini 12 saat üzerinden belirliyorlar. Böylece 8 saat çalışma kavramı ve hakkı işçilerin bilincinden siliniyor.

Tam bir kısır döngü var.

Patronlar, iş saatlerini uzatmak için ücretleri düşük tutuyorlar. Ücretini arttırma çabasındaki işçi, fazla mesailere mecbur kalıyor. Uzun çalışma saatlerini kabul etmeyen işçiler ise, işsizlik kırbacıyla terbiye ediliyor.

Demek ki, düşük ücretler ve uzun çalışma saatleri kadınıyla, erkeğiyle tüm işçilerin en can yakıcı sorunu.

Fazla mesailer, ücretleri bir parça yükseltse de sorunu çözmüyor, çözemez de!

Ücretler bir parça yükselir, ama uzun çalışma saatleri işçileri her açıdan tüketmeye devam eder.

O halde kısır döngüyü kırmak lazım.

Talebimiz açık ve net: Ücretler yükseltilsin, iş saatleri düşürülsün!

İşçileri fazla mesailere mecbur eden düşük ücretler yükseltilmelidir!

Fazla mesailer kaldırılmalı, işçilere boş zaman bırakılmalıdır!

Bu kadarı yeter mi? Yetmez!

Dünya işçi sınıfı, 8 saatlik işgünü hakkını elde etmek için büyük bedeller ödedi. Şimdi patronlar, 8 saatlik çalışma hakkını içi boş bir kabuğa çevirmiş durumdalar. Yasalarda var, ama pratikte yok!

8 saatlik işgünü hakkına sahip çıkıp iş saatlerini daha da aşağılara çekmek için mücadele vermezsek, unutturulmaya çalışılan bu hak da elimizden alınacak.

Kıdem tazminatının başına örülen çorabın aynısı, 8 saatlik işgünü hakkımızın da başına örülecek!

İşçiler birlik olmadan ve mücadele vermeden patronlara karşı durmak ve yeni haklar elde etmek mümkün değildir!

Önümüz 1 Mayıs!

Yani dünya işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü. Bu anlamlı gün, 8 saatlik işgünü mücadelesinin sembolüdür.

İş saatlerinin düşürülmesi ve ücretlerin yükseltilmesi talebini, bu anlamlı günde güçlü bir şekilde haykırmak için tüm gücümüzle çalışmalıyız!

17 Mart 2012






Son Eklenenler

  • french-railway-workers-2018.jpg
    Cezayirli doktorlar yedi aydır direniyor. Çalışma şartlarının iyileştirilmesini ve zorunlu kamu görevinin kaldırılmasını isteyen asistan doktorlar, yedi aydır mücadele ediyorlar. Bu eylem Cezayir...
  • emekci-kadinlar-mucadelede-onde_20140501_278.jpg
    Kardeşler bir kadın işçi olarak hükümetin kadın politikaları beni öfkelendiriyor. Kendimi şanslı hissediyorum, çünkü bu mektubu yazarken binlerce kadının sesine ses olduğuma inanıyorum. Her gün bir...
  • hayirda-hayir-var.png
    Hangi kanalı açarsak hep seçimle ilgili konuşmalar yapılıyor. Ne hikmetse kanallar sanki seçimde tek aday Recep Tayyip Erdoğan’mış gibi yanlı haber yapıyorlar. AKP hükümeti kimseden farklı seslerin...
  • patates-sogan-haziran-2018.jpg
    24 Haziran seçimlerine az bir zaman kala fabrikadaki kadın arkadaşlarla sohbet ettik. Bu sohbetlerden birini sizlerle paylaşayım. Konu ekonomik krizden açıldı. Arkadaşlardan biri alım gücünün...
  • kadincinayetleri_yuruyus.jpg
    Yayınladığı seçim manifestosuyla emekçi kadınlardan da oy isteyen AKP, 16 yıllık iktidarı boyunca kadınlara yönelik birçok olumlu düzenlemeyi hayata geçirdiğini iddia ediyor. Oysa biz emekçi...
  • iett-yolculari.jpg
    Gebze İstasyon’da oturanlar bilir 17B otobüsünü. Her zaman böyle tıklım tıkış mıdır bilmem ama bayramda oldukça “samimi” yolculuklar yapıldığına ben de tanık oldum. İstanbul’a gitmek için yola çıktım...
  • rifat-hisarciklioglu.jpg
    Malum seçime az kaldı. Hepimiz seçimleri konuşuyoruz. İşçiler kendileri için en iyisi olsun isterken, mevcut iktidar patronlar için en iyisi olsun diye uğraşıyor. Taşeron çalışan sayısı AKP iktidarı...
  • sogan-kuru-7-lira.jpg
    Hepimizin bizzat tanık olduğu üzere hayat pahalılığı her geçen gün artıyor. Ekonomik kriz derinleşirken, Türkiye’de de bunun yansımasına her gün daha yakından şahit oluyoruz. Bizim gibi işçi ve...
  • yetti-gari-tamam.jpg
    Bugüne kadarki seçimlerden çok farklı olacak olan seçimlere sayılı saatler kaldı. Daha evvelki seçimler ister zamanında yapılsın, ister erkene alınsın, seçimler biter bitmez seçilenler bir daha...
  • patronlar-ister-akp-yapar.jpg
    Şimdiye kadar vaatleriyle işçi emekçileri kandırıp oy toplayan AKP hükümeti tabi ki verdiği sözleri yerine getirmedi. Verdiği sözleri yerine getirmemesi yetmiyormuş gibi üstüne bir de çıkardığı...
  • akhisar (6).jpg
    Soma Katliamı davasının 22. duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 3 gün devam eden duruşmanın ardından 5’i tutuklu 51 kişinin yargılandığı dava 27 Hazirana ertelendi. Duruşma öncesinde...
  • flormar-20180622.jpg
    Sendikalaştıkları için işten atılan ve fabrika önünde direnişe başlayan Flormar işçileri, direnişlerinde 38’inci gününü geride bıraktılar. Fabrika önünde direnişlerini sürdüren işçiler, çeşitli...
  • tamam-diyoruz.png
    Ben bir metal işçisiyim. OHAL bahane edilerek her fırsatta biz işçilerin, özellikle de metal işçilerinin grevleri yasaklanıyor. Bir de utanmadan, pervasızca çıkıp patron örgütlerine OHAL’i...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this