UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Savaş, Sömürü, Baskıya Karşı 1 Mayısa!

28.04.2017, Ankara’dan bir grup işçi

1mayis-gbz_2013-05-01_015.JPG

İşçilerin Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs’ı gittikçe ağırlaşan olağanüstü koşullarda karşılıyoruz. Bütün dünyada patronlar sınıfı ve onların hizmetindeki hükümetler işçilerin haklarına saldırmaya devam ediyor. Biz Türkiye’deki işçiler, emekçiler de dünyanın bu gidişatından payımıza düşeni alıyoruz.

1 Mayıs Bizimdir!

28.04.2017, Ankara’dan bir işsiz işçi

1mayis1976.jpg

1 Mayıs nedir? Neden işçi ve emekçiler için 1 Mayıs çok önemlidir? 1886’da mücadele bayrağını yükselten Amerikalı sınıf kardeşlerimiz şöyle haykırıyorlardı: 8 saat çalışma, 8 saat dinlenme, 8 saat canımız ne isterse! Bu taleple mücadeleye atılan ve kazanan Amerikan işçi sınıfı 1 Mayıs coşkusunu dünyadaki bütün işçi ve emekçi kardeşlerimize aşılamıştır.

Mücadele Etmek İçin 1 Mayıs’a Sahip Çıkalım

28.04.2017, Kartal’dan bir kadın işçi

hayir-kortej

Bu yıl 1 Mayıs referandumun gölgesinde kaldı. Aylardır referandumla yatıp kalkıyoruz! Referandumda “evet” diyelim diye yapmadıklarını bırakmadılar. Bugüne kadar hiçbir oylamada bu düzeyde baskıya maruz kalmadık! Sabah akşam her kanalda, her yayında, her sokakta “evet” verilsin diye bangır bangır bağırıldı. Her sokakta, her caddede koca koca afişlerle, pankartlarla “evet”lere şartlanmamız istendi. “Hayır”cılar “terörist” ilan edildi, vatan haini ilan edildi, sokaklarda linç edilmek istendi, hapislere atıldı...

1 Mayıs Ateşi

28.04.2017, Ankara’dan genç bir işsiz

uidkortej1mayis.jpg

Gece ile gündüz birbirine karışmış/Çocuklar makine başında/Bitkinler, eriyip gidiyorlar.../ İşçiler aç, İşçiler sefil,/Barakalarından yağmur damlıyor,/ Pencerelerden rüzgâr doluyor içeriye./ Fabrikanın bacalarından yoksulluk tütüyor.

8 Saat İş, 8 Saat Uyku, 8 Saat Canımız Ne İsterse!

28.04.2017, Avcılar’dan genç bir işçi

1mayis-times.jpg

1886’nın 1 Mayıs güneşi, Amerika işçi sınıfının üzerinde bir başka parlıyordu. Amerika’nın sokaklarını inleten ve dünyanın geri kalanında duyulan, insanlığın ortak dilinde bir şarkı söyleniyordu: “8 saat çalışma, 8 saat dinlenme, 8 saat canımız ne isterse!” Ve o günden sonra güneş, çekilmez çalışma koşulları altında güneş ışığını hissedemeden yaşayan dünya işçi sınıfı için aynı anda doğacak, aynı parlaklıkla yürekleri ısıtacaktı.

İşten Atmalara Karşı 1 Mayıs’ımıza Sahip Çıkalım!

26.04.2017, Pendik’ten bir işçi

birleşen işçiler yenilmezler

AKP hükümeti referandum sürecinde işçi ve emekçilerin gözünü boyamak için çeşitli kampanyalar öne sürmüştü. “Milli İstihdam Seferberliği” adı altında şaşaalı reklamlarla işçi ve emekçilere “müjde” verildi. AKP’nin derdi referandum sürecinde işsizlik oranlarını “düşürerek” işçi ve emekçileri tek adam rejimine ikna etmekti. Bakanların çeşitli açıklamalarından da biliyorduk ki, işçi sınıfının uzun yıllardır mücadele ile elde ettiği kazanımlara saldırmak için referandum sürecinin “başarıyla” atlatılması bekleniyordu.

1 Mayıs’a ve 8 Saatlik İşgününe Sahip Çıkmalıyız

26.04.2017, Tuzla’dan bir kadın işçi

soma-mitingi_20140525_110509_01.jpg

Bu düzende patronlar sınıfı daha çok zenginleşirken işçi sınıfı giderek yoksullaşıyor. İki sınıf arasındaki uçurum günden güne büyüyor. İşçi sınıfının geçmişte birçok bedel ödeyerek elde ettiği hakları dünyanın her yerinde elinden alınmaya devam ediyor. İş saatleri uzuyor, çalışma koşulları zorlaşıyor. Fabrikada işçiler günden güne gelişen teknolojilerle hızlanan makinelerle yarışır hale getiriliyor.

Sermaye Hükümetleri Sorunlarımızı Çözemez!

25.04.2017, Sarıgazi’den bir işçi

cocuk-isciler-tekstil.jpg

Taşeronlaştırma, işsizlik, iş cinayetleri, çocuk işçilik, kadın cinayetleri, gelir eşitsizliği… Oranlar, sayılar işçilerin yaşadıkları sorunların yakıcılığını ortaya koyuyor. Yaşadığımız yakıcı sorunları anlatmakla, yakınmakla çözemeyiz. Kimimiz bu sorunların farkındayız belki ama farkında olmak yetmez. Farkında olalım ya da olmayalım, sorunlarımızı çözmek için adım atmalıyız. Bu da örgütlü bir şekilde mücadele etmektir.

Sendikal Haklarımız için 1 Mayıs’a Sahip Çıkıyoruz!

25.04.2017, Tuzla’dan bir grup kadın işçi

kortej-sendikalar-iscilerindir.png

İşyerimizde geçtiğimiz günlerde toplu iş sözleşmesi imzalandı. Dört ay gecikmeli olarak imzalanan bu TİS görüşmeleri sırasında sendika şube yöneticilerini bir kenara bırakalım işyeri temsilcilerimiz tarafından bile ne fikrimiz alındı, ne de doğru düzgün bir bilgilendirme yapıldı. Sessiz sedasız imzalanan TİS sonucunda geriye dönük dört aylık haklarımızın ise taksitlere bölünerek ödeneceği söylendi. Zaten üç kuruşluk zam ve diğer sosyal hakların parça parça ödenmesiyle alacaklarımız böylece kuşa çevrilmiş olacak.

Durmak Yok Zamlara Devam!

24.04.2017, Kartal’dan bir işçi

hastanede-sira-bekleyenler.jpg

Hükümetin referandum öncesinde oy oranını olumsuz etkilememesi için ertelediği kimi yasal düzenlemeler ve zamlar bir bir hayata geçirilmeye başlandı. Zam derken yanlış anlaşılmasın, ücretlere değil, temel ihtiyaçlara zam yapılıyor. Son olarak SGK hasta muayene ücretlerine %20 ilâ %60 oranında zam yapıldı. Devlet hastanelerine gidenlerin cebinden artık 5 lira yerine 6 lira çıkacak, özel hastaneye gidenlerin cebindense 12 lira yerine 15 lira çıkacak

O Mermeri Yapanlar İşçiler, İçinde Yaşayanlar Kimler?

24.04.2017, İstanbul’dan bir lise öğrencisi

mermer-ak-saray.jpg

Ben bir lise öğrencisiyim. Komşumuz olan abiyle sohbet ederken okulda tarih hocamızla aramızda geçen konudan bahsetmiştim. Abi de, İşçi Danışması’nın web sitesindeki “Anneannemin Hikâyesi” başlıklı mektubu okuyarak benim de bu konuyu yazmamı önerdi. Ben de sizlerle tarih hocamla aramda gecen tartışmayı paylaşmak istiyorum. Konu ülkedeki adaletti…

Büyük Elleri Birleştirelim!

24.04.2017, Sefaköy’den bir işçi

yasasin-1-mayis.png

Geçen gün çalıştığım hastanede temizlikçi bir ağabeyle sohbet ediyorduk. Çalışma saatlerimizin uzun olmasından, yemek molalarımızın yetersiz olmasından dert yanıyorduk. Bazen o kadar yoğun çalışıyorduk ki gün içerisinde yarım saat yemek molası dışında oturma şansımız olmuyordu. Koskoca hastanede 5-6 temizlik işçisi çalıştırılıyordu.

Biz İşçi Sınıfıyız, Biz Milyonlarız

23.04.2017, Gebze’den petrokimya işçisi bir kadın

1mayis-gbz_2013-05-01_013.JPG

Kapitalizm her geçen gün biraz daha çürüyor. Bu çürüme gerçekleşirken işçi ve emekçi kitleleri de derinden etkiliyor. Toplum alabildiğine yozlaştırılıyor. Ve böylesi köhnemiş bir düzende insanlığını yitirmeden kalabilmek için sıkı bir mücadele yürütmek gerekiyor. İnsani değerlerin içi boşatılıyor, insanın toplumsal bilinci köreltilmeye çalışılıyor.

Kriz ve Kaosun İşyerimize Yansımaları

23.04.2017, Tuzla’dan bir grup metal işçisi

uidder-kortej.JPG

Bir referandum döneminden geçtik. Her fabrikada olduğu gibi çalıştığımız fabrikada da bu süreçte referandumu çok sık tartıştık, konuştuk. Bu süreçte referandumdan istedikleri çıkmazsa ekonomik kriz ve istikrarsızlığın olacağını söyleyen egemenler, bizleri kriz ve kaos sopasıyla korkuttular.

“Hayır” İşçilerin Kararıyla Hayırlı Oldu!

23.04.2017, Avcılar’dan bir kadın işçi

zonguldakta-ysk-protestosu.jpg

Aylardan beri işçilerin gündeminde olan referandum 16 Nisan’da yapıldı. AKP hükümetinin baskılarına ve zorbalığına rağmen büyük şehirlerde hayır çıktı. İşçilerin yaşadığı şehirlerde HAYIR’ın çıkması hükümete bir mesaj verdi. Toplum aslında “tek adam rejimini istemiyoruz” dedi. İşsizliğin artması ve hayat pahalılığının tavan yapması, yürütülen haksız savaşlar işçilerin hayır demesine neden oldu.

Mücadelemizin Sembolü 1 Mayıs’a Sahip Çıkalım!

23.04.2017, Sarıgazi’den bir grup kadın işçi

uidder-1-mayis-2014_20140501_004.jpg

İşçilerin uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’a sayılı günler kaldı. Egemenler, kapitalist kriz nedeniyle yaşam koşulları giderek ağırlaşan işçileri zapturapt altında tutmak istiyorlar. Çıkardıkları yasalarla işçilerin bir araya gelmesini ve hak aramasını engellemeye çalışıyorlar. Özellikle 15 Temmuz’dan sonra biz işçiler her geçen gün dozu artan baskılar, OHAL koşulları, engellenen grevler nedeniyle zorluklar yaşıyoruz.

Patronlardan İşçilere Öğütler

22.04.2017, Gebze’den bir işçi

tesvik-3.jpg

İnternette bir haber sitesinde dolaşırken karşıma bir video çıktı. Bu bir TV programı. Bu programın özelliği ise programa patronların konuk ediliyor olması. Muhabirler bir gün boyunca patronlara çalışma hayatında eşlik ediyorlar. Bu sırada tabi sohbetler de eksik olmuyor. Kiğılı ve Zorlu patronları programın konukları arasında yer alıyor.

Dallarında Özgürlüğü Gizleyen Ağaç

22.04.2017, Pendik’ten bir kadın işçi

ozgurluk-agaci.jpg

İnternette dolaşan bir öykü var; baskıcı, yasakçı, otoriter rejimlerin karakterini çok çarpıcı şekilde özetliyor: Orta Amerika ülkelerinden birinde bir darbe olur. Bütün bilim adamları, şairler, akademisyenler, avukatlar, gazeteciler hapse atılır. Görüş hakları yoktur! İki hafta, üç hafta, altı ay, bir yıl!...

Özbekistan’da Pamuk Hasadında Mükellefiyet

15.04.2017, Pendik’ten bir işçi

ozbekistan-pamuk-1.jpg

Özbekistan, 2011 verilerine göre dünya pamuk üretiminde beşinci, pamuk ihracatında ise altıncı sırada yer alıyor. Yani dünyanın en büyük pamuk ihracatçılarından biri. Özbekistan hükümeti, pamuk hasadı mevsimi geldiğinde bir milyondan fazla vatandaşını devletin işlettiği endüstride pamuk toplamaya zorluyor. Hükümet pamuk toplama işi için okul çağındaki çocukları kitlesel ölçekte seferber ediyor.

GSS: Yalan Rüzgârından Yalan Kasırgasına

14.04.2017, Kartal’dan bir kadın işçi

borclandir-borcunu-dusur.jpg

Pek çok insan hatırlayacaktır; yıllar evvel televizyonlarda yayınlanan bir dizi vardı. Adı Yalan Rüzgârı idi. Bu dizideki kahramanlar birbirlerine yalanlar söylüyor, birbirlerini aldatıyordu. Diziyi izleyenler “pes artık, bu kadar da olmaz” diyor, heyecanla gelecek bölümü bekliyorlardı. Yalan Rüzgârı’nın başladığı saatlerde herkes evinde oluyor, sokaklar sessizleşiyordu. Doğrusu AKP’nin referandum afişlerini gördüğümde aklıma bu dizi geldi.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this