UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Fare Kapanı

25.06.2019, Gebze’den bir işçi

fare-kapani.jpg

Günlerden bir gün farenin karnı acıkmış ve mutfağa gitmiş. Mutfağa gittiğinde bir de bakmış ne görsün, fare kapanı ve üzerinde de peynir varmış. Bunu gören fare tavuğun yanına gitmiş. “Tavuk kardeş, tavuk kardeş... Mutfağa fare kapanı kurmuşlar bunun için bir şey yapmak lazım” demiş. Tavuk da, “ben tavuğum ne yapabilirim ki?” demiş. Tavuğun yanından ayrılan fare koyunun yanına gitmiş...

İşsizlik Kırbacı

25.06.2019, Gebze’den genç bir işçi

iskur-basvuru-cekmekoy.jpg

Ekonomik krizin derinleştiği, çelişkilerin daha da keskinleştiği bir dönemden geçiyoruz. Kriz derinleştikçe sermaye sınıfı daha da saldırganlaşıyor ve krizin tüm yükünü emekçilerin sırtına yüklemek için var gücüyle çalışıyor. Enflasyon günden güne artarken ücretlerimiz yerinde saymaya, hatta erimeye devam ediyor. İşsizliğin, özellikle de genç işsizliğin bu denli yüksek olması ise işçi sınıfının gençlerini büyük bir çıkışsızlığa itiyor.

Sabırla, İnatla UİD-DER’le Yürümek!

22.06.2019, Gebze’den bir metal işçisi

uidder_kortej.jpg

Hayatı, yaşamı ciddiye almayan değişir mi? Dönüştürür mü? Ya da kendileri ciddi olmayanlar sınıfını, mücadelesini ciddiye alır mı? Evet, sınıf kardeşlerim UİD-DER 2006 Haziranında sınıf mücadelesinin haklılığına inanmış ve bu uğurda alın teri döken öncüler tarafından kuruldu. Kurulduğu o günden bu güne kadar azimle, inat ve kararlılıkla işçi sınıfının içerisinde çalışıyor.

15-16 Haziran: Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!

22.06.2019, UİD-DER’li liseli öğrenciler

15-16-haziran-direnisi.jpg

49 yıl önce gerçekleşen 15-16 Haziran eylemleri, Türkiye’nin gördüğü en büyük işçi eylemleri oldu. Bu tarihler, işçilerin kendi güçlerinin farkına vardığı tarihlerdi. İşçiler 15 Haziran geldiğinde patronlar sınıfına neler yapabileceklerini göstermiş oldular. Böylelikle 15-16 Haziran Genel Direnişi, mücadele tarihimizde yerini aldı. Bu tarih, bizlere büyük dersler veriyor ve işçilerin neler yapabildiklerini bir kez daha gün yüzüne çıkarmış oluyor.

Çocuklarımızın Geleceği Bizim Ellerimizde

21.06.2019, Ankara’dan bir kadın işçi

rabia-naz-ailesi.jpg

Sermaye düzeninin sözcüleri zaman zaman çocukların güzelliğinden, tüm çocuklara sevgiyle yaklaştıklarından, tüm çocukların mutluluğunu istediklerinden dem vuruyorlar. Ama yaptıkları söylediklerine uymuyor elbette. Geçtiğimiz yıl 12 Nisanda Giresun Eynesil’de Rabia Naz isimli kız çocuğumuz yaralı halde bulundu, hastaneye kaldırıldı ancak yaşama tutunamadı. Ölümü kayıtlara intihar olarak geçti. Ailenin yaptığı araştırmalar, ambulans görevlileri ve çevredekiler tarafından aktarılan bilgiler sonucu Rabia Naz’ın trafik kazası nedeniyle öldüğü anlaşıldı.

Eğitim Sistemi

21.06.2019, UİD-DER’li öğretmenler

egitimde-esitsizlik.jpg

Eğitim Reformu Girişimi, farklı ekonomik güce sahip ailelerin eğitime ayırdıkları bütçeden yola çıkarak Türkiye’de eğitimde fırsat eşitsizliğini bir raporla paylaştı. Geliri daha yüksek kesimle dar gelirli kesimin eğitim harcamalarını karşılaştıran Eğitim Reformu Girişiminin sosyoekonomik durumları farklı üç öğrenci ve TÜİK verilerini kullanılarak hazırladığı rapor, aslında Türkiye özelinde kapitalist toplumdaki adaletsizliklerin eğitimdeki yansımalarını ortaya koymaktadır.

Başka Bir Bayram!

21.06.2019, Samatya’dan bir işçi

hastane-kayit-sirasi.jpg

Ben sağlık sektöründe çalışan bir işçiyim. Malum geçtiğimiz günlerde bir bayram tatili geçirdik. Size bayramın birinci günü yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum. Hastaneye bir hasta geldi, 25 yaşlarında daha gencecik bir kadın. Muayene olmak için gelmiş. Gözlerinin altı mor, bakışları bezgin, yürümeye hali yok sanki. Konuşma fırsatımız oldu. “İyi bayramlar, geçmiş olsun” dedim. “İyi bayramlar abla sana da, sağ olasın. Bayram da abla kime bayram ben anlamadım” dedi.

Suriyelilerin Suçu Ne?

20.06.2019, Hadımköy’den bir metal işçisi

sosyal-deney-suriyeliler.jpg

Bir internet kanalı sosyal deney yapıyor: Deneyde rastgele sokaktaki insanlar durdurularak, “bugün size yardıma muhtaç bir Suriyeli gelse ‘yardıma muhtacım, kimsem yok’ dese kapınızı açar mısınız?” diye bir soru yöneltiliyor. Sosyal deneye katılanların çoğu ilk başta “tabii ki açarım, onlar bizim kardeşimiz, din kardeşiyiz” gibi şeyler söylüyorlar. Tabii o esnada deneyi yapan sunucu oradan hemen bir Suriyeli genci çağırarak, “Allah sizden razı olsun bakın bu genç gerçekten yardıma muhtaç” diyor.

İBB: Bir Sevda Hikâyesi!

20.06.2019, Bahçelievler’den bir eğitim emekçisi

ibb_rant.jpg

Malumunuz İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimleri iptal edildi. 23 Haziranda seçimler yenilenecek. Seçimin iptal edilmesi için öne sürülen gerekçelerin hiçbiri inandırıcı değildir. Siyasi iktidar öne sürdüğü iddialarla ilgili ciddi hiçbir delil ortaya koyamamıştır, öte yandan İstanbul’u kaybetmeyi de hiç istememektedir. Siyasi iktidar neden İstanbul’u kaybetmeyi istemiyor?

Akkuyu Nükleer Santralinde İkinci Defa Çatlak Oluştu

20.06.2019, Ankara’dan bir inşaat işçisi

akkuyuda-catlak.jpg

Temeli 3 Nisan 2018’de atılan Akkuyu Nükleer Santralinde geçtiğimiz günlerde ikinci defa çatlak oluştu. Yapılması planlanan zamandan bu yana büyük tepki toplayan nükleer santraller, bu son gelişmeden sonra tekrar gündeme geldi. Nükleer santrallerin en genel etkisi doğaya saldığı radyasyondur. Radyasyon, kanserden ölümlere ve sakat doğacak kuşaklara neden olur.

Kale Kayış İşçilerine Selam Olsun!

19.06.2019, Sancaktepe’den bir işçi

kale_kayis_20190525_IMG_0048.JPG

UİD-DER’li dostlarımızın yazdığı mektubu öfkeyle okudum. Bir taraftan da, patronun saldırısı karşısında mücadele azimlerinin bilenmesi umut verdi bana. Direnişçi işçi kardeşlerimizin selamını aldık. Aleykümselam. Bizlerden de kucak dolusu selamlar. Direnişlerini büyük bir saygı ve sevgiyle selamlıyoruz. Öfkeleri öfkemiz, mücadeleleri bizlerin mücadelesidir. Patronun yaptığı saldırı Kale Kayış işçilerine değil, her birimize, biz işçilere yapılmıştır.

Aynısı Bizim İşyerinde Yaşandı

19.06.2019, Gebze’den bir kadın petrokimya işçisi

yemekhane.jpg

Biz işçiler birbirimize ne kadar çok benziyoruz. Ne kadar da aynı şeyleri yaşıyoruz. Yaşadığımız şehir, çalıştığımız fabrika farklı olsa da sorunlarımız hep benzer türden. Bir hayli zaman oldu bu hadiseyi yaşayalı ama aklıma gelmişken yazmak, paylaşmak istedim. Bir gün fabrikada yakın arkadaşlarımızla oturmuş, “akıllı” telefonlarımızla UİD-DER sitesinden ilgimizi çeken bir mektubu okumak istedik.

Dayanışma!

18.06.2019, Ankara’dan bir işçi-öğrenci

iscibirligi.jpg

Dünyanın diğer memleketlerindeki sınıf kardeşleri gibi, Türkiye işçi sınıfı da mücadelelerle dolu bir tarih yaratmıştır. Sömürüye ve zulme karşı verilen bu onurlu mücadelede geçmiş işçi kuşakları bize pek çok miras bırakmıştır. “Grev” diyerek dişleriyle tırnaklarıyla mücadele eden Kavel işçileri, “üreten biziz yöneten de biz olacağız” diyen Alpagut işçileri, “zincirleri kıra kıra patronların kafasına vura vura” direnen 15-16 Haziran direnişçileri ve daha niceleri... Tüm bu tarihsel mirasta ortak olan şey dayanışmadır. İşçi sınıfı dayanışma sayesinde patronlara diz çöktürmüştür. Çünkü işçi dayanışması mücadeleye güç katar, onu besler ve büyütür.

Ben Hesapladım Terazi Hesaplayamadı!

18.06.2019, Sefaköy’den bir işçi

3-sivribiber-95g.jpg

Ekonomik kriz her geçen gün hayatımızda kendisini daha fazla hissettiriyor. Gerçek enflasyon karşısında asgari ücrete yapılan “kırıntı zamlar” ikinci ayında eriyip gitti. Aldığımız maaş açlık sınırının altındayken bir de işsizlik tehdidiyle karşı karşıya kalıyoruz. Patronlar krizi fırsata çevirmek için işçi çıkartmaya başladılar. Geçim şartları gittikçe zorlaşıyor. Kölece koşullarda çalışmamıza rağmen krizin faturası bizim sırtımıza yükleniyor. Gıda fiyatları o kadar arttı ki sebzeleri tane tane almak zorunda kalıyoruz. Kırmızı biber ile sivri biberin kilogram fiyatı 20-25 lira arasında seyrediyor.

Fazla Mesai Ücretini İstemek Saflık mı?

16.06.2019, Ataşehir’den bir işçi

fazla-mesai.jpg

Kendi sektöründe en pahalı ürünleri satan, yani yüksek gelirlilere hitap eden bir mağazada çalışıyorum. Haftanın 6 günü 10 saat çalışıyoruz ve fazla mesai ücreti verilmiyor. İş görüşmesinde düşük ücret aldığımı düşünmememi, satış primleriyle birlikte kayda değer bir maaş alacağımı söylemişlerdi. Çalışmaya başladıktan sonra prim kotamın asla tutmayacak bir kota olduğunu gördüm.

“Her Şey Para Demek Değil!”

16.06.2019, Sancaktepe’den bir işçi

emegin-karsiligi.jpg

Doğrudur, hayatta paradan çok daha önemli şeyler var. Mesela dostluk, kardeşlik, sevgi, saygı, yardımlaşma, dayanışma gibi... Her ne kadar kapitalist sistem insan ilişkilerini çıkar ilişkilerine dönüştürmüş olsa da insanı insan yapan değerler maddiyattan çok daha önemlidir. Örneğin işyerinde birlikte çalıştığımız arkadaşlarımızla kurduğumuz çıkarsız dostluklar, dayanışma ve yardımlaşma bizi güçlü kılar.

Bekâr İşçilerin Tuzu Kuru mu?

16.06.2019, Gebze’den bir metal işçi

otomotiv-kadin-isci.jpg

Çalıştığım fabrikada yemek molasında, aradan yaklaşık 1 ay geçmiş olsa da 1 Mayıs konusu açıldı. Malum 1 Mayıs resmi tatil günü. Ancak bu 1 Mayıs’ta bizim çalıştığımız farikada “zorunlu” mesai yapıldı. 1 Mayıs’ın anlamını, biz işçilerin neden sahiplenmesi gerektiğini bildiğim için bu çalışmaya gitmedim.

Beceri Belirleme Standı

15.06.2019, Gebze’den bir metal işçisi

yan-sanayi-uretim.jpg

Ben otomotiv sektöründe özel makine ve mekanik tasarım imalatı üzerine çalışan bir mühendis işçiyim. Geçtiğimiz günlerde daha önce pek görmediğim bir “proses” istendi benden. Toplantıya gittiğimde karşımda bir grup üretim sorumlusu müdür vardı. Bana işçilerin montaj yaparken çok fazla hata yaptıklarından, parçaların montajını yaparken bileşenlere zarar verdiklerinden ve yeterli ürün sayısına ulaşamadıklarından bahsettiler.

Öğrencilere Esnek Çalışma, Patronlara Bedava İşgücü

14.06.2019, Gebze’den bir metal işçisi

iskur-somurusu.jpg

Yukarıdaki başlığı okuyunca aklımıza olumlu bir şeyler gelmesi pek mümkün olmuyor. Kafamızın içinde öğrencilerin esnek çalışma metoduyla istihdam edileceği, patronların onları dizginsiz sömüreceği gibi düşünceler dolaşıyor. Zaten stajlarda her türlü işi yapmaya zorlanan, stajının yanmaması için temizlik yapan, çay dağıtan, hakaretlere karşı boynunu büken bu öğrenciler değilmiş gibi, şimdi de esnek çalışma ve bedava işgücünden söz ediliyor.

Orhan Kemal Patronların Korkusunu Anlatıyor

12.06.2019, Çayırova’dan bir öğrenci

orhan-kemal-cemile.jpg

Yazdığı roman ve hikâyelerde işçi sınıfını konu edinmiş, ömrünü işçi sınıfının mücadelesine adamış olan Orhan Kemal’in eserlerinden biri olan Cemile romanı Adana’da fakir bir işçi mahallesinde geçer. Adana işçilerinin ekmek parası için verdiği mücadelenin anlatılmasının yanı sıra, yaşanan sorunlara rağmen birlik olmanın ve dayanışmanın önemi vurgulanır. Bu romandan patronlar sınıfının, bilinçli işçilerden nasıl korktuklarını gösteren çarpıcı bir kesiti sizlerle paylaşmak istiyorum.

UİD-DER Aylık Bülteni

Broşürlerimiz

Share this