UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Umut Uzakta Değil

16.12.2018, Ankara’dan genç bir işçi-öğrenci

otoriterlesmeye-karsi-mucadeleye.jpg

Yok diyorlar umut/ Hiç yokmuş gibi diyorlar/ Yaşanmamış, yaşanmayacakmış gibi/ Uysallaştırıyor işsizlik ve açlık korkusu umutlu elleri/ Korkunun sofrasında var ettiler umutsuzluğu/ Zihinleri korkunun esareti altında/ Umut değil korku bulutları dolaşıyor penceresiz odalarda./

O Gece Sustuk Ama…

16.12.2018, Çayırova’dan bir işçi

isciler-eylem.JPG

Gece vardiyasında üretim şefi işçileri toplantı odasına çağırdı ve bir konuşma yaptı. “Diğer vardiya bizden daha azimli çalışıyor. 15 yıllık yöneticilik hayatımda ilk defa azarlandım. Bana ‘senin vardiyanda çalışanlar masa başında uyuyorlarmış’ dediler. Bu iş kazasına neden olabilir. Madem siz böylesiniz, bundan sonra benim anam ağlayacağına işçilerin anası ağlasın!” Böyle konuştu ve gitti.

Enflasyon Düştü mü?

15.12.2018, Bağcılar’dan bir işçi

enflasyon-dustu-mu.jpg

Enflasyonun düşmesi biz işçiler açısından olumlu bir gelişmedir. Çünkü enflasyon en genel anlamıyla hayat pahalılığı demektir. Kasım ayı yıllık enflasyon oranı %21,62 olarak açıklandı. Bir önceki aya göre yaklaşık dört puan düşen enflasyona kimse bir anlam veremedi. Hatta çoğumuz da şaşırdık. Her şeye bu kadar zam gelmişken, ne ucuzladı da enflasyon düştü diye içimizden geçirmişizdir. Doğalgazda, elektrikte, suda veya gıda, giyim gibi ihtiyaçlarımızda bir ucuzluk oldu da bizim mi haberimiz yok?

Kriz Fırsatçılığı Nasıl Yapılır?

15.12.2018, Tuzladan bir işçi

krizin-faturasi-patronlara.jpeg

Krizin etkisiyle birçok işyerinde işten çıkarmalar, ücretsiz izinler yaşanıyor. Benim çalıştığım işyerinde ise durumlar tam tersi yönde. İşlerin azalması bir yana sene başından beri fazla mesailer yoğun bir tempoda devam ediyor. Hafta içi 12 saat çalıştığımız yetmiyormuş gibi Pazar günü ve resmi tatillerde de mesai yaptırılıyor.

Çarklar Bir Gün Tersine Dönecek!

14.12.2018, Eskişehir’den bir öğrenci

isci-cark.jpg

“Herkesin kişi özgürlüğüne ve güvenliğine hakkı vardır. Hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.” Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Özgürlük ve Güvenlik Hakkı başlıklı 5. Maddesinde böyle diyor. Hepimiz birer birey olduğumuz için, içinde bulunduğumuz hayatı özgürce yaşama hakkına sahibiz, deniliyor. Bu özgürlüğün nasıl bir özgürlük olduğunu hepimiz iyi biliyoruz.

Gelecek Gençlere Ne Getiriyor?

14.12.2018, Zeytinburnu’ndan bir işçi

genc-isci-tornaci.jpg

İlkokulda başlayan meslek tercihleri yaş ilerledikçe çocuksuluktan çıkar ve ayaklarımız biraz daha yere basmaya başlar. Büyüdükçe, gideceğimiz ya da varmak istediğimiz yerin ve idealin hayatın gerçekliğinden uzak olduğunu görürüz. İdeallerimize ulaşmanın mümkün olmadığını gördüğümüz gibi, tecrübesiz ve genç bir işçi olarak başlarız işçiliğe. Tabi şanslı isek…

Sıra Bizde, Sıra Bizde!

13.12.2018, Mersin Üniversitesinden bir öğrenci

joined_hands_.jpg

Ölmüş küçücük bebeler/ Görülmez acıları anaların/ Dünya bir dehliz ki, sonsuz…/ Ve doyumsuz kimileri/ Eyy acısını yüreğinde biriktiren!/ Bir tutam Kızılırmak getirdim sana uzaklardan/

Peki, Şimdi Nolacüü!

12.12.2018, Kocaeli’den bir metal işçisi

kirizn-bedelini-krizi-yaratanlar-odesin.jpg

Merhaba kardeşlerim. Onca zaman çalıştıktan sonra 25 yaşına gelip de işçi sınıfının bir parçası olduğunu henüz anlayan bir işçi olarak anlatacaklarım var sizlere. Meğerse her şey patronlar sınıfının, işçi sınıfını sömürmesi üzerine kuruluymuş. Krizin faturası her geçen gün işçi sınıfına ödetilmeye devam ediyor. Bugün patronlar sınıfının çelmesi beklenildiği gibi yine işçi sınıfına oldu. Nasıl mı?

Sağır Değiliz, Dilimiz Var, O Halde Konuşalım!

12.12.2018, Sancaktepe’den bir metal işçisi

telefon-bagimliligi.jpg

Eskiden 15-20 dakikalık çay molalarımızda biraz olsun dinlenir, arkadaşlarımızla bir-iki kelam ederdik. Şimdi gördüğüm kadarıyla dinlenmenin yerini çoğunlukla iki büklüm olup cep telefonuna sarılmak, sohbetin yerini de sosyal medyada arkadaşlarıyla yazışmak, internette “sörf yapmak” almış. Yanlış anlamayın cep telefonuna, sosyal medyaya, teknolojiye karşı değilim ama bu durumun bizi iyice duyarsız hale getirdiğini, etrafımızdan kopardığını düşünüyorum. İşyerinde çay molasında bu konuyla ilgili bize ders verecek bir olayla karşılaştım.

Bana da Burs Çıkmadı!

11.12.2018, Yalova Üniversitesi’nden bir öğrenci

universite-anfi.jpg

Ben üniversite birinci sınıf öğrencisiyim. Üniversiteye yeni başlayan her öğrenci gibi ben de KYK bursuna başvuru yaptım. Başvuru sonuçlarının açıklandığı gün arkadaşlarımla beraber yemekhanede yemek yiyordum. Hepimiz sonuçları öğrenmek için KYK’nın sitesine adeta hücum ettik. Ama yoğunluktan dolayı siteye bir türlü giremiyorduk. Acaba çıkacak mı diye kaygılıydık bir taraftan da.

25 Kasım’dan Bir Kesit ve Kadına Yönelik Şiddet

11.12.2018, Şişli’den bir kadın işçi

siddete-tacize-son.jpg

Merhaba kardeşler. Bir yılı daha geride bırakmaya az bir zaman kaldı. Ne yazık ki kadına yönelik şiddetin, taciz ve tecavüzün azalmadığı, aksine giderek arttığı bir yıl... Her yıl olduğu gibi bu yıl da 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü kapsamında birçok etkinlik düzenlenmiş, kadınlar bir araya gelmişti. Ben de bu yıl 25 Kasım’da kadınlarla bir araya geldim ama biraz farklı şekilde...

Gemileri Yaktık, Geri Dönüş Yok!

10.12.2018, Gebze’den bir grup işçi

flormar-iscileri.jpg

Petrol-İş sendikasında örgütlendikleri için işten atılan ve direnişlerini kararlılıkla sürdüren Flormar işçileri ile karşı karşıya kaldıkları baskılar ve yasaklar üzerine sohbet ettik. Flormar işçileri bu sohbette duygu ve düşüncelerini şu şekilde ifade ettiler:

“Tepemin Tasını Attırmayın!”

10.12.2018, Gebze’den bir kadın işçi

krizin-faturasini-cikartanlar-odesin-23102018.jpg

Çok değil, üç-beş ay önceydi. Çuval fabrikasında çalışan Ayşe abla ile kriz üzerine sohbet ederken “kriz mriz yok, bizim fabrika harıl harıl çalışıyor, mesailere yetişemiyoruz. Bunların hepsi kandırmaca” dediğini hiç unutmuyorum. Yine de ben ısrarla krizin biz işçiler üzerindeki etkilerini, dayatmaları, artan hayat pahalılığını anlatmaya devam etmiştim. Fakat Ayşe abla iktidara oy veren bir işçi olarak, yoksulluğun kaderden olduğunu iddia ederek krizin varlığını da gerçek sorumlularını da reddetmişti.

Ziyarete 2 Kilo Soğan, Bebek Görmeye 2 Paket Bebek Bezi

10.12.2018, Ankara’dan bir işçi

sogan-bez-kriz.jpg

Merhaba dostlar. Yeni bebekleri olmuş bir arkadaşımızın evini ziyarete gittik bugün. Dünyaya gelen bebeği bir görelim, sevelim, arkadaşlarımıza da hayırlı olsun diyelim istedik. Bebeği gördük, minicik, sevimli mi sevimli. Çaylarımızı içtik, sohbetler ettik. Krizden konuştuk bol bol. Yaşamın biz işçiler, emekçiler için çok zorlaştığından bahsettik. Sohbetimizi, “şikâyet etmek çözüm değil; biz işçiler aramıza konan tüm suni ayrımları aşıp haklarımız için bir arada mücadele etmeliyiz” diyerek ilerlettik.

İşyerimiz Kapalı, Arayan Soran Yok

09.12.2018, Adana'dan bir tekstil işçisi

kapak-127.jpeg

Konuya nereden başlayacağımı bilemiyorum. İşyerimiz yaklaşık iki aydır kapalı, ne arayan var ne soran. Patronun umurunda mı? Değil elbette. Ben yirmi yedi yaşındayım ve daha okula başlamamışken bile çalışıyordum. Okula başladım yine çalıyordum, hep çalıştım. Peki, nerde bu emeğimin karşılığı? Ben bugün utanarak annemden para almak zorunda kaldım ve çok rahatsız oldum bu durumdan.

Açık Adres Veriyorum: UİD-DER

09.12.2018, Esenyurt’tan bir kadın işçi

uidder-1-mayis-2014 (17).jpg

Merhaba işçi kardeşlerim. Beş yıldır çalıştığım işyerinden haksız yere işten atıldım. Ben on yıllık genç bir işçiyim. Kendi halinde çalışan, denileni yapan, sessiz, hak hukuk bilmeyen biriydim. Çalıştığım işyeri büyük bir tekstil firmasıydı, ünlü markalara çalışan. Yüzlerce insan çalışıyor. Bulunduğumuz bölgede hatırı sayılır bir yerdir. Ben de yıllarca böyle bir yerde çalıştığım için övünüp gurur duydum.

Sendikalı ve Örgütlü Olmanın Gücü

05.12.2018, Hacettepe Üniversitesi’nden temizlik işçisi

yagma-yok-sendika-var.jpg

Merhaba işçi kardeşlerim. Hacettepe Üniversitesinde çalışan bir temizlik işçisiyim. Uzunca bir zamandır sendikalı olma mücadelesinin ardından nihayet başardık. Toplu sözleşme sürecimiz yeni sonuçlandı. Enflasyon oranına yakın bir zam ve pek çok sosyal hak aldık. Çok zorlu bir toplu sözleşme süreci geçirdik. Tüm işverenler gibi bizimki de sendikayı istemedi. Sürekli yetkimize itiraz edildi. Çünkü yasa işverene istediği kadar itiraz etme hakkı tanıyor.

Büyük Başarı!

04.12.2018, Sancaktepe’den bir metal işçisi

kacak-icki.jpg

Medyada yayınlanan iki haber dikkatimi çekti. Bu iki haber arasındaki benzerlik ise ikisinin de içinde kaçak kelimesinin olması. Bu haberlerden ilki hava alanında geçiyor. Yurt dışından giriş yapan birilerinin valizinden şüphelenen gümrük muhafaza memurları şüpheli şahısları gözlem altına alıyorlar. Valizler X-ray cihazına sokuluyor. Valizlerin içerisinde şüpheli bir şeyler olabileceğinden havaalanı polisi de devreye giriyor.

“Amca Kasa Yanlış Hesaplamaz!”

04.12.2018, Ankara’dan bir kadın işçi

market-yazar-kasa.jpg

Krizin derinleşmesiyle birlikte biz işçilerin yaşamı her geçen gün daha da zorlaşıyor. Temel ihtiyaçlarımızı bile almak için kırk kere düşünüyoruz artık. Her şeye bu kadar zam gelmeden önce maaşımı alır almaz toplu alışveriş için markete giderdim. Emekçilerin çoğunun da benim gibi yaptığından şüphem yok.

İşçi Dayanışması Bültenini Okuyan İşçiler Anlatıyor

03.12.2018, Gebze’den bir kadın metal işçisi

isci-dayanismasi-okuyan_isciler.jpeg

İşçi Dayanışması bülteninin Kasım ayı sayısı işçiler tarafından dikkatle okunuyor. “Asgari Ücret Dört Kişilik Bir Ailenin İhtiyaçlarına Göre Hesaplansın!” başyazısıyla yayınlanan İşçi Dayanışması bülteni elden ele, dilden dile işçilere bağımsız bir sınıf penceresi açıyor. İşçilerin ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlarını ele alan bültenimiz çeşitli sanayi havzalarından işçilerin sorunlarını ve mücadele deneyimlerini işçilere taşıyor.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this