UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Elbet Yeni Fırtınalar Gelecek!

31.10.2017, Gebze’den bir kadın işçi

arcelik_lg_20150705_DSC_5267.JPG

Ben metal işkolunda çalışan bir işçiyim. Metal işçilerinin 2017-2019 MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi başladı. Bizim işyerinde de toplu sözleşme gündem konusu ve herkes merakla olacakları bekliyor. Arkadaşlarım her gördükleri yerde, temsilci arkadaşlarımıza sözleşmenin nasıl gittiğini soruyor.

Neden Hâlâ Görmüyorlar?

31.10.2017, Sancaktepe’den bir işçi

grev-yasagina-hayir-grfk

Geçen gün haberlerde izledim. Gebze’de yıkım kararı alınan bir gecekondu mahallesinde insanlar evlerini korumaya çalıştıkları halde kepçelerle evleri yerle bir ediliyor. İnsanlar feryat figan kendilerini kepçelerin önüne atıyorlar ama nafile, karar alınmış bir kere. Orada yaşayanların ne yapacakları, nerede ve nasıl yaşayacakları kimsenin umurunda bile değil. Mahallelilerden biri de yaşlı bir amca. Artık ayakta duracak takati kalmamış, sandalyenin üzerinde oturuyor. Yaşlı adam ağlıyor ve “Erdoğan bunu görseydi hayatta izin vermezdi” diyor.

İş Bulmak İçin Nafile Çabalarım

30.10.2017, Mersin’den işsiz bir işçi

iskur-is-aryanlar.jpg

Uzun zamandır işsizim ve kendime uygun bir iş bulmam da artık çok zor görünüyor. Umudumu iyice kaybettim ama ne yapayım, her olanağı zorlamaya çalışıyorum. Birileri bahsedince, ben de bir meslek edindirme kursuna başvurayım belki böylece iş bulma olasılığım artar diye düşündüm. Hal böyle olunca İŞKUR’a bir müracaat edeyim diye düştüm yollara.

Bu Ne Yaman Çelişki!

30.10.2017, Mersin’den YKS’ye hazırlanan bir öğrenci

sinav-var.jpg

AKP hükümetinin iktidarda olduğu 15 yıllık süreçte, eğitim sistemi pek çok kez değişti. Liselere giriş için yapılan LGS yerine OKS getirildi. OKS’den sonra SBS, daha sonra da TEOG, şimdi ise ismi henüz açıklanmayan yeni bir sistem getirildi. Üniversitelere giriş sınavında da durum çok farklı değil. ÖSS yerine getirilen YGS - LYS sınav sistemi kaldırıldı, yerine ise YKS denilen bir sınav getirildi.

Sonsuzluk Gerekecek

30.10.2017, Mersin Üniversitesi’nden bir öğrenci

kortej-IMG_3118.jpg

Ağaç tepelerinde öten kuşlar... / Yollarda yürüyen insanlar... / Kuşlar da ölecek, insanlar da / Sevgilim... / Ağaçlar yapraklarını dökecek hep / Issızca gelecek kış başlarına / Susturacak kuşları / Kış, bitecek sevgilim...

Parasız Eğitim mi?

29.10.2017, Mersin Üniversitesi’nden bir öğrenci

parasiz-egitim_IMG_4211.jpg

Eğitim sistemi gitgide daha kötü bir hal alıyor. İlkokuldan üniversiteye gidene kadar her yaştan çocuk ve genç birçok mağduriyet yaşıyor. Devlet eğitimin parasız olduğundan bahsediyor. Her yıl “şu kadar okul açıldı” deniyor. Peki, bu okullardan mezun olan çocuklar nasıl bir yoldan geçiyor? İşte ben de ilkokulu, liseyi, üniversiteyi devlet okullarında okudum ve okuyorum. Birinci sınıftan şu an okuduğum üniversiteye kadar hep çalışarak okudum ve halen bu durum devam ediyor.

Bir Otobüsün Düşündürdükleri

29.10.2017, Sancaktepe’den bir işçi

kalabalik-otobus.jpg

Her zaman bindiğim otobüs. Dolu geliyor yine. O an için otobüse binmek gibi bir kaygım yok. Öylece durup otobüse baktım. Otobüsün içi hınca hınç dolu. Bir an düşündüm. İnsanlar bir kutunun içinde kaynaşmışlar. Otobüsün içinde başı açığı-kapalısı, Alevisi-Sünnisi, Türkü-Kürdü hepsi yan yana. Gerçekte otobüsün içerisinde biz kardeşleşmişiz. Hepimiz yan yanayız. Ama bizi kutuplaştırmışlar, ayrıştırmışlar birbirimizden. Farkında değiliz.

Fabrika Sohbetleri: Metal Fırtına, Türk Metal, 7 Haziran

28.10.2017, Gebze’den bir metal işçisi

ford-IMG-20150520-WA0002.jpg

Bizler Türk Metal Sendikasına üye işçileriz. TİS ile ilgili konuşuyoruz sık sık. Türk Metal, düzenli olarak Vardiya adında bir gazete dağıtır işçilere. Bu gazetenin son sayfasında, toplu sözleşme taslağıyla ilgili 8 madde var. Çay molasındayken, işçi arkadaşlarımızdan biri bunları yüksek sesle okumaya başladı: Varan 1 tamamlayıcı sağlık sigortası; işçiler, herhangi bir sağlık sorun yaşadıklarında 400-500 lira ceplerinden çıkmadan bu hizmetten yararlanabilecekler...

Hypatia’nın Direnci

28.10.2017, Tuzla’dan bir grup kadın işçi

hypetia-3.jpg

Milattan sonra 370-415 yılları arasında yaşayan İskenderiyeli Hypatia, çoğumuzun adını bile duymadığı, kendini bilimsel çalışmalara adayan bir kadındır. Bir kadın olarak yaşadığı dönem içerisinde ilerici fikirlere sahip matematikçi, filozof ve gök bilimcisidir. Agora filmi, Hypatia’nın insanlığın gelişimi için bilimsel çalışmalara odaklandığı tutku dolu hayatını ve azmini konu ediniyor.

“Biz Suriyeli miyiz?”

27.10.2017, Ankara’dan bir grup sağlık işçisi

suriyeliler-kardesimizdir-2.jpg

biz sağlık sektöründe çalışan işçileriz. Hastanelerde Suriyelilere yönelik ayrımcılığa dair yaşadıklarımızı sizlerle paylaşmak istedik. Geçtiğimiz günlerde şöyle bir olaya tanık olduk: Hastanede hasta ve personel için iki faklı asansör var. Biz personel asansörünün kapısında beklerken bir hasta da çocuğuyla birlikte yaklaştı. Doktorlardan biri “buna değil, hasta asansörüne binmeniz gerek” dedi.

Pamuklar Altında Can Veren Çocuklar

27.10.2017, Mersin Üniversitesi’nden bir öğrenci

pamuk-altinda-bogulan-cocuklar.jpg

Mevsimlik tarım işçileri, işçi sınıfının iş cinayetlerine en fazla maruz kalan kesimleri içinde yer alıyor. Mevsimlik işçiler, yaşadıkları zorlukların yanı sıra, koşulları yüzünden bir de çocuklarının ölümünün acısına dayanmak zorunda kalıyorlar. Ücretlerin düşük olması nedeniyle geçimlerini sağlamak için çocuklarını da yanlarına alarak tarlalarda çalışıyorlar. Şanlıurfa’da çalışan mevsimlik tarım işçileri 19 Ekimde çocuklarıyla birlikte pamuk toplama işine gitti.

“Anne, Bu Ev Devrimden Sonra Bizim Olsun mu?”

26.10.2017, Sefaköy’den bir işçi

1_mayis_gebze_20160501_IMG_4211.JPG

Bir gün işyerinden işçi arkadaşlar olarak toplanıp çay içip sohbet edelim diye sözleştik. Aramızdan bir arkadaşın yakın zamanda yeni bir eve taşındığını duyunca da kararlaştırdığımız bir gün işçi ağabeyimize ziyarete gidelim dedik. Bu vesileyle hem hayırlı olsun demiş oluruz hem de bir araya gelip vakit geçirmiş oluruz diye düşündük. Ağabey diyoruz çünkü yaş olarak bizden büyük ve işyerinde sevilen birisidir. Eve vardığımızda bizi eşi ve çocukları ile kapıda karşıladılar.

Konut Çok, Emekçiye Ev Yok

26.10.2017, Gebze’den bir kadın işçi

konut-cok.jpg

50-60 yıl önce Türkiye’de köyden kente büyük bir göç vardı. Sanayinin gelişmesi için kentlere ucuz işçi yığılması egemenlerin, patronların işine geliyordu. Ancak kente gelen işçiler barınma sorunu ile karşı karşıya kalıyorlardı ve onların bu sorunu egemenlerin, fabrikatörlerin hiç umurunda değildi. Çaresiz kalan emekçiler, derme çatma da olsa başlarını sokacakları bir ev yapmaya girişirlerdi. Gece mi kondu, gündüz mü oldu bilinmez ama bir şekilde derme çatma evler inşa edilirdi.

Dibin Dibi Yok!

25.10.2017, Sancaktepe’den bir kadın işçi

radyo-tv-ogrencisi.jpg

Çalışma koşullarımız her geçen gün kötüleşiyor ve insan “dibin dibi yok” demeden edemiyor. Anlatacağım olay, bu durumu her açıdan doğruluyor. Geçenlerde telefonum çaldı. Arayan bir arkadaşımın Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünü bu yıl bitiren kızıydı. Kızımız Avrupa yakasında bir medya kuruluşunda iş bulmuş, birkaç gündür de çalışıyormuş.

Fotoğrafların Gör Dediği

24.10.2017, Bahçelievler’den bir eğitim emekçisi

fotograflarin-gor-dedigi.jpg

Seher vakti, soğuk taş zemin üzerinde küçük iki çocuk ve boynu bükük bir anne… Çocukların çıplak ayakları, toza toprağa bulanmış yüzleri, annenin bükük boynu… Şimdi ne işe yarar kızın elbisesindeki sevimli-şaşkın panda, erkeğin giysisindeki tatlı mı tatlı kaplumbağa… Etraflarındaki örgütsüz, yalnız insanların gölgesi, çocukların çıplak yerlerini ısıtan güneşi engellemekten başka ne işe yarar?

Geleceğimizi Çalmalarına İzin Vermeyelim!

24.10.2017, Şirinevler’den bir öğrenci

sinav.jpg

Bir yanda dur durak bilmeyen çocuk işçiliği, bir yanda eğitim almaya çalışırken büyük baskılar altında kalan öğrenciler… Geçtiğimiz yıl ÖSYM’nin uygulamasıyla 09.45’ten sonra hiçbir öğrenci sınav salonlarına alınmadı. Binlerce öğrenci okul kapılarında gözyaşı içinde emeklerine, geleceklerine ağladı. Onlarca öğrenci daha fazla baskıya dayanamayıp intihar etti. Sınav sistemi adeta can pazarına dönüştü.

Çürümüş Bir Tablo: Kapitalizm!

23.10.2017, Beylikdüzü’nden bir sağlık işçisi

dur.jpg

Günler su gibi akıp giderken hepimiz günlük yaşamın telaşına kapılıyoruz. Kimimiz işe gitmek için çileli yollarda, metrobüs köşelerinde, kimimiz okullarda, kimimizse evde koşuşturuyoruz. Çocuklarımızı büyütebilmek, yaşantımızı devam ettirmek için saatlerce üç kuruşa çalıştırılıyoruz. Bu yüzden de ailemizi bile göremiyoruz.

Kimin İhtiyacı?

23.10.2017, Maltepe’den bir kadın işçi

istanbul-cami.jpg

Geçtiğimiz günlerde İstanbul müftüsü yaptığı bir açıklamada İstanbul’da en az 10 bin camiye ihtiyaç duyulduğunu(!) söyledi. Kendisi, şehirde nüfusa oranla cami sayısının az olduğunu düşünüyormuş. Sanki hali hazırda var olan 3 bin 365 cami insanlarla dolup taşıyor da, yetmiyor insanlara. Bunun bizim ihtiyacımız olmadığı açıkça ortada. Peki, bu kimin ihtiyacı?

Büyüme ve Kriz

23.10.2017, Zeytinburnu’ndan bir sağlık işçisi

aksaray_2470.JPG

Kapitalizmin tarihsel krizi gün geçtikçe daha da derinleşiyor. İktidarlar da krizin faturasını işçi sınıfına, emekçilere kesmek için uğraşıyorlar. Yoksulluk ve zenginlik arasındaki uçurum büyüyor. Öncelikle medya aracılığıyla kitleler gerçeklerden uzak tutuluyor ve bilinç çarpılmasına maruz bırakılıyor. Medyada, müreffeh bir gelecek için kitlelerin hükümetin bütün politikalarına destek vermesi gerektiği işleniyor.

Çalıştıkça Ekmeğimiz Büyüyor!

22.10.2017, Yeşilkent’ten bir işçi

somun_ekmek.jpg

Hayat pahalılığının her geçen gün artığı, bütün tüketim kalemlerine zamların geldiği buna mukabil ücretlerin yerinde saydığı bir ortamda, son MTV zammı işçiler arasında epey gündem oldu. MTV’ye yapılan yüksek zamla işçilerin zaten yaşadığı geçim sıkıntısı ve hayat pahalılığı daha çok konuşulur hale geldi. İşyerlerinde, mahallelerde ve hayatın her alanında yapılan sohbetlerde MTV zammına bir tepki, bir itiraz vardı.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this