UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Bizim İşyerinde “Kreş” Var

12.11.2018, Ankara’dan bir sağlık işçisi

kres.jpg

Merhaba dostlar, ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. İşyerimizde kreş olmadığı için, arkadaşlar çocuklarını ya tanıdıkları birine bırakıyorlar ya da özel kreşlere gönderiyorlar. Bazı durumlarda da özellikle yaz aylarında okullar kapalı olunca çocuklar günde bir kaç saat bazen de sabahtan akşama kadar bizimle işyerinde beklemek zorunda kalıyorlar.

Güneş Tepeye Varınca Son Bulacak Cihanda Savaş

11.11.2018, İzmir’den bir işçi

dogan-gunes.JPG

Masamız balkonda/ Masada iki kâse çorbamız/ Karşımda karım/ Karımın gözleri çimen yeşili/ Çimen yeşili gözler kederli/ Kederimiz karşı balkondaki iki aç bebeden/ Paylaştık yoksul soframızı iki bebe, ana-babayla

Mehmet Hoca Bulaşık Yıkıyor, Binlerce Öğretmen Atanmayı Bekliyor

11.11.2018, Tuzla’dan bir kadın işçi

bulasikci.jpg

Geçenlerde Kadıköy’e sendikama gideyim dedim. Ama sendikamız o gün erken kapanmış. Sekreterimiz de çıkmış. Oraya gitmek için de biraz aceleyle yürümüştüm. Geri dönüp yürüyecek gücü bulamadım. Bir müddet yakın bir yerde dinleneyim dedim. Sendikanın hemen bitişiğinde, bir restoranın yan tarafındaki bir banka çöktüm.

Temiz Hava ve Soluk Almak İçin…

10.11.2018, Mersin Üniversitesinden bir öğrenci

cevre-sorunu-.jpg

Soluduğumuz hava; gaz, su buharı, toz ve kimyasal bileşiklerden oluşan bir karışımdır. Nefes aldığımızda içimize çektiğimiz hava ile bu karışımı ve partikülleri vücudumuza almış oluruz. Vücudumuzun filtreleme sistemi bu partiküllerin akciğere ulaşmasını engelleyecek niteliktedir ancak özellikle egzoz dumanı gibi, petrol ve kömür gibi fosil yakıtlarla ilişkili olan 2,5 mikrondan ince partiküller (PM2,5) filtre sistemini aşabilir.

Öğrencilerin Gözünden “Hayaller ve Gerçekler”

09.11.2018, Tuzla’dan bir kadın işçi

milli-ezberci-egitim.png

Kerem’e sordum; ne olmak istiyorsun? “Muhasebeci olacağım” dedi. “Peki, neden muhasebeci olmak istiyorsun?” “Abla, para kazanabileceğim başka meslek mi var? Baksana herkes işsiz” diye cevapladı. “Mantığın muhasebe diyor, peki hayalinde ne vardı?” diye sordum. “Abla, ben gitar çalıyorum, konservatuar okumak istedim ama işsiz kalırım diye ailem de istemiyor zaten.” Şura, sözü Kerem’den aldı.

Bir Otobüs ve Kriz: Bedeli Kim Ödüyor?

09.11.2018, Sancaktepe’den bir işçi

kriz-ve-otobus.jpg

Altı yıldır aynı işyerinde çalışıyorum. Oturduğum semtten çalıştığım bölgeye giden tek bir otobüs var. Hâl böyle olunca her gün hemen hemen aynı insanlarla otobüse biniyoruz. Zamanla aynı duraktan bindiğim bazı işçilerle selamlaşmaya, sonra sohbet etmeye başladık. Diğerleriyleyse yüz aşinalığı oluştu. Altı yılda iş değiştirenler de oldu bildiğim, işten çıkarılanlar da. Yeni işe başlayan yol arkadaşlarıyla tanıştığım da oldu. Yine de bütün bu değişiklikler normal kabul edilebilecek bir sıklıkta oluyordu.

“Ehh, Kriz Mriz Yok İşte”

09.11.2018, Mersin Üniversitesinden bir öğrenci

30-3.jpg

Türkiye’de yaşanan bir ekonomik kriz var. Siyasi iktidar ne kadar “kriz mriz yok” dese de, emekçi halk, kendi yaşamına can yakıcı bir şekilde etki ettiğinden, kriz var mı yok mu, çok iyi biliyor! Öğrenciler olarak bu krizden doğal olarak biz de etkileniyoruz. Temel ihtiyaçlara gelen zamlar, yükselen kiralar…

“Ne Diyeyim, Mahmut mu Diyeyim?”

08.11.2018, Gazi Mahallesi’nden genç bir işçi

insaat_iscileri.jpg

Uzun süredir iş arıyordum. Lise arkadaşım Mahmut kendisinin şef olduğu bir temizlik şirketine beni sokabileceğini söyledi. Ama çok çalışmam gerekiyormuş, gevezelik yapmamam gerekiyormuş. Orası okul gibi değilmiş yoksa beni hemen kovdururmuş. Bana sanki daha önce hiç çalışmamışım gibi konuşunca ben de hiç çalışmamışım gibi “Tamam Mahmut, çalışırım Mahmut” dedim.

Hayat Pahalılığı Onlara Uğramıyor mu?

08.11.2018, Zeytinburnu’ndan bir işçi

kriz-2018-10-29.jpg

Zamların alıp başını gittiği bir dönemdeyiz. Her gün yeni bir zamla uyandığımız bu günlerde geleceğe dönük kaygılar artmakta, genel örgütsüzlük koşulları işçileri umutsuzluğa sürüklemektedir. Fabrikalar başta olmak üzere pek çok işyeri konkordato ilan etmektedir. İrili ufaklı işyerleri kapanmaktadır. İşsizliğin artması, çalışma şartlarının kötüleşmesi yaşanan ekonomik krizin derinleştiğini bize gösteriyor.

Şehir Hastaneleri Sağlık Sistemini Düzeltecek mi?

07.11.2018, Halkalı’dan bir sağlık işçisi

adana-sehir-hastanesi.jpeg

Esenlik dilemek adettendir. İnsanlar sıklıkla birbirlerine “selamette ve sağlıkta kal” temennisinde bulunurlar. Esenlik, toplum yaşamının normal ve katlanabilir düzeyde olması anlamında da kullanılır. Zaten sağlığın tanımı içinde “sosyal yönden tam iyilik hali” de vardır ki bu kısmı esenliğin temel ve insani boyutudur aslında. Toplumsal yaşamda kullanılan bu temenninin kamu hizmeti düzeyinde de bir karşılığı var. Bu da koruyucu sağlık hizmetidir. Bu nokta önemli, çünkü koruyucu sağlık kişi daha hastalanmadan, hastalanmasına, esenliğin ortadan kalkmasına yol açacak faktörlerin ortadan kaldırılması, engellenmesi sürecidir.

“Tarafsızmış”, Ne Tarafsızı?

07.11.2018, İzmir’den emekli bir işçi

asgari-ucret-disk-IMG_4471.jpg

Ey sınıf kardeşlerim, sözüm sizlere! Örgütlenmez ve sınıfımızın bilincine erişmezsek, erişmek için mücadele etmezsek, bu %1 ve onların çanak yalayıcıları bizim her birimizi sulu dereye götürür, susuz geri getirirler! Şimdiye dek sayısız defa duyduğumuz, “ben tarafsızım” sözünü söyleyenin kesinkes bizden olmadığını bir kenara yazmalıyız!

Emeklilik Hakkımızı İstiyoruz

06.11.2018, Gebze’den bir metal işçisi

emeklilikte-yasa-takilanlar.jpg

Biz emekçiler 17 Ağustos 1999 depreminin acısını yaşarken, bunun üstüne ikinci bir depremi de sermaye hükümetinin emeklilik yaşını yükseltmesiyle yaşadık. O dönemde bu uygulama “mezarda emeklilik” adı verilerek tarihe geçti. AKP hükümeti döneminde de emeklilik yaşı ve prim gün sayısı yükseltildi. Emeklilik yaşı kademeli olarak 65’e çıkarıldı. 1 Ocak 2028’den sonra ilk defa sigortalı olanlar ancak 65 yaşını doldurduğunda emekli olmayı hak edebilecek.

Çocuklarına Hasret Anneler, Annelerine Hasret Çocuklar

06.11.2018, Beylidüzü’nden bir kadın işçi

uidder-kadin-komitesi-kortej.png

Emekçi kadının çilesi bitmek nedir bilmez. Hayatın zorluklarını omuzlarında taşır. Ev işi, çocuk bakımı hele bir de çalışıyorsa o zaman taşıdığı yük üçe beşe katlanıyor. Bir kadın için annelik çok önemli bir duygudur. Çocuğunu dünyaya getirir ona tam doyamadan fabrikanın yolunu tutar. Bir yandan çalışır bir yandan aklı yavrusundadır.

Tavuklar Firarda ya İşçiler?

05.11.2018, Kıraç’tan bir kadın işçi

tavuklar-firarda.jpg

Krizle birlikte işten çıkarmalar arttı.  Çıkarılma korkusu yaşayan işçileri görünce “acaba bugün hangimizi kesecekler” diye düşünen tavuklar geliyor aklıma. Bundan aylar önce Tavuklar Firarda adlı bir animasyon filmi izlemiştim. Bay Tweedy’nin büyük bir tavuk kümesi vardır. Bay ve Bayan Tweedy, tavukların yumurtalarını satarlar, yumurtlamayan tavukları kesip yerler. Ama yumurta satmak yeterince kârlı değildir.

Arkadaş Sohbetlerinin Konusu Kriz

04.11.2018, Ataşehir’den bir kadın işçi

ekonomik-kriz.jpg

Son günlerde arkadaş ortamlarının, aile toplantılarının yegâne konusu kriz. Nasıl olmasın ki! Birkaç gün önce eski işyerinden kadın arkadaşlarımla buluştum. Biri bebek bekliyor ve ayrıca çalışan bir anne. Diğeri yakın zamanda evlenecek. Durum böyle olunca sohbetimiz sırasında da sorunların ortasında buluyoruz kendimizi.

Susarak Doğru mu Yapıyoruz?

03.11.2018, Çayırova’dan bir işçi

insaat-iscileri.jpg

Dedem, babama sürekli “ne yaptıysam hep senin için” derdi. Dedem çok çalışıp didinmiş, haksızlıklara uğramış ama yaşadığı sorunlar karşısında da hep susmuş. “Her şey çocuklarım için, iyi bir gelecekleri olsun, güzel bir hayat yaşasınlar, benim gibi olmasınlar…” der dururmuş dedem. Dedem her şeyi babam için yapmasına yapmıştı ama ne değişmişti? Tabi ki hiçbir şey… Babam yine dedem gibi çalışıyor, üstelik daha ağır şartlarda.

Çocukluğumuzun Tatlarından Bugüne

02.11.2018, GOSB’dan metal işçisi bir kadın

cocuklar-misket-oyunu.jpg

Çocukluğumda sokaklarda koşar, bazen meyve bahçelerine dalardık. Harçlığımızı kaptık mı, doğru Turan amcanın bakkalına atardık kendimizi. Bir paket çekirdek alır, 15-20 çocuk paylaşırdık. Orta sıçan, yakar top, saklambaç en sevdiğimiz oyunlardandı. Bazen öyle günler olurdu ki mutfakta yemek yapan Gülizar teyze, işi gücü bırakıp bizimle orta sıçan oynardı.

Hayal Tacirliğine ve Umut Kuyruklarına Hayır!

02.11.2018, Şirinevler’den bir üniversite öğrencisi

is-basvurusu-kuyruk-urfa-2018.jpg

Egemenlerin sanki kriz yokmuş havasındaki söylemleri, insanları boş hayaller peşinden sürükleme çabaları hiç bitmiyor. Gerçeklerden kopuk bu hayaller en çok da egemen zihniyetin eğitim kurumlarındaki genç emekçi çocuklarına enjekte edilmeye çalışılıyor. Verilen eğitim berbat ve tamamen tekdüze olmasına rağmen sürekli olarak insanlara boş hayaller pompalıyorlar.

EYT: Ölene Kadar Çalışmak İstemiyoruz!

01.11.2018, İzmir’den bir işçi

emeklilikte-yasa-takilanlar-eyt-eylem.jpg

Prim gün sayısını doldurduğu halde emekli olamayan 6 milyon 300 bin işçi olduğu açıklanıyor. Bu konu aylardır Meclisin de gündeminde. Muhalefet partileri konu hakkında çoğu kez önergeler vermiş, açıklamalar yapmış. Hatta Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) derneği kurulmuş bir kaç yıl önce. Ancak iktidarın işçi sınıfına dönük sürdürdüğü topyekûn saldırılardan anlaşılacağı üzere “ölene kadar çalışın” dediği ortada!

Kriz İşçilerin Gündeminde

01.11.2018, Esenyurt’tan bir işçi

kriz-ve-isci-sinifi.jpg

Son birkaç ay içerisinde tüketim ürünlerine gelen zamlar işçilerin gündemine olabildiğince hızlı bir şekilde girdi. Krizin belirtileri daha tam anlamıyla hissedilmeden önce işçiler arasındaki genel sohbet konuları maçlar, diziler olurdu. İşçilerin sohbetlerine kendi sınıfsal çıkarlarına yabancı konular ve yapay gündem damga vururdu.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this