UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Dünyayı Verelim Çocuklara

13.01.2019, Pendik’ten bir işçi

mertcan-y.jpg

Mertcan daha altı yaşında ve oyun çağındaydı. Kendi yaşıtları gibi oyun oynamak, şımarmak, koşmak onun da en doğal hakkıydı. Küçücük hayatına şiddet ve korkulardan başka bir şey sığdıramadı maalesef. Babası elektrik süpürgesinin demir sopasıyla dövdüğü için komaya girdi. Üç gün boyunca komada yaşam mücadelesi verdi ve sonunda bu zalim dünyaya veda etti. Minik Mertcan daha ilkokul birinci sınıftaydı.

Mücadele Tarihimizden Yansıyanlar

12.01.2019, Ankara’dan UİD-DER’li İşçiler

mucadele-tarihimizden-.jpg

Türkiye işçi sınıfının sayısız bedeller ödeyerek yürüttüğü mücadelelerde edindiği birikimi hatırlamak ve hatırlatmak büyük önem taşıyor. Sınıf mücadelesinden süzülüp gelen birikimlerin, grev ve direniş deneyimlerinin öğrenilmesi, geçmişin mücadele geleneğinin bugüne taşınması çok önemlidir. İşçi sınıfının mücadele tarihine dönüp baktığımızda, karşımıza büyük grevler, direnişler ve mücadeleler çıkar. Bu mücadelelerin bazıları kazanımlarla, bazıları ise yenilgilerle tarih sayfalarında yerlerini almıştır. Sonuçları ne olursa olsun her biri verilecek daha büyük mücadeleler için önemli deneyimlerdir.

Soğan Yerine Pırasa!

12.01.2019, İzmir’den emekli bir işçi

pirasa.jpg

Aylardır krizle yatıp şaşı kalkar olduk! Tükettiğimiz ve ihtiyacımız olan ne varsa fiyatlar iki katına çıktı. Tüketmek zorunda olduğumuz gıda maddeleri el yakıyor! Türkülere konu olmuş, fakirlerle özdeşleşmiş soğan pazarlarda bile 6 lira. Elektrik, su özellikle kış aylarında doğalgaz faturaları kabarıyor. Gazın az açıldığı hanelere bile 300 lira doğal gaz faturası geliyor. Fiyatların bu kadar arttığı yetmezmiş gibi yeni yılda her işyerinden toplu işten atmalar başladı.

“Zamlar Benden Hızlı Müdür Bey!”

11.01.2019, Ankara’dan bir işçi-öğrenci

pazar-limon.Jpeg

Ekonomik krizin etkileri kendini her alanda gösteriyor. İşsizliğin çığ gibi büyümesinden tutun da en temel ihtiyaçlara gelen zamlara kadar krizin etkilerini her yerde görüyoruz. İktidardakiler bir yandan çıkıp “kriz yok, bunlar manipülasyon” diyorlar. Diğer yandan da “işçimizi enflasyona ezdirmedik” diyerek asgari ücrete yapılan zammı ballandıra ballandıra anlatıyorlar. Oysa yapılan zam daha cebimize bile girmeden enflasyon karşısında eriyip gidiyor. Anlatacaklarım yeterince açıklayıcı olacak bu konuda…

Bakanlıktan Gelen Tembih Mesajı!

11.01.2019, UİD-DER’li bir anne

kres-hakki-IMG_4695.jpg

Merhaba arkadaşlar. Yine bana çeşitli duyguları aynı anda yaşatan ve sizlerle paylaşmak istediğim bir hadiseye denk geldim. Belki kiminize denk geldi kiminiz es geçildi bilmem ama İçişleri Bakanlığından bir mesaj iletildi telefonuma. Dikkat mesaj anne babalar için bir dolu tembih ve uyarı içeriyor: “Değerli anne babalar çocuklarımızla ilgili bakım ve gözetim sorumluluklarımızı aksatmayalım, bir başkasına devretmeyelim, kaybolmamaları için tedbirli olalım.”

Kara Kaplı Deftere Bir Not Daha

10.01.2019, İzmir’den emekli bir işçi

izban-grevi-012019.jpg

İZBAN işçilerinin grevi 29. gününde Erdoğan’ın imzasıyla yasaklandı. Kararda “60 gün erteleme” dense de İZBAN işçilerinin grevi aslında cumhurbaşkanı tarafından yasaklanmış oldu. İZBAN grevi işçilerin AKP iktidarları döneminde yasaklanan ilk grevi değildir. AKP’nin 16 yıllık iktidarı döneminde işçi sınıfının 15 grevi yasaklandı. İZBAN’la birlikte yasaklanan grev sayısı 16 oldu.

Kriz ve İşçi Kadınlar

10.01.2019, Gebze’den bir kadın metal işçisi

kriz-ve-isci-kadinlar.jpg

Kriz öncesinde de kolay olmayan yaşamlarımız kriz ile birlikte daha da zorlaştı. Yalnızca ekonomik olarak değil manevi olarak da krizi yaşıyoruz. Hoşgörü, anlayış, sevgi saygı gibi duygular yerini öfkeye, kavgaya, kaygıya, yerli yersiz sinir patlamalarına bırakıyor. Maddi sıkıntılar ev içindeki şiddeti artırıyor ve kadının üzerindeki yükü biraz daha ağırlaştırıyor. Evdeki tencereyi kaynatan, dolabın boşluğunu iliklerine kadar hisseden kadınlar krizi anlatıyor.

İşçi Sohbetlerinden Yansıyanlar

09.01.2019, Esenyurt’tan bir grup işçi

calisan-isciler.jpg

Merhaba kardeşler, bizler Esenyurt ve civarındaki havzalarda çalışan işçileriz. Hepinizin bildiği gibi ekonomik kriz belimizi çoktan bükmeye başladı. Geleceğe kaygıyla bakar olduk. Bizler çeşitli sektörlerden ve farklı işyerlerinden işçiler olarak bu gidişata dur diyebilmek için işçilerin birlik olması gerektiğini düşünüyoruz.

Ücret Farkıyla, Yakanın Rengiyle Ayrışma, BİRLEŞ!

09.01.2019, Gebze’den bir işçi

mavi-yaka-beyaz-yaka.jpg

Kârına kâr katmak isteyen sermaye sahipleri, işçilerin ücretlerini düşürebilmek için ellerinden geleni yaparlar. Düşük ücret işçilerin sınıfsal sorunudur. İşletmenin büyümesi gerektiğinden tutun da, performansımızın yetersiz olduğuna kadar bizleri düşük ücretlere mahkûm etmek için türlü oyunlara başvururlar. Bizleri birbirimize düşürmeye çalışırlar ve sorunlarımızın esas sorumlusunun biz veya bizim gibi işçiler değil de sermaye sistemi olduğunu görmemizi istemezler.

Asgari Ücret Sadece Asgari Ücret midir?

08.01.2019, Esenyurt’tan işçiler

bakirkoy_MGL4253.JPG

Ülke olarak ekonomik krizin içinde olduğumuzu ve bu krizin dünya çapında zaten mevcut olan sistem kriziyle bağlantılı olduğunu biliyoruz. Bu zor koşullarda insanlar hem temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor hem de neredeyse yarısı vergilerden oluşan elektrik, su, doğalgaz faturaları ile boğuşuyor. Geçtiğimiz günlerde markette alışveriş yaparken kasada bir teyze ile kasiyer arasındaki ilginç bir diyaloga denk geldim.

Patron Medyasına İnanma, İşçi Dayanışması Oku!

07.01.2018, İzmir’den emekli bir işçi

izban-grevi-22-gun.jpg

Patronların medyası adı üstünde patronların ağzı, sahibinin sesi olarak iş görür. Bu patron medyası zürafayı fare kadar küçük, biti fil kadar büyük göstererek toplumun ezilen milyonlarını kandırmaya çalışır. Elbette yersen! Ne yazık ki ezilen örgütsüz milyonları kandırır bu sahtekâr sırtlan sürüsü. Bir anlığına gözümüzü kırpsak, gözümüzdeki sürmeyi çekip alırlar da ruhumuz bile duymaz! Hem de öyle bir beyinlerine girerler ki, koca kalabalıklar bir anda kendi fikirleriymiş gibi ayaklı gazeteye dönüverirler.

Zonguldak Maden İşçilerine

07.01.2018, Ankara’dan genç bir işçi-öğrenci

zonguldak-madenci-yuruyusu-2-1991.jpg

Çalıştığım işyerinde daha önce Zonguldak maden ocaklarında çalışan bir abiyle tanıştım. Onunla 3 gün aynı alanda çalıştık ve pek çok konuda sohbet etme fırsatımız oldu. Yıllarca ruhsatsız maden ocaklarında ter akıtmış bir işçi bu abi. İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin nerdeyse hiç alınmadığı maden ocaklarında çoğunlukla sigortasız çalıştığını ve onca yılını heba ettiğini söyledi. Sırf “daha fazla ücret” verildiği için onlarca işçi gibi o da ruhsatsız yerlerde çalışmak zorunda kalmış.

Bir EYT’linin İstanbul Buluşması Notları

06.01.2019, Bağcılar’dan bir işçi

eyt-istanbul-18122018-2.jpg

İşyerinden arkadaşlar ile İstanbul EYT buluşmasına katılmayı kararlaştırdığımızda, toplantının nasıl geçeceği merak konusuydu. Özellikle de katılımın nasıl olacağını merak ediyorduk. Herkesin bir tahmini vardı ama hepimiz tahminlerimizde yanıldık. Toplantı sabahı kararlaştırdığımız gibi Beşiktaş’ta toplandık. Toplantı salonuna gitmek için otobüs durağında beklerken gelenlere şöyle bir bakıp ”EYT mi?” diye soruyor sonra da “gel, buradan kalkar” diyorduk.

İşsizlik, Yoksulluk ve Çaresizlik

04.01.2018, Pendik’ten bir işçi

kazim-polat-urfa.jpg

Yoksulluğumuz büyümeye devam ediyor. Ekonomik krizle birlikte biz işçilerin yaşamı daha da zorlaşmaya devam ediyor. İşsizliğin artmasıyla birlikte insanlar ev kiralarını ödeyemez hale gelip sokağa atılıyorlar. Şanlıurfa’da evinin kirasını ödeyemediği için oturduğu evden çıkmak zorunda kalan 55 yaşındaki Kâzım Polat günlerdir bu soğuk kış gecelerinde bir parkta yere serdiği battaniyeye sarılarak ısınmaya çalışıyor.

Çocukların Mutluluğu İçin Değiştirelim Bu Düzeni

03.01.2019, Sefaköy’den kadın işçiler

cocuklar-icin.jpg

Kimi fotoğraflar vardır, çekildiği anı kaydetmenin de ötesinde geniş bir anlama sahiptir. Tüm çarpıcılığıyla hafızalarımıza kaydettiğimiz böylesi fotoğraflar, koca bir dönemin ruhunu içinde taşır. Bangladeşli sanatçı Morshed Mishu, hafızalara kazınmış pek çok fotoğraf üzerinde çalıştı ve bu karelerdeki “acıyı”, eserlerinde “mutluluk” imgesiyle değiştirdi. Savaşlara ve acılara yol açan kapitalist sömürü düzeninin ancak mücadeleyle değişebileceğine inanan UİD-DER’li kadınlar da sanatçının bu çalışmalarına işçi sınıfının mücadele şiirleriyle katkı yapıyorlar. Kapitalizmin yarattığı acıların son bulduğu; anaların, babaların ve elbette çocukların mutluluk içinde yaşadığı bir dünyaya özlem duyan UİD-DER’li işçiler; “Bu sömürü düzenini DEĞİŞTİRELİM!” diye sesleniyorlar.

Patronlar Krizi Nasıl Fırsata Çeviriyor?

03.01.2019, Esenyurt’tan bir emekçi

kriz-firsatcilari.png

Geçen gün emekliliğine 1 sene kalmış Ahmet abi ile oturup çay içtik. Ahmet abi metal işçisi, ancak fabrikası Çerkezköy’e taşındığı için şu anda işsiz. Çocuklarının eğitim durumundan dolayı Çerkezköy’e gitmeyi kabul etmiyor, bu yüzden işveren tarafından işten atılıyor. Kendisi gibi çeşitli mazeretleri olan işçi arkadaşlarından gitmeyi kabul etmeyenler de kapının önüne konuluyor. Yaklaşık 2 aydan beri iş arıyor. Konuşmaya başladığımızda artık iş bulma ümidinin kalmadığını anlıyorum.

İZBAN İşçilerinin Grevi Devam Ediyor

02.01.2019, İzmir’den bir UİD-DER’li

izban_20181226_154525.jpg

İZBAN yönetimi, asgari ücrete yüzde 26 zam yapılmasının ardından, 26 Aralık gecesi sendika yönetimiyle yapılan görüşmede yüzde 26 zam teklif etmişti. Ancak İZBAN yönetiminin yaptığı teklif asgari ücret alan çok az sayıda işçiyi kapsıyordu. Diğer işçiler içinse çok daha düşük oranda bir zam teklif ediliyordu. Bu teklifle zamlar kimi işçiye 50 lira, kimine 60, kimine biraz daha fazla yansıyacaktı. Ayrıca İZBAN yönetiminin teklifinin içinde işçilerin ikramiye ve diğer talepleri yer almıyordu.

Asgari Ücret Sefalet Ücreti Olmaya Devam Ediyor!

02.01.2019, Esenyurt’tan bir metal işçisi

asgari_ucret_vergi_disi_birakilsin

Asgari ücret görüşmelerinin başlamasıyla birlikte bir anda milyonlarca çalışanın gözü kulağı bu komisyondan çıkacak karara kilitlenmişti. Sonuç ise pek de şaşırtmadı açıkçası. Asgari ücret 1828 lirada, yani açlık sınırının altında kaldı. Bir anda iktidar cephesi, yazarçizerleri, basın ve yayın kuruluşları 1828 lirayı şişirdikçe şişirdi.

Robot muyuz İşçi miyiz?

30.12.2018, Beylikdüzü’nden bir kadın işçi

otomotiv-uretim.jpg

Çalış çalış çalış, hiç durmadan çalış! Biz işçilerin hayatı hep çalışmakla geçiyor. Diyeceksiniz ki çalışmak kötü mü? Tabii ki değil. Çalışmak, üretmek güzel bir şey fakat çalışma var, çalışma var. Patronlar bizleri köle gibi 10-12 saat çalıştırarak canlı robotlara dönüştürüyorlar. Robotlar da sayı veriyor, belirli saatler arasında dinleniyor, yağı veriliyor, bakımı yapılıyor. Aramızdaki fark canlı robot olmamız.

Denetim Adı Altında Denetimsizlik

30.12.2018, Ankara’dan bir İSG uzmanı

catida-calisan-isciler.jpg

Ben büyük bir şantiyede İSG uzmanı olarak çalışıyorum. Çalıştığım şantiyede yaşadığım ve “nasıl oluyor da binlerce işçi iş cinayetlerinde ölüyor?” sorusunun da cevaplarından biri olan bir olayı anlatacağım size. Her ay birkaç gün “denetim” için çeşitli bakanlıklardan müfettişler geliyor çalıştığım şantiyeye. “Ne güzel” diyeceksiniz, biliyorum. Ancak durumun aslı yaratılan imajdan farklı.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this