UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Mesele Başlı Başına Kapitalizmdir!

19.01.2018, Ankara’dan bir işçi-öğrenci

insaat-iscisi-kendini-yakti.jpg

Ankara, Türkiye’nin başkenti. Tam ortasında da Türkiye Büyük Millet Meclisi var. Az ötede bir adam Meclisin önünde duruyor. Elinde benzin dolu bir bidon var. Önce üzerine benzini döküyor. Ardından çakmağı ateşliyor. Ve şimdi de cayır cayır yanıyor. Bir anda düşünceler hücum ediyor beynime. Neler gelmiyor ki aklıma... Şehirlerimizi dev beton yığınlarına döndüren inşaatları düşünüyorum. İnşaatlarda yitirdiğimiz canlar geliyor aklıma.

Sorunumuz Pembe Otobüs mü?

19.01.2018, Tuzladan bir kadın işçi

pempe-otobus.jpg

Kadını aşağılayan, erkekten değersiz gören ve kadına şiddeti körükleyen AKP’nin kadın düşmanı söylemleri kadına olan nefreti, ayrımcılığı alabildiğine körüklüyor. Bugünlerde sadece kadınların binebileceği pembe otobüs tartışması dikkat çekici. Kadınlar rahat etsin erkeklerin şiddetinden, tacizinden korunsun diye pembe otobüs tahsis edilmiş. İktidar bir taraftan kadınları korumak için sadece kadınların binebileceği pembe otobüs hizmeti vereceğiz diyor, öte taraftan kadını değersiz gören zihniyetinden taviz vermiyor.

Meslek Hastalıkları Görülmüyor!

18.01.2018, Gebze’den metal işçisi bir kadın

meslek-hastaliklari-info-2017.jpg

Kötü çalışma koşullarına ve gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmamasına bağlı olarak işçiler iş kazalarında ya da meslek hastalıklarında hayatlarını kaybediyorlar. Türkiye’de iş kazası ya da meslek hastalıkları nedeniyle ölen işçi sayısı ne yazık ki çok yüksek. Sadece 2017 yılında 2006 işçi iş cinayetleriyle hayatını kaybetti. Meslek hastalıkları, işçilerin hayatları boyunca dayanılmaz acılar çekmelerine neden oluyor. Ancak ne yazık ki bu alanda gerekli çalışmalar yapılmıyor.

Yakanın Rengiyle Ayrışma, Sınıfının Kimliğiyle Birleş!

16.01.2018, Kültür Üniversitesi’nden bir öğrenci

mavi-ve-beyaz-yaka.jpg

Uzun zamandan beri beyaz yaka-mavi yaka kavramına takılmış bir şekilde “ama ikisi de aynı şekilde çalışıp sömürülmüyor mu?” sorusunu sorardım. Sorunun cevabını staj yaptığım dönemde aldım. Stajımı bir havacılık firmasının teknik alanında yaptım. Fakat ağır işlerin yapıldığı alanlara girmemiz yasaktı. Sanırım sırf bu yüzden dikkatimizi çekmişti oralar. Zor bela bulduğumuz staj imkânımızı yakma korkusuyla o alanlara girdik ve ne olduğunu öğrendik.

“O Zaman Ben de 2019’da Onlara Oy Vermem!”

16.01.2018, Pendik’ten bir işçi

kosulsuz-ayrimsiz-kadro.jpg

Senelerdir milyonlarca işçinin dört gözle beklediği müjdeli haber nihayetinde verilmişti! Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın, “taşeron işini inşallah bu hafta bitiriyoruz” demesinin hemen ardından Başbakan Binali Yıldırım’dan, “Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla hallediyoruz” açıklaması gelmişti. “Bir hafta içerisinde inşallah Meclise gönderiyoruz” demişlerdi. Haftalar geçti ve Erdoğan, taşeron meselesine dair Bakanlıklarının iyi çalıştığını, birlikte işi tatlıya bağladıklarını söyledi. Peki, iş nasıl “tatlıya bağlanmıştı”?

“Özgürlük” Şairi Paul Eluard

14.01.2018, İstanbul’dan bir UİD-DER’li

paul-eluard.png

Gerçek adı Eugene Grindel olan Eluard, 14 Aralık 1895’te Paris yakınlarında, St. Denis’te dünyaya gelir. 1. Dünya Savaşında Fransız ordusuna katılır ve cephede görev alır. Askerlik döneminde savaşın acılarını bizzat yaşar. Savaş Eluard’ın üzerinde derin izler bırakır ve dünyayı sorgulama eğilimine girer. İlk kitaplarında savaşın acılarını dile getirir. Bunun üzerine 1917 yılında “Le Devoir (Görev ve Kaygı )” ve 1918 yılında “Poèmes Pour la Paix (Barış için Şiirler) ” adlı eserlerini yayınlar.

Asgari Ücret ve “Küçük Tatlı Zamlar!”

12.01.2018, Ankara’dan genç bir işçi

kucuk-tatli-zamlar.jpg

Yeni yıla girdiğimiz bugünlerde, biz işçilerin dört gözle beklediği asgari ücret zammı yapıldı. Her yıl olduğu gibi asgari ücret yine açlık sınırının altında kaldı. Bununla beraber senenin başında temel ihtiyaçlara çeşitli zamlar yapıldı. Yapılan zamlarla birlikte asgari ücret zammı buhar olup uçtu. Yetmiyormuş gibi bir de haberlerde temel ihtiyaçlarımıza yapılan zamlar “küçük tatlı zamlar” diye gösterildi.

Süleyman Hocamızdan “Arının Balı”

12.01.2018, Tuzla’dan bir işçi

suleymanhoca.jpg

Bir etkinlikte tanımıştım mücadele içinde geçen ömrünün ağarttığı saçlarıyla Süleyman Hocamızı. İşçi sınıfının patronlara kök söktürdüğü yıllarda o da Maden-İş’e üye işçilere patronlar sınıfına karşı neden ve nasıl mücadele edilmesi gerektiğini anlatmıştı yıllarca. O yılları yaşayan işçiler anılarında ondan sevgiyle, saygıyla söz ediyorlardı. Tanışma onurunu yaşadığımda Süleyman Hocamız yaşlanmıştı, bedeni yorulmuştu. Ama sesindeki coşku, yüreğindeki ateş o konuştukça bizi sarıp sarmalamıştı.

Görmemek, Duymamak, Bilmemek Çözüm mü?

11.01.2018, Tuzla’dan bir metal işçisi

3-maymun.jpg

Bu hafta fabrikamızda işe yeni başlamış bir işçi iş kazası geçirmiş ve parmağı kopmuş. Duyunca bu kazanın nasıl olduğunu öğrenmek için işçi arkadaşlarımla konuşmak istedim. Ama soyunma odasındaki diğer kadın arkadaşlarımın olayı benim kadar önemsemediğini fark ettim. Çoğunlukla havadan sudan, diziden maçtan, ipe sapa gelmez bir sürü gereksiz şey üzerine konuşuyoruz ama arkadaşımızın parmağı kopuyor, bunun üzerine konuşamıyoruz.

Kim Büyüyor, Kim Küçülüyor?

10.01.2018, Sefaköy’den bir işçi

ekonominin-gidisati.png

Dumanlar püfür püfür gökyüzüne hücum ederken, iş makineleri dağı taşı delik deşik ederken, beton ormanları kat kat arşa yükselirken, fabrikalarda makinelerin çarkları tıkır tıkır dönerken, yüklü kamyonlar, tırlar, gemiler vızır vızır uzak ülkelere akarken, işçiler dur durak bilmeden çalışıyorlardı. Nihayet çelik fabrikasının işçileri çay molasına geçmişlerdi. İşçiler öbek öbek fabrikanın bahçesindeki kaldırım taşlarında ve duvar diplerinde toplanmışlardı.

Direniş Çadırları

10.01.2018, Bahçelievler’den bir işçi

dhl-kod-a-direnisleri.jpg

Soğuk bir Aralık günüydü. UİD-DER’li bir grup işçi arkadaşla direnişteki KOD-A Bilişim ve DHL Ekspress’teki sınıf kardeşlerimizi ziyarete gittik. Hak arama mücadelesi sebebiyle kardeşlerimiz direnişte. İşçi bültenimizden ya da internet sayfamızdan kardeşlerimizle ilgili haberleri görmüşsünüzdür. Bizim ziyareti gerçekleştirdiğimiz gün KOD-A işçileri 60’lı günlerinde ve DHL Ekspress işçileri 150’li günlerinde direnişlerini sürdürmekteydiler. Hava soğuk direniş çadırları ise sıcaktı. Ziyaretlerimize ilk KOD-A işçisi kardeşlerimizin çadırı ile başladık.

Ekmek Hafifliyor, Cepler Yanıyor!

04.01.2018, Beylikdüzü’nden bir sağlık işçisi

ekmek-kuculuyor.jpg

Geçtiğimiz ay içerisinde patronlar medyası “ekmek israfına gramaj ayarı” diyerek haberler yayınladı. Yılın ilk haftasında da bu “ayar” yapıldı. “Tüketilemiyor, israf ediliyor,” gerekçesiyle 250 gram olan ekmek 200 grama düşürüldü. Ama bunun karşılığında ekmeğin fiyatı düşürülmedi. Yani ekmeğe gizli zam getirildi ve işçilerin, emekçilerin sofrası daha da yoksullaştı.

Mavi Balina Oyunu Çılgınlığı

03.01.2018, Halkalı’dan bir sağlık işçisi

mavi-balina-intihara-surukluyor.jpg

Son zamanlarda haberlerde ve internette yer alan “Mavi Balina” adlı oyunun sonuçlarını görüp okuyoruz. Dünya çapında yasaklanan oyun birçok sosyal medya bağımlısı genci ağına çekip psikolojik baskı ile hayatlarını mahvediyor ya da sonlandırıyor. Mavi Balına adlı oyun çeşitli sadist görevlerle gençlerin fiziki ve psikolojik hasar almasını sağlayarak onları gereksiz bir atık olduklarına inandırmaya çalışıyor.

Tek Başına Değil Milyonlarız!

02.01.2018, Kocaeli’den bir kadın işçi

kortej-uidder.jpg

Dünyadaki tüm üretimi işçi sınıfı yapıyor, zenginliği o yaratıyor. Ancak bu üretim patronlara zenginlik sağlarken, işçilere kalan yalnızca kölece çalışma ve sefalet oluyor. İşçiler örgütsüz ve sınıf bilincinden yoksun oldukları için sorunları biriktikçe birikiyor. Aynı koşullarda çalışan, aynı sorunlarla boğuşan, aynı sorunlara çözüm arayan milyonlarca işçi “ben tek başına ne yapabilirim?” diye düşünüyor.

Sen Muhteşem Mavi Gezegenin Elleri ve Hünerisin!

02.01.2018, Gebze’den bir kadın işçi

isciler-2.jpg

Geçenlerde elime bir dergi geçti. Parlak ve kaliteli bir kâğıda basılmış, tasarımı da alımlı bir dergi. “Zirvedeki İşadamları Başarılarını Neye Borçlu?” diye bir spotu var. Sayfaları karıştırmaya başladım. Ekonomik gelişme, milli gelir, yeni projeler, krediler derken derginin ortasında kocaman bir fotoğraf dikkatimi çekti. Bir toplantı salonunda konuşmacı ve sıra sıra dizilmiş dikkatle konuşmacıyı izleyen patronlar görünüyor.

Tüm Direnişçi İşçilere Selam!

31.12.2017, Gebze’den bir grup metal işçisi

posco-akkim-dhl-kod-a.jpg

Akkim, Kod-A, DHL Ekspres, Poscco Assan ve diğer direnişçi kardeşlerimiz, sizlere yürek dolusu selamlarımızı iletiyoruz. Aylardır inatla, sabırla, inançla yürüttüğünüz mücadelenizde yalnız olmadığınızı bilmenizi isteriz. UİD-DER’in sayfalarından direnişinizi takip ediyoruz. Sizlerin bu onurlu mücadeleniz tüm işçi sınıfımıza örnek olmaktadır. Hakkını arayan işçilerin başına ne geliyorsa sizlerin de başına o gelmiş durumda. Çünkü bu düzen adaletsiz bir düzendir, patronları koruyan işçilere ise zulüm eden bir düzen.

2003’ten Bugüne: Asgari Ücret, Altın ve Gerçekler

31.12.2017, Bahçelievler’den eğitim emekçisi

asgari-ucret-ve-altin.jpg

Sınıf kardeşlerim zor bir yılı geride bırakıyoruz. Daha zor bir yıl bizleri bekliyor. Bu tespit için kâhin olmaya gerek yok. Herkes üç aşağı beş yukarı neyin ne olduğunu biliyor ve yaşıyor. Bu yazıda meselenin ücretler kısmı ile ilgili birkaç noktaya birlikte yakından bakalım istiyorum. Birazcık matematik hesabı yapacağız. Korkulacak bir hesap değil. Tahminimce her gün zaten hep beraber bu hesapları yapıyoruz.

Toplumsal Bakım ve Yaşam Alanları Hayal mi?

29.12.2017, Esenyurt’tan bir işçi

hastane-acili-antep-grip-salgini.jpg

Geçen gün arkadaşımın anneannesi evde fenalaşmış, ambulans çağırıp hastaneye götürmüşler. Hastaneye giderken hemşire kalbin durmak üzere olduğunu söylemiş. Hastaneye geldiklerinde ise hiçbir müdahale yapmadan, boş yatak olmadığı için hastayı kabul edemeyeceklerini söylemişler. Sonra başka hastaneye acilden giriş yapmak istemişler ama ne tesadüf orada da aynı mazeretle hasta kabul edilmemiş.

Uzay Çağında Çöpte Yaşam Aramak!

28.12.2017, Tuzla’dan bir işçi

madagaskar_20122017_3.jpg

Fotoğraflara bakıyorum; Doğu Afrika’da bulunan Madagaskar’daki kadınlara, erkeklere, çocuklara. Uzun uzun bakıyorum; içinde yaşamakta olduğum dünyayı tekrar tekrar sorgulatan fotoğraflara. Fotoğraflar neler anlatabilir? Sefaleti nasıl anlatır mesela? Çöplükler içinde yaşamı aramak, yaşayabilmek için tüm bunlara katlanmak zorunda bırakılmak ne kadar anlaşılabilir? Kapacakları enfeksiyon, ellerine batacak bir enjektör yetecektir onları yaşamdan koparmaya.

“Öyle Ama İşte Ne Yaparsın”

27.12.2017, Gebze’den bir kadın metal işçisi

karikatur-isciler-birlik-olmazsa.png

Öğretilmiş çaresizlik içimize işlemiş bir maraz gibidir. Bazen yaşadığımız sorunların çaresi, çözümü yokmuş gibi kabullenme eğilimi gösteririz. Epey zaman önce işyerinden bir ağabeyimizle neden bu kadar çok sorun yaşadığımız üzerinde sohbet ediyorduk. Sürekli bir şeylerden bahsedip şikâyetlerini dile getiriyordu. İşsizliğin neden kaynaklandığını konuştuk.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this