UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Sınıf Mücadelesinin Kılavuzu 10 Yaşında!

28.03.2018, Gebze’den bir kadın metal işçisi

id-dagitim.JPG

Bir yolcu gideceği yeri bilmiyorsa ve yanında bir kılavuzu yoksa yeni yerlere gitmeye cesaret edemez ya da kaybolur. İnsanız işte, bilmediğimiz her şeyden korkarız. Neden? Kat edeceğimiz yolun kılavuzunu önceden yanımıza almadığımız için. Biz işçiler de yıllardır yola kılavuzsuz çıkıp kayboluyoruz. UİD-DER’in işçi sınıfına dönük mücadele rehberi olan İşçi Dayanışması bülteni bu kılavuzlardan biridir.

“Başka İş Yapın!”

28.03.2018, Küçükçekmece’den bir eğitim emekçisi

atanamayan-ogretmenler-hasan-songur.jpg

Öğretmenlik mesleği fedakârlık isteyen bir meslektir. Aylarca ya da yıllarca atanmak için didinip durmuşsundur… Sınavı kazanabilmek için dershanelere gidip gelirsin geçen zamanın farkına varmadan. Yılların su gibi geçtiğini bilerek atanmayı beklersin. Atanma hayalleri kurarsın, umutlarını paylaşırsın arkadaşlarınla. Gelecekte neler yapacağını anlatırsın. Sürekli ailenden, komşundan, eş dosttan gelen “atandın mı, ne zaman öğretmen olacaksın?” gibi sorulara maruz kalırsın.

İşçi Dayanışması Yazıyorsa Doğrudur

28.03.2018, Adana’dan İşçi Dayanışması okuru bir işçi

fontana_20150328_150804.jpg

İşçi Dayanışması gazetemizi dağıttığımız ve sorunlarımızı tartıştığımız fabrikalardan birinin önündeydik. Mesai bitmiş işçiler gruplar halinde çıkıyorlardı fabrikadan. İşçilerin yoruldukları her hallerinden belliydi. Birçoğu kendini bir an önce servise atıp başını koltuğa yaslama isteğiyle acele acele yürüyordu.

Patron Medyasına İnat İşçi Dayanışması 10 Yaşında!

28.03.2018, Mersin’den İşçi Dayanışması okuru bir işçi

id-bulten__MGL3445.jpg

İşçiler birbirinden kopuk ve habersiz olduğunda patronların düzeni tıkır tıkır işler. Patronlar da düzenleri böyle sürüp gitsin isterler. İsterler ki Liverpool liman işçilerinin grevinden Mersin liman işçileri haberdar olmasın, Adana’daki saya işçilerinin direnişinden Gebze’deki metal işçileri haberdar olmasın, hatta isterler ki işçilerin yan fabrikadaki direnişten dahi haberi olmasın. İsterler ki işçiler gerçek düşmanını bilmesin bilinçlenmesin. İsterler ki işçiler tek bir ses olarak tek bir sınıf olarak birleşip mücadele etmesin.

“Uluslararası mı?”, “Evet!”

27.03.2018, İstanbul’dan bir işçi

isci-dayanismasi-togo.jpg

10 yıl önce, Nisan 2008’de on yılların birikimi ve yoğun bir emeğin ürünü olarak ilk sayısı ellerimizdeydi İşçi Dayanışması’nın. İşçi Dayanışması gazetesini var edenler, işçi sınıfının derdini dert edinenler ve en karanlık günlerde bile sınıfımıza ışık tutanlardı. UİD-DER’li işçiler, İşçi Dayanışması’nın 1 Mayıs arifesinde yayınlanan ilk sayısını, heyecan, gurur ve mutlulukla tanıdıkları veya yeni tanıştıkları işçi kardeşlerine ulaştırmaya çalışıyorlardı.

8 Mart Kadınıyla Erkeğiyle İşçi Sınıfınındır

27.03.2018, Ankara’dan genç işçi ve öğrenciler

8mart2018-istiklal-yuruyus.jpg

Geçtiğimiz günlerde 8 Mart vesilesiyle pek çok yerde “kadın sorunu” tekrar gündeme geldi. Ama emekçi kadınların sorunları, “kadın sorunu” olarak anlatılan, burjuva kadınların da sahiplendiği sorunlardan çok daha farklıdır. Emekçi kadınlar hem işyerlerinde çalışıp para kazanmak hem de ev işlerine koşuşturmak ya da evin bütün ağır işlerini ve sorumluluğunu yüklenmek zorundayken burjuva kadınların böyle dertleri yoktur.

Çaylar Demli Olsun!

26.03.2018, Gebze’den bir kadın işçi

id-tanitim.jpg

Bizi okur mektuplarıyla işçi kardeşlerimizin evlerine misafir eden, dertleşip, bir demli çayla hasbıhal etmemizi sağlayan, geçmişte nice deneyimler yaşamış büyüklerimizin hikâyelerini anlatıp yaşananlardan dersler çıkartmamızı sağlayan, bizi dünyanın farklı farklı ülkelerine götürüp bizi bizler gibi işçi kardeşlerimizle tanıştıran, isimlerimiz farklı olsa da sorunlarımızın aynı olduğu kardeşlerimizden haberler almamızı sağlayan bizim gazetemizdir.

Kadınların Patronu Patron Kadınlar

25.03.2018, Kültür Üniversitesi’nden bir öğrenci

kadinlar-gunu-konferans.jpg

Geçtiğimiz günlerde kutlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde hepimizin dikkatini çeken bir takım konular olmuştur. Benim de birçok şey dikkatimi çekti. Örneğin burjuvazinin “emek” kelimesinden dahi ne kadar korktuğunu fark ettim. Bugünü tarihsel mücadelesinden tamamen uzak bir hediyeleşme gününe çevirmek isteyen kapitalizm, Emekçi Kadınlar Gününü adeta “patron kadınlar günü”ne çevirmeye çalışıyor.

Dayanışma En Çok İşçilere Lazım!

25.03.2018, Gebze’den bir kadın işçi

id-tanitim.jpg

İnsan içinde bulunduğu toplumdan, dünyadan kopuk yaşayamaz, tek başına ayakta kalamaz. Ancak bir arada yaşamanın, birlikte hayatı sürdürmenin bazı gerekleri vardır. Ortak çıkarların korunması, geliştirilmesi ve bu çıkarlara sahip çıkılması gibi. Bunun için dayanışma gerekir. Dayanışma; bir topluluğu oluşturanların duygu, düşünce ve ortak çıkarlarda birbirlerine karşılıklı bağlanması demektir.

Gelenekten Geleceğe İşçi Dayanışması 10. Yılında İleriye

24.03.2018, Mersin’den bir işsiz

id-10-yasinda.png

İşçi sınıfı şu an tüm dünyada yeterli örgütlülük ve bilinç düzeyinden uzak. Ama bu bizlerde umutsuzluk yaratmıyor, çünkü biliyoruz ki işçi sınıfı bu zulüm düzenine karşı sonuna kadar suskun olmayacak. Örgütsüzlük ve bilinçsizlik bizlerin en büyük belasıdır belki de. Sınıfımızdan, mücadelemizden bihaber olmak sömürü dünyasında iyice nefessiz kalışımızı sağlar. Fakat bizler örgütsüz ve bilinçsiz değiliz. Hele ki yalnız ve çaresiz hiç değiliz.

Tarihimizi İşçi Dayanışması’ndan Öğreniyoruz

24.03.2018, Ankara’dan bir sağlık işçisi

id-10-yasinda1.png

Tarih geçmiş kuşakların işçilerinin bize bıraktığı mücadele deneyimleriyle, miraslarla dolu. Ancak işçilerin çoğu bu mücadele deneyimlerinden haberi olmadan ya da bunların tarihini yanlış bilerek yaşamını sürdürür. Tarih kitaplarına bakıldığında işçilerin bu önemli hareketlerini ya göremeyiz ya da patronların çıkarları doğrultusunda çarpıtılarak bize sunulurlar. Sermayenin hizmetindeki tarih kitapları, televizyonlar, gazeteler hep bir ağızdan kralları, sultanları, büyük adamları anlatır.

Çiftlik Bank: Yoksulların Sırtındaki Tezgâhlar

23.03.2018, Kocaeli’den bir petrokimya işçisi

ciftlik-bank.jpg

İnsanlık olarak büyük çalkantıların yaşandığı karanlık bir dönemden geçiyoruz. Gelişmiş olanlar dâhil tüm ülkelerde yaşam standartları düşüyor; işsizlik, gelecek kaygısı ve toplumsal huzursuzluk artıyor. Emekçi kitleler umutsuzlar, kaygılılar ve mevcut koşulların daha da kötüleşmesinden korkuyorlar. Korku onları endişe ve arayışa sürüklüyor.

İşçi Dayanışması Bülteni 10. Yılında!

23.03.2018, Gebze’den bir metal işçisi

id-bulten__MGL3445.jpg

İş Dayanışması bülteni 10. yılında. İşçi Dayanışması 10 yıldır işçilerin penceresinden işçi sınıfının sorunlarını yazıyor. İşçi sınıfının, patronların medyasında yer almayan hak gaspları, iş cinayetleri, sendikasızlaştırma gibi sorunlarını sınıfımızın penceresinden biz işçilere işçilerin kalemiyle taşıyor. Kimi zaman işçi sınıfının şairlerinin dizeleriyle, kimi zaman işçilerin yazdıkları mektuplarla anlatıyor.

İşçi Dayanışması’nı Neden Okumalıyız?

22.03.2018, Kartal’dan bir kadın işçi

id-tanitim.png

İşçi Dayanışması bültenimiz tam 10 yıldır inatla bu mücadele için her ay çıkıyor. Hayatı üretenler biz işçileriz. Hayatı güzelleştirecek güce sahip olanlar da bizleriz. İşçi Dayanışması bültenimiz işçi kardeşlerimizin buna olan inancını güçlendirmek için çalışıyor. Yalanların yerine gerçekleri koyuyor. Sadece sorunları anlatmıyor, çözümünü de gösteriyor. İşçi Dayanışması tüm dünya işçilerine kardeşlik eli uzatıyor.

İşçi Dayanışması Gazetesi 10. Mücadele Yılında

21.03.2018, Ankara’dan bir matbaa-yayın işçisi

id_bulten_120.jpg

Sınıf mücadelesinde önemli bir yer tutan İşçi Dayanışması Gazetesi, Nisan 2008’de yayın hayatına başladı. 10 yıldır hazırladığı güncel, enternasyonal ve tarihsel haber, mektup ve makalelerle sağlam ve iradeli bir çizgi izleyerek yoluna devam ediyor. Geçmişin mücadele deneyimlerini bugüne, bugünün mücadele deneyimlerini yarının işçi kuşaklarına aktaran İşçi Dayanışması, sınıf tarihinde önemli bir aktarma kayışı olma görevini kararlılıkla sürdürüyor.

İşçi Dayanışması Panzehirdir

21.03.2018, Ankara’dan bir kadın işçi

id-tanitim-kortej.jpg

Kitle iletişim araçlarıyla sunulan çoğu şey aslında biz işçilere yabancı. Televizyonda, gazetelerde, sinemalarda, haberlerde, sosyal medyada bahsedilenler, işlenenler bizim yaşadıklarımızı, sorunlarımızı genellikle anlatmıyor. Egemenler, bu kitle iletişim araçları üzerinden işçilerin düşünce biçimini kendi çıkarları doğrultusunda belirlemeye çalışıyorlar. Nasıl ve ne anlatarak mı yapıyorlar bunu?

Taş Ocakları ve Silikozis

20.03.2018, Mersin Üniversitesinden bir öğrenci

kirklareli-nin-12-tas-ocagi-bulunan-koyunde-yeni-ocak-isyani-436653-5.jpg

Geçtiğimiz günlerde televizyonda haber izliyordum. Kırklareli’nin Kapaklı köyünde 12 taş ocağı olduğunu ve on üçüncü taş ocağının açılmasının düşünüldüğü söyleniyordu. Taş ocağını açacak şirket yetkilileri köy kahvesine gelip duyuru yapmak istemişler. Fakat köyde yaşayan kadınlar toplantının yapılmasını engellemişler ve taş ocaklarını istemediklerini söylemişler. Kadınlar köyde zaten on iki adet ocak bulunduğunu, hâlâ ocak açılmaya çalışıldığını ve bu ocakların hayatlarına zarardan başka bir şey getirmediğini ifade ettiler.

İşçilerin Gazetesi İşçi Dayanışması 10 Yaşında

20.03.2018, Tuzla’dan bir kadın işçi

isci-dayanismasi-tanitim-01092012.jpg

Patronların sefa sürdüğü bu düzende biz işçiler gece gündüz demeden üç kuruşa çalışıyor, ömür tüketiyoruz. Yoksul ile zengin arasındaki uçurum giderek artıyor. Uzun süreli ve yorucu çalışma koşulları, işçilerin belini büküyor. İş cinayetleri, kadına yönelik baskı, şiddet, taciz ve tecavüz olayları giderek artıyor. Fakat her gün izlediğimiz, takip ettiğimiz o kara kutu (TV), patronların medyası, gazeteleri biz işçilerin sorunlarını yansıtmıyor, zaten amaçları da asla bu değil.

İşçi Dayanışmamızın 120’inci Sayısına Merhaba

20.03.2018, Mersin Üniversitesinden bir öğrenci

is-cinayetlerine-son.jpg

Merhaba dostlar. Ben bir işçi-öğrenciyim. Bir yandan okula gidiyorum bir yandan da iş buldukça çalışıyorum. Dünyanın bütün güzelliklerini üreten biz işçilerin gazetesi olan İşçi Dayanışması ile 15 yaşındayken tanıştım. İşçi Dayanışması’nı ilk kez okuduğum zaman bu kadar bizim haklarımızdan bahsedebilecek bir gazetenin varlığına inanamamıştım. Çünkü çevremde her zaman birbiri ile rekabet halinde olan insanlar ve yalan söyleyen kanallar vardı.

Kanserde Kampanya!

19.03.2018, Şirinevler’den bir sağlık işçisi

kanser-tarama.jpg

Bir hasta “kızım kanser taraması burada mı yapılıyor?” diye soruyor. Hemşire olarak bana uzattığı kâğıdı alıyorum. Üzerinde tüm vücut tomografisi yazıyor. “Yok teyzecim. Bu kanser taraması değil. Tomografi çekimi” diyorum. Kafası karışmış bir şekilde kaşlarını çatıyor. “Benimle dalga mı geçiyorsunuz? Beni yukarıdan gönderdiler. Kanser taramasını bedava yapıyoruz, dediler. Bir sürü evrak imzaladık. Nedir peki, ne çekiliyor?” dediler.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this