UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Patronların Bize Verdiği Değer İşte Bu Kadar

28.08.2008, Gazi Mahallesinden bir kadın tekstil işçisi

Birkaç senedir işyeri tatile çıkarken, üretilen ürünlerden işçilere poşetler içinde hediye dağıtıyor. Akşam mesaisi devam ederken dağıtım yapacakları haberini aldık. Paydos zili çaldığında hepimiz soyunma odalarına acele bir şekilde indik her zaman olduğu gibi.

Kahrolası Düzen

28.08.2008, Gazi Mahallesinden bir gıda işçisi

İşçiler, Misafirler ve Onurumuz

26.08.2008, Bakırköy’den bir güvenlik işçisi

Ben İstanbul’un önde gelen bir alış veriş merkezinde güvenlik işçisi olarak çalışıyorum. Bu alışveriş merkezinde çalışan işçilerle, alışveriş merkezine gelen müşteriler (patronların tabiri ile misafirler) arasında muazzam bir çelişki var. Sınıfsal çelişkiler o kadar ortada ki bizi insan olarak bile görmüyorlar.

Ve UİD-DER’le Yaşamak…

26.08.2008, Esenler’den 11 yaşında bir kız öğrenci

Kent Gıda’da İş Kazaları

24.08.2008, Kartal’dan bir gıda işçisi

Kent Gıda fabrikasında geçen hafta iki iş kazası meydana geldi. İş kazasının birinde işçi arkadaşlarımızdan biri prese elini sıkıştırırken, diğerinde işçi arkadaşın kafasına demir düşmesi üzerine kafası yarıldı.

Devlet Malzeme Ofisinde Sorunlarımız

27.08.2008, DMO’dan bir matbaa işçisi

DMO devlet sektöründe yer alan bir matbaa fabrikasıdır. Maliye Bakanlığının evraklarını, elektrik makbuzlarını, trafik ceza makbuzlarını, yani bize borç yükü olarak gerisingeri dönecek makbuzları üretiyoruz.

3 İşçi Ölerek 300 Kişinin Hayatını Kurtarmış!

27.08.2008, Pendik’ten bir işçi

Her gün her sektörden, her fabrikadan kanı damlıyor işçi kardeşlerimizin üretim alanlarına. Artık yeter! Hesabını sormalıyız. Bir bir ödetmeliyiz bedelini.

Yasalar Patronların Canını ve Malını Koruyor

25.08.2008, Kartal’dan bir matbaa işçisi

Patronlar işlerine geldiğinde bizleri bir kâğıt parçası gibi kullanıp atıyorlar. Elbette ki yasaları da onlara hizmet ediyor. İş Kanununun 25/2 maddesi patronların bizleri tazminatsız işten çıkartmalarının yolunu döşüyor.

Güme Giden Zamlarımız

20.08.2008, Aydınlı’dan bir kadın işçi

Aslında biz işçiler olarak örgütsüz ve dağınık olduğumuz sürece kaybetmeye mahkûmuz. Örgütlü ve bilinçli olduğumuz zaman ise yalnızca altı aylık zammımıza değil koca bir dünyaya sahip olabiliriz.

Ada Deri’de direniş başladı!

07.08.2008, Aydınlı'dan deri işçisi

Aşırı Mesai Ölüme Yol Açıyor

30.07.2008, İMES’ten bir işçi

Aşırı mesailere nedeniyle meydana gelen ölümlere bir yenisi daha eklendi. Japonya’da Toyota otomobil fabrikasında çalışan bir mühendis, çok çalışmaktan dolayı öldü.

Bir Haberin Düşündürdükleri

30.07.2008, Kadıköy’den bir büro işçisi

Kapitalist üretim sistemi içinde her gün farklı sebeplerle birçok işçi kardeşimiz ölmekte, yaralanmakta veya hastalanmakta. Adeta bir savaş içindeyiz. Tek fark, kayıplarımız “şehit” olarak değil “kurban” olarak adlandırılıyor.

Sendikayı Sendika Yapan İşçilerin Örgütlülüğüdür

29.07.2008, Gebze Organize Sanayi Bölgesinden bir kadın işçi

Gözlerinin Ferini Kaybetmenin Bedeli Günlük 4 YTL!

28.07.2008, Ege Mahallesinden bir işçi

UİD-DER’e Minnettarım

28.07.2008, Gazi Mahallesinden genç bir işçi

Her Şey Bizim Elimizde

23.07.2008, 1 Mayıs Mahallesinden bir matbaa işçisi

Başbakanın Ziyaret Ettiği Madende İş Cinayeti

22.07.2008, 1 Mayıs Mahallesinden bir işçi

Vergilerimiz Nereye Gidiyor?

14.07.2008, Gazi Mahallesinden bir işçi

Daha Ne Kadar Soyarız!

13.07.2008, Gazi Mahallesinden bir metal işçisi

UİD-DER Gazi Temsilciliği’nde “Ödediğimiz Vergiler Nereye Gidiyor” adlı bir seminer yaptık. Seminer devam ederken aklımdan İstihdam Paketi geçti. İkisi farklı konular olsa da bir ortak noktaları var: “Daha ne kadar soyarız?”

Çocuklar Savaşlarda Ölüyor, Aç Kalıyor

11.07.2008, Esenler’den UİD-DER’li bir çocuk

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this