UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Her Yerde Baskı, Şiddet…

28.11.2017, Fatih’ten bir kadın işçi

hastane-acili-kavga.jpg

Ben hastanede çalışan bir temizlik işçisiyim. Kızımla aynı hastanede çalışıyoruz. Güvenlik görevlisi olarak çalışıyor. 550 yataklı büyük ve yoğun bir hastane. Bu yoğunlukta her gün bir sürü sorunla boğuşuyoruz. Çok işe az işçi. Geçenlerde kızımın yaşadıkları çok zoruma gitti. Ben de sizinle paylaşmak istedim. Hastane büyük ve birkaç girişi var. Güvenlikte çalışanlar 12’şer saatlik iki vardiya şeklinde çalışıyorlar.

İşçilerin Sorunları Hep Aynı

28.11.2017, Ankara Sincan OSB’den bir işçi

siemens-workers-austria-graz.jpg

Ben Sincan Organize Sanayi Bölgesinde çalışıyorum. Çalıştığım fabrika raylı sistemler üzerine üretim yapıyor. Bir proje kapsamında Siemens’le ortak iş yapmaya başladı. Bu proje için Siemens firmasından gelen Avusturyalı ve Türkiyeli işçilerle birlikte 5-6 ay beraber çalışacağız. Avusturya’da Siemens’te çalışan Türkiyeli işçi arkadaşla oradaki işçilerin çalışma koşulları hakkında sohbet ettik.

Fazla Mesai ve Fedakârlık

27.11.2017, Sancaktepe’den bir kadın işçi

ucretler-yukseltilsin

İşçiler neden fazla mesaiye kalmak isterler? Çok çalışmak istedikleri için mi? Patronlarını çok sevdikleri için mi? Hayır! İşçiler düşük olan gelirlerini arttırmak için fazla mesaiye kalıyorlar. Eşini, çocuklarını ve kendisini biraz olsun daha iyi koşullarda yaşatabilmek için mesaiye kalıyorlar. Geçim derdi var. Patronların düzeninde para olmadan yaşanmıyor. İşçiler de düşük olan ücretlerini arttırmak için ömürlerinden çalarak, her gün daha da çok tükenerek ve yeri geliyor iş kazalarına kurban giderek fazla mesaiye kalmak zorunda kalıyorlar.

Kim Daha Zeki?

27.11.2017, GOSB’dan bir kadın metal işçisi

zeka-somuru.jpg

Çeşitli zekâ oyunları ve testleri hemen hepimizin karşısına çıkmıştır. Geçenlerde fabrikada benim de karşıma çıktı. Makinede çalışırken etraftaki diğer işçi arkadaşların hallerinde bir tuhaflık sezdim. Herkes birbirine durmadan bir şey soruyor ve buna bağlı olarak da karşıdaki muhatapların surat ifadeleri değişiyordu. İlgimi çekti ve gidip ne olup bittiğini sordum. Meğer bizim Salih abiye bir yakını şöyle bir mantık sorusu sormuş:

Mücadelenin Kadınları Bizi Değiştiriyor

26.11.2017, Ankara’dan genç erkek işçi-öğrenciler

kadin-erkek-birlikte-mucadeleye.jpg

25 Kasım, kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele ve dayanışma günü. UİD-DER’li genç erkekler olarak, bu gün vesilesiyle sizlerle duygu ve düşüncelerimizi paylaşmak istedik. Gün geçmiyor ki kadına yönelik şiddet haberleri gelmesin. Neredeyse her gün evden sokağa, toplu taşıma araçlarından işyerlerine kadar hayatın her alanında kadınlar şiddete uğruyor. Kadına karşı şiddetin dünyanın her yerinde artması, aslında kapitalist sistemin ne kadar çürüdüğünü gösteriyor.

Şiddetin Açtığı Yarayı Mücadeleyle Kapattım

26.11.2017, Ankara’dan bir kadın işçi

kadina-siddeti-mesrutastiranlara-hayir.jpg

Kadına yönelik erkek şiddetinden fazlaca nasibini alan bir kadın olarak 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Dayanışma Günü vesilesiyle sizlerle duygu ve düşüncelerimi paylaşmak istedim. Yıllarca sözlü ve fiziksel saldırının etkisinde kalan bir kadın olarak içine kapanık, kendine güveni olmayan, insanlara kin ve nefret besleyen bir kimliğe sahip olmuştum. Bu sorunu sadece kendimin yaşadığını zannediyordum. Mutlu ailelere imrenerek bakardım. Bazı bazı kendimi suçlardım.

Cenazemizi Bile Krediyle Gömüyoruz!

26.11.2017, Sancaktepe’den bir işçi

creditcards.jpg

İşçilerin yaşamları kredi kartları ve kredi borçlarıyla boğuşmakla geçiyor. Neredeyse harcamalarımızın çoğunu kredi ve kredi kartlarıyla yapar hale gelmişiz. Neden? Çünkü ücretlerimiz düşük. Aldığımız aylık geçinmemize yetmiyor. Bu yüzden de yapmak zorunda kaldığımız birçok harcamayı kartlarla ve kredilerle halletmek zorunda kalıyoruz. Ne var ki iş ölülerimizi gömmek için kredi çekmek zorunda kalmaya kadar gidiyor.

Film Yeni Başlıyor

25.11.2017, Sancaktepe’den bir işçi

cam-filmi.jpg

Geçtiğimiz günlerde hem medyada hem de bizim fabrikada çokça gündem olan bir konuydu arabalardaki cam filmi meselesi. Olayın özü şu: İçişleri Bakanlığının isteğiyle hükümet bir yasa çıkartıyor ve arabalardaki tüm cam filmlerini yasaklıyor. Bunun üzerine araç sahiplerinden oto tamircilerine, yedek parçacılar derneğinden bu konuda bilimsel açıklama yapan uzmanlara (!) kadar herkes tepki gösterdi. Hatta bu konuda internet üzerinden bir imza kampanyası bile başlatılmış.

Eğitiliyor muyuz, Uyutuluyor muyuz?

25.11.2017, Kocaeli’nden bir işçi

universiteli-issiz.jpg

Sınıflı toplumların ortaya çıkışı ile birlikte eğitimden yararlanma hakkı küçük bir zümrenin eline geçmiş, yoksul ve ezilen sınıflar yüzyıllar boyu insanlığın entelektüel birikimine ve temel anlamda eğitime bile ulaşamamıştır. Soyluların, prenslerin, şehzadelerin eğitimi ise uzak diyarlardan hocalarla, en önemli âlimlerle, özel olarak ve zengin kaynaklarla sürdürülmüştür. Peki, günümüzde kapitalist düzen altında çırpınan dünyamızda nasıl bir eğitim sistemi var? Teknolojinin, bilimin, insan zihninin sınırlarının zorlandığı bir dünyada eğitim ve öğretim denilerek neler zerk ediliyor beyinlerimize?

Emekçi Kadınların Güvencesi Örgütlü Olmaktır!

24.11.2017, Maltepe’den bir kadın işçi

kadin-isci-metal.jpg

Küresel yoksulluğu azaltmak için uluslararası çalışmalar yapan bir yardım kuruluşu olarak bilinen Oxfam, geçen yıl 62 kapitalistin mal varlığının dünya nüfusunun yarısının mal varlığına eşit olduğunu, bir raporla açıklamıştı. Bu yılki rapora baktığımızda ise eşitsizliğin gün geçtikçe çığ gibi büyüdüğünü görüyoruz. Bu yıl ise 8 kapitalistin serveti dünyada 3,6 milyar kişinin servetine eşitlenmiş durumda. Dünyada toplam servet artarken, servet daha az kişinin elinde toplanıyor ve zenginler daha zengin olurken yoksullar daha da yoksullaşıyor.

“İşçilerle Beraber Satılık Fabrika”

24.11.2017, Sefaköy’den bir işçi

iscilerle-birlikte-satilik-fabrika-polimer-kasim2017.jpg

Büyük ekonomik kriz kapıda. Daha önce çalıştığım işyerleri şimdilerde bir bir ya iflas etmeye ya da başka bir yerde üretim yapmak üzere taşınmaya başladı. İşçilerin çoğu ne içeride kalan maaşlarını alabiliyor ne de tazminatlarını! Örgütsüz olan işçiler bu dönemde patronların sözlerine daha fazla aldanıyor. Zaten örgütsüzlük ve bilinçsizlik aldanmak demektir.

Suriyeliler de Bizim Sınıf Kardeşimiz

24.11.2017, Gebze’den bir metal işçisi

suriyeli-ogrenciler.jpg

Metal işçisiyim, 6 yaşında bu sene okula yeni başlayan bir yeğenim var. Bir akşam onları ziyarete gittim. Kardeşim, sınıf öğretmeninin o gün kendisi dâhil bütün velilere cep telefonu üzerinden mesaj attığını söyledi. Mesajda şöyle söyleniyordu: “Sınıfımızda Suriyeli çocuklar var, bizim çocuklar onlarla Suriye’den geldi diye oyun oynamıyor dışlıyor, kavga ediyor. Lütfen çocuklarımızı uyaralım, insanların hepsinin eşit olduğunu anlatalım.”

“Ben Sana Demedim mi Su İsteme Diye!”

23.11.2017, Gebze’den bir kadın işçi

kortej.jpg

Çalıştığım metal fabrikasında iş ayakkabısının olmaması ile başladı sorunlar. İlk işe başladığımda haliyle birikmiş olan borçlarım ve çalışma zorunluluğum vardı. Bundan dolayı iş ayakkabısı vermemelerine ses çıkaramadım. Zaten hep böyle bağlamazlar mı elimizi kolumuzu. Aradan aylar geçmesine rağmen hâlâ uygun ayakkabı vermemişlerdi ve ben idareten bir numara küçük, giyilmiş bir ayakkabıyı giymeye devam ediyordum.

Senaryolar ve İşçi Dayanışması’nın Hatırlattıkları

22.11.2017, Pendik’ten bir işçi

kiyamet.jpg

Geçen gün karşılaştığım bir haber bana İşçi Dayanışması bülteninin “İnsanlık Boyun Eğmeyecek!” adlı başyazısını hatırlattı. Son dönemlerde çokça şahit olduğumuz üzere birçok teorisyen, bilim çevrelerinden tanınan isimler kıyamet senaryoları üretmekte, dünyanın sonunun geldiğini iddia etmekte. Kimileri her şeyi bırakıp Çin’e yerleşeceğini söylemekte, kimisi de gezegenin felakete sürükleneceğini, dünyanın alev topu haline geleceğini, dolayısıyla yeni bir gezegenin bulunması gerektiğini dillendirmektedir.

Mülteciler Düşmanımız Değil

22.11.2017, Gebze’den bir ofis işçisi

suriyeliler-kardesimizdir-2.jpg

Uzun zamandır görmediğim bir tanıdığımla mahallede karşılaştım. Arkadaşım Bulgaristan göçmeni bir işçi. Bilindiği gibi Türkiye’de 3 milyonun üzerinde Suriyeli mülteci var. Türkiye’nin pek çok bölgesinde olduğu gibi Gebze’de de mülteciler yaşam mücadelesi veriyor. Nereye baksak mültecilerin çileli yaşamına rastlıyoruz. Hal böyle olunca sohbetimiz bir şekilde buraya vardı. Suriye’de süren savaşın yıkıcılığı ve yaşadığı toprakları bırakıp buralara göç etmiş mültecilerden konuşmaya başladık.

Kapitalizm Geleceğe Dair Umut Vermiyor

21.11.2017, Gebze’den bir kadın işçi

ipsos-2017.jpg

Kapitalist sömürü düzeni, bir avuç patronun elinde zenginliği yoğunlaştırıp milyonlarca insanı yoksulluğa mahkûm ediyor. Dünyadaki tüm insanları beslemeye yetecek teknoloji varken, kitlelerin payına açlık, yoksulluk, işsizlik ve eşitsizlik düşüyor. İnsanlık her geçen gün biraz daha uçuruma sürükleniyor. Sistemin her yerinden gittikçe ağırlaşan eşitsizlik ve çelişkiler fışkırıyor. İşçi ve emekçi kitlelerin yaşam ve çalışma koşulları gittikçe kötüleşiyor. Bu gerçeklik yapılan araştırmalarla bir kez daha gün yüzüne çıkıyor.

Masallar Ne Anlatıyor Çocuklarımıza?

21.11.2017, Pendik’ten bir işçi

kahkaha-gulleri.jpg

Haberleri okurken çocuklar okusun diye basılan ve tepkiler üzerine yasaklanan “Kahkaha Gülleri” adlı bir çocuk kitabının birkaç satırını gördüm. Kitabın kapağı pek şirin ama içeriği insanı kanını donduran ifadelerle doluydu. Kitaptaki hikâyede şu cümleler yer alıyor: “Babası oğlunu öldürmüş. Başını odunların arasına koyup eve getirmiş. Hanımına göstermiş hanımı hiçbir şey dememiş...

Maliyet mi İnsan Hayatı mı?

20.11.2017, Gebze’den bir kadın metal işçisi

is-cinayetlerine-son.jpg

Bir yılda yüzlerce işçi tedbirsizlik yüzünden hayatını kaybediyor. Yüzlercesi, hatta binlercesi de sakat kalıyor. Tedbirsizlik yüzünden göz göre göre gelen bu ölümlere biz yüreği yanmış işçiler “iş cinayeti” diyoruz. Çalıştığım fabrikalarda işe ilk başladığım günlerde iş güvenliği eğitimi verildi. Eğitimlerde kulaklarım hep aynı cümleleri duydu. Patronlar, İSG uzmanlarının eğitim verirken yalan söylemesini tembihlemişlerdi. “Eğer dikkat etmezseniz…” diye başlayan cümlelerin suçlusu hep biz işçiler olduk bu eğitimlerde.

Kadınlar Mücadele Edince

20.11.2017, Tuzla’dan bir kadın işçi

diren-suffragette.jpg

İşyerimizden bir grup kadın bir araya gelerek bir işçi ablamızın evinde Diren filmini izledik. Film 1912’ye uzanıyor, kadınların oy hakkı için verdiği mücadelelerden bir kesiti anlatıyordu. Çamaşırhanede çalışan bir işçi kadının mücadele etmeye başlayınca yaşadığı değişim kuşkusuz filmin en dikkat çeken kısmı. O yıllarda küçük yaşlardan itibaren çamaşırhanede çalışan kadınlar neredeyse yok sayılıyorlardı.

Kadın İşçilerle Grev Sohbeti

19.11.2017, Tuzla’dan bir kadın işçi

sisecam-IMG-20171011-WA0028.jpg

İşyerimizde greve hazırlandığımız bu süreçlerde tüm işçileri biraz gerginlik, biraz telaş ve merak sarmış durumda. Toplu sözleşmede anlaşamadığımız için gergin bir bekleyiş hâkim. Hayatlarında ilk defa greve çıkacak olan kadın işçilerle yemek molasında biraz sohbet ettik. Ailelerinin, eşlerinin ve çocuklarının greve çıkma yönünde destek verip vermedikleri üzerine sohbet gelişti.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this