UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

“Amca Kasa Yanlış Hesaplamaz!”

04.12.2018, Ankara’dan bir kadın işçi

market-yazar-kasa.jpg

Krizin derinleşmesiyle birlikte biz işçilerin yaşamı her geçen gün daha da zorlaşıyor. Temel ihtiyaçlarımızı bile almak için kırk kere düşünüyoruz artık. Her şeye bu kadar zam gelmeden önce maaşımı alır almaz toplu alışveriş için markete giderdim. Emekçilerin çoğunun da benim gibi yaptığından şüphem yok.

İşçi Dayanışması Bültenini Okuyan İşçiler Anlatıyor

03.12.2018, Gebze’den bir kadın metal işçisi

isci-dayanismasi-okuyan_isciler.jpeg

İşçi Dayanışması bülteninin Kasım ayı sayısı işçiler tarafından dikkatle okunuyor. “Asgari Ücret Dört Kişilik Bir Ailenin İhtiyaçlarına Göre Hesaplansın!” başyazısıyla yayınlanan İşçi Dayanışması bülteni elden ele, dilden dile işçilere bağımsız bir sınıf penceresi açıyor. İşçilerin ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlarını ele alan bültenimiz çeşitli sanayi havzalarından işçilerin sorunlarını ve mücadele deneyimlerini işçilere taşıyor.

Dumansız Ateş Yakmak Serbest!

03.12.2018, Gebze’den bir tekstil işçisi

flormar-iscileri.jpeg

İşçi kardeşlerim, ben Gebze’de tekstil ürünleri üreten bir fabrikada çalışıyorum. Sizler gibi emeğini, alın terini satarak geçimini sağlamaya çalışan bir işçiyim. Grev ve direniş yerlerinin biz işçiler tarafından ziyaret edilmesinin, mücadele eden, grevci, direnişçi sınıf kardeşlerimize destek verilmesinin çok önemli olduğuna inanıyorum. Elimden geldiğince de çevremdeki işçi mücadelelerini, grevleri, direnişleri ziyaret edip, direnen işçi kardeşlerimin yanında olmaya çalışıyorum.

Burjuvazi Çocuk Hakları mı Dedi?

02.12.2018, UİD-DER’li bir eğitim emekçisi

cocuk-haklari.jpg

Islak parke taşları üzerinde kirli çuvallara yaslanmış iki çift yürek, iki yağız ama çelimsiz sübyan, iki çocuk… Ellerindeki simidi naylon bardaktaki meyve suyuna bandıra bandıra yiyorlar. Oturdukları beton buz gibi… Yüzlerindeki lekeler tıpkı elbiselerindeki gibi. Elbiseleri çuvalları kadar kirli… Soludukları hava yağmurlu... Karınları aç. Etraflarında pazar kalabalığı, alışveriş tutkunları, birkaç zabıta, az ilerde büyükçe bir hastane, marketler, pastaneler ve tabii ki çöp yığınları…

Efsane Cuma ve Efsane Olmayan İndirimler

02.12.2018, Adana’dan bir işçi

sahane-cuma.jpg

Geçen Cuma işten çıkmış yorgun argın eve giderken içinde bulunduğum otobüs trafiğe takıldı kaldı. Normalde trafiğin pek olmadığı bu caddede neden yoğunluk var diye etrafa bakınırken yan tarafta alışveriş merkezi olduğunu hatırladım. Bir sürü araç alışveriş merkezine doğru gidiyordu ve yolu tıkamıştı. Bu yoğunluğun sebebi birkaç haftadır her yerde reklamı karşımıza çıkan Black Friday olayıydı.

İki Kilo Soğanla Ziyarete Gitmek

01.12.2018, Esenyurt’tan bir işçi

sogan.jpg

Geçenlerde eşimle arkadaşımıza ziyarete giderken ne alsak diye düşündük. Ben “Coca Cola ya da Fanta alalım” dedim. O da “kendimizin içmediği bir şeyi niye alıp götürelim?” dedi. Ben de “en iyisi ihtiyaçları olan bir şey alalım” dedim. Manav reyonunun önüne geldik. Eşim “gel iki kilo soğan alalım” dedi. Ben gülmeye başladım “soğan mı?” “Gülme, ihtiyaç demedin mi? Bu aralar soğan ve patates ne kadar pahalı, ihtiyaçlarını gidermiş oluruz” dedi.

Ne Çok Oğlum Kızım

01.12.2018, Esenyurt’tan bir eğitim işçisi

isci_kadinlar.jpg

Ellerim nasırlı/ Toprak kokar ellerim/ Çoğunun dilinde ziyan/ Oysa baştan ayağa kadınım/ Baştan ayağa ana/ Ben de varım/ Sokakta, parkta, fabrikada

İsyana Teşvik, Aranızda Düşman Var!

30.11.2018, Gebze’den bir grup kadın işçi

fabrika-uretim-bandi.jpg

Evinde pişirdiği yemeğin içinde hiç fare pisliği çıkan var mı? Bizim fabrikada “sizin evde yaptığınız yemeğin içinde hiç mi fare pisliği çıkmıyor?” diye bir soru soruldu. İlginç gelmiş olabilir ama insan kaynakları müdiremiz tam da böyle söyledi. Sanırım kendisi evde pişirdiği yemeklere mütemadiyen fare pisliği karıştırıyor. Çünkü bu soruyu bize sorarken kendinden emin ve gerçekten büyük bir ciddiyetle sordu. En iyisi en başından anlatmaya başlayalım.

Sahi Ürettiğimiz Bunca Malzeme Ne Oluyor?

29.11.2018, GOSB’dan bir kadın işçi

tv-uretimi.jpg

Krizin varlığı su götürmez bir gerçek. Kimse ne inkâr ediyor ne de arada derede kalıyor mevzu kriz olunca. Bir zamanlar üretimin yoğunluğundan iki kelime konuşamazken şimdilerde bol bol zamanımız oluyor. Tabi krizin acı reçetesi kime kesiliyor, malumunuzdur.

Emekçi Kadınlar: Krizin Bedelini Neden Biz Ödüyoruz?

28.11.2018, Sefaköy’den bir grup kadın işçi

the-true-cost-3.jpg

Bangladeş’teki Rana Plaza’nın altında kalarak yaşamlarını yitiren 1134 işçinin hikâyesiyle başlıyor “Gerçek Bedel” isimli belgesel. İşçilerin canları, kanları pahasına üretilen şatafatlı giysilerin, moda dünyasının ihtişamının ardında saklanan kapitalizmin kirli yüzü bir irin gibi akıyor görüntülerde. Bir yanda kâra doymayan açgözlü patronlar, öte yanda açlığa, yoksulluğa mahkûm edilen milyonlar…

“İşler B.ka Sardı, İki Çuval Patates Aldım!”

27.11.2018, Gebze’den bir metal işçisi

patates-cuvali.jpg

Son zamanlarda krizin etkisiyle iğneden ipliğe ne varsa en temel ihtiyaçlarımıza muazzam zamlar yapıldı. Ama hükümet yetkilileri “kriz filan yok” demekte. Ekonomideki kötü gidişatın sorumluları dış güçler ya da fırsatçı esnaflar olarak biz işçilere gösteriliyor. Böylelikle ekonomideki kötü gidişten sanki kendileri sorumlu değilmiş gibi işin içinden sıyrılma gayretindeler.

Örgütlü Olursak Bunlar Başımıza Gelmez!

25.11.2018, Ankara’dan Genel-İş üyesi bir işçi

genel-is-19820.jpg

Merhaba dostlarım, kardeşlerim, canlarım. 16 Nisan 2017’de yapılan başkanlık referandumuyla her şeyin daha iyi olacağını, kararların daha hızlı alınacağını söyleyenler, patronları ihya etti, şahlandırdı. Ben 67 yaşında olan ve halen geçim kavgası veren Genel-İş üyesi bir işçiyim. Yıllarca sizler gibi çalıştım didindim durdum. Şöyle dönüp baktığımda verdiğim onca emek ve çabaya rağmen elimde avucumda beni güvencede tutan hiçbir şey yok. Neyse sözü fazla uzatmadan sizlere yıllar önce yaşadığım ve bugün de başımıza bela olan örgütsüzlüğümüz hakkında bir anımı anlatacağım.

Okulumuzdaki Temizlik İşçileri ve Yaşanan Sorunlar

25.11.2018, İstanbul’dan bir eğitim emekçisi

okul-temizligi.jpg

Ben devlet okulunda öğretmenlik yapıyorum. Temizlik işçileriyle her zaman konuşurum, “maaşlarınızı alabiliyor musunuz, sıkıntı yaşıyor musunuz?” diye sorarım. Bazen de kendi aralarındaki konuşmalara tanık oluyorum. Diyelim ki bir okulda 5 temizlik işçisi var. Bunların ikisinin ücreti İŞ-KUR’dan ödeniyor. Ama geri kalan üçünün ücreti ailelerden toplanan paralarla veriliyor. Bu konu çok sıkıntılı. Ailelerden “okul aidatı” denilerek para alınıyor.

“Siz Bugün Ne İçtiniz?”

25.11.2018, Pendik’ten bir metal işçisi

orgutsuzleri-orgutle.jpg

Anlatacağım hikâye işçilerin bir araya geldiklerinde, birbirlerine güvenip ortak bir mücadele yürüttüklerinde, aslında “örgütlendiklerinde” daima kazanacaklarını gösterecek sizlere. Nasıl mı? Dinleyin o zaman. Ben araba parçaları üreten bir metal fabrikasında çalışan 600 işçiden yalnızca biriyim. Ama bir tek farkla, ben örgütlü bir işçiyim. Bunu neden söylediğime de daha sonra değineceğim. Her zamanki gibi işimizin başında çalışıyorduk.

Mor Kınalar

24.11.2018, Pendik’ten bir kadın işçi

cocuk-gelin.jpg

Her yörenin kendine has, birbirinden güzel, içli türküleri vardır. Türkülere yansıyan yaşanmışlıklar, insanlarda türlü düşünceler, duygular uyandırır. Geçmişin her tür ağırlığı, çilesi, sevinci türkülere sığınıp dinleyicilerinde yeniden anlam bulur. Kimi derdini anlatır, kimi sevincini, kimi ise isyanını haykırır türkülerle. En çok da analarımız dilinden düşürmez türküleri. Çoğunlukla ortalık yerlerde değil, kendi içinde dinlenir, söylenir.

Şiddetin Her Türlüsü Son Bulsun

24.11.2018, Beylikdüzü’den bir kadın işçi

kadina-siddete-hayir.jpg

Kadına yönelik şiddet bitmek nedir bilmiyor, günden güne artıyor. Haberlerden okuruz; şu gün şu kadın kocası tarafından öldürüldü bıçaklandı, yaralandı... Başka bir gün şu kadın tacize uğradı, tecavüze uğradı… Duyduklarımız sadece haberlere konu olanlar. Geçen haberlerde Zahide Oğuz’un eski kocası Garip Oğuz tarafından vurulup öldürüldüğünü duydum.

Zam %100, İndirim %10!

23.11.2018, Gebze’den bir metal işçisi

zam-ve-indirim.jpg

Enflasyonla topyekûn mücadele kampanyası son sürat devam ediyor. “Müjde, indirim kampanyası başladı, vatandaşın yüzü gülüyor”, “Bütün ürünlerde indirim sezonu başladı”, “Vatandaş rahat etsin diye %10 indirim yapıldı, hem de bir gün değil tam iki ay.” Gazeteler, haber kanalları, köşelerinden yazanlar, siyasi iktidarın sözcüleri bu sözleri ağızlarından düşürmüyorlar. “Daha ne yapalım vatandaşın mutluluğu için çalışıyoruz” diyorlar.

Kredi Yurtlar Kurumu’nda Krizin Faturası Bize Kesildi

21.11.2018, Mersin’den bir öğrenci

universite-anfi.jpg

Üniversiteyi kazandığımdan beri Kredi Yurtlar Kurumu’nda (KYK) kalmaktayım. Krizin getirdiği dalgalar yurtta kalan biz öğrencileri de etkiliyor. Gençlik Bakanlığı geçenlerde gençlere beslenme yardımının arttığını söyledi. Sormak gerekiyor: Neye göre arttı beslenme yardımı? Her sene peynirden zeytine her şeye gelen zamlar bu sene krizle birleşerek beklediğimizin çok daha ötesinde etkiledi bizi. Eskiden kahvaltı ve akşam yemeklerinde az da olsa karnımızı doyuruyorduk, üstüne bir de su alıyorduk. Şimdi neredeyse her gün ödeme yaptığımız yemekhanede doymuyoruz.

“Genel İşsizlik Sigortası” Aldatmacası!

20.11.2018, Tuzla’dan bir kadın işçi

iskur-kalabalik.jpg

Aklımızla dalga geçercesine “Türkiye’de birlik” sloganıyla bizi birlik olmaya davet ediyorlar. “Genel İşsizlik Sigortası” ile bir sihirli değnek misali hayatımızın garanti altına alınacağını vaat ediyorlar. Milliyet gazetesine verilen bir röportajda ise şöyle deniyor: “Türkiye ekonomisi üzerinde spekülatif oyunlar oynamak isteyenlere bir darbe de Genel İşsizlik Sigortasından (GİS) geliyor. Türkiye’de kapsamı bakımından bir ilk olacak GİS ile istem dışı işsiz kalanlara aylık 3 bin lira işsizlik maaşı ödenecek uygulama başladı.”

İşçilerden Patronlara “Teşvik”

20.11.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

ekonomik-kriz-karakatur.jpg

Hükümet ardı ardına patronlar için teşvikler açıklıyor. Krize karşı sermaye sahiplerini koruyacağını onları krize ezdirmeyeceğini söylüyor. Bu durum biz işçileri de kara kara düşündürüyor. Ne yapacağımızı bilmez haldeyiz. Maazallah, patronlar zarar ederse ülke hepten batar! Koca kapitalist dünyayı ve kapitalist işleyişi düşünün bir… Bu sistemi krize karşı korumak kolay mı?

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this