UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Y-Kuşağı Gerçekte Ne Yaşıyor?

30.07.2018, Adana’dan bir işçi-öğrenci

cocuk-isci-1.jpg

Son yıllarda televizyonlarda, gazetelerde çokça gördüğüm bir mesele var: Y-kuşağı. 1980-2000 yılları arasında doğmuş ve günümüzde 18-38 yaş arasındakileri kapsayan gençlerin hepsine Y-kuşağı deniyormuş. Bu kuşağı diğer kuşaklardan ayıran belirgin özellikler varmış. Bir kere bu kuşak teknoloji kuşağıymış. Televizyon, bilgisayar, internet birçok büyük gelişmeye tanıklık edip hayatlarını bunların etkisiyle belirliyormuş. Kendilerini özgür hissettikleri işlerde çalışmayı seviyorlarmış ve oralarda başarılı oluyorlarmış.

İşçiler Ölürken Patronların Sermayesi Büyüyor

30.07.2018, Mersin Üniversitesinden bir öğrenci

denizli-iscinayeti.jpg

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre yurt içinde ve dışında yerleşik milyonerlerin toplam sayısı Mart sonu itibariyle 145 bin 989’a ulaştı. Milyarderlerin ve dolar milyarderlerinin sayısı ise bu verilerin içinde yok. Milyoner sayılarının artması demek, zenginliklerin bir avuç kişinin elinde toplanması demektir.

O Bir İşçi Önderiydi

29.07.2018, Esenyurt’tan bir işçi

kemal-turkler-1 mayis 1979_izmir mitingi (2).jpg

Kemal Türkler ismini çocuk yaşta duymuş bir işçiyim. Gaziosmanpaşa’da çoğunluğu fabrikalarda çalışan işçi mahallelerinde büyüdüm. O zamanlar işçilerin birbirleriyle olan ilişkileri çok farklıydı. İşçi aileleri birbirleriyle sürekli görüşür birbirlerini evlerine çay, kahve içmeye, yemeğe davet ederlerdi. Babamların sohbeti fabrikalardaki sorunlar, çektikleri ekonomik sıkıntılar üzerine açılır, uzun uzun konuşup tartışırlardı.

“Beni Bağlamaz”

29.07.2018, Beylikdüzü’nden bir kadın işçi

isci_kadin_032.jpg

Çalıştığım işyerinde patronun çeşitli yasaklamalarına maruz kalıyoruz. Fabrikaların çözülmeyen sorunlarının en başında tuvalet sorunu gelir. Eminim hepinizin yaşadığı bir sorundur. Bir gün şef gelip tuvalet saatleri dışında kimse tuvalete gitmeyecek diye duyurusunu yaptı. Tabi hemen birbirimizle konuşmaya başladık, haklı olarak herkes tepki gösterdi.

Deprem Değil Kapitalizm Öldürür!

28.07.2018, Eskişehir’den bir öğrenci

marmara-depremi-1.jpg

Yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yer yüzeyini sarsmasına “deprem” deniyor. Binlerce yıldır meydana gelen depremler canlı yaşamının gelişmesinde ve Dünyamızın bugünkü şeklini almasında önemli bir rol oynamıştır. Ancak muazzam bir doğa olayı olarak anılması gereken deprem, insanlık için “yıkım”dan başka bir şeyi hatırlatmıyor.

Yıkılmalı Bu Düzensiz Düzen!

28.07.2018, Gebze’den işsiz bir İSG teknikeri

is-guvenligi-uzmanlari-IMG_2603.jpg

Taşeronda çalışan bir iş sağlığı ve güvenliği teknikeriydim ve şu an işsizim. Hani diyorlar ya; “iş var da insanlar iş beğenmiyorlar” diye, nerede o beğenilmeyen işler? Söylesinler ben gidip çalışacağım. İş sağlığı ve güvenliği teknisyenliği mezunuyum, eğitimini aldım ama iş bulamıyorum. Uzmanlık sertifikası istiyorlar. İş sağlığı ve güvenliği eğitimini almamış fakat üniversite mezunu ise bir sınavla uzman olabiliyor, ama ben okulunu okudum mesleğimi yapamıyorum.

Tek Çaremiz Örgütlü Mücadelemiz

27.07.2018, Manisa’dan bir öğrenci

is-guvenligi-maliyet-degil-hayattir.jpg

Merhaba, sizlerle fabrikada iş güvenliği stajyerliği yapan bir arkadaşımla aramızda geçen sohbeti paylaşmak istiyorum. Arkadaşım işten yorgun argın bir vaziyette eve gelmişti. Hep beraber yemek yerken işyerinde yaşadığı önemli bir olaydan bahsetti. Çalıştığı işyerinde, devamlı kullanılan taşıma halatı çok yıpranmış. Arkadaşım da bu halatın kopup ciddi bir iş kazası yaşanabileceğini oradaki yetkililere bildirmiş ve bir an önce güvenlik önlemi alınmasını istemiş.

Yalnız Değiliz

26.07.2018, Flormar direnişçisi bir kadın işçi

flormar-direnisi-58-gun.jpg

Merhaba. Ben Flormar’da sendikal haklarını arayan ve haksız yere işten çıkarılan işçi kadınlardan sadece biriyim. Kimi haklı bulur bizim direnişimizi, “sendikal haklarını aramasalardı” diyenler de vardır illaki. Ben de bu olay başıma gelmeden önce direnişteki işçileri gördüğümde “ne güzel çalışıyorlar, para kazanıyorlar ne diye eylem yapıyorlar?” diye kendimce yorumlar yapar, eylem yapanları haksız bulurdum.

Vicdansız Patron, Vicdansız Kapitalizm

26.07.2018, Ankara’dan inşaat işçileri

santiye-alani.jpg

Merhaba işçi kardeşler! Bizler büyük bir şantiyede çalışan inşaat işçileriyiz. Çalıştığımız sahada beş binden fazla işçi var. Şantiyede şahit olduğumuz bir olayı sizlerle paylaşmak istedik. Bu şantiyede 18 yaşından küçüklerin çalıştırılması yasak. Geçenlerde işe giriş ofislerine İlhan isimli 14 yaşında bir çocuk geldi. Babasını trafik kazasında kaybedince evin sorumluluğu küçücük bedenine yıkılmış.

“Hürmüz’ün 7 Gocası Vadı, İZBAN’ın 10 Gocası Va!”

25.07.2018, İzmir’den bir işçi

izban-tren.jpg

İzmir’in şehir içi treni İZBAN’a bineceğim. Veli Efendi hipodromu koşu atları gibi bariyerlerden geçiyoruz. Tek tek, sırayla ve tabi ki Kent Kart okutarak geçebiliyoruz. Kent Kartında 10 liranın altında akçe varsa, “demir bekçi” bariyeri geçmene izin vermiyor. İndiğimiz durakta makineye kartımızı tekrar okutarak “indirimden” yararlanıyoruz. Hem kartımızda 10 akçenin altında akçe kalmışsa geçiş verilmiyor, hem de indiğimiz durakta bilmem kaç kuruşunu geri almış oluyoruz!

Borç Yükü Altındaki İşçiler ve Gerçekler

24.07.2018, Gebze’den bir metal işçisi

avcilar-belediye-iscileri.jpg

Milyonlarca işçinin canını feci şekilde yakacak kriz koşar adımlarla işçilerin yaşamına giriyor. Krizden ve bozuk düzenden en fazla zarar gören yine işçi ve emekçiler olacak. İşsizlik artıyor, ücretler eriyor, alım gücü düşüyor. Ve tüm bu koşulların yükünü işçiler çekerken, malumunuz 24 Haziran geldi ve geçti. Sanki emekçilerin tüm dertleri bitecek ve her şey güllük gülistanlık olacak algısı yaratıldı.

“Yerin Dibine Batı Batıverin Emi!”

22.07.2018, İzmir’den UİD-DER’li bir işçi

izmirde-sogan-7tl.jpg

Marketin sebze-meyve reyonunda fiyatlara bakıyorum. Dolmalık biberler doksanlık nineler gibi buruşmuş. Fiyatı 4,99 lira. Kuru soğanın fiyatı 7,50 yani 1,5 dolar. Salatalığın etiketinde “badem 4,99” yazıyor. Salatalıkların her biri kocamış kabaklar kadar büyük. Üstelik solmuş, yumuşamışlar. Patates 5,99 lira. Hani 5,99 değil de, 6 lira olsa alamayacağız! Bu düzenin kâr için yapmayacağı hilebazlık yok. Bizlerin aklıyla alay ediyorlar. İşlerine geldiğinde deveyi pire kadar küçük göstermek ve inandırmak için şapkadan fil bile çıkartırlar. Elbette yersen!

Kuşçunun Fikri

22.07.2018, Gebze’den bir işçi

guvercinci.jpg

Fabrikada yağız bir delikanlı var. Evli ve iki çocuğu var. Zaman zaman rapor alır, işyerinde bunalım takılır. Hep bir çıkış yolu bulmak peşindedir. İddaa oynar, şans oyunlarına ilgi gösterir. Arada bir kazansa da çoğu zaman kaybeder. İşçilerden kimi zaman borç ister, kimi zaman kaderine küfreder. Güvercin de besler. Bu nedenle lakabı da “Kuşçu”dur.

Süperpak İşçileri Grevde

21.07.2018, İzmir’den UİD-DER’li bir işçi

superpak_DSC00023.JPG

Süperpak işçileri bir aydan beri grevdeler. 100’e yakın işçi İzmir Torbalı’da, 80’e yakın işçi Antep’te, 50’ye yakın işçi de Karaman’da grevdeler. Yaklaşık 250 işçi talepleri kabul edilmediği için fabrikaların önüne grev pankartını asarak greve çıkmışlardı. Süperpak işçileri Türk-İş’e bağlı Selüloz-İş Sendikasına üyeler. İşçiler iki yıllık toplu iş sözleşmesi için 475 lira net ücret artışı talep ettiler. Patronsa iki yıl için sıfır zam dayattı.

İşçiler Neden mi İşsiz?

21.07.2018, Mersin Üniversitesinden bir öğrenci

issizlere-is.jpg

Geçtiğimiz günlerde eski Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, insanların iş beğenmediğini söyleyerek “Türkiye’deki işsizliğin tamamı iş beğenmeyenlerden kaynaklanan işsizliktir” ifadelerini kullandı. İnsanların masa başı iş istediğinden ve böyle bir iş bulamayınca da çalışmadığından, tembellik yaptıklarından yakındı eski Bakan.

Örgütlü OL, Enerjik OL!

21.07.2018, Beylikdüzü’nden bir kadın işçi

1-mayis-gebze_20150501__MG_0108.jpg

Hastanede çalışan temizlik işçisi bir ablamızın UİD-DER sitesinde bir mektubunu okudum. Ablamız başından geçen olayları anlatmış. Mektubun sonunda “UİD-DER’li işçilerin yüzleri hep gülüyor. Enerjileri bana da geçiyor bu işin sırrı nedir?” diye sormuş. Elbette ablamız bu sorunun cevabını biliyor ama tüm işçilerin düşünmesini istiyor. Ablamızdan izin isteyerek bir kez de ben neden enerjik olduğumuzu tekrarlayayım.

Ne Tadımız Kaldı Ne Tuzumuz!

20.07.2018, Mersin’den bir kadın işçi

pazar-zamlar.jpg

Haftanın belli günlerinde her semtte belirlenen yerlere pazarlar kurulur. Bizler büyük bir keyifle pazar arabamızı alır; bir haftalık meyve, sebze, kuru baklagiller ve hatta üzerimize giyecek kıyafetlerimizi de çoğunlukla pazarlardaki alışverişlerimizle tamamlarız. Bir araba dolusu sebze meyveyi -araba dediysem pazar arabası yani- alır geliriz evimize. Evet, pazarlar bizim vazgeçilmez alışkanlıklarımızdandı. Ta ki artık pazarlarda satılan ürünler biz için ulaşılmaz hale gelene kadar!

Dünyayı Çocuklara Verelim

17.07.2018, GOSB’dan metal işçisi bir kadın

dunyayi-verelim-cocuklara.jpg

Son zamanlarda görünür hale gelen çocuk cinayetleriyle, çocuklar ölümsüz ağaçlar dikemiyor. Hepimizin uykularını kaçırıyor yaşadıklarımız. Korkar olduk “ya benim de çocuğumun başına gelirse” diye. Ne zaman bir çocuk kayıp deseler, sağ salim bulunacağından ümitsiz, ölüsünü bari bulabilseler diye, teselli arar olduk çaresizlik içinde. Nasıl bu hale gelebildi insanlık? Küçücük çocukların bedenlerini canavarca parçalayarak neyi tatmin ediyor bu insanlar?

Sorun Kadınlar Değil, Her Şeye Kâr Odaklı Bakan Sistemdir

15.07.2018, Ankara’dan bir grup kadın işçi

kadin-isciler.jpg

Yana döne işçi arayan bir patrona, başka bir patron şöyle diyor: “Aman kadın çalıştırma, kadınlar çok sorun çıkarır. Evlenir mesaisi sorun olur, hamile kalır çalışacağı yer sorun olur, çocuk doğurur izni sorun olur. İzni biter, emzirme izni sorun olur. Bitmez kadınların dertleri. Sen beni dinle kadın işçi çalıştırma!” Pek çok sektörde bu “sorunların” patronların kadın işçi çalıştırmasının önünde engel olmadığını biliyoruz.

Bir Sorum Var Dostlar

15.07.2018, Samatya’dan bir sağlık işçisi

bir-sorum-var.png

Ben Fatih’te kamu hastanesinde çalışan bir temizlik işçisiyim. UİD-DER’e gelip gidiyoruz, arkadaşlarımızı izliyor ve etrafımızda olup biteni anlamaya çalışıyoruz. Benim 3 aylık evli, güvenlik görevlisi bir kızım var. Eşi kargo işçisi ve kullanmadıkları halde “2 saat 15 dakika mola kullandım” diye imza attırmışlar. O da “madem imzalatıyorlar biz de kullanalım” diyerek birkaç arkadaşıyla konuşuyor.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this