UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Daha Fazla İsmail Devrimler Ölmesin!

28.09.2018, Halkalı’dan bir sağlık işçisi

ismail-devrim-2.jpg

Ekonomik krizin etkileri derinleşiyor ve işçiler bunu bizzat yaşamlarında hissediyorlar, görüyorlar. Daralma bahanesiyle işsizliğe terk edilen, fedakârlık yapmaları istenerek fazla mesai ücretlerine el konulan, maliyet hesabı yapılarak sosyal haklarına el konulan, her alandaki zamlarla ekmekleri küçülen, maaşların düzenli ödenmemesinden kaynaklı kredi borçlarını, ev kirasını ödeyemeyen biz işçileriz. Tablo giderek kötüleşiyor ve patronlar daha büyük saldırılara ve yalanlara başvurmaktan geri durmayacaklar.

Kârlarını Paylaşmıyorlar Ama Zararı İşçiye Yüklüyorlar!

28.09.2018, Tuzla’dan bir işçi-öğrenci

krizin-zarari-isciye.jpg

Ben iki üç seneden beri yaz tatillerini çalışarak geçiren bir öğrenciyim. Bu yaz da birden fazla şubesi olan bir kafede kasiyer olarak işe başladım. Bir buçuk ay çalıştıktan sonra genel müdür yanıma gelerek benimle konuşmak istediğini söyledi. Sebebi ise ekonomik kriz yüzünden şirketin küçülmeye gidiyor olmasıymış. Durumların çok kötü olduğunu, bu şubenin kâr yapmadığını bu yüzden işçi çıkarılacağını ve birkaç pozisyondaki işleri bir kişinin yapacağını söyledi.

Meğer Bir Can Bir Pantolon Edermiş

27.09.2018, Tuzla’dan bir işçi

ismaildevrim.jpg

Ekonomik kriz biz işçi ve emekçilerin yaşamını her geçen gün daha çok etkiliyor. Ve bu yaşananlar da krizin somut ve can yakan sonuçları olarak karşımıza çıkıyor. Bir pantolon bir babanın canına kıymasına neden oluyor. Diğer taraftan ise ülkeyi yönetenler çıkıp hâlâ şunları söyleyebiliyor: “Kriz filan sakın ha bunlara aldırmayın, bunların hepsi manipülasyondur, bizde kriz filan yok, güçlenerek geleceğe yürüyoruz.” Bunlar biz işçi sınıfının bilincini çarpıtmak için sarf edilen cümleler.

“Yoksa Sen UİD-DER’li misin?”

27.09.2018, Kıraç’tan bir kadın işçi

avcilar_MGL1609.JPG

Merhaba arkadaşlar. Bundan yıllar önce, daha 13-14 yaşındayken küçük bir atölyede çalışıyordum. Bir tekstil atölyesinde ortacı olarak çalışır, getir götür işleri yapardım. Aynı atölyede birlikte çalıştığım bir abimiz vardı, benim gibi işi yeni öğrenen çıraklara yardımcı olurdu. Birkaç yıl çalıştıktan sonra ben çıktım o atölyeden, o abiyi de yıllarca hiç görmedim. Aradan yaklaşık 10 yıl geçtikten sonra bir tesadüf eseri hastanede karşılaştık.

İşçiler İçin Tek Çıkar Yol Örgütlü Mücadele

27.09.2018, Esenyurt’tan bir emekçi

bulasikci.jpg

Birkaç gün önce UİD-DER sitesinde “Şaşaalı Restoranların Mutfakları ve Göçmen İşçiler” adlı bir yazı çıkmıştı. İşsiz kaldığı dönemde Tuzla’dan bir kadın işçi, çalıştığı restorandaki Özbek bir kadın emekçi ile yaşadıklarını, çalışma koşullarını ve mağduriyetlerini bizimle paylaşmıştı. Gülbahar ablanın hayattan tek istediği bir iş ve kazandığı parayla memlekette aldığı evin borcunu ödemek, çoluğunun çocuğunun başını sokacakları bir damı olmasıydı.

Size Ne Mantıklı Geliyor?

26.09.2018, Hadımköy’den bir metal işçisi

3-havalimani-isyan.jpg

Yapımı devam eden 3. havaalanı inşaatında, özellikle inşaat kısmının sonuna yaklaşılmasıyla birlikte inşaat işçilerinin üzerindeki baskıların daha da artması, zaten düzenli ödenmeyen ücretlerin hepten aksatılması, yemek ve barınma koşullarının iyice çekilmez hale gelmesiyle birlikte sorunlar üst üste binmiş ve haklı olarak işçiler de isyan etmiştir. İşçiler yaşadıkları zorlukları kamuoyuna duyuramadıkları gibi, haklı taleplerini yazılı olarak idareye bildirmelerine rağmen bunun karşılığı polis ve asker saldırısının yanı sıra gözaltılar olmuştur.

Seni Daha İyi Anlıyorum Galip Usta

26.09.2018, Sefaköy’den işsiz bir genç

iskur-kalabalik.jpg

Daha ilkokul sıralarında okumuştum Galip Usta’yı. Gözümde canlandırmıştım onu. Ve bir işçi çocuğu olmamdan olsa gerek kanım ısınmıştı daha ilk okuduğumda. Yine zaman zaman açıp okurum Nâzım’ın şiirlerini ve her okuduğumda kendime yakın hissettiğim yeni bir şeyler bulurum. İlkokul sıralarının üzerinden epey zaman geçti tabi. Lise, üniversite derken şimdi malumunuz işsizim. Bir sürü şirkete başvurdum, geri dönüş yapan pek olmadı.

Dolar ve Odadaki İnek ile Tavuk

25.09.2018, Gebze OSB’den metal işçisi bir kadın

dolar-inek-tavuk.jpg

Dolarla yatıp dolarla kalkmaya başladık. Eğer haberlerde “dolar bu sabah güne düşüşle başladı” gibi bir ses varsa arkadaşların gözlerinde bir mutluluk ama “dolar yükselişine devam ediyor” gibi haberler varsa bir hüsran hali oluyor. Neyse ki günlerden Çarşamba ve yüzlerde bir tebessüm hali. Dolarda 60 kuruş kadar bir düşüş var. Öğleden sonra saat dört civarı kulağıma bir şarkının sözleri geliyor.

Taş mı Yiyeceğiz?

25.09.2018, Hadımköy’den bir işçi

tas-kaynatma.jpg

Son zamanlarda dolar yükseldikçe her şeye zam geldi. Zamlar arttıkça kendi emeği ile yaşamını sürdüren milyonlarca işçi için zor günler de kapıyı çalıyor artık yüksek sesle. Ekonomik kriz işyerlerinde kendini açıktan göstermeye başladı. Hemen her işyerinde, aynı klişe konuşmalar yapılmaya başladı: “Arkadaşlar, biliyorsunuz ekonomik olarak kötü bir süreçten geçiyoruz. Bu nedenle herkesin fedakârlık göstermesi gerek. Herkes taşın altına elini koymalı…”

Zama Zam Zamlara Zam!

25.09.2018, Beylikdüzü’nden bir kadın işçi

zamlara-zam

Doların yükselmesiyle her şeye zam geliyor. Geçenlerde bulaşık makinesi deterjanı almak için markete gittim. 25 liraya aldığımız ürün şimdi 35 lira olmuş, yüzde 40 zam gelmiş! Hadi diyeceksiniz bulaşık deterjanı lükse kaçıyor, elinle yıkayıver. Fakat gördüğüm fiyatlar gerçekten insanı çileden çıkarıyor. Beş market gezdim fiyatlar aynı mı diye maalesef aynı.

“Biz Bir Aileyiz!”

24.09.2018, İzmir’den bir emekli işçi

sisecam-iscileri_2012-12-30.JPG

Biz bir aileyiz!” Bu cümle tanıdık gelmiş olmalı hepinize! Her biriniz en az bir defa duymuştur. Ben kaç defa duyduğumu hatırlamıyorum. Çünkü birden çok patronum oldu. Bu madrabaz sınıfı sanki aynı anadan doğmuş gibiler! Birinin bildiğini hepsi biliyor! Birinin söylediğini hepsi söylüyor! Bizlere söyledikleri yalanları sıralasak buradan köye yol olur!

Telefon Kırıcıları!

24.09.2018, Gebze’den bir metal işçisi

iphone-kirma.jpg

Bir grup işçi arkadaşımla birlikte, fabrikadaki mola saatinde işin yorgunluğunu üzerimizden bir nebze olsun atmak için dinleniyorduk, dinlenirken de sohbet ediyorduk. Son haftalarda ülkenin gündemi çok hareketli olduğundan biz de hararetle doları, yükselen enflasyonu, ücretlerin erimesini konuşuyorduk. Bu sırada bir işçi arkadaşım telefonundan bir Youtube videosu açtı. “Bakın işte bizi yıkmaya çalışan Amerika’ya karşı böyle yaparsak kazanırız” dedi.

Şekerin Faturası İşçiye!

24.09.2018, İstanbul’dan bir gıda işçisi

alpullu-ozellestirme-protesto.jpg

Şeker fabrikaları işçilerin ve sendikaların itirazlarına rağmen AKP hükümeti tarafından özelleştirildi. Türkiye’de faaliyette bulunan 25 şeker fabrikasından 13’ü kısa sürede çeşitli sermaye gruplarına adeta peşkeş çekildi. Doğuş Gıda, Tutgu Gıda, Kayseri Şeker, Albayrak Turizm Seyahat İnşaat Ticaret A.Ş. gibi yandaş şirketlerce şeker fabrikaları ihale usulü satıldı.

Neyin Fedakârlığı Bu?

23.09.2018, Kıraç’tan bir kadın işçi

ayni-gemide-degiliz-17122017

Merhaba arkadaşlar, hepinizin bildiği gibi gündemimizde ekonomik darboğaz var. Patronlar sınıfı bu krizin faturasını biz işçilere, emekçilere kesmeye uğraşıyorlar. Hepimiz aynı gemideyiz yalanıyla bizleri kandırıyorlar. Nedense gemide işler tıkırındayken kimse dönüp yüzümüze bakmazken, gemi su almaya başlayınca hepimiz aynı gemide oluyoruz.

“Yerli ve Milli” Yalanlar!

23.09.2018, Eyüp’ten bir işçi

dis-gucler-karikatur.jpg

Yandaş medyada, tüm dünya Türkiye’ye karşı birleşmiş, ekonomik olarak Türkiye’yi yıkmak istiyor havası yaratılmakta. Güya Amerika Türkiye’yi yıkmak için bilinçli olarak doların değerini arttırıyor. Medya “bu ekonomik kriz hep dış güçlerin oyunu” diyerek gerçeği çarpıtıyor. Bu tür çarpık ve yalan haberlerle biz işçilerin kafasını bulandırmaya çalışıyor. İşçi ve emekçileri “milli-yerli” söylemleriyle kandırıyorlar, kendi ekonomik krizlerine ortak etmeye çalışıyorlar.

Yatırım Risklerinizi Doğru Yönetin!

23.09.2018, GOSB’dan metal işçisi bir kadın

yatirim-araclari.jpg

Ekonomik krizden dolayı faizler yükseldi ve konut satışları düştü. Buna çare arıyorlar. Devlet bankaları bir ara kampanya başlattı, faizleri düşürdüklerini açıkladılar. Ben de asgari ücret alan birsi olarak, durumumuzu biraz değişik bir yolla ortaya koymak istedim.

Yıllık İzin Hakkı Var Ama Tatil Yok

22.09.2018, Gebze’den bir metal işçisi

kadin-isciler-vardiyali-calisma.jpg

Yaz bitti, fabrikadaki işçi arkadaşlarımız yıllık izinlerden dönüyorlar. Yaz deyince akla tatil de gelir. Bir süre ya güzel bir deniz kenarında ya da yeşil doğanın güzellikleri içinde olmak istersin. Eşinle, çocuklarınla, dostlarınla iyi vakit geçirmek istersin. Bütün bir yılın verdiği yorgunluğu, bir nebze de olsun üzerinden atmak istersin. Ne var ki yaz dönemini işçiler fazla mesaiye kalarak geçirmek zorunda kalıyor.

Bu Borcu Ödemeli mi, Ödetmeli mi?

21.09.2018, Avcılar’dan bir işçi

necdet-takva.jpg

Bizde “borç yiğidin kamçısıdır” derler ya ben de hep düşünürüm bu kamçı ne zaman kalkacak sırtımızdan diye? Sahi borcu olmayan, borç almadan ay sonunu getirebilen işçi, emekçi var mı? Eskiden konu komşudan alınırmış borç, şimdi kredi kartı diye bir şey var ki maşallah komşudan fazla görüyorum kendisini. Her gün çıkarıp koyuyorum karşıma, dertleşiyorum kendisiyle. Bu ay diyorum asgariyi ödeyeyim, bir dahaki aya söz kapatacağım borcu...

3. Havalimanı İnşaatında Kölelik Koşullarına Son!

21.09.2018, Adana’dan bir işçi

3.-havalimaninda-isci-eylemine-jandarma-mudahalesi.jpg

3. havalimanı inşaatında çalışan binlerce işçi, kötü çalışma koşulları ve iş kazaları nedeniyle 14 Eylülde iş bırakmışlardı. Yatakhaneleri tahtakuruları doluydu ve yemekleri de kurtluydu. İktidarın sürekli “dış mihrakların” kıskandığını iddia ettiği 3. havalimanında işçiler, adeta kölelik koşullarında çalışıyorlardı. İSİG Meclisi’nin 3. havalimanı inşaatında tespit edebildiği iş cinayeti sayısı en az 37.

Donuk Omuz

21.09.2018, Gebze’den bir gıda işçisi

donuk-omuz.jpg

Omuzlarda dayanılmaz bir ağrı… Kolları arkaya, yukarıya kaldırmakta zorlanma… Giderek kolların hiçbir iş yapamaz hale gelip adeta donması. Sonuç kolların ağrı içinde iki yana sarkması ve donuk omuz hastalığına yakalanmak. İnsan kolu donma aşamasına nasıl gelir? Bu sorunun kısa bir cevabı var; donmanın karşıtı olan aşırı hareket yüzünden yani aşırı çalışmaktan!

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this