UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Yeter ki Gençlere Anlatalım

06.04.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

buyuk-ulke-yoksul-isci.jpg

Hep en iyisi olmak gerekiyor derler. Büyük düşüneceksin. Büyük işler peşinde koşacaksın. Bak dünyaya, hep en güçlü olanlar kazanıyor. O kazananlar servet içinde yüzüyor. Yatlar, katlar, son model arabalar, yani lüks bir yaşama sahipler. Patronların zenginliğini gözümüze sokarcasına her yerde reklam ediyorlar. Gençlerimize de bu yaşam fazlasıyla cazip geliyor. Lüks hayata özenen gençler kısa yoldan zengin olmanın hayallerini kuruyorlar.

İşçilerin Rehberi On Yaşında

05.04.2018, Esenyurt’tan bir grup işçi

isci-dayanismasi-iscilere-ulasiyor.JPG

Dünya genelinde gerçeklerin üstünün örtüldüğü, çarpıtıldığı, işçilerin kendi sorunlarına yabancılaştırılarak kendileriyle aynı kaderi paylaşan işçi kardeşlerine düşman haline getirildiği bir dönemden geçiyoruz. Bu tür dönemlerde işçi emekçilerin gerçeklere ulaşması da neredeyse imkânsız hale geliyor. Ama bu kadar yalan haberin üretildiği dönemlerde dahi işçi sınıfının gerçekleri öğrenebileceği araçlar var.

“Milli Seferberlik” İşsizlik Artışını Engelleyemedi

03.04.2018, Pendik’ten bir işçi

issizlik-manset.jpg

Hükümet; “çalışma hayatında milli seferberlik”, “kendi işini kuranlara yardım programı”, “mesleki eğitim programları” gibi birçok uygulamayla işsizliği azaltacağını iddia etmişti. Hükümetin “hedef 2 milyon istihdam”, “1 milyon ilave istihdam” türünden sloganları işsizliğin artmasını engelleyemedi. Sadece İŞKUR aracılığıyla iş arayanların sayısı 2,5 milyon.

Aşırı İş Yükü Sağlık İşçilerini İntihara Sürüklüyor!

01.04.2018, Tuzla’dan bir işçi

saglikcilar-stres.jpg

CHP Ankara milletvekili Murat Emir, 7 Kasımda Başbakanlık Bilgi Edinme Merkezi’ne (BİMER) intihar eden sağlık çalışanları hakkında sorular sordu ve nihayetinde aylar sonra da olsa 14 Mart Tıp Bayramı’nda sorduğu sorulara yanıtlar aldı. BİMER’in verdiği cevap insanı dehşete düşürüyor; son 3 yılda tam 431 hemşire, doktor, sağlık çalışanı canına kıymış. Kesintisiz 36 saat mesai yapan sağlık çalışanları fazla iş yükü, uzun çalışma saatleri nedeniyle intihara sürükleniyor.

Kapitalizm Altında Mutlu Gelecek Yok!

01.04.2018, Manisa’dan bir öğrenci

universite-giris-sinavi.jpg

Merhaba, sizlere biz üniversite öğrencilerinin yaşadıklarından bahsetmek istiyorum. Biz öğrenciler olarak, üniversitelere bir sürü masraf edip zihinlerimizi ezberlerle doldurarak YÖK’ün düzenli olarak değişen ve gitgide içi boşaltılan sınavlarıyla giriyoruz. Herkesin farklı olanaklarla hazırlandığı, farklı yeteneklere sahip olduğu düşünülmeden hepimizin girdiği ortak sınavdaki “başarı sıralamamıza” göre bölüm seçip üniversitelere yerleşiyoruz.

Patronun Ekmeğini mi Yiyoruz?

31.03.2018, Esenyurt’tan bir metal işçisi

kar-daha-cok-kar.jpg

Geçenlerde bizim fabrikaya başka işyerinden bir işçi malzeme almaya gelmişti. Bu işçi çalışmakta olduğum işyerinde 700 kişinin çalıştığını duyunca “vay be helal olsun! Adam o kadar kişiye ekmek veriyor” dedi. İşçi arkadaşın bu sözü çok tanıdıktı. Ben de gülümseyerek “öyle valla sabah akşam ekmek yiyoruz” dedim. Patronlar öyle bir bilinç çarpılmasına yol açmışlar ki, kendilerini “ekmek veren” işçileri ise bu ekmeği beğenmeyen, ekmek yediği tekneye pisleyen nankör insanlar olarak algılatmayı başarmışlar.

Kapitalizm Sürüyor, Dünya Yok Oluyor!

31.03.2018, Gazi Mahallesi’nden bir grup meslek liseli

cevre-kirliligi-baca.jpg

Patronların tükenmek bilmeyen para hırsları yüzünden doğa katlediliyor. Hava kirliliği, kimyasal atıkların denize atılması insanların ve hayvanların sağlığını bozuyor, ölmelerine sebep oluyor. Fabrika bacalarından çıkan zehirli gazlar havanın kirlenmesine sebep oluyor. Kâr peşinde koşan patronlar önlem almıyorlar. Ormanlık alanların sürekli tahrip edilmesi ve her yere gökdelenler inşa edilmesi doğanın dengesinin bozulmasına neden oluyor.

Dünyamızın Çocukları

30.03.2018, Gebze’den bir işçi

cocuklar-dunya.jpg

Dünyanın efendileri, çıkarlarını her şeyin önüne koyarken, bu uğurda savaşları kışkırtıp büyütürken hiç düşünmezler, o küçücük kalpleriyle çocuklar nasıl anlar, nasıl hissederler savaşı. Küçücük çocuk kalpler nasıl acı duyar başkalarının ölümünden, acı çekmesinden. İki kız çocuğunun, sevgili yeğenlerimin yazdığı şiirler beni çok etkiledi. Minicik elleriyle yazdıkları ve benimle paylaştıkları bu şiirleri, barışa ve dünya kardeşliğine duydukları özlemi dile getiren dizeleri sizinle paylaşmak istedim.

Uzayan Ömür Meselesi ve Ayrıntıdaki Şeytan!

29.03.2018, Sancaktepe’den bir işçi

manset-29032018.png

İktidar partisinin İzmir Milletvekili Necip Kalkan geçtiğimiz günlerde Meclis kürsüsünde Türkiye’de ortalama insan ömrünün 3,3 yıl artmış olmasına dair pek değerli bilimsel(!) veriler paylaştı. Tastamam şöyle dedi: “Bunu AK Parti iktidarı sağladı. Ömrünüzün artmasını istiyorsanız, bir 15 yıl daha iktidarı bize verin, 3,5 sene daha ömrünüz artsın. Türkiye’de 1950 yılında ortalama yaşam süresi 46’ydı. Şimdi ise 78 oldu. Bizim iktidarımızda insanın ömrü uzuyor.”

Unutturulmaya Çalışılan Şey: Sınıf Dayanışması

29.03.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

tuvturk_direnis_20150502-1.jpg

Biz işçi sınıfıyız. İş gücümüzü patronlara satarak yaşıyoruz. Tıpkı bizden evvelki işçi kuşakları gibi haklarımız için patronlar sınıfına karşı birlikte mücadele etmek zorundayız. İşçilerin bu ortak mücadelesi aynı zamanda dayanışmayı da büyütür. Sınıf dayanışması işçiler için olmazsa olmazdır. Emeğimizi rahatça sömürmek, kazanımlarımızı birer birer yok etmek, kapitalist sömürüyü baki kılmak için; patronlar sınıf dayanışmasını hafızamızdan çıkarmaya çalışıyor.

Burada Başka Bir Hava Var

29.03.2018, Sancaktepe’den bir metal işçisi

uidder-kortej-DSC_0024.JPG

Son zamanlarda sosyal medyadan arkadaşlarımın izlettirdiği ve neredeyse herkesin gündemine giren iki video var. Bu videolarda kimi şeyler dikkatimi çekti. Üzerine düşündükçe aslında nelerden mahrum kaldığımız ve farkında olmadan azıcık bile olsa bu duyguları yakaladığımızda nasıl herkesin hoşuna gittiğini anladım. İlk video bir kadının “yılan, korktun mu” diyerek başlayıp kime ve ne sebeple söylediği bilinmeyen benzeri şeyleri söylediği bir video.

Bizimki Karın Doyurmak, Onlarınki Zevkusefa!

28.03.2018, İkitelli’den bir işçi

dunyanin-en-pahali-pizzasi.jpg

Biz işçiler bu düzende yaşamak için gece gündüz çalışmak zorundayız. Temel derdimiz, evimize bir parça daha ekmek götürmek, çoluk çocuğumuzun ihtiyaçlarını karşılamak, kredi borcumuzu ya da faturalarımızı ve ev kiramızı ödemektir. Hep yarını düşünürüz ama o yarın gelince hiç huzura erdiğimiz bir yarın olmaz. Geçim kaygısının olmadığı bir dünya bize Kaf Dağı’nın ardı gibi gözükür. Şairin dediği gibi beyaz bir sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya göçüp gideriz bu her dalı yemiş dolu dünyadan.

Sınıf Mücadelesinin Kılavuzu 10 Yaşında!

28.03.2018, Gebze’den bir kadın metal işçisi

id-dagitim.JPG

Bir yolcu gideceği yeri bilmiyorsa ve yanında bir kılavuzu yoksa yeni yerlere gitmeye cesaret edemez ya da kaybolur. İnsanız işte, bilmediğimiz her şeyden korkarız. Neden? Kat edeceğimiz yolun kılavuzunu önceden yanımıza almadığımız için. Biz işçiler de yıllardır yola kılavuzsuz çıkıp kayboluyoruz. UİD-DER’in işçi sınıfına dönük mücadele rehberi olan İşçi Dayanışması bülteni bu kılavuzlardan biridir.

“Başka İş Yapın!”

28.03.2018, Küçükçekmece’den bir eğitim emekçisi

atanamayan-ogretmenler-hasan-songur.jpg

Öğretmenlik mesleği fedakârlık isteyen bir meslektir. Aylarca ya da yıllarca atanmak için didinip durmuşsundur… Sınavı kazanabilmek için dershanelere gidip gelirsin geçen zamanın farkına varmadan. Yılların su gibi geçtiğini bilerek atanmayı beklersin. Atanma hayalleri kurarsın, umutlarını paylaşırsın arkadaşlarınla. Gelecekte neler yapacağını anlatırsın. Sürekli ailenden, komşundan, eş dosttan gelen “atandın mı, ne zaman öğretmen olacaksın?” gibi sorulara maruz kalırsın.

İşçi Dayanışması Yazıyorsa Doğrudur

28.03.2018, Adana’dan İşçi Dayanışması okuru bir işçi

fontana_20150328_150804.jpg

İşçi Dayanışması gazetemizi dağıttığımız ve sorunlarımızı tartıştığımız fabrikalardan birinin önündeydik. Mesai bitmiş işçiler gruplar halinde çıkıyorlardı fabrikadan. İşçilerin yoruldukları her hallerinden belliydi. Birçoğu kendini bir an önce servise atıp başını koltuğa yaslama isteğiyle acele acele yürüyordu.

Patron Medyasına İnat İşçi Dayanışması 10 Yaşında!

28.03.2018, Mersin’den İşçi Dayanışması okuru bir işçi

id-bulten__MGL3445.jpg

İşçiler birbirinden kopuk ve habersiz olduğunda patronların düzeni tıkır tıkır işler. Patronlar da düzenleri böyle sürüp gitsin isterler. İsterler ki Liverpool liman işçilerinin grevinden Mersin liman işçileri haberdar olmasın, Adana’daki saya işçilerinin direnişinden Gebze’deki metal işçileri haberdar olmasın, hatta isterler ki işçilerin yan fabrikadaki direnişten dahi haberi olmasın. İsterler ki işçiler gerçek düşmanını bilmesin bilinçlenmesin. İsterler ki işçiler tek bir ses olarak tek bir sınıf olarak birleşip mücadele etmesin.

“Uluslararası mı?”, “Evet!”

27.03.2018, İstanbul’dan bir işçi

isci-dayanismasi-togo.jpg

10 yıl önce, Nisan 2008’de on yılların birikimi ve yoğun bir emeğin ürünü olarak ilk sayısı ellerimizdeydi İşçi Dayanışması’nın. İşçi Dayanışması gazetesini var edenler, işçi sınıfının derdini dert edinenler ve en karanlık günlerde bile sınıfımıza ışık tutanlardı. UİD-DER’li işçiler, İşçi Dayanışması’nın 1 Mayıs arifesinde yayınlanan ilk sayısını, heyecan, gurur ve mutlulukla tanıdıkları veya yeni tanıştıkları işçi kardeşlerine ulaştırmaya çalışıyorlardı.

8 Mart Kadınıyla Erkeğiyle İşçi Sınıfınındır

27.03.2018, Ankara’dan genç işçi ve öğrenciler

8mart2018-istiklal-yuruyus.jpg

Geçtiğimiz günlerde 8 Mart vesilesiyle pek çok yerde “kadın sorunu” tekrar gündeme geldi. Ama emekçi kadınların sorunları, “kadın sorunu” olarak anlatılan, burjuva kadınların da sahiplendiği sorunlardan çok daha farklıdır. Emekçi kadınlar hem işyerlerinde çalışıp para kazanmak hem de ev işlerine koşuşturmak ya da evin bütün ağır işlerini ve sorumluluğunu yüklenmek zorundayken burjuva kadınların böyle dertleri yoktur.

Çaylar Demli Olsun!

26.03.2018, Gebze’den bir kadın işçi

id-tanitim.jpg

Bizi okur mektuplarıyla işçi kardeşlerimizin evlerine misafir eden, dertleşip, bir demli çayla hasbıhal etmemizi sağlayan, geçmişte nice deneyimler yaşamış büyüklerimizin hikâyelerini anlatıp yaşananlardan dersler çıkartmamızı sağlayan, bizi dünyanın farklı farklı ülkelerine götürüp bizi bizler gibi işçi kardeşlerimizle tanıştıran, isimlerimiz farklı olsa da sorunlarımızın aynı olduğu kardeşlerimizden haberler almamızı sağlayan bizim gazetemizdir.

Kadınların Patronu Patron Kadınlar

25.03.2018, Kültür Üniversitesi’nden bir öğrenci

kadinlar-gunu-konferans.jpg

Geçtiğimiz günlerde kutlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde hepimizin dikkatini çeken bir takım konular olmuştur. Benim de birçok şey dikkatimi çekti. Örneğin burjuvazinin “emek” kelimesinden dahi ne kadar korktuğunu fark ettim. Bugünü tarihsel mücadelesinden tamamen uzak bir hediyeleşme gününe çevirmek isteyen kapitalizm, Emekçi Kadınlar Gününü adeta “patron kadınlar günü”ne çevirmeye çalışıyor.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this