UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

İşçi Sınıfının Gençleri Olarak Mücadeleyi Yükseltelim!

20.09.2018, Gebze’den genç bir işçi

egitimde-esitsizlik-karikatur.jpeg

“Bu devirde çocuk okutmak zor.” Çocuk okutan işçi ve emekçilerden bu sözü çok duymuşuzdur. Düşük ücretlerle geçinmek zaten zorken, bir de aylık giderlere eklenen okul masrafları işçi ailelerinin durumunu daha da zorlaştırmaktadır. Eğitim emekçilerinin yaptığı araştırmalar da bu gerçekliği gözler önüne seriyor. Servis, öğle yemeği, okul kıyafeti, kırtasiye, çanta, ayakkabı derken, okula başlangıç giderleri işçi ve emekçiler için büyük bir yüke dönüşüyor.

Kardeşim Kara Gözlü Muhammed’in Hikâyesi

20.09.2018, Gebze’den bir metal işçisi kadın

syrian-young-boy.jpg

Anneannem derdi ki hep “kâbuslar olmadan hayaller olmaz, tehlikelere göğüs germeden de harikalar olmaz.” Onca zaman sonra, bana bu sözleri hatırlatan kara gözlü kara bir çocukla karşılaştım. Adı Muhammed, Suriyeli… Telaşlı bir hali vardı yaklaşırken yanıma. Bir tüy gibi hafif eline sıkıştırılmış bir kâğıt parçasını uzattı bana, çekinerek. “Bu adrese nasıl gidebilirim?” diye sordu.

Rafta Duran Mala %100 Zam Geldi, Ya Maaşlara?

19.09.2018, Ankara’dan bir kadın market işçisi

marketlerde-zam.jpg

Ben markette çalışan bir işçiyim. Hepimiz biliyoruz ki bir ekonomik darboğazın içindeyiz. Biz markette çalışan işçilerin krizden nasıl etkilendiğini anlatmak isterim sizlere. Biz başta 70 işçi çalışıyorduk. Ancak kriz bahane edilerek çalışan sayısı zaman içerisinde otuza kadar indirildi. Üç kişinin işini bir kişi yapmak zorunda kaldık.

İnşaat İşçilerine Mektup

18.09.2018, Ankara’dan genç inşaat işçileri

insaat-iscileri_2018-09-14_at_07_53_06.jpg

Üçüncü Havalimanında hakları için mücadele eden işçi kardeşlerimiz, merhaba. Bizler Ankara’da şehir hastanesi şantiyesinde çalışan genç işçileriz. Direnişinizi umutla, dayanışmayla selamlıyoruz. Bizler örgütlü işçiler olarak bir gün işçi sınıfının baskı ve zulme karşı ayağa kalkacağına yürekten inanıyoruz. Bu nedenle her bir grev, direniş, mücadele haberi bizim umudumuza umut katıyor. Sizin direnişiniz de bize aynı duyguları yaşatıyor.

Bu Düzende İşçiler İçin Adalet Yok

17.09.2018, Esenyurt’tan bir emekçi

somali-isciler-isten-atildi.jpg

Merhaba arkadaşlar, hizmet sektöründe çalışan bir mağaza işçisiyim. Sizlerle seçimden önce ve sonra bir işçinin hayatında nelerin değiştiğini paylaşmak istedim. Biliyorsunuz seçim döneminde hepimizin gündemi kime oy vereceğimiz oldu. Bu süreçte bazen sohbetler de keskinleşip hararetlendi. Sonunda bir taraf vatanını seven, devletine sahip çıkan olurken, diğer taraf vatan haini ilan edilebiliyordu.

Sendikalı O-LA-MA-MAK!

17.09.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi kadın

sendikali-ol-guclu-ol.jpg

“Umut fakirin ekmeğidir” derler ya, biz o kısmı geçmiş vaziyetteyiz. “Bir umuttur yaşamak” kısmına geldik fabrikadaki diğer işçi arkadaşlarla. Durumumuzun ne kadar vahim olduğunu varın siz hesap edin. Petrokimya sektöründeyiz. Sektör dediysek, öyle havalı, süslü püslü tanımlara aldanmayın. Bizler gece gündüz araba parçası üreten, ücretin en asgarisi ile geçinmeye çalışan işçileriz.

“Ben” Değil, Biz!

17.09.2018, Kocaeli’den bir metal işçisi

grafik-kitle.jpg

Uzunca bir süredir, iktidardakilerden ve yakınlarından kurdukları cümlelerin her yerine “ben” kelimesini sokuşturduğu nutuklar dinlemekteyiz. Her şey bir “ben”de tezahür ediyor adeta. O “ben” her şeyi tek başına düzeltiyor. Ekonomiyi büyütüyor, ticareti arttırıyor, ülkemizin milli bütünlüğünü korumak için elinden geleni yapıyor, hatta tek başına iktidar yükünü omuzluyor. Ve bu zor işlerle uğraşırken, neler çektiklerini bir “ben” biliyorlar.

Londra’da Kibritçi Kızların Grevi ve Biz

16.09.2018, Gebze’den bir kadın işçi

kibritci-kizlar-grevi-1888-komite.jpg

Hangi ülkede olursa olsun, kadınların haklarını arama mücadelesine atılması, ucuz işgücü olarak görülmeye, işyerlerinde keyfî şekilde haksız muamelelere karşı çıkması, işler yolunda gitmeyince en önce işten atılmayı kabul etmemesi çok önemlidir. Biz kadın işçilerin kazanımları zorlu, yokuşlu mücadele yollarından geçiyor olsa da, asla imkânsız değildir.

Dolar ve Tavuk Döner

16.09.2018, Mersin’den bir işçi

tavuk-doner-ve-dolar.jpg

İlginç durumların yaşandığı şu günlerde acı bir tebessümle eski günleri yâd ederek yaşadığım bir günün sonunu paylaşmak isterim. Geçen yıllar içerisinde dışarıda yemek yemek genellikle lüks olsa da tavuk dürüm öyle değildi. Hem çok ucuzdur hem de içinde bir sürü şey vardır. Az paraya karın doyurmanın yoludur.

Krizin Faturasını Ödemek İstemiyoruz

15.09.2018, Esenyurt’tan bir mağaza işçisi

tukbuku-hesap.jpg

Bayramda, basından okuduğum iki haber çok dikkatimi çekti. Bu haberler üzerinden patronların bizleri nasıl kandırdığını, işçileri nasıl sömürüp zevkusefa içinde yaşadıklarını, iki yüzlülüklerini sizlere göstermek istedim. Haberin biri Bodrum Türkbükü’nden. Türkbükü’nde bir restoranda 5 tatilci genç yemek sonunda 4329 lira hesap ödemiş. Bunu da sosyal medyadan paylaşmış.

Ortak Olmayacağız, Olmak İstemiyoruz!

15.09.2018, Arnavutköy’den bir işçi

krizin-bedelini-patronlar.jpg

Arnavutköy’de plastik ve metal elektrik malzemeleri üreten sendikalı bir işyerinde emekçiyim. Yıllardan beri her anlamda gelişi belli olan kriz kendini hissettirmeye başlayınca, patronlar kârlarından kaybetmemek için her zamanki gibi ilk önce işçi çıkarmaya başladılar. 4 ay önce 300 emekçinin ter döktüğü fabrikada şu an 140 çalışan kalmış durumda ve işten çıkarılan arkadaşların üzerindeki iş yükü çalışmaya devam eden emekçilerin sırtına yüklenmiş durumda.

Bana Ne Doların Yükselmesinden!

14.09.2018, Kocaeli’den bir metal işçisi

dolarda-artis.jpg

Hükümet ekonomide yaşanacak sıkıntıları önceden görerek erken seçim kararı aldı. 2019 Kasımı yerine 24 Haziran 2018’de bir seçim gerçekleşti. Seçimden sonra krizin etkisiyle döviz kurlarında büyük dalgalanmalar gerçekleşti. Dış siyasette Amerika’yla restleşmeler arttı, ipler iyice gerildi. Lira, dolar karşısında değer kaybediyor. Hemen hemen herkesin dilinde dolar kurunun sürekli artması var. Kimi kesimler “dolar artıyor, eyvah her şeye zam gelecek” derken, kimi kesimler de “ya bana ne doların yükselmesinden? Benim dolarım yok ki zaten” diyor.

Yaz Sıcağında Eylül Şiirleri Okunur mu?

14.09.2018, Gebze’den bir kadın işçi

eylulde-siir.jpg

Şiirler vardır, yaşadığımız zorlukları, acıları, beklediğimiz güzel günleri dile getiren. Lapa lapa yağan kar taneleri toprağı doldurduğunda, sabırla bekleyen kardelenin bahar gelirken çıkıp gösterdiği bembeyaz yüzü gibi aydınlatır yüreğimizi. Anlatır umudunu ve inancını yitirmeyenlerin sabırla yola devam etmesini. Acıyı, hüznü, kederi, öfkeyi, bu meşakkatli yolun zorluklarını bir nakış gibi işler dizelerinde.

İtibar Onlara Yoksulluk Bize!

13.09.2018, Esenyurt’tan bir işçi

30-agustos-menu.jpg

Ejder Meyveli Smoothie (Chia tohumu eşliğinde), Efuli (Liçi meyvesi eşliğinde), Aloevera (Starex meyvesi eşliğinde), Orman Meyveli Special, Bahçe Naneli Limonata, Taze Sıkılmış Portakal, Taze Sıkılmış Greyfurt, Taze Sıkılmış Havuç, Taze Sıkılmış Elma. Pataşur içerisinde Çerkez Tavuğu, Zencefilli Somonlu Suşi, Tartalet içerisinde Antakya usulü Humus, Susamlı Levrek Simidi, Aydın usulü kuzu çöp şiş...

“Doların mı Var, Derdin Var”

13.09.2018, Gebze’den bir işçi

dolar-sayimi.jpg

Ne sevinmiştim doların yükseldiğini duyduğumda! Şöyle olmuştu: O sabah kirayı ödeyemediğim için ev sahibimin yüzünü ekşitmesi utancını atlatmaya çalışırken ve bu ay nelerden kıssam da faturaları denkleştirsem diye düşünürken, gözüm televizyona takıldı. Dolar fırlamış ve 7 liraya ulaşmıştı. Sevinçten gözlerim doldu.

Bu Koşullarda Taşınmak Hayal Oldu!

13.09.2018, Adana’dan bir işçi

kiralik-ev.jpg

Ben Adana’da yaşayan bir işçiyim. Çalıştığım işyeri Adana’da merkezi konumda, oturduğum ev ise şehir merkezine hayli uzakta. Evimin olduğu bölgeye giden otobüs ve dolmuş sayısı fazla değil. Olanlar da düzensiz seferlere sahip. Yani benim her gün işe gidip gelmem ayrı bir gerilime sebep oluyor. İşte bu sebeplerden, işyerime daha yakın bir eve taşınmaya karar verdim ve yaklaşık üç hafta ev aradım.

Zamanımız Tükeniyor!

12.09.2018, Edirne’den bir işçi

kuresel-isinma-kum-saati.jpg

Büyük orman yangınları, sel felaketleri, kar-yağmur yağmayan kışlar ya da 50 derecelik yaz sıcakları... Küresel iklim değişikliğinin etkilerini her geçen yıl daha belirgin olarak hissediyoruz. Dünyanın yüzeyi ısınıyor ve buna bağlı olarak felaketler yaşanıyor. Bu böyle devam ederse dünya artık geri dönülemez bir yola girmiş olacak. Uzmanların açıklamalarına göre gelecekte yaşanacak felaketlerin yanında şimdiye kadar yaşananlar sadece bir başlangıç! Yaşananlar için buzdağının görünen kısmı diyebiliriz.

Soframızdaki Aş da Aynı, Yaşamlarımız da!

12.09.2018, GOSB’dan bir kadın metal işçisi

30-3.jpg

Bu kriz bir önceki gibi Türkiye’yi teğet geçmiyor. Öncekinde teğet geçer diyenler şimdi “yalnızca bizde değil, dünyada kriz var” deyiveriyor. Bir yanda büyüyen ekonomi, yatırımlar, yaratılan istihdam alanları söylemleri, diğer yanda artan enflasyon, düşen ücretler, işsizlik ve yoksulluk. “Daha güçlü Türkiye” diye nutuk çeken egemenlerin derdi, büyüyen ekonomiden herkesin nasipleneceği, rahatça yaşayacağı bir ortam sağlamak değil elbette. Onların derdi sermayelerini çok daha fazla arttırmak.

Resmen ve Kanunen Açız: Örgütlenerek Kazanabiliriz!

11.09.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

ekonomik-kriz2.jpg

Krizin yansımaları günden güne artarak ortaya çıkıyor. Her gün bir veya birkaç zam haberini, işten çıkarmaları duymaya başladık. Tüm işçiler olanı biteni tam olarak algılayamasa da bir yerlerde bir problem olduğunun, artık işlerin iyiye gitmediğinin farkında. Kaygı, sıkıntı, huzursuzluk, “kötü bir şey mi olacak” endişesi son dönemde işçilere hâkim oldu.

İşyeri Sohbetleri

11.09.2018, Bahçelievler’den bir öğretmen

kagit-zammi.jpg

Merhaba kardeşlerim. Ben bir özel öğretim kursunda öğretmen olarak çalışıyorum. İşimiz lise öğrencilerini üniversite giriş sınavlarına hazırlamak. Yaz tatili yeni bitti. İşbaşı yaptık. Eski arkadaşlar ve yeni katılan arkadaşlarla iş yoğunluğundan fırsat buldukça sohbet etmeye çalışıyorum. Herkesin ilk gündem maddesi ekonomik sıkıntılar.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this