UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

İnsanlığın Katline Ağlayan Analara

20.08.2017, Gebze’den bir kadın metal işçisi

reyhanli-katliami.jpg

Mülteciyim, anayım, kadınım / Suriyeliyim adım Emani. / Gazetelerden, haberlerden tanıyorsunuz beni / Yanmamıştır kimsenin canı benim kadar / Savaşın, cehennemin orta yerinden kaçıp sığındım ülkenize / Nereden bilecektim ki bana ve evlatlarıma mezar olacağını buranın…

Ne Ecel Ne Kader, İş Cinayeti!

19.08.2017, Esenyurt’tan bir grup inşaat işçisi

haydar-bozarslan-22-2017.jpg

Haydar, karakaşlı kara gözlü bir Kürt genci. Bir taraftan üniversiteyi okumak, diğer taraftan da okul masraflarını çıkarmak ve ailesine bir miktar katkı sunabilmek için inşaatlarda çalışıyordu. Harcı özlemle, umutla, hayalleriyle yoğuruyordu. Ta ki her yıl binlerce işçinin başına gelen o acı tabloyla karşılaşana kadar…

Yaz Tatillerinde İşçi Çocukları

19.08.2017, Gebze’den bir lise öğrencisi

cocuk-isci-tekstil.jpg

Okullar tatil olunca, işçi bir ailenin kızı olarak bir an önce iş bulup okul harçlığımı çıkarmanın derdine düştüm. Malum, öğrenci olduğumuzdan ve yaşımız da küçük olduğu için bulabileceğimiz işler sınırlı oluyor. Genelde cafe tarzı yerlerde iş bulabiliyoruz. Bunu bulmak da o kadar kolay değil. Ben de birçok yere başvurdum.

OHAL Altında Toplu Sözleşme: Grev Yasağına Hayır!

18.08.2017, Gebze’den bir işyeri temsilcisi

gebze_mess_eylem_20150207_03.JPG

Patronlar AKP iktidarının grev yasaklarından faydalanmak istiyorlar. Bunu fırsat bilip ellerindeki işleri çabucak yaptırma derdindeler. Ayrıca işçiler arasında rekabet yaratıp birliğimizi parçalamak istiyorlar. İşçi kardeşlerimizi birbirlerine karşı kışkırtmak için her gün yeni bir gündem yaratıyorlar.

Talih Kuşu: Sömürenlerin Oltasına Takılmak

18.08.2017, Tuzla’dan UİD-DER’li bir kadın işçi

talihkusu.jpg

Bir sabah servise bindiğimde işçi arkadaşlarımın sohbeti dikkatimi çekti, arkadaşlardan üçünün gündemi akşam oynadıkları lotonun sonuçlarıydı. Hararetle tartışıyorlardı. Dayanamadım ve gülümseyerek “paraya mı ihtiyacınız var, niye oynadınız?” diye sordum. İşçi arkadaşlardan biri “paraya ihtiyacı olmayan mı var?” deyince, ben de “peki, loto oynamak yerine iyi maaşlar almak için mücadele etsek daha iyi olmaz mı? “dedim.

“Acil Satılık Böbrek!”

18.08.2017, Tuzla’dan işsiz bir işçi

satilik-bobrek.jpg

Bir erkek işçi, “Merhaba, böbreğimi satmak istiyorum. 25 yaşındayım, sigara içmiyorum ve sağlık sorunum yoktur”; gündelikçi bir kadın işçi, “Merhaba, böbreğimi ve karaciğerimi satmak istiyorum. Hiçbir şekilde sağlık sorunu yaşamadım, yaşım 32. İki çocuğum var. 100 bin lira borcum var ve çok zor durumdayım”; bir tekstil işçisi, “İstanbul’da yıllardır tekstil işinde çalışmaktayım. Bankalara binlerce lira borcum var ve sürekli sıkıştırıyorlar.

Günaydın

17.08.2017, Tuzla’dan bir kadın işçi

unity.jpg

Biz işçi-emekçiler her gün bir önceki günün tekrarını yaşayarak ömür tüketiyoruz. Sabahları yorgun yüzlerle kalkıp dinlenemeden makine başında soluğu alıyoruz. Yanımızdaki işçi arkadaşımıza “günaydın” demeye, halini hatırını sormaya üşeniyoruz ve en insani tepkilerimizi git gide yitirip adeta robotlaşıyoruz.

Hayalini Adlandıramayan İşçi

16.08.2017, Tuzla’dan bir metal işçisi

isci-290.jpg

Bu hafta içindeki bir gece vardiyasının yemek molasında aynı bölümde çalıştığım arkadaşımla sohbet ediyorduk. Çaylarımız ellerimizde konudan konuya geçerken arkadaşım, sosyal medyada bir paylaşımı beğendiğini ve etkilendiğini söyledi. Merak edip açtım ve tekrar beraber okuduk. John Steinbeck’in Gazap Üzümleri romanından bir alıntıydı. Ve onu oldukça etkilemişti. Nasıl etkilemesin?

Vergi İndirimi İşçiye Değil Patronlara Yapılıyor!

14.08.2017, Sancaktepe’den UİD-DER’li bir işçi

kurumlar-vergisi-indirimi.jpg

Hükümet patronlar için çalışmaya tüm hızıyla devam ediyor. Patronların üzerindeki bir “yük”ü daha hafifletmek üzere, kurumlar vergisi oranını düşürme çalışmaları yürütüyor. Kurumlar vergisi firmaların kurum kazançları üzerinden alınan vergi demektir. Yani firmaların kazançları için devlete ödedikleri gelir vergisi anlamına gelmektedir. Temmuz sonunda Maliye Bakanı Naci Ağbal kurumlar vergisini düşürmek için çalıştıklarını açıkladı.

İşçi Sınıfının Kadını Olmak

14.08.2017, Adana’dan kadın bir tekstil işçisi

8mart-bildiri.jpg

Çalıştığımız her işyerinde, ister büyük fabrikalar olsun isterse küçük tekstil atölyeleri, biz kadınlar her zaman eşitsizliğe, baskıya ve önyargıya maruz kalıyoruz. Örneğin erkeklerin kadınlar kadar yorulmadığı bir işyerinde çalışıyorum. Erkekler sadece tek bir iş yaparak, asgari ücretin üzerinde ücret alıyor ve sigortalı olarak çalışabiliyorlar. Bu iyi bir şey aslında. Fakat işin aşağılayıcı tarafı, aynı anda kadınlar 3-4 iş yaparak, ayakta koşuşturarak çalışıyorlar. Ama buna rağmen, sigortasız ve asgari ücretin altında bir ücretle çalıştırılıyorlar!

Gençlik, Uyuşturucu ve Dijital Tuzak

12.08.2017, Gebze’den bir metal işçisi

uyusturucu-gencligi-uyusturuyor.jpg

Egemenler özellikle gençlik yıllarında meraklı, isyankâr, dinamik olan gençleri çeşitli bağımlılık yolları ile uyutuyorlar. Madde bağımlılığı ve davranışsal bağımlılık yapan teknolojik araçlar ile kapitalizmi yıkabilecek büyük enerji kaynaklarını pasifleştiriyorlar. Her yıl dünyada 200 milyon kişi hayatında ilk kez uyuşturucu kullanıyor ve bunların 25 milyonu bağımlı oluyor, 200 bini ise hayatını kaybediyor.

Evsizlik Sorununu Kapitalizm Yaratıyor

10.08.2017, Kartal’dan bir işçi

evsiz.jpg

Sokakta bir köpeğe sarılmış halde uyuyan bir çocuk haberi, yaşadığımız kapitalist dünyaya dair gerçekleri bir kere daha gözler önüne serdi. Suriye’deki savaştan canını kurtarmak için kaçmış, amcası tarafından da terk edilmiş olan bu çocuğun dramı, Suriye’deki emperyalist savaşın insanların hayatını nasıl paramparça ettiğine ayna tutuyordu. Dünyadaki milyonlarca evsizden biri olan o çocuk, kapitalizmin her birimize nasıl bir dünya vaat ettiğini de gösteriyordu.

Paranın Egemenliği, Milyarların Sefaleti!

07.08.2017, Gebze’den bir kadın işçi

yoksulluk-karikatur.png

Günlerden bir gün, ihtiyar bir amca küçük bir çocuğa kâğıt para vererek, “bu parayı kardeşinle paylaş emi” diye tembihlemiş. Paranın önünü arkasını çeviren çocuk, üzerinde resim ve yazı olan bu kâğıt parçasının ne işe yaradığını düşünmüş ama bulamamış. Eve vardıktan sonra, kardeşinin karşısına geçip parayı ortadan ikiye bölmüş. Amcaya verdiği sözü tutmanın sevinci yüzünü sararken, anne ve babasının kendisine gülmesine bir anlam verememiş. Uzun uzun baktığı paranın yarısını cebine koyup, sokakta oynayan arkadaşlarının yanında almış soluğu.

20 Yıllık Emeğin Karşılığı 1080 Lira

06.08.2017, Gebze’den bir kadın işçi

mezarda-emekli-maasi.jpg

Gecesini gündüzüne katarak çalışan, tüm zenginliği emeğiyle var eden işçilerin, hükümetin ve patronların gözünde bir değeri yoktur. Ömrü boyunca çalıştığı için yıpranmış, yaşlanmış işçilerin kalan günlerini nasıl yaşayacağı, nasıl geçineceği patronların ya da devletin zerre kadar umurunda değildir. Çünkü patronlar, işçileri posası çıkana kadar çalıştırmakla yetinmez, ölene kadar çalışmaya mahkûm eder.

İşyerindeki Yemekler ve Hastane Koridorları

05.08.2017, Kocaeli’den bir kadın petrokimya işçisi

fabrikada-zehirlenen-bir-isci.jpg

Çalıştığımız işyerinde son bir yılda sayısız kez gıda zehirlenmesi yaşandı. En son yaşadığımız bir zehirlenme olayından örnek vermek istiyorum. Yemekte tavuk vardı ve tavuğu yedikten sonra pek çok arkadaşımla beraber midede sancı ve ayrıca ağızda garip bir tat hissetmeye başladık. O gün tavuk yemeyen arkadaşlarımız kulaktan dolma çareler söylediler.

Öyle Şey Olur Mu?

04.08.2017, Gebze’den petrokimya işçisi bir kadın

gebze_mess_eylem_20150207_03.JPG

Geçenlerde yemek molasında bir arkadaşımla grev yasaklarından, OHAL’in neden hâlâ devam ettiğinden konuşuyorduk. Arkadaşım AKP’ye oy verdiği için hep bir savunma halindeydi. “Grev mücadele ederek kazanılmış bir haktır. Şimdi OHAL’i bahane ederek grevlerimizi yasaklıyorlar. Grevlerin yasaklanmasının tek nedeni patronların çıkarlarını korumaktır.

Ne Greve Çıkamayacak mıyız?

04.08.2017, Gebze’den bir metal işçisi

grev-yasaklanamaz-bmis.jpg

Ben metal sektöründe çalışan, Türk Metal’e üye bir işçiyim. Eylül ayıyla birlikte metal sektörünü ilgilendiren toplu iş sözleşmesi dönemine giriyoruz. İşçiler için büyük hayal ve umutların bugünlerde gözlerde parladığını görmekteyim. İyi bir zam, geçinebilecek bir ücret zammı bekleniyor. Üç yıl aradan sonra yeni bir toplu sözleşme yapılacak. Dolaysıyla toplu sözleşme, toplu sözleşme taslağı, grev gibi konular biz metal işçilerinin çokça konuştuğu konular haline geldi son günlerde.

Elma Hadisesi

03.08.2017, Gebze’den bir kadın işçi

elma-hadisesi.jpg

Şimdi “neyin nesidir bu elma hadisesi” demeyin, biraz sabredin. Ben hadiseyi birkaç kez dinleyip artık tüm ayrıntılarını bildiğimden size öncelikli tavsiyem şudur: Aman haaa… elma deyip geçmeyin. Elmayı ve kıymetini anlamayan hiçbir şeyi anlayamaz, elmasının kıymetini bilmeyenler de her şeyini kaybetmeye mahkûmdur.

“Modern Kent Esenyurt”

03.08.2017, Esenyurt’tan bir metal işçisi

modern-kent-esenyurt.jpg

Günden güne çürüyen ve gericileşen sistemin topluma ve işçi sınıfına ağır çalışma koşulları ve sefaletten başka vereceği bir şey kalmayınca, geriye kara propaganda, yalanlar ve göz boyamalar kalıyor. Örnek olarak “ekonomi büyüyor, büyük Türkiye, dünya lideri Erdoğan” gibi birçok şeyi sıralayabiliriz. İktidarın başı böyle yapınca, haliyle daha alttaki unsurlar da (mesela valiler, belediye başkanları vb) coşuyor ve aynı havaya kendilerini kaptırıyorlar.

Üretenlerin İradesi Karşısında Sarsılan Patronlar!

02.08.2017, Gebze’den bir kadın işçi

sisecam-grevi-2014.jpg

Hakkını arayan işçilerin örgütlü güçleri ve iradeleriyle başlattıkları grevler, daima patronları korkuyla sarsmıştır. Çünkü işçiler çalıştıkları sürece patronların sömürü çarkları döner, sermayeleri büyür. İşçilerin ürettiği zenginlik patronların sömürü değirmenine taşındığı sürece patronlar sefa sürebilir. Ne zaman ki işçiler şalteri indirmeye karar verir, işte o zaman sömürü çarkları eskisi gibi dönmez ve patronların bir hiç olduğu ortaya çıkar.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this