UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

“Bereketli Topraklar Üzerinde” Değişen Bir Şey Yok

05.05.2018, Tuzla’dan bir işçi-öğrenci

bereketli-topraklar-uzerinde.jpg

Orhan Kemal’in Bereketli Topraklar Üzerinde romanını okudum. Romanda üç arkadaş Sivas’ın bir köyünden Çukurova’ya çalışmaya gidiyorlar. Bu üç arkadaştan sadece bir tanesi köyüne geri dönebiliyor. Fabrikada çalıştığı bölüm çok soğuk olduğu için Köse Hasan hastalanıyor. Ailesini, evini, memleketini bırakıp geldiği gurbette yiyecek yemeği, kalacak yeri zor bulmuşken çalışamayacak duruma geliyor ve sonrasında ölüyor.

“Keşke Kızım da 1 Mayıs’a Gelseydi”

05.05.2018, Tuzla’dan bir işçi

20180501_131020_IMG_0206.JPG

Bu yıl İstanbul’da birleşik ve kitlesel bir şekilde 1 Mayıs’ı kutladık. Kimler yoktu ki alanda! UİD-DER kortejinde ufacık bebeklerden yaşlı insanlara kadar herkes vardı. Herkes çocuklarını da alıp işçi bayramında UİD-DER kortejinde yerini almıştı. Yürüyüş kollarında toplumun her kesiminden işçiler, liseli gençler, üniversiteliler, yaşı ilerlemiş olsa da gönlünde hâlâ mücadele ateşi sönmemiş önceki kuşaktan ruhu genç işçiler, yani herkes alandaydı.

Tarafsız Medya Var mı?

04.05.2018, Sancaktepe’den bir işçi

taraafsiz-medya.jpg

Radyo Televizyon Sinema bölümünden mezun işsiz bir arkadaşımla sohbet ederken medyanın tarafsızlığını yitirdiğinden yakındı. Bunun üzerine tarafsız medya olup olamayacağını konuştuk kendisiyle. İşçi Dayanışması gazetesinin 10. yılını doldurduğu şu günlerde bu sohbetin oldukça anlamlı olduğunu düşünüyorum.

1968 Derby İşgalinden “Geleceğe Yazılmış Mektup”

04.05.2018, Mersin’den bir kadın işçi

derby-isgali-1968.jpg

Yazının esin kaynağı, Zafer Aydın’ın 1968 Derby İşgalini anlattığı çalışması olan “Geleceğe Yazılmış Mektup-1968 Derby İşgali.” Kitap, Derby lastik işçilerinin patronun dayattığı sendikaya karşı kendi sendikalarını kabul ettirmek için verdikleri destansı mücadeleyi belgesel tadında anlatmış.

Bir Suriyeli Annenin Çaresizliği

04.05.2018, Beylikdüzü’nden bir kadın işçi

suriyeli-multeciler.jpg

Bir iş çıkışıydı, pazar kurulmuştu ben de bir uğrayayım belki bir şeyler alırım dedim. Pazara girerken bir kadın sesi Hasan diye bağırıyordu, ne oluyor diye merak ettim. Ama kadın öyle bir Hasan diyordu ki insanın içi cız ediyordu. Kadın “Hasan baban öle, sen de ölesen, ben de öleyim, Allah canınızı alsın” diye bağırıyordu. Yanımda duran çocuk hemen sesin geldiği yere koştu.

Güzel Günler İçin Birleşelim!

03.05.2018, Manisa’dan bir öğrenci

20180501_150556__MG_0109.JPG

Merhaba dostlar, işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta, bizler de işçi sınıfının bir parçası olan öğrenciler olarak, derneğimiz UİD-DER saflarında yerimizi aldık. Kapitalistler tarafından oluşturulan gerici propagandalar, baskı ve yasaklar ne kadar artsa da birliğimizin ve örgütlülüğümüzün önüne geçemeyeceğini bu sene de bir kez daha görmüş olduk.

İşçilerin Gözünde 1 Mayıs ve UİD-DER Korteji

03.05.2018, Gebze’den bir kadın metal işçisi

20180501_140544__MG_0041.JPG

İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs Türkiye’nin dört bir yanında coşkuyla kutlandı. Ne mutlu bana ki, bu coşkuya işçi sınıfının mücadele örgütü UİD-DER’le birlikte ben de ortak oldum. 1 Mayıs alanına geldiğimizde herkes bizim kortejimize bakıyordu. Çünkü UİD-DER’in korteji hem düzgün hem disiplinli hem de çok coşkuluydu.

UİD-DER’le İlk 1 Mayıs

02.05.2018, Ankara’dan bir işçi-öğrenci

20180501_120554_IMG_0070.JPG

Bu yıl ben ilk kez 1 Mayıs’a katıldım. Ne mutlu ki bu ilk 1 Mayıs bayramımı UİD-DER’le birlikte yaşadım. Hayatımın en heyecanlı günüydü. Aslında UİD-DER’le tanıştığım günden beri bu heyecanı yaşıyorum. İtiraf etmeliyim ki 1 Mayıs’a gitmeden önce içimde biraz korku da vardı. Ta ki 1 Mayıs alanına gidene kadar. Çünkü alanda korkunun yerini bambaşka güzel duygular aldı. Gerçekten yaşadığım duyguları kelimelere dökemiyorum.

Ne Kocaya Kaçması, 1 Mayıs’a Gittim!

30.04.2018, Esenyurt’tan bir genç işçi

uidder-1-mayis-2014_20140501_008.jpg

Merhaba arkadaşlar, biliyorum hepimizi 1 Mayıs heyecanı sarmış durumda. Ben de ilk 1 Mayıs’a çok farklı duygularla gitmiştim. 1 Mayıs’ın tarihini ve biz işçiler için ne kadar önem taşıdığını ilk defa UİD-DER’le katıldığım 1 Mayıs’ta öğrenmiştim. 1 Mayıs’ı hep korku günü ilan ederlerdi. Hiç de korkulacak bir gün olmadığını binlerce işçinin oraya geldiğini görünce gözlerim fal taşı gibi açılmıştı. Bayram gibi bir 1 Mayıs yaşadık ve ben hayatımda hiç bu kadar mutlu olmamıştım.

“Deneyimsiz Köleler” 1 Mayıs’ta UİD-DER Saflarında!

30.04.2018, İstanbul’dan bir grup üniversite öğrencisi

1may2012banner

Ailelerimiz küçüklüğümüzden beri bizlere, “daha iyi para kazanabileceğimiz” meslekler seçmeye çalışır. Çocukken “ne olacaksın büyüyünce?” diye sorduğunda büyüklerimiz, doktor, mühendis, mimar, öğretmen olmayanımız yoktur. Hayatını kıt kanaat geçinerek sürdüren emekçi ailelerimizin dilinden “çocuklarım okusun da kendini kurtarsın” cümlesi hiç eksik olmaz. Ve çocukları üniversite okusun diye de elde avuçta ne varsa feda etmeye, kredi çekmeye, fazla mesailere ve ek işlere gitmeye razıdırlar.

Zeki 1 Mayısa Geliyor, Ya Siz?

30.04.2018, Gebze’den bir kadın metal işçisi

1mayis-gbz_2013-05-01_013.JPG

Vardiyayı teslim ettikten sonra, servis beklerken Zeki ile Halil arasında hararetli bir tartışma başladı. Belli ki çoktandır başlamıştı koyu sohbet. Konu 1 Mayıs olunca ben de dâhil oldum sohbete. “Hayırdır arkadaşlar, derdiniz ne? Çok hararetli bir tartışma yürüyor sanırım” dedim.

Ne Güzel Bir Günde Doğmuşum!

29.04.2018, Ankara’dan bir kadın işçi

uidder-le-1-mayis2012_2.jpg

İnsanlar doğum günlerinde sürpriz partiler ve hediyeler bekler. Doğum günü unutulduğunda ise dünyanın sonu gelmiş gibi kederlenirler. UİD-DER’le tanışmadan önce benim için de doğum gününün anlamı buydu. “İnsan bir kez doğuyor, nasıl unutulur?” diye düşünürdüm. Yıllar önce beni ilk kez 1 Mayıs’a davet eden arkadaşa da “o gün benim doğum günüm, gelemem” demiştim.

Grev Yasaklarına Karşı 1 Mayıs’ına Sahip Çık!

29.04.2018, Gebze’den bir metal işçisi

gebze_mess_eylem_20150207_03.JPG

Biliyorsunuz bundan birkaç ay önce metal işkolunda toplu iş sözleşmesi süreci yaşandı. Süreç başladığında sendikalar taleplerini açıkladılar. TİS toplantıları başladı ve sonunda uyuşmazlık imzalanarak sendikalar grev kararı aldı. Grev kararının alınmasından hemen sonra hükümet metal işkolundaki grevi “milli güvenliği tehdit edici” bularak yasakladı. Bu hükümetin ilk grev yasaklaması değildi. Bundan önce de birçok grevi yasakladı.

Biz İşçiler Birlikte Güçlüyüz

29.04.2018, Esenyurt’tan bir kadın işçi

uidder-kortej.JPG

1 Mayıs işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma gündür. İşçiler her 1 Mayıs günü kadınıyla erkeğiyle alanlara çıkar taleplerini haykırır. Her sene burjuvazi 1 Mayıs’ın kara propagandasını yapmaktan geri durmuyor. Fakat her ne kadar karalamaya, yok saymaya çalışsalar da 1 Mayıs günü dünyada ve kendi yaşadığımız topraklarda işçiler meydanlarda yerini alıyorlar.

Dünyanın Her Yerindeyiz

29.04.2018, Fatih’ten bir kadın işçi

1may2011DSC_0051

Hasan Hüseyin Korkmazgil’in Kızılırmak şiirinin bir bölümü olan bu satırları okuduğumda zihnimde tüm dünyadaki işçiler canlanır. Tüm dünyada işgücünü patronlara satarak yaşayan, daha doğrusu yaşamaya çalışan milyarlarca insan. Zenginler sefa sürsün diye gün doğumundan gün batımına kadar ekmek peşinde koşan, gözlerinin feri sönene kadar çabalayan, Müslüman, Hıristiyan, Afrikalı, Japonyalı, Almanyalı, Türkiyeli, siyah, beyaz, kadın, erkek, çocuk...

1900’lü Yılların Amelelerinden Bugünün İşçilerine Bir Not

28.04.2018, Topkapı’dan bir işçi

1-mayis-1922-.jpg

İstanbul’da 1 Mayıs 1920’de kitlesel bir şekilde kutlandı. İşçiler, o dönemin deyimiyle “ameleler”, sonraki yıllarda da bir araya gelerek 1 Mayıs’ı coşkulu bir şekilde kutlamaya devam ettiler. 1922 yılında İstanbul’da toplanan işçi ve emekçiler mızıkalar eşliğinde işçi şarkıları söylediler. 1 Mayıs alanlarında “Türkiye Amelesi Sendika İster”, “8 Saat İş, 8 Saat İstirahat, 8 Saat Uyku!” sloganlarını haykırdılar.

1 Mayıs Günü İşe Değil Alana!

28.04.2018, Hadımköy’den bir metal işçisi

1-mayis-gebze_20150501_MRK35992.jpg

Metal fabrikasında çalışan bir işçiyim. Geçtiğimiz günlerde çay paydosunda sohbet ederken dini ve resmi bayram tatillerini konuşuyorduk. Arkadaşın biri “tatil bizim neyimize” dedi ve sustu. “Hayırdır, niye böyle diyorsun? Tatil olunca en azından biraz daha dinlenme fırsatı buluruz. Ailemize, arkadaşlarımıza biraz daha zaman ayırmış oluruz” dedim. Derler ya, bir dokun bin ah işit diye, bizimki de öyle oldu.

Öğretmenim 1 Mayıs Nedir?

28.04.2018, Gebze’den bir metal işçisi

uidder-1-mayis-2014 (21).JPG

Hayatımızın her günü evde, sokakta, molalarda, serviste, aslında yaşamın olduğu her yerde işçi sınıfının mücadelesini, deneyimlerini, tarihini konuşmamız gerekir. Çünkü geçmişten geleceğe sınıfımızın tarihini aktarmazsak, sahip çıkmazsak patronlar sınıfı türlü oyunlarıyla bize gerçekliklerimizi unutturur. Çünkü bu gün güçlü olan patronlar sınıfı ve işçi sınıfını susturmak, birbirinden uzaklaştırmak, mücadeleye yabancılaştırmak için ellerinden geleni arkalarına koymuyorlar.

Zincirlerinden Kurtulmak

28.04.2018, GOSB’dan metal işçisi bir kadın

kortej-uidder.jpg

Köleler ayağa kalkmasalardı zincirlerini fark etmeyeceklerdi. Ayağa kalkıp zincirlerini fark etmeselerdi onlardan kurtulmak istemeyeceklerdi. Değişmeyecek diye zannedilen her şey değişmiş. Bu günün dünyasında kapitalist sömürü düzeni hükmünü sürse de, eni sonu işçi sınıfının demir yumruğuyla yerle yeksan olacaktır. O zaman insanlar sınıfların, sınırların, savaşların, sömürünün olmadığı yaşanılası bir dünyaya kucak açacaktır kardeşçe.

Kararlılığımızı Gösterelim, 1 Mayıs’ta Birleşelim!

28.04.2018, Mersin Üniversitesinden bir öğrenci

1-mayis-gebze_20150501_IMG_1978.jpg

Her geçen gün biz işçi ve emekçilere yönelik saldırılar artıyor. Çünkü kapitalist sistem girdiği krizin faturasını işçi ve emekçilerden çıkarıyor. Yıllar önce mücadeleler sonucu alınan haklar gasp edilerek yok sayılıyor. Kıdem tazminatının fona devredilmesi, özelleştirmeler, kiralık işçilik, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, arabuluculuk gibi sistemlerle işverenler korunurken işçi sınıfı bir hiç gibi görmezden gelinip OHAL adı altında susturulup sindirilmek isteniyor.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this