UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

İşçi Dediğin Nasıl Olmalı?

10.03.2018, Gebze’den bir metal işçisi

isci-nasil-olmali.jpg

Yüzlerce isçinin çalıştığı bir metal fabrikasında işçiyim. Bu fabrikada çalışan işçilerin büyük bir çoğunluğu, genel olarak standartlaştırılmış ücret alıyor. Daha doğrusu karın tokluğuna çalışıyor. Haliyle işçilerin gündemi de doğal olarak, bu sorunla mücadele etmek olmalı. Ancak iş hiç de öyle olmuyor. Sermayenin siyaseti, çoğunluğun gündemine kendi sorunlarına çözüm aramasınlar diye türlü türlü gündemler sokuyor.

İşçi İntiharları Artarken

09.03.2018, Küçükçekmece’den bir sağlık işçisi

bunalim.jpg

Kriz içindeki kapitalizm insanlığa büyük acılar yaşatmaya devam ediyor. İşçilerin çalışma ve yaşam koşulları gün geçtikçe ağırlaşıyor. Bir tarafta uzayan iş saatleri diğer tarafta işsizlik, düşen ücretler ve diğer tarafta hayat pahalılığı! Bir tarafta yoksullaşan milyonlar diğer tarafta zenginliğin çok daha az sayıda kişinin elinde birikmesi!

Hastaneye Yolumuz Düşerse!

09.03.2018, Zeytinburnu’ndan bir sağlık işçisi

hastane-acil.jpg

Ben kamuda taşeronda çalışan bir sağlık işçisiyim. Yaklaşık iki yıldır bu sektörde çalışmaktayım. Çalışma koşullarımızın zorluklarıyla beraber çalıştığımız alanın yarattığı sorunlarla da boğuşuyorum. Hastanelerin iç karartan sorunlarının farkındasınızdır. Acil servisin ve polikliniklerin yoğunluğu, yetersiz hastane donanımı, yetersiz çalışan, yetersiz tedavi ve hasta takip gibi... Sorunlar eklendikçe liste uzuyor.

8 Mart’ın Tarihsel Mirasına Sahip Çıkalım!

08.03.2018, Ankara’dan bir grup işçi kadın

8-mart-mirasi.jpg

Bugün 8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü. Sokaklar, mağaza vitrinleri renklenmeye başladı. Cep telefonlarına 8 Mart’a özel kampanyalarla ilgili bildirimler geliyor. Her yerde alışverişe teşvik eden reklamlar yapılıyor. Böylelikle 8 Mart tüketime yönelik bir gün haline dönüştürülüyor. Aynı zamanda her yerde kadın toplantıları, konferanslar düzenleniyor. Siyasi partilerin kadın kollarında ve çeşitli kadın derneklerinde yapılan toplantılarda hükümet yetkilileri ve burjuva kadınlar konuşmalar yapıyor.

Taşeron Cemal

08.03.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

petrol-is-isciler.jpg

Geçen gün hızlı adımlarla eve doğru yürüyorum, dalmışım. Birisi kolumdan çekince uyandım. Uzun bir süredir görmediğim bir arkadaşım… Bir kafede oturup sohbet ettik. Aşağıdakiler onun anlattıklarıdır: İşe giriş evraklarımı tamamlamıştım. Elimdeki dosyayla insan kaynakları müdürünün odasına çıktım. Kadrolu bir iş bulmanın sevinciyle sekreter hanım hangi evrakı uzattıysa okumadan imzaladım. Ne yapayım?

Kapitalizm Bir Halk Sağlığı Sorunudur

06.03.2018, Ankara’dan bir işçi

kapitaliz-ve-saglik.jpg

Kanser ve şeker hastalıklarında hızlı bir artış var. Her iki hastalık da vücudu yıkıma uğratan, organ yetmezliklerine sebep olan ve tedavi sürecinin çok zor olduğu hastalıklar. Bu hastalıkları kendisi yaşayanlar ya da bir yakını aracılığıyla bilenler hastanın çektiği acıları, bazen tedavinin imkânsız olduğunu bile bile sonuç almak için çırpınışları iyi bilir. Hastanın yakınları da hastanın yaşadıkları karşısında bir çıkışsızlığa düşer. Canından çok sevdiği en yakını için bir şey yapamamak duygusu insanı yer bitirir. Bu tip hastaların bakımı, zor olduğu kadar masraflıdır da.

Umutları Tüketen Silikozis

05.03.2018, Ankara’dan İSG uzmanı bir işçi

kot-kumlama.png

Silikozis... Sinsi sinsi bedenlere işleyen, insanları yavaş yavaş ölüme hazırlayan, umutları tüketen, çaresizliği büyüten, yoksul işçilerin can düşmanı silikozis. Geri dönüşü mümkün olmayan silikosiz hastalığı her yıl yüzlerce işçinin yakasına yapışıyor ve çok sayıda can alıyor. Peki nedir silikozis? Silikozis, silika tozlarının solunum yoluyla girdiği akciğerlerde birikmesi ve akciğerleri yavaş yavaş oksijensiz bırakarak yok etmesidir.

“Bu İşçilerden Adam Olmaz!”

03.03.2018, Gebze’den bir kadın metal işçisi

orgutsuzleri-orgutle.jpg

Bu sözü kaçımız kullandık hayatımızda? Kaç kişi işçilerden adam olmayacağını geçirdi aklından? Hayatın zorlukları bizi o kadar bunaltıyor ki kendimiz hakkında ne düşündüğümüzü, ne düşüneceğimizi bilemez duruma geldik. Peki, bize bunları yaşatan, düşündüren asıl neden nedir? Gelin bu soruyu hepimiz kendimize soralım: Biz işçilerden adam olur mu, olmaz mı?

Şirin Babalar ve Şirin Anneler

02.03.2018, Esenyurt’tan bir kadın işçi

sirinler-koyu.jpg

Derneğimiz UİD-DER çeşitli etkinlikler yapıyor. Bu etkinliklere işçi ailelerinin küçük bebekleri ve çocukları da katılıyor. Bir gün etkinlik sonrası sohbete çocuklar da katıldı. Burada işçi çocukları tertemiz, çocuk yürekleriyle düşlerindeki gelecek güzel günleri anlattılar. Bir arkadaşımız, nasıl bir dünyayı kurmak istediğimizi çocuklara anlatabilmek için Şirinler çizgi filmini örnek verdi.

Esenyurt’tan Metal İşçilerine Selamlarımızı Gönderiyoruz

01.03.2018, Esenyurt’tan bir grup metal işçisi

bmis-corlu_20180116_5K4A0489.jpg

Merhaba dostlar, bizler çeşitli fabrikalarda çalışan bir grup metal işçisiyiz. Yaşadığımız dünyada biz işçilerin sorunları katlanarak artıyor. Mesai adı altında uzayan iş saatleri, eriyen ücretler, her geçen yıl artan iş cinayetleri ve hayat pahalılığı işçilerin yaşamını adeta zindana çeviriyor. Üzerimizdeki baskı her geçen gün artıyor. Bir buçuk yılı aşkındır OHAL’le yönetiliyoruz.

Derbi Devam Ediyor!

28.02.2018, Gebze’den bir metal işçisi

mess-grevi-gebze_20150129_IMG_9702.JPG

Pek çoğunuzun bildiği gibi geçtiğimiz günlerde binlerce metal işçisini yakından ilgilendiren toplu iş sözleşmesi süreci sona erdi. Ben de bir metal işçisi olarak bu yaşananları metal işçilerinin gözünden futbol maçından esinlenerek sizlere aktarmaya çalışacağım... Evet, sayın seyirciler derbi devam ediyor. Yılların ezeli iki rakibi, İşçi Spor ve Fabrikatör Spor arasındaki rekabet kıyasıya devam ediyor. Son zamanlarda iki takım arasındaki rekabette bazı gelişmeler var...

Köle İbrahim Tuhaf Konuşuyor

28.02.2018, Kıraç’tan bir kadın işçi

2012-06-11_kole-ibo-Tuzla-150.jpg

Geçenlerde işyerinde işler çok yoğundu. Ustabaşı hepimize “iş al, iş ver, boş bekleme, konuşma, çabuk ol”  diye bağırıyordu. Hemen aklıma altı sene önce izlediğim, UİD-DER tiyatro topluluğunun sahnelediği Köle İbrahim Tuhaf Konuşuyor adlı tiyatro oyunu geldi. İlk katıldığım etkinliklerden biriydi. O güne kadar tiyatroya hiç gitmemiştim. Sahneden sesler geliyordu: “Taş al, taş ver, taş koy!” Köleler çalışıyorlardı.

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 119

İş Kazalarında Asıl Sorumlular Yargılanmıyor

26.02.2018, Bir iş güvenliği uzmanı

isg-uzmanlari.jpg

3. Havalimanı inşaatında 400 işçinin iş cinayetine kurban gittiği yönünde haberler çıkıyor. Bu durum, Türkiye’de iş kazaları yönünden nasıl vahim bir tablo ile karşı karşıya olduğumuzu gözler önüne seriyor. Son olarak 2017 yılında 2006 işçi iş cinayetlerinde hayatını yitirdi. Bu acı tablo gerekli denetimlerin yapılmadığını ve önlemlerin alınmadığını ortaya koyuyor.

Babamın Kanatları Filminin Anlattıkları

26.02.2018, Çukurova Üniversitesi’nden bir öğrenci

babamin-kanatlari.jpg

Kapitalizm dünya çapında büyük bir ekonomik krizin içindeyken Türkiye gibi ülkelerin ekonomileri büyümeye devam ediyor. Kapitalistler bunu işçi sınıfına yoğun saldırılarla elde ediyor. İşçi sınıfı, işsizlik tehdidi altında düşük ücretlerle ve uzun iş saatleriyle mücadele ediyor. Diğer taraftan taşeron sistemiyle ve iş kazalarıyla boğuşuyor.

Etraf Karardıkça Yıldızlar Parıldar

25.02.2018, Manisa’dan bir öğrenci

kapitalizm-agac

Dünyamız kapitalizmin hüküm sürdüğü bir zamandan geçiyor. Fakat artık kapitalizm yaşlanmış ve çürümeye başlamış vaziyettedir. Kapitalizmin artık üçüncü dünya savaşının içinde olduğu gerçeği, bu çürümeyi tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Kapitalizmin yaşadığı tarihsel kriz neticesinde oluşan kızışmış rekabet ortamı ve buna bağlı olarak büyüyen emperyalist savaşlar patronlar için daha çok pazar alanı ve daha çok kâr anlamına gelirken, işçi sınıfı açısından felaketin ta kendisidir!

Kadın Cinayetleri Sistem Sorunudur

25.02.2018, Mersin Üniversitesi’nden bir kadın öğrenci

1_mayis_gebze_20160501_IMG_4293.JPG

Her geçen gün şiddete maruz kalan kadınların haberlerini duyuyoruz. İçinde bulunduğumuz bu koşullar o kadar normalleşmiş hale geliyor ki çoğu zaman haberi bile yayınlanmıyor. Hükümet ise kadın cinayetleri ile ilgili verileri gizliyor. Bazı platformlardan elimize geçen bilgilere göre; 2015 yılında 303, 2016 yılında 328 son verilere göre 2017 yılında 409 kadın öldürüldü.

Merdiven Altı Çalışma ve Suriyeli Emekçiler

23.02.2018, Tuzla’dan bir kadın işçi

evde-ek-is-yapan-kadinlar.jpg

İşyerimiz bir süre malzeme tedarik edemediğini söyleyerek tatil verdi. Maaşlarımız da geç yatırılınca iş arkadaşlarımdan birkaçının sigortasız ek işe başladığını öğrendim. Bir arkadaşım “Evime yakın bir yerde bir dükkânda, parça başı ücret alıyorum. Boş durmayayım, ne yapalım, en azından sigara paramı çıkartıyorum. İstersen sen de gel” dedi. Ben de günlük harçlığım çıksın diye eşlik ettim.

Bir İnsan Parmağı Kaç Para Eder?

22.02.2018, Kocaeli’den bir kadın işçi

kesik-parmaklar.jpg

İşçiler kendilerini yalnız hissedip kabuklarına çekildikçe daha çok yoksullaşıyor, daha sağlıksız ve kötü çalışma koşullarına boyun eğmek zorunda kalıyorlar. Her geçen gün iş kazaları, iş cinayetleri artarak devam ediyor. Patronlar için bir keyif masasında milyarlar harcamak çok değil ama işçiler için harcanacak bir lira bile çok değerli. Çünkü mesele para meselesi değil sınıf çıkarları meselesidir.

Hastane Acilleri: Emekçiye Düşen Yine Çile Yine Dram!

21.02.2018, Tuzla’dan bir kadın işçi

hastane-saglik-sistemi.jpg

Hafta içi hastanenin acil bölümü tıka basa dolu. Oturacak yer yok, insanlar ayakta. Sıra almak için kuyruğa girdim. Sırada 10 dakika kadar bekledim. Elimi çantama götürüp kimlik için hazırlandım ve bankodaki görevli “hanımefendi evrakınız nerde?” diye sordu. Ne evrakı, diye sordum. “Görmüyor musunuz, herkesin elinde evrak var. Öncelikle sol tarafta bulunan odaya gidin evrak alıp öyle gelin lütfen” dedi. Dediğini yaptım, evrakı almak için sola gittim ve tekrar sıra almak için ilerledim. Sıra numaram 433 ve ekranda daha 316 görünüyor. Boş bir koltuk buldum diye sevinerek ilerledim. Yakınlaşınca üzerinde yaşlı bir teyzenin yattığını fark ettim. Biraz daha ilerde bir boş alan daha fark ettiğimi sanarak hızlı adımlarla ilerledim, fakat orada da uzanan bir başka hasta. Biraz bekledikten sonra zor da olsa oturacak bir sandalye buldum. Hemen sağımda Suriyeli bir kadın, ciğerleri sökülürcesine öksürüyor ve her öksürdüğünde dönüp bakan bir kalabalık.

Doğru Tarz Kazandırır

21.02.2018, Esenyurt’tan bir tekstil işçisi

sendika_manset.jpg

Günümüzde de patronların sömürü çarklarını yavaşlatmanın ve kırmanın en büyük araçlarından biri sendikalardır. Geçmişten ders çıkarmayan veya bu deneyimleri yaşamış işçilerle bağ kuramayan, aceleci davranan işçilerin başarıya ulaşması da zordur. Bugün bunun bir örneği de bizim işyerinde yaşanıyor, yaklaşık bir yılı aşkındır bir sendikal çalışma yürütülüyor.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this