UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Dün Yaptık Bugün de Yapabiliriz

16.06.2018, Ankara’dan genç bir işsiz-işçi

15-16-haziran-barikat-mucadelesi.jpg

Bundan tam 48 yıl önce Türkiye işçi sınıfı kendi gücünün farkına vardı ve patronlar sınıfının saldırılarına “hayır” cevabını verdi. 15-16 Haziran 1970’te işçiler sel olup meydanlara aktılar. Peki, ne olmuştu o günlerde? 60’lı yıllarda sanayinin gelişmesiyle birlikte Türkiye işçi sınıfı da büyüyordu. 1963’te 173 Kavel işçisinin gasp edilen haklarını almak için giriştikleri mücadele işçi hareketi açısından yeni bir dönemin açılışı oldu.

Flormar’ın Erkek İşçilerinden Mektup Var

15.06.2018, Bir grup direnişçi erkek işçi

flormar_20180607_DSC_8529.jpg

Merhabalar Adana’dan, Mersin’den, Ankara’dan ve birçok yerden direnişimizi selamlayan işçi emekçi kardeşlerimiz. 125 işçi olarak sendikalaştığımız için içten atıldık. Biz burada çoğunluğu kadınlar olmak üzere kadın ve erkek işçiler olarak omuz omuza mücadele ediyoruz. Kadın işçi kardeşlerimizin mücadelede önde olmasından ayrıca mutluluk duyuyoruz. Biraz da erkeklerin bir dayanışma derneği olmadığından hayıflanıyoruz.

Hayır, Hayır, Hayır!

15.06.2018, Esenyurt’tan kadın işçiler

8-mart_20170305__MGL8854.JPG

Sizin de bildiğiniz gibi 24 Haziran günü işçiler, emekçiler sandığa gidip oy kullanacaklar. Fabrikalarımızda seçime yönelik sohbetlerimiz oluyor. 16 Nisan referandumuna nazaran durumdan memnun olmayanların sayısı daha fazla, özellikle kadın işçiler hükümetin yalanlarına karşı tepkilerini dile getiriyorlar. Biz kadın işçiler 16 yıldır gün yüzü görmedik, şimdi çıkıp ekonomi düzelecek, kadınlara özgürlük gelecek gibi vaatlerde bulunuyorlar.

İşçi Dediğin Hasta Olamaz

15.06.2018, Kıraç’tan bir kadın işçi

hasta-isci.jpg

İşçileri birer robota dönüştüren patronlar hiçbir zaman hasta olmamızı da istemezler. Neden mi? Çünkü bir robot gibi, makine gibi düğmesine basınca çalışan ve hiç sesi çıkmayan, hasta olmayan, karşı çıkmayan bir alet olmamızı istiyorlar. Ama makine bile gün içerisinde bozuluyor. Oysa biz işçilerin etten kemikten olduğunu unutuyorlar. Bundan yaklaşık iki ay önce bir arkadaş işe girdi. Sizin de bildiğiniz gibi iki aylık bir deneme süresi var.

İşte Size Refah: Evdeki Boş Buzdolapları

14.06.2018, Beylikdüzü’nden bir kadın işçi

yoksulun-buzdolabi.jpg

Gün gelip buzdolabının seçimlere malzeme olacağı hiç aklımıza gelmezdi. Malum 24 Haziran seçimleri yaklaşıyor. Yaklaştıkça AKP hükümeti çeşitli yalan vaatlerini de arttırıyor. Geçenlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim mitinginde buzdolabının üretiminden ve satışından bahsediyordu: “Bakın buzdolabının olmadığı ev yok, satışlar artmış durumda, bu da aslında refah içinde olunduğunu gösterir” diyordu. Şimdi bir işçi olarak şunu söylemenin herhalde sırası ve yeridir.

“Yetmir, Yetmir Nedek?”

13.06.2018, Emekli bir işçi

kalabalik-otobus.jpg

Otobüse bindim. Bindiğim anda, gözlerim boş yer aradı. Şayet “işgal” edilmemişse tercihim her daim karşılıklı dörtlü koltuklar olur. İstanbul’da yaşayıp da bu yanını geliştirmemiş işçi-emekçi herhalde kalmamıştır. Hele yaşlılar, boş koltuk gördüklerinde oktan fırlamış yay gibi oluverirler! Bu dörtlü koltuğun bir yerlerinde “yaşlı, hamile ve engelliler içindir” diye bir yazı vardır. Bu karşılıklı dörtlü koltuklarda memleket meselelerinin yani siyasetin alası olur.

Bir Direniş Hikâyesi

11.06.2018, Gebze’den bir kadın metal işçisi

flormar_20180607_DSC_8558.jpg

Bir zamanlar ülkenin birinde gece demeden gündüz demeden çalışan, bütün zorluklara rağmen işini aksatmayan çoğunluğunu kadınların oluşturduğu bir fabrika varmış. Ama öyle bir fabrikaymış ki bu, neredeyse dünya kadınlarının güzelliği bu fabrikada üretilen ürünlerle sağlanıyormuş. Durmaksızın üretiyorlarmış bu fabrikada çalışan işçiler. Ne fondöten yetiyormuş patronun anlaşma yaptığı firmalara, ne ruj ne de rimel…

Artık Ona Oy Yok!

10.06.2018, Beylikdüzü’nden bir kadın işçi

promter-6li-erdogan.jpg

Bildiğimiz gibi Türkiye’de gündem çok sık değişiyor, değiştiriliyor. Bundan yaklaşık bir buçuk ay önce seçim gündemimizde yoktu. Durum elbette ki değişti. Erken seçim açıklandığında tüm Türkiye bunu konuşmaya başladı. Kuşkusuz benim işyerimde de gündem bu oldu. Ben hastanede çoğu işçi gibi asgari ücretle çalışan bir işçiyim. İş çıkışı eve gitme yolunda biz işçiler “ne yemek yapsam?

Bizleri Kurtaracak Olan Ne?

10.06.2018, Zeytinburnu’ndan bir işçi

uidder-kortej-IMG_0410.jpg

Erdoğan’ın isteği ile seçime gidiyoruz. Adayların kısa zamanda belirlendiği ve mitingler ile meydanlara çıktığı hareketli bir dönemdeyiz. Bu durumda çalıştığım yerde de asıl gündem seçim oluyor doğal olarak. Muhalif olan işçilerin morali ve umutları gözle görünürken, yıllardır iktidarda olan partiyi destekleyen işçiler ise sessiz sedasız…

“Tamam” Artık, Yeter!

09.06.2018, Bağcılar’dan bir işçi

hafriyat-kamyonu-teroru.png

Hayat en iyi öğretmendir derler ya gerçekten de öyledir. Bazı şeyler yaşanmadan anlaşılmaz, kavranamaz. İşini yaptığımız bir müşterimle her karşılaştığımda mutlaka siyasetten konu açılır, kıran kırana bir tartışma yapardık. Hüseyin abimiz sağ olsun her durumda iktidarı savunur toz kondurmazdı. Ne dersem diyeyim, hangi noktadan yaklaşırsam yaklaşayım “ama öyle ama böyle” diyerek gerçekleri kabul etmezdi.

Lüks İçinde Fakir Edebiyatı

09.06.2018, Sefaköy’den Bir Kadın İşçi

ak-saray-iftar-masasi.jpg

Geçenlerde işyerimde birlikte çalıştığımız kadın arkadaşlarla sosyal medyada bir habere denk geldik. Haberde Emine Erdoğan’ın kullandığı çantanın yaklaşık olarak 200.000 TL değerinde olduğu yazıyordu. Tam da fazla mesai ücretleri ha yattı ha yatacak diye herkesin hesabını kontrol ettiği günlerdi. Sonra kadın arkadaşlardan biri “biz evimizi geçindirmek için, aldığımız maaş yetmediği için fazla mesai yapmak zorunda kalırken, bir de şu duruma bak! Kullandığı çanta 200.000 TL!” dedi.

O Bakana Söyle, Bizim Pazara da Uğrasın!

08.06.2018, Hadımköy’den bir metal işçisi

pazar-pahaliligi.jpg

Metal sektöründe çalışan bir işçiyim. Aldığımız ücret temel giderlerimize yetmediği için mümkün olduğunca fazla mesai çalışmasına kalmaktayız. Oradan gelecek ekstra parayla ayın sonunu getirmeye çalışıyoruz. Çalışıyoruz diyorum, çünkü getiremiyoruz. Ramazan ayı nedeniyle fazla mesai çalışması da olmuyor. İğneden ipliğe her şeye zam geldi. Giderler her gün artarken aldığımız ücret yetmez oldu.

Bozuk Düzene Hayır!

08.06.2018, Gebze’den işçiler

grev-haktir-engellenemez.jpg

Fabrikalarda, mahallelerde, evlerimizde yani işçilerin olduğu her yerde değişim arzusu gün geçtikçe kabarıyor. Faturalarını ödeyemeyen, sağlıklı beslenemeyen, uzun saatler çalışan, temel ihtiyaçlarını karşılamak için kredi kartlarına borçlanan işçiler öfkeli. Geleceğine yatırım yapma ümidiyle on-yirmi yıllığına ev kredisi çeken ve her şeyinden kısan işçiler endişeli ve öfkeli. Her yönden patronlar sınıfının saldırısı altında olan işçiler çıkış yolu arıyor.

Milletin Değil Sermayenin Hizmetkârısınız!

07.06.2018, Güneşli’den bir işçi

tobb-grev-yasaklari-aciklamasi.jpg

Elindeki bütün olanakları işçi emekçileri kandırmak ve peşine takmak için seferber eden hükümet, her fırsatta “milletin hizmetkârıyız, mazlumun yanındayız, yoksulun yanındayız” diyerek asıl niyetini gizlemeye çalışıyor. Başta işyerleri olmak üzere hayatın her alanında başlıca gündem seçimler… Bu seçimlerin diğerlerine göre çok daha fazla konuşulması ve gündem olmasının içinden geçtiğimiz dönemle çok yakından ilgisi var.

İş Cinayetlerini Yaratan Çarkı Bozuk Düzene Hayır!

06.06.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

soma-is-cinayeti.jpg

İşçi arkadaşlarım, Gebze’de otomobil için plastik parça üreten bir fabrikada çalışıyorum, sizler gibi alın terini satarak geçimini sağlayan bir işçiyim. Belki çoğumuz bilmiyoruz ama her ay 150 işçi iş kazalarında yaşamını kaybediyor, yüzlercesi de yaralanıyor, sakat kalıyor. İş kazaları ve iş cinayetleri en can yakıcı sorunlarımızın başında geliyor.

Ankara’dan Flormar İşçilerini Selamlıyoruz!

05.06.2018, Ankara’dan emekçi kadınlar

flormar-direnisi.jpg

Ankara'dan UİD-DER'li kadın işçiler olarak direnişinizi coşkuyla selamlıyoruz. Bizler de çeşitli sektörlerde çalışan kadın işçileriz. Sizinle aynı işyerinde çalışmasak da yaşadığınız sorunları ve neden sendikalı olmak istediğinizi çok iyi anlıyoruz. Çünkü çalıştığımız işyerlerinde aynı sorunları yaşıyoruz. Düşük ücretler karşılığında uzun saatler boyunca çalışmak zorunda kalıyoruz.

Boş Vaatlere ve Yalanlara Kanmayacağız!

01.06.2018, Esenyurt’tan bir metal işçisi

bos-vaatlere-kanma.jpg

Seçimlerin 24 Haziran’da yapılacağının açıklanmasının ardından “seçim çalışmaları” da başladı. AKP ve MHP’den oluşan “cumhur ittifakı”, sanki memlekette her şey normalmiş ve seçimler de demokratik bir ortamda yapılacakmış gibi bir hava yaratmaya çalışıyor, bu havada bir seçim çalışması yürütüyor. İşin ilginç tarafı, 16 yıllık iktidarı sonucunda ortaya çıkan ne kadar sorun varsa, AKP, seçim manifestosunda bunları çözeceğini söylüyor.

301 Oldu Adınız!

01.06.2018, İzmir’den bir deri işçisi

soma-301.jpg

Çocukluğumun, gençliğimin geçtiği, sınıfımın mücadelesiyle tanıştığım Ege yollarındayım. Eskişehir’den yola çıkıp, Kütahya’ya vardık. Balıkköy istasyonunda tren mola verdi. Saat sabah iki elli, tren istasyonda oflaya puflaya, yorulmuş, acıkmış ve susamış Âdem Babalar gibi durdu. İstasyonda görevlilerin dışında tek bir kadın vardı. Yaşı en az yetmiş gibi. Kolunda bir sepet var, sepette gevrek dolu, ağzına kadar.

Biz Çocuklarımıza Onurlu Bir Gelecek Bırakacağız

01.06.2018, Mersin ve Adana’dan UİD-DER’li kadın işçiler

flormar-1.jpg

Hakları için mücadele eden Flormar fabrikasının kadın işçileri merhaba. Bizler Dayanışma TV’den ve UİD-DER’in internet sitesinden sizlerin mücadelesini yakından takip etme fırsatı bulabilen Çukurova’nın kadın işçileriyiz. Mücadele eden kadın ve erkek işçilerin birbirine nasıl kenetlendiğini gösteriyorsunuz. Bu haklı mücadelenizde bizler UİD-DER Kadın Komitesi olarak sizleri destekliyor, yürekten selamlıyoruz. Yanınıza gelemiyoruz ama yüreğimiz ve mücadelemizle sizlerle birlikteyiz.

Hayır Demek İçin Çok Nedenimiz Var

31.05.2018, Gebze’den bir kadın işçi

hayir.jpg

Erken seçim tarihinin açıklanmasıyla birlikte hemen herkesin gündeminde 24 Hazirandaki seçimler var. Ben metal sektöründe çalışan bir işçiyim. Benim çalıştığım fabrikada da özellikle kısacık çay molalarında çok hararetli tartışmaların yaşandığı anlar oluyor. Kimi zaman da tezgâh başında fırsatını bulduğumuzda herkes kendince nedenlerini sıralayarak kime, neden oy vereceğini ya da vermeyeceğini dili döndüğünce karşısındakine anlatmaya çalışıyor.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this