UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

“Ama Olmaz ki!”

11.08.2018, İstanbul’dan bir işçi

hayir_2017-03-01_212806.jpg

Hayallerimizin sınırının günlük yaşamımızın ötesine geçtiği nadirdir. Ayağımızı yorganımıza göre uzatmak zorunda kaldıkça kurduğumuz hayaller de yorganımızın boyunu geçmez oldu. Dünyamızın yüzölçümü 510 milyon km², dile kolay! Görmediğimiz nice yollar, gürül gürül akan çağlayanlar, göklere erişen dağlar, engin deryalar, adını bile duymadığımız şehirler var.

Yusuf’un Hayallerini Çalan Kimdi?

11.08.2018, Tuzla’dan bir kadın işçi

mehmet-siddik-baybarz-is-cinayeti-30072018.jpg

Yer sofrası kurulmuştu. Yusuf ve kardeşi Ayşem biraz kömürleşmiş ıspanak böreklerine öylece bakıyorlardı. Anaları çocuklarına bakarak şöyle diyordu: “Yanmamış yerlerini yiyin yavrularım, daha iyi bir fırınımız olunca söz ne ıspanaklı börekler yaparım size. Hatta kıymalı yaparız paramız olursa he yavrularım.” Fırın davul fırındı ve bir hayli eski olması hasebiyle istenen sonucu vermemişti.

Nasrettin Hoca Dolmuşa Binerse

11.08.2018, Esenyurt’tan bir işçi

nasreddin-hoca-mektup.jpg

Geçenlerde dolmuşa binmiştim. Bizim buraların dolmuşları özellikle bazı saatlerde çok dolu olur ve ayakta on kişi varsa şoföre göre araç boş gidiyordur. Özellikle havaların aşırı ısınmasıyla birlikte sıkışıklık, ter kokusu, iş stresi ve günün yorgunluğu derken iyice çekilmez hale geliyor. Neyse, ayakta gidiyorum, tam önümde bir genç var. Başka bir genç dolmuşa bindi, kendine bir yer açtı, ücretini gönderdi ve öğrenci olduğunu bildirdi.

Bak, Gör, Algıla ve Mücadele Et!

10.08.2018, GOSB’dan metal işçisi bir kadın

birleşen işçiler yenilmezler

Bakış açısı ya da daha geniş kapsamıyla perspektif; bir konuyu, olayı ya da düşünceyi belli bir noktadan hareketle inceleme, olaya belli bir yönden bakma, bir nevi görüş açısı demektir. Peki, bu noktadan hareketle, bakmak, görmek ve algılamak aynı şeylerdir diyebilir miyiz? Bu sorunun cevabını birlikte bulalım. Misal içinde yaşadığımız dünya adlı gezegen, acaba bütün canlılar için aynı şeyi mi ifade ediyor?

Üniversite Çok İş Yok!

10.08.2018, Mersin’den bir öğrenci

issiz-universite-mezunu.jpg

Bu sene de yaklaşık 2,5 milyon genç üniversite sınavında ter döktü. Sınava giren öğrenci sayısının bu denli artmasının nedeni, mezun olur olmaz bir işe girmek, kendi ayakları üzerinde durabilmek. Ama bunun için de iyi bir bölüm ve “prestiji yüksek” bir üniversiteye girmek şart. Böylesi bölümlerin kazanılması ise oldukça zor. Biz işçi çocuklarının kalemi olsa silgisi olmuyor, kitabı olsa özel ders verecek öğretmeni olmuyor.

Bu Zalim Sisteme Karşı Mücadele Etmeliyiz

10.08.2018, Mersin’den bir öğrenci

atom-bombasi.jpg

Tarih 6 Ağustos 1945. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte atıldı Hiroşima’ya ilk bomba. Yakıp kavurmuştu her tarafı. Ve aradan üç gün geçtikten sonra ikinci bomba… Binlerce insan bir anda hiç yoklarmış gibi suspus olmuştu. İki yüz yirmi bin insanın ölümüne ve on binlerce insanın sakat kalmasına neden olan bir felaketti bu.

Askıda Ekmek!

09.08.2018, Hadımköy’den bir işçi

askida-ekmek.jpg

Her sabah uyandığımızda yeni zamlarla karşılaşıyoruz. Zamlar yağmur gibi yağıyor işçi, emekçi yoksulların üzerine. Gıdadan giyim eşyalarına, beyaz eşyadan enerji kaynaklarına, iğneden ipliğe her şeye zam gelirken ücretlere nedense zam gelmiyor. Reel ücretler yapılan zamlar karşısında erirken çalışanların alım gücü her gün biraz daha düşüyor. Açlığa, yoksulluğa itilen insan sayısı her gün daha da artıyor.

Yükselen Doların Faturasını Kim Ödüyor?

08.08.2018, Aydınlı’dan bir kadın işçi

asgari-ucret-eriyor.jpg

Gün geçmiyor ki zam haberiyle uyanmayalım. Elimizin değdiği her şey zamlanıyor, cebimize girmeden ücretlerimiz eriyip gidiyor. Ekonomi ne zaman dar boğaza düşse faturasını biz işçilere, emekçilere kesiyorlar. İşyerlerinde maaşlarımız yerinde sayıyor, ücretlerimiz ödenmiyor, geciktiriliyor ama zamlar hiç durmuyor. Tabi bu aralar hepimizin gündemine yerleşen doların yükselişi bu zamlardan bağımsız değil.

UİD-DER’li Mücadele Arkadaşım, Şahitlik İşini Sormuşsun…

08.08.2018, İzmir’den bir işçi

is-mahkemesi.jpg

Sütlüce’den kadın işçi kardeşimiz, mektubun elimize ulaştı, UİD-DER aracılığıyla. Binlerce UİD-DER’li gibi ben de mektubunu okudum. Gerek UİD-DER sitesinde, gerekse İşçi Dayanışması gazetesinde çıkan her yazı, her okur mektubu gibi hepimiz için çok kıymetli, çok değerli. Her zerresinde ortak, kolektif emeğimiz var. Tırnaklarla betonu delip toprağa ulaşmak misali koca bir emek yani…

Yavrum Senin Kalbinde Sorun Var!

08.08.2018, Kıraç’tan bir kadın işçi

kalp-sagligi.jpg

Merhaba arkadaşlar. Yeni bir işe başladım. Yeni başladığımız için bizleri bir sağlık taramasından geçirdiler. Görüşmeye aldıklarında her birimize bir liste verdiler ve “bunları yaptırın” gelin dediler. Biz de hepsini yaptırdık ve işyeri hekimine götürdük. Doktor dosyalarıma baktı, inceledi, “senin kalbinde sorun var yavrum, daha gençsin, git önlemini al” dedi.

Süperpak İşçilerinin Grevi Devam Ediyor

07.08.2018, İzmir’den bir işçi

superpak-DSC00005.JPG

20 Haziran tarihinde başlayan Süperpak işçilerinin grevi devam ediyor. Grevci işçilere dayanışma ziyareti için grev çadırına gittim. Biz sohbete başladığımızda grevci işçilerden biri, biri kız, biri erkek iki çocuğuyla grev çadırına geldi. 4-5 yaşlarında olan çok sevimli ve oldukça hareketli iki kardeşin davul dikkatlerini çekti. Başladılar her biri bir yanından davul çalmaya.

Mülteci Bir Kız Çocuğu

07.08.2018, Çayırova’dan bir işçi-öğrenci

suriyeli-kiz-cocugu.jpg

Her gün okula gidip gelirken köprüde su satan Suriyeli bir kız çocuğunu görüyordum. Sonraları onunla sohbet etmeye başladım. İsmi Seher. Seher’in anlattıkları beni çok etkiledi. Önce savaş sırasında Suriye’de yaşananlardan bahsetti. Okulda üstlerine yağan bombalardan tutun da sokağa çıkma yasaklarına kadar… İşler bu denli kötüye gidince ailesiyle beraber Halep’ten buraya göç etmişler. Maalesef ki burada da hayat yüzlerine gülmemiş.

İşçiler Neden Rapor Alır?

06.08.2018, Gebze’den bir işçi

hasta-isci.jpg

Patronlar işçilerin daima çalışmasını isterler. Üç vardiya halinde, bayram seyran demeden, durup dinlenmeden çalışmasını… İşçilerin işini aksatmasının geçerli bir sebebi yoktur patronlara göre. Rapor alan işçiler bu nedenle işyerinde sürekli baskı ile karşı karşıya kalırlar. Rapor alan işçi muhakkak ki mobbinge maruz kalır. Vardiya amirinden başlayarak bütün sorumlu kişiler hesap sormaya başlarlar.

Yaşamı İnşa Ediyoruz, Bunları Hak Etmiyoruz

06.08.2018, Ankara’dan bir işçi

mersin-sehir-hastanesi-img-20161001.jpg

Ben yıllar önce üniversiteden mezun olmuş atanamayan bir öğretmenim. Şimdiye kadar geçimimi sağlamak için çeşitli işlerde çalıştım. Yakın zamanda Ankara’da yapımı devam eden iki şehir hastanesinden birinde işe başladım. İnşaat ortamında ilk kez çalışmıyorum elbet fakat bu kadar büyük bir şantiyede ilk kez çalışıyorum. Bu şantiyede bir ayda şahit olduklarım biz işçilerin patronlar ve onların temsilcileri tarafından ne kadar değersiz görüldüğümüzü bir kez daha hatırlattı bana.

İşçi Hakları ve Mücadele Maratonu!

03.08.2018, Gebze’den bir işçi

ford-iscileri.jpg

Türkiye işçi hakları açısından dünyadaki en kötü ülkeler arasında. Yaygın hak gaspları arasında sendikasızlaştırma, grev yasağı, işçi eylemlerine yönelik engellemeler ve hatta mücadeleci işçilerin gözaltına alınmasına kadar birçok saldırı mevcut. Patronların ve hükümetlerin el ele gerçekleştirdikleri bu baskı ve sınırlamaların amacı susmuş, sinmiş, ezilmiş ve hakkını arayamayan bir işçi sınıfı yaratmaktır.

Cazip Ülke, Karın Tokluğuna Çalışan İşçiler

02.08.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

ucuz-isgucu.jpg

Ekonomideki kötü gidişat sürüyor ve ücretlerimiz günden güne eriyor. Patronlar sınıfı ise bu durumdan en az zararla sıyrılmak, krizin faturasını işçilere ödetmek istiyor. Onların hizmetkârları olan hükümetler ise Türkiye’yi patronlar için dikensiz gül bahçesine çevirmeye çalışıyor.

Aman, Şahit Yazmasınlar!

02.08.2018, Sütlüce’den bir kadın tekstil işçisi

anayasa-tokmak.jpg

Merhaba işçi kardeşlerim. Ben bir tekstil işçisiyim. On yıldır çalıştığım bir fabrikadan bir anda işten çıkarıldım. Tazminatımızı sekiz ay taksitle ödemek istediler. Ben bunu kabul etmeyen tek işçiydim, işyerini mahkemeye verdim. Diğer arkadaşlarımı ikna edemedim. Onlar sekiz ay taksitle ödemeyi kabul ettiler. Hatırlayanlarınız bilir, bunu İşçi Dayanışması bülteni aracılığıyla sizle paylaşmıştım.

Gürültü Değil, Direniş Yapıyoruz!

01.08.2018, Flormar direnişçisi bir grup kadın işçi

flormar-1.jpg

Bizler Flormar işçileri olarak 75 gündür fabrika önünde direniyoruz. Bu süre zarfında sesimizi duyurmak adına pek çok şey yaptık, yapıyoruz da. Fabrika önlerine gidip başka işçi arkadaşlara durumumuzu anlatıp destek istedik. Flormar mağazaları önünde bildiriler dağıtıp kamuoyu oluşturmaya çalıştık. Bizi ziyarete gelen insanlara anlattık yaşadıklarımızı. Yetmedi, geçtiğimiz günlerde bir grup Flormar direnişçisi olarak yetkili sendikamızla birlikte Ankara’ya bir ziyaret gerçekleştirdik.

Meslek Liseleri Patronlara Emanet

31.07.2018, Ankara’dan bir işçi

meslek-lisesi-sinif.jpg

Geçtiğimiz Mayıs ayında Gaziantep Valisi tarafından şehrin sanayisinin kalifiye personel ihtiyacını gidermek için önerilen “meslek liselerinin özel sektöre devri” konulu teklif, Milli Eğitim Bakanlığı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından kabul edildi. Gaziantep pilot il seçildi. Sanayi odaları meslek liselerinde eğitime dâhil olma ile ilgili çalışmalar yürütmeye başladı.

İşçi Dayanışması’na Sahip Çıkalım!

31.07.2018, Esenyurt’tan bir grup kadın işçi

isci-dayanismasi-ve-isciler.png

Merhaba işçi kardeşlerimiz. İçinden geçtiğimiz süreç sizlerin de bildiği gibi, biz işçilere yönelik saldırılarla ilerliyor. Bu saldırılardan bir tanesi de özellikle işçi basınına yönelik baskılardır. İş kazalarından işçi ölümlerine, işten atmalara, kadın sorunlarına, grevlere, direnişlere işçilerin haklarının yok sayılmasına varana kadar gerçek ve toplumsal olayların birçoğu, ana haber bültenlerinde haber değeri görmüyor, yok sayılıyor.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this