UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Soma’nın Hesabını Vermeyen AKP, Taşeronlaştırmayı Yaygınlaştırıyor

İşçiler Köle Değildir, Boyun Eğmeyelim!

Haziran 2014, No:75

Uzun bir süredir patronlar, kölece çalışma koşullarını kalıcı hale getirmek üzere AKP’yle birlikte çalışıyorlardı. Nitekim AKP, tüm sosyal haklardan mahrumiyet, uzun iş saatleri, düşük ücretler, iş kazaları ve işçilerin ölmesi anlamına gelen taşeronlaştırmayı ana çalışma biçimi haline getirmek üzere Meclis’e yeni bir yasa sunmuş durumda.

İşçiler, emekçiler, kardeşler!

Zor bir süreçten geçiyoruz. Yanıbaşımızda, başta Suriye ve Irak olmak üzere Ortadoğu’nun neredeyse tamamında savaş sürüp gidiyor, insanlar katlediliyor. Yüz binlerce insan evini terk edip göçmen hale geliyor, acı ve gözyaşı birbirine karışıyor.

Ekonomik kriz, sürüp giden savaşlar, işsizlik, açlık ve yoksulluk… Paranın egemenliğine dayalı kapitalist sömürü düzeni hiç de tozpembe bir gelecek sunmuyor bize.

İçeride ise cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde siyasal gerilim giderek tırmanıyor. İktidar kavgasına tutuşan egemen güçler, toplumu kendi çıkarları temelinde kutuplaştırarak karşı karşıya getiriyorlar. AKP, CHP ve MHP, toplumu çeşitli biçimlerde bölerek kendi arkalarına takmaya çalışıyorlar.

Bu düzen partileri, kendi çıkarları için gerilimi arttırdıkça toplum daha fazla kutuplaşıyor ve bu kutuplaşma, işçilerin tüm sorunlarının üzerini örtüyor.

O halde biz işçilere düşen görev, bu kutuplaşma oyununu bozmak, kardeşleşmek ve sorunlarımızın üzerinin örtülmesine izin vermemektir. Biz işçiler aynı çıkarlara sahibiz ve eğer yapay ayrılıkları bir kenara bırakıp birleşemezsek, patronların dayattığı kölece çalışma koşulları sürüp gidecek.

Uzun bir süredir patronlar, kölece çalışma koşullarını kalıcı hale getirmek üzere AKP’yle birlikte çalışıyorlardı. Nitekim AKP, tüm sosyal haklardan mahrumiyet, uzun iş saatleri, düşük ücretler, iş kazaları ve işçilerin ölmesi anlamına gelen taşeronlaştırmayı ana çalışma biçimi haline getirmek üzere Meclis’e yeni bir yasa sunmuş durumda.

Eğer bu yasa Meclis’ten geçerse, Soma’daki gibi toplu işçi katliamlarının sayısı artacak. Bunu asla unutmayalım! Taşeronlaştırmanın bedelini her gün ortalama dört işçi canıyla ödüyor. Bu sayı artacak.

Kardeşler!

Soma’daki maden kazasıyla ilgili her geçen gün yeni deliller ortaya çıkıyor. Daha fazla üretim ve daha fazla kâr elde etmek isteyen Soma Holding patronu, en temel iş güvenliği önlemlerini almamış ve 301 kardeşimizi ölüme göndermiştir. Bu katliamın sorumlusu Soma Holding patronudur.

Ama bu katliamın bir başka ortağı daha var; o da AKP hükümetidir. İşyerlerini ve madenleri denetlemesi gereken AKP hükümeti, bu yönde hiçbir şey yapmamış, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası kâğıt üzerinde kalmıştır.

Ne pahasına olursa olsun ekonominin büyümesini isteyen AKP ve Başbakan Erdoğan, patronların önündeki tüm engelleri kaldırmıştır. Patronlara, “ayağınızdaki prangaları çözeceğiz” diyen bizzat Erdoğan’dır.

Prangaların çözülmesi demek taşeronlaştırmanın yaygınlaştırılması, iş saatlerinin uzatılması, işgücü maliyetinin yani ücretlerin düşürülmesi demektir. Patronların ayağındaki “prangaların” çözülmesinin bedelini işçiler canlarıyla ödemektedirler.

Soma’da 301 işçi feci bir şekilde katledilirken, doğal olarak ülkenin dört bir yanında milyonlarca insan acıya boğulmuş ve tepki göstermeye başlamıştır. Başbakan Erdoğan’ın Soma’ya giderek Soma Holding patronuna sahip çıkması ve “bu işin fıtratında var” diyerek gerçekleşen katliamı normalleştirmek istemesi tepkileri daha da arttırmıştır.

Lakin katliamın suç ortağı AKP hükümeti, meydanlara çıkan ve tepki gösteren insanların üzerine polisini salmış ve emekçilerin demokratik tepkisini şiddetle bastırmak istemiştir.

AKP, utanıp sıkılmadan sanki kendisi iktidarda değilmiş gibi bir tavır takınmaktadır. AKP’nin tek derdi kendi iktidarını korumaktır. Lafa gelince dinden imandan söz eden AKP sözcülerinde ve egemenlerde ahlâkın, vicdanın, insaniyetin zerresi yoktur. 301 işçinin ölmüş olması önemli değildir onlara göre; önemli olan AKP’nin yıpranmaması, ekonominin büyümesi ve sermayenin palazlanmasıdır.

Tam da bu nedenle, acıya boğulan emekçiler demokratik tepkilerini dile getirdiklerinde “provokasyon yapmak”la, “kışkırtılmak”la itham edilmişlerdir. Amaç tepki gösterenleri susturmaktır. Yani AKP’nin demokratik tepkiye de tahammülü yoktur. AKP’nin tavrı şu sözü akla getiriyor: Hem suçlu hem güçlü!

İlk üç gün patronu kollayan AKP, daha sonra patronu gözden çıkararak tepkileri yatıştırmaya girişmiştir. Çalışma Bakanı Faruk Çelik, “taşeron sömürü”den bile söz etmiştir. Oysa taşeronlaştırmanın bu denli yaygınlaşmasını sağlayan AKP ve bizzat Çalışma Bakanı’dır. İnsanda biraz utanıp sıkılma olur, ama ne gezer!

Kardeşler!

Daha madencilerin mezarının toprağı kurumadan, taşeron sömürüden söz eden Çalışma Bakanı, taşeronluk sistemini alabildiğine yaygınlaştıracak yasayı Meclis’e sunmuştur.

İkiyüzlü AKP, her zamanki gibi kafa karıştırıcı bir taktik izlemektedir. Tepkileri yatıştırmak amacıyla madencilerin çalışma koşullarını kısmen iyileştiren yasa ile taşeronluk yasası birleştirilmiştir. Ancak taşeronlaştırıma sürdüğü müddetçe, taşeron olarak çalışan madencinin koşullarında bir iyileşme olmayacaktır.

Bildiğiniz üzere, İş Kanunu’nun 2. maddesine göre asıl iş taşerona verilemez. Yeni getirilen düzenlemeyle birlikte asıl işin de taşerona verilmesinin önü açılıyor. AKP, kafaları karıştırmak için taşeron işvereni ile ana işveren arasındaki sözleşme süresini üç yıla çıkartmakta ve bunu, taşeron işçilerin iş garantisi olarak sunmaktadır. Bu tam bir aldatmacadır. Çünkü patronların işçilerle 8 ya da 11 ay gibi kısa süreli sözleşme yapmasını sağlayan yasa değiştirilmiyor. Bu durumda taşeron patronları, işçilerle kısa süreli sözleşmeler yapmaya ve istedikleri zaman işten atmaya devam edecekler.

Kardeşler!

Taşeronlaştırma politikası, patronları palazlandırma politikasıdır. AKP iktidara geldiğinde 300 bin civarında olan taşeron işçi sayısı, bugün 2,5 milyonu aşmıştır. Bakanlık, belediye, vergi dairesi ve hastane gibi kamu hizmeti veren kurumlarda tam 700 bin taşeron işçi çalışmaktadır. AKP, devletin kadrolu işçi çalıştırmasını tercih etmek yerine, hizmetleri ihaleye çıkartarak yandaş patronlara muazzam bir sermaye aktarmaktadır. Yeni taşeronluk yasası bu düzeni garanti altına alıyor.

Taşeronluğun yaygınlaşmasıyla patronların eli daha da güçlenirken, tüm işçilerin çalışma koşulları ağırlaşacak. Taşeronluk, işçileri kısa süreli sözleşmeli çalışmaya ve son derece düşük ücrete mahkûm ederek adeta işçileri köle konumuna itmektedir. İşçiler uzun saatler boyunca çalışmakta ve yalnızca karınlarını doyurabilmektedirler.

Kardeşler, bu gidişe dur demek bizim elimizdedir. Yapay kutuplaşmayı aşarak kendi çıkarlarımız temelinde birleşelim. Biz köle değiliz, boyun eğmeyelim!

pdf
18 Haziran 2014






Son Eklenenler

  • french-railway-workers-2018.jpg
    Cezayirli doktorlar yedi aydır direniyor. Çalışma şartlarının iyileştirilmesini ve zorunlu kamu görevinin kaldırılmasını isteyen asistan doktorlar, yedi aydır mücadele ediyorlar. Bu eylem Cezayir...
  • emekci-kadinlar-mucadelede-onde_20140501_278.jpg
    Kardeşler bir kadın işçi olarak hükümetin kadın politikaları beni öfkelendiriyor. Kendimi şanslı hissediyorum, çünkü bu mektubu yazarken binlerce kadının sesine ses olduğuma inanıyorum. Her gün bir...
  • hayirda-hayir-var.png
    Hangi kanalı açarsak hep seçimle ilgili konuşmalar yapılıyor. Ne hikmetse kanallar sanki seçimde tek aday Recep Tayyip Erdoğan’mış gibi yanlı haber yapıyorlar. AKP hükümeti kimseden farklı seslerin...
  • patates-sogan-haziran-2018.jpg
    24 Haziran seçimlerine az bir zaman kala fabrikadaki kadın arkadaşlarla sohbet ettik. Bu sohbetlerden birini sizlerle paylaşayım. Konu ekonomik krizden açıldı. Arkadaşlardan biri alım gücünün...
  • kadincinayetleri_yuruyus.jpg
    Yayınladığı seçim manifestosuyla emekçi kadınlardan da oy isteyen AKP, 16 yıllık iktidarı boyunca kadınlara yönelik birçok olumlu düzenlemeyi hayata geçirdiğini iddia ediyor. Oysa biz emekçi...
  • iett-yolculari.jpg
    Gebze İstasyon’da oturanlar bilir 17B otobüsünü. Her zaman böyle tıklım tıkış mıdır bilmem ama bayramda oldukça “samimi” yolculuklar yapıldığına ben de tanık oldum. İstanbul’a gitmek için yola çıktım...
  • rifat-hisarciklioglu.jpg
    Malum seçime az kaldı. Hepimiz seçimleri konuşuyoruz. İşçiler kendileri için en iyisi olsun isterken, mevcut iktidar patronlar için en iyisi olsun diye uğraşıyor. Taşeron çalışan sayısı AKP iktidarı...
  • sogan-kuru-7-lira.jpg
    Hepimizin bizzat tanık olduğu üzere hayat pahalılığı her geçen gün artıyor. Ekonomik kriz derinleşirken, Türkiye’de de bunun yansımasına her gün daha yakından şahit oluyoruz. Bizim gibi işçi ve...
  • yetti-gari-tamam.jpg
    Bugüne kadarki seçimlerden çok farklı olacak olan seçimlere sayılı saatler kaldı. Daha evvelki seçimler ister zamanında yapılsın, ister erkene alınsın, seçimler biter bitmez seçilenler bir daha...
  • patronlar-ister-akp-yapar.jpg
    Şimdiye kadar vaatleriyle işçi emekçileri kandırıp oy toplayan AKP hükümeti tabi ki verdiği sözleri yerine getirmedi. Verdiği sözleri yerine getirmemesi yetmiyormuş gibi üstüne bir de çıkardığı...
  • akhisar (6).jpg
    Soma Katliamı davasının 22. duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 3 gün devam eden duruşmanın ardından 5’i tutuklu 51 kişinin yargılandığı dava 27 Hazirana ertelendi. Duruşma öncesinde...
  • flormar-20180622.jpg
    Sendikalaştıkları için işten atılan ve fabrika önünde direnişe başlayan Flormar işçileri, direnişlerinde 38’inci gününü geride bıraktılar. Fabrika önünde direnişlerini sürdüren işçiler, çeşitli...
  • tamam-diyoruz.png
    Ben bir metal işçisiyim. OHAL bahane edilerek her fırsatta biz işçilerin, özellikle de metal işçilerinin grevleri yasaklanıyor. Bir de utanmadan, pervasızca çıkıp patron örgütlerine OHAL’i...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this