Navigation

Buradasınız

İşçilerin Sordukları / 29

Ekim 2014, No:79

İşyerlerinde havalandırmanın uygun olarak yapılmamasının işçiye zararları nelerdir?

İşyerlerinde havalandırmanın gerektiği gibi yapılmaması, işçilerde başta silikozis olmak üzere ciddi akciğer hastalıklarına neden olurken; astım, kronik bronşit, gribal enfeksiyonlar, soğuk algınlıkları, sinüzit, alerjik rinit gibi üst solunum yolu rahatsızlıkları ile sedef, egzama gibi deri rahatsızlıklarına, yorgunluk, halsizlik, uyku hali, baş ağrısı, başdönmesi, konsantrasyon güçlüğü ve yoğun iş stresinden kaynaklanan sinirsel rahatsızlıklara neden olmaktadır.

İşçinin çalıştığı ortamda havalandırma çok önemlidir. Kapalı işyerleri günde en az bir defa bir saatten aşağı olmamak üzere baştan başa havalandırılmalıdır. Havalandırma işin niteliğine göre işçinin sağlığına zarar vermeyecek şekilde yapılmalıdır. Toz, buğu, duman, boğucu, zehirli ve tahriş edici gazlar içeren ortamlarda, bunları çekecek yeterlikte bacalar ve menfezler yapılması gerekir. Ayrıca yapılan işin özelliğine göre maske ve diğer koruyucu araç ve gereçler verilmelidir. İşyerlerine baktığımızda ise genellikle havalandırma ya doğru düzgün yapılmıyor ya da koruyucu malzemeler işçiyi tam olarak koruyacak şekilde verilmiyor. Ucuz maskeler, eldivenler, işin niteliğine uygun olmayan elbiseler verilerek işçilerin sağlığı hiçe sayılıyor. Patronlar bıraktık temiz hava sağlamayı, işçileri kışın soğukta, yazın sıcakta çalıştırıyorlar. Kimi yerlerde ise pencereler, kapılar karşılıklı açılarak havalandırma yapılıyor ve işçiler hastalanıyor.

İşyerlerinde gürültünün işçi sağlığına etkileri nelerdir ve ne gibi önlemler alınmalıdır?

Gürültü ile günlük hayatımızda sıkça karşılaşsak da, asıl olarak işyerlerinde çalışırken maruz kaldığımız gürültü önemli sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Gürültü işçilerde sinir bozukluğu, tedirginlik, yorgunluk, zihinde yavaşlama, uykusuzluk gibi durumlara neden olurken, işitme kaybı ve kulak ağrısı, mide bulantısı, kas gerilmeleri, stres, kan basıncında artış, kalp atışlarının ve kan dolaşımının bozulması, göz bebeğinin büyümesi gibi rahatsızlıklara da yol açmaktadır. Yaptığımız işten kaynaklı ilk sağırlık belirtileri ise kulağımızda sürekli çınlama, vızıldama ve uğuldama gibi durumlarla kendini göstermektedir. Gürültü yönetmeliğine göre işyerinde gürültünün düzeyinin ölçülmesi ve işçilere zararını engellemek için önlemler alınması gerekiyor. 8 saat çalışan bir işçinin günlük gürültü maruziyet sınırı en düşük 85, en yüksek ise 87 desibeldir. (Desibel: Ses şiddeti birimi)

Gürültülü işlerde çalışan işçilerin, periyodik olarak genel sağlık muayeneleri yapılmalıdır. Duyma durumunda azalma ve herhangi bir bozukluk görülenler, kulak ve sinir hastalığı bulunanlar ve hipertansiyonlu işçiler kontrol ve tedavi altına alınmalıdır. Patronlar birtakım önlemler alarak çalışan makinenin ya da yapılan işin gürültüsünün işçiye zarar vermesini engelleyebilir. İşçilere tam koruyucu kulaklıklar ve gürültü önleyici baretler verilmelidir. Hava yoluyla yayılan gürültü, perdeleme, kapatma, gürültü emici örtü ve benzeri yöntemlerle azaltılmalıdır. Yapıdan kaynaklanan gürültü ise, yalıtım ve benzeri yöntemlerle azaltılmalıdır.

Sürekli ayakta ya da oturarak çalışmanın işçinin sağlığına zararları nelerdir?

Uzun süre ayakta çalışmak damarlarda varise, dolaşım zayıflığına, ayak ve bacaklarda şişmeye, ortopedik problemlere, eklem rahatsızlıklarına, kalp ve dolaşım rahatsızlıklarına, problemli gebelik gibi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Ayakta çalışmanın alternatif oturarak çalışma değildir. Dolayısıyla çalışma saatleri içinde oturma, kalkma, etrafta yürüyerek dolaşma şeklinde bir denge oluşturulması ve molaların olması gerekiyor. Ayakta çalışan işçiler için sert zeminler değil daha sağlıklı olan halı veya esnek malzeme kaplı zeminler ve yorgunluk alan paspas benzeri kısmi alan kaplamaları tercih edilmelidir. Doğru iş ayakkabısı seçimi de önemlidir. Çalışma saatlerinde giyilecek ayakkabılar ayağın doğal şekli ve duruşunu değiştirmeyen, ayak parmaklarının hareketine müsaade edecek nitelikte ve topukları 5 santimi geçmeyecek şekilde olmalıdır.

Bütün gün oturarak çalışmak da vücut ve özellikle sırt için iyi değildir. Bu nedenle bazen görev değişikliği yaparak ayakta çalışma imkânı sağlanmalıdır. Oturarak çalışma için iyi seçilmiş bir sandalye şarttır. Sandalye işçinin bacak ve genel pozisyonunu kolayca değiştirebileceği özellikte olmalıdır.

15 Ekim 2014

Son Eklenenler

  • Kapitalist sömürü sistemi toplumsal eşitsizlikleri büyütmeye devam ediyor. Bir avuç sermaye sahibinin elindeki zenginlik artarken; işsizliğe, açlık ve yoksulluğa itilen nüfus büyüdükçe büyüyor. Ekonomik kriz gerekçe gösterilerek işçilerin hakları...
  • Çalıştığım fabrikanın bahçesinde patronun iki köpeği var. Köpeklere özenle bakım yapılıyor. Geçen aylarda dişi köpek dokuz yavru dünyaya getirdi. Yavru köpekler sayesinde patron öğlen yemeğinde bize tatlı dağıttı. İşçi arkadaşlardan biri “ulan...
  • Yaşadığımız kapitalist sömürü düzeninde gün geçmiyor ki yeni bir rezalet duymayalım, gün geçmiyor ki çürümüşlüğün kokusu burnumuzun direğini kırmasın! Sırf para kazanma ve daha çok kâr elde etme dürtüsüne dayalı kapitalist sistemin insanları ne hale...
  • Patronlar işçilere lütufta bulunmazlar. Örgütsüz ve dağınık işçileri kölece çalıştırmaktan, iliklerine kadar sömürmekten asla geri durmazlar. Sermaye sınıfını dize getirecek olan işçilerin mücadelesidir. Bu iki sınıf arasındaki mücadelenin sonucunu...
  • İşçi sınıfının mücadele tarihi birçok önemli dersle doludur. İşçi mücadelesinin yükseldiği dönemlere damgasını vuran anlar, eylemler, örgütler ve kişiler vardır. 1960 ilâ 1980 arasındaki dönemde Kavel, 15-16 Haziran 1970, 1 Mayıs 1977 gibi işçi...
  • Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk “kalkınma planı” olan 11. Kalkınma Planı, Cumhurbaşkanının onayının ardından TBMM Genel Kurulu’na sunuldu ve çeşitli itirazlara rağmen kabul edildi. 2019-2023 dönemine ilişkin ekonomik hedeflerin bulunduğu...
  • Metal işkolunda sendikalı bir işçi olarak çalışıyorum. Sendikasız bir işyerine oranla birtakım haklarımız var ama problemlerimiz de çok. İşçi arkadaşlar dün öğle molasında işyerindeki çalışma koşullarından şikâyet ediyorlardı. “Tehlikeli bir...
  • İşçi sınıfı olarak bugünkü örgütsüzlüğümüzden, dağınıklığımızdan, güçsüzlüğümüzden kurtulmak istiyorsak geçmişimize bakmalıyız. Yaşadığımız katmerli sorunlar son bulsun istiyorsak tarihimizi incelemeli, hafızamızı geri kazanmalıyız. 15-16 Haziran...
  • Hepimiz işyerlerimizde krizin etkilerini iliklerimize kadar hissediyoruz. İşten çıkarmaların artması, maaşların geç yatması, zorla mesai dayatmaları, iş güvenliği ihmalleri gibi bir sürü sıkıntıyla boğuşmak zorunda kalıyoruz. Ben de çalıştığım yerde...
  • Kırşehir’de bulunan Petlas’ın taşımacılık ve lojistiğini yapan Abdulkadir Özcan Otomotiv Lastik işçileri, DİSK’e bağlı Nakliyat-İş Sendikasına üye oldukları için işten atıldı. Petlas/AKO işçileri fabrika önünde sendikalaşma üzerindeki baskıların...
  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR), “İşsizlikte Tırmanış Sürüyor!” başlıklı bir rapor yayınladı. TÜİK ve İŞKUR tarafından yayınlanan verilerin değerlendirildiği raporda, oldukça yakıcı gerçekler gözler önüne...
  • Çocuk yaşta işçiliğe başladım. İçimde duyduğum sadece aileme karşı bir sorumluluk duygusuydu. Çünkü babam ne kadar çok çalışsa da geçinmekte zorlanıyorduk. Neden böyle olduğunu bilmiyordum. Mahallemizdeki tüm komşularımız da aynı durumdaydı. Kıt...

UİD-DER Aylık Bülteni

Broşürlerimiz