Navigation

Buradasınız

İşçilerin Talepleri “Fitne Unsuruymuş!”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 Nisan günü Zonguldak’ta toplu açılış töreni adı altında yaptığı referandum mitinginde konuşurken, maden işçileri hep birlikte “işçi alınsın, üretim artsın” diyerek taleplerini dile getirmeye başladılar. İşçilerin alandan dile getirdiği bu talep, iktidarın ve evet kampanyasının bütün foyasını açığa sermeye yeter. Erdoğan maden işçilerinin talebine büyük bir tahammülsüzlükle yanıt verdi, maden işçilerini azarladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 Nisan günü Zonguldak’ta toplu açılış töreni adı altında yaptığı referandum mitinginde konuşurken, maden işçileri hep birlikte “işçi alınsın, üretim artsın” diyerek taleplerini dile getirmeye başladılar. İşçilerin alandan dile getirdiği bu talep, iktidarın ve evet kampanyasının bütün foyasını açığa sermeye yeter. Erdoğan maden işçilerinin talebine büyük bir tahammülsüzlükle yanıt verdi, maden işçilerini azarladı.

Maden işçilerinin yanılgısı; iktidardakilerin, madenci katliamlarına “fıtrat” diyenlerin onlarına sorunlarına çözüm getirmek için çaba sarf edeceğidir. İktidar işçilerin taleplerine karşı sağır, kör ve dilsizdir. Onlar sadece bir parçası oldukları patronlar sınıfının hizmetindedirler ve sadece onların taleplerini duyarlar. İş cinayetlerinde işçileri suçlayan, grevleri yasaklayan, işçi eylemlerine izin vermeyen zihniyetten işçilerin haklarını tanıması beklenemez.

Vardiyadan çıkıp gelen ve o ana kadar kendisini alkışlayan madencilere kürsüden şöyle dedi Erdoğan: “Kardeşlerim bakın basit bir şey söyleyeceğim. Sloganik şeylerle bizim konuşmalarımızı kesmeyin. Bak ben buraya geldiğimden bu yana 3 bin, 3 bin beş yüz kişi aldım, dürüst olun. Ve eleman almakla üretim artmıyor. Biz her şeyi düşünürken ülkenin menfaatini de düşüneceğiz.” Erdoğan maden işçilerini “dürüst olun” diyerek azarlıyor ve onlara “ayar vermeye” çalışıyor ama rakamlar başka söylüyor. Genel Maden işçileri Sendikası (GMİS) Yönetim Kurulunun aynı gün yayınladığı açıklama şöyle: “2002 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi iktidar olduğunda TTK’da 15 bin 119 işçi çalışıyordu. Ancak bugün Sayın Cumhurbaşkanımız geldiğinde TTK’daki işçi sayısı 7 bin 876’dır ve iş sağlığı ve güvenliğini tehdit eder noktadadır. TTK, tarihinin en düşük işçi sayısıyla çalışmaktadır.” Sendika yaptığı açıklamada norm kadro uygulamasıyla işçilerin emekliye ayrıldığını, işe alınan işçi sayısının da son derece yetersiz olduğunu belirtti.

İşçileri azarlayan kürsüdeki Erdoğan’ın öfkesi devam etmiş ve sözlerini şöyle sürdürmüştü: “Olayı bazı fitne unsurlarının girmesiyle slogana dönüştürmeyeceğiz. Çünkü bu ülke hepimizin, hep beraber bu ülkede ekmek sahibi olacağız. Bakın 3 bin, 3 bin beş yüz kişiyi işe alan benim. Bana slogan atmayın. Onu başkalarına yapın.” Erdoğan kendini 16 Nisan referandumuna o denli kaptırmıştır ki, işçilerin basit bir talebi karşısında bile “fitne” kaygısına kapılmış, korkusunu açığa vurmuştur. İşçilere tahammülsüzlüğünü, işçilerin sorunlarına ilgisizliğini, hor görüsünü “onu başkalarına anlatın” diyerek bir kez daha belli etmiştir. Bir yandan “bu ülke hepimizin, hep beraber bu ülkede ekmek sahibi olacağız” diyen Erdoğan diğer yandan o ekmekten payını isteyenleri “bana slogan atmayın, onu başkalarına yapın” diyerek sindirmeye çalışmıştır.

Maden işçileri “işçi alınsın, üretim artsın” diyerek aslında son derece haklı, insani bir talep ortaya koymuşlardır. İş saatlerini kısaltmak, iş cinayetlerinin önüne geçmek, kentteki işsiz sayısını azaltmak, ağır çalışma koşullarına karşı durmak isteğiyle bir çözüm beklemişlerdir. Bu taleplerini duyurmak istemişlerdir. Fakat maden işçilerinin yanılgısı; iktidardakilerin, madenci katliamlarına “fıtrat” diyenlerin onlarına sorunlarına çözüm getirmek için çaba sarf edeceğidir. İktidar işçilerin taleplerine karşı sağır, kör ve dilsizdir. Onlar sadece bir parçası oldukları patronlar sınıfının hizmetindedirler ve sadece onların taleplerini duyarlar. İş cinayetlerinde işçileri suçlayan, grevleri yasaklayan, işçi eylemlerine izin vermeyen zihniyetten işçilerin haklarını tanıması beklenemez. Özelleştirme, taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma ve kiralık işçi büroları gibi saldırıları hayata geçirenlerden işçilere fayda gelmez. İşçiler bir araya geldiğinde, hak aradığında, bunda bir “fitne” arayanlar, işçilere düşman olanlar işçilerin derdine derman olamazlar.

Erdoğan’ın, iş çıkışı yorgun argın, eş ve çocuklarıyla kendisini dinlemeye gelen maden işçilerine gösterdiği bu tavırdan ders alması gerekenler, maden işçileri başta olmak üzere “evet” oyu vermeyi düşünen bütün işçilerdir. Tek adama dayalı otoriter zihniyet işçi ve emekçiler başta olmak üzere muhalif olan hiç kimseye hayat hakkı tanımayacaktır. Erdoğan’ın kürsüdeki kızan, bağıran, susturan tavrı tek adam rejiminde gelecek günlerin ne denli karanlık olacağının işaretlerini vermektedir.

8 Nisan 2017

Son Eklenenler

  • İşçi sınıfı olarak bugünkü örgütsüzlüğümüzden, dağınıklığımızdan, güçsüzlüğümüzden kurtulmak istiyorsak geçmişimize bakmalıyız. Yaşadığımız katmerli sorunlar son bulsun istiyorsak tarihimizi incelemeli, hafızamızı geri kazanmalıyız. 15-16 Haziran...
  • Hepimiz işyerlerimizde krizin etkilerini iliklerimize kadar hissediyoruz. İşten çıkarmaların artması, maaşların geç yatması, zorla mesai dayatmaları, iş güvenliği ihmalleri gibi bir sürü sıkıntıyla boğuşmak zorunda kalıyoruz. Ben de çalıştığım yerde...
  • Kırşehir’de bulunan Petlas’ın taşımacılık ve lojistiğini yapan Abdulkadir Özcan Otomotiv Lastik işçileri, DİSK’e bağlı Nakliyat-İş Sendikasına üye oldukları için işten atıldı. Petlas/AKO işçileri fabrika önünde sendikalaşma üzerindeki baskıların...
  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR), “İşsizlikte Tırmanış Sürüyor!” başlıklı bir rapor yayınladı. TÜİK ve İŞKUR tarafından yayınlanan verilerin değerlendirildiği raporda, oldukça yakıcı gerçekler gözler önüne...
  • Çocuk yaşta işçiliğe başladım. İçimde duyduğum sadece aileme karşı bir sorumluluk duygusuydu. Çünkü babam ne kadar çok çalışsa da geçinmekte zorlanıyorduk. Neden böyle olduğunu bilmiyordum. Mahallemizdeki tüm komşularımız da aynı...

  • 15-16 Haziran 1970’de işçiler ayaktaydı… O dönemde tek vücut olabilen işçiler, giriştikleri şanlı mücadeleden hem alınlarının akıyla hem de gelecek işçi kuşaklarına miras bıraktıkları nice zengin deneyimle çıktılar. 15-16 Haziran Büyük İşçi...
  • Son zamanlarda öyle adaletsiz şeyler oluyor ki insanın kanı donuyor. Adaletin dibe vurduğu bir kaç olaydan bahsetmek istiyorum. 8 Temmuz 2018’de yaşanan tren faciasında 25 kişi yaşamını yitirmiş, yüzlerce yolcu yaralanmıştı. Faciaya ilişkin açılan...
  • Patronlar genellikle en temel işçi haklarını bilmediklerini ve ucuza çalışacaklarını düşünerek genç işçileri çalıştırmayı tercih ediyorlar. Akıllı telefon, medya, internet olanakları elimizin altında olmasına rağmen, sermaye düzeni işçilerin en...
  • Dünya genelinde 2 milyonun üzerinde işçi çalıştıran ve dünyanın en çok ciro yapan şirketleri arasında yer alan marketler zinciri Walmart’ın Şili’deki şubelerinde işçiler grevde! Yaklaşık 17 bin işçi, 10 Temmuz Çarşamba günü ücret artışı ve iş...
  • Bir havalimanı işçisi: Ben daha çocukken gelmişim UİD-DER’lilerin yanına, babam getirmiş... Babam etkinliği izlesin diye UİD-DER’liler bana bakarmış mesela… Sonra bir süre babamın iş koşullarından, yaşam koşullarından kaynaklı olarak gidemedik. Ben...
  • Ben Gebze’ye yakın bir mahallede yaşayan bir ev hanımıyım. Eşim metal işçisi. Biz emekçi kadınlar evimizde, yaşadığımız mahallemizde, çalıştığımız fabrikalarda pek çok sorunlarla karşılaşıyoruz. Ekonomik kriz biz ev hanımlarını da yakından...
  • Merhaba dostlar! Kimimiz öğrenciyiz, kimimiz işçi… Memleketlerimiz ayrı, cinsiyetlerimiz ayrı… Ama ortak bir paydamız var; bizler yolu UİD-DER’le kesişmiş gençleriz, işçi sınıfının gençleriyiz! Geçtiğimiz günlerde uidder.org’da çıkan “Emekçi...

UİD-DER Aylık Bülteni

Broşürlerimiz