UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

İşyeri Temsilcileri İşçilerin Temsilcileri Olmalıdır!

Temmuz 2011, No: 40

Sendikalı işyeri sayısı her geçen gün azalıyor. Buna paralel olarak da işçi sınıfının kazanılmış hakları patronlar tarafından bir bir geri alınıyor. İşçi sınıfının örgütlü gücünü temsil etmesi gereken sendikalar, buna karşı gerektiği ölçüde tepki göstermiyorlar. Bunun en önemli nedeni sendikaların tepesine çöreklenen sendika bürokratlarıdır. Sendikaları adeta kendi işyeri gibi gören ve kendi koltuklarını koruma sevdasına düşen bürokrat sendikacılar, mücadeleci sendikal anlayıştan yan çizerek, uzlaşmacı sendikal anlayışı yaygınlaştırmaktalar. Sendika bürokratları, bu uzlaşmacı tutumun işyerlerinde de kök salmasına neden oluyorlar. Örneğin, işyerlerinde işçilerin temsilcisi olması gereken işyeri temsilcilerinin büyük bir bölümü, tıpkı bürokrat sendikacılar gibi uzlaşmacı bir anlayışla hareket ediyorlar. Adı işçi temsilcisi olan bu kişiler, birçok işyerinde baş gösteren sorunlar karşısında işçilerden yana değil, patrondan yana tutum alıyorlar. İşçiler sendikalı olmalarına rağmen gerçekte örgütlü olmadıkları için, daha doğrusu örgütlülük kâğıt üzerinde kaldığı için işyeri temsilcilerine ve sendika yönetimlerine müdahale edemiyorlar.

Bu durum elbette biz işçileri sendikalarımıza küstürmemeli. Gerçekler acı da olsa tüm boyutuyla bilmeli ve kavramalıyız ki çözüm üretebilelim. Sendikalarımızı kendi kişisel menfaatleri temelinde kullanan sendika yönetimlerinden temizlemek için, tabanda örgütlülüğümüzü güçlendirmekten başka bir yol yok! İşçilerin söz, yetki ve karar hakkına sahip olmasıyla sendikalarımız gerçek anlamda güçlenecektir. Bu nedenle işyeri temsilciliği ve işyeri örgütlülüğü çok önemlidir. Tüm işyeri temsilcileri işçilerin oyuyla seçilmeli, onların kararları doğrultusunda hareket etmeli, görevlerini yerine getirmedikleri takdirde işçiler tarafından görevlerinden alınmalıdırlar. Görevini işçilerden yana yapmayan işyeri temsilcisi ya da sendika yöneticisi görev süresi bitmeden görevden el çektirilebilmelidir. Ancak işçiler tabanda örgütlü olmadıkları müddetçe bu gerçekleşemez.

Diğer taraftan yasalar da işçilerin işyerlerinde söz hakkını engelliyor. Örneğin, işyeri temsilcilerini sendika yönetimlerinin atamasını dayatıyor yasalar. Bu durumda, patronla arasını bozmak istemeyen ve işyerinde kendi denetimini kurmak isteyen bürokratlaşmış sendikacılar, işçilerden yana olmayan kimseleri işyeri temsilcisi olarak atamaktalar. Kimi sendikalar ise işçiler temsilciyi seçtikten sonra atıyor. Fakat aslında burada da durum değişmiyor. Sendika yönetimleri kendi adamlarını işçilerin önüne aday olarak sürerken, mücadeleci olan işçilerin de önünü kesiyor ve hatta işçileri tehdit ederek onlara oy vermelerini engellemiş oluyorlar.

Patronların yapacağı saldırılara karşı örgütlü bir güç oluşturmak, işyerinde sendikanın güçlü olmasına bağlıdır. İşten atmalara, hak gasplarına örgütlü bir tepki verebilmek mücadele bilincinin yükseltilmesini gerektirir. İşyeri temsilcilerinin görevi işçilerin örgütlülüğünün gelişmesi, işçiler arasındaki dayanışmanın güçlenmesi ve patronlar karşısında bilinçli bir şekilde durmaları için çalışmaktır.

İşyeri temsilcileri işçilerin sorunlarını, görüşlerini, talep ve istemlerini sendikaya taşır. Fakat uzlaşmacı sendikacılık anlayışının geldiği noktada, birçok işyerinde temsilciler işveren temsilcisi gibi davranmaktadırlar. Fabrikadan işçi çıkarılacağına ya da ihtar verileceğine işyeri temsilcileri karar vererek personel müdürlerinin görevini üstlenmektedirler. Bir dönem işyeri temsilciği yapan kişilerin emekli olduktan sonra patronun personel müdürü olduğuna dair birçok örnek vardır. Böyleleri asla işçilerin çıkarını savunamaz, onların derdi işçilerin üzerinden kendi küçük çıkarlarını savunmaktır.

Sendikaların tepesine kurulan, işçilerden kopan ve kendi çıkarları için çalışan bürokratlar, daha sonra bunun mükâfatını milletvekili olarak alıyorlar. Sendika başkanları, şube başkanları ve hatta temsilciler de bir zamanlar kendilerinin yerinde olan ama vekil seçilmeyi başaran konfederasyon başkanlarına özeniyorlar. Bu nedenle bürokrat sendikacılar geleceklerini ve menfaatlerini düşündükleri için patronlarla iyi geçiniyorlar ve işçiler işten atıldığında onlara sahip çıkmıyorlar. Hatta bu işbirlikçiler, kendileri için tehdit olabilecek mücadeleci işçileri de patronlarla anlaşarak işten atıyorlar. Ancak bu işbirlikçiler sanmasınlar ki devran böyle gidecek. Tabanda örgütlülüklerini güçlendiren işçiler, sendikaların tepesine çöreklenmiş bürokrat sendikacıları eninde sonunda sendikalardan def edecekler.

Sendikalarımızı bürokrasiden, koltuk sevdalısı işbirlikçilerden kurtaralım. Sendikalarımızın başına dürüst, namuslu, emeğiyle geçinen, işçilerden kopmayan, patronlar gibi yaşamaya özenmeyen mücadeleci işçileri geçirelim. Ama daha da önemlisi sendikalarımıza her daim sahip çıkalım. Seçtiğimiz işyeri temsilcilerinden başlayarak sendika yöneticilerini denetleyelim, görevini yapmayandan hesap soralım. Ancak bu şekilde sendikalar işçilerin mücadeleci örgütleri haline gelebilir.

15 Temmuz 2011






Son Eklenenler

  • isuzu-grev.jpg
    Çayırova Şekerpınar’da bulunan Isuzu fabrikasında işçiler, patronun telafi çalışması ve zorunlu yıllık izin dayatması nedeniyle direnişe geçtiler. Fabrika panosuna asıldığı öğrenilen yazıda, piyasa...
  • haddehane.jpg
    Gebze Dilovası Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet yürüten bir haddehanede gerçekleşen patlamada bir işçi hayatını kaybetti, 17 işçi yaralandı. Saat 11.00 sıralarında ark ocağında gerçekleşen...
  • genel-is-kartal_20160426_10.JPG
    AKP hükümeti, OHAL düzeni altında işçi haklarına dönük saldırılarını arttırarak sürdürüyor. Bu kapsamda yasal düzenlemeleri artarda hayata geçiriyor. İş mahkemeleri kanununda yapılması planlanan...
  • 2017-01-11_165022.jpg
    Dünyanın bütün ülkelerinde patronlar ve onların temsilcisi hükümetler, işçi ve emekçilerin yaşamlarını cehenneme çevirmeye devam ediyorlar. İngiltere’de hükümet, işçilerin çalışma koşullarına,...
  • 2017-01-08-mexico-gasoline.jpg
    Meksika Devlet Başkanı Enrique Pena Nieto’nun, 1 Ocakta petrol yardımlarının kesileceği açıklamasının ardından Meksikalılar sokaklara çıkmaya ve protesto gösterileri gerçekleştirmeye başladılar....
  • patron-isci-karikatur.png
    Patronlar kazandıkça işçiler de kazanır mı? Bu soruya işçilerin bir kısmı olumlu cevap vererek, “patron çok kazandıkça yanında çalışan işçileri de düşünür ve yıl sonunda ücretlerimiz böylece artar”...
  • yoksulluk-10970.jpg
    Türkiye’de gelir eşitsizliği giderek artıyor. Zenginler daha çok zenginleşirken yoksullar daha da yoksullaşıyor. Kapitalist krizlerin ve siyasal istikrarsızlığın faturası yine işçilere çıkartılıyor....
  • alstom-grev-oylamasi-2016.jpg
    Birleşik Metal-İş Sendikası ile EMİS arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde süreç tıkanmıştı. Görüşmelerin uyuşmazlıkla sonuçlanmasının ardından, EMİS’in girişimleriyle EMİS’e bağlı...
  • derby-isgali-1968-m.jpg
    Sene 1968. Dünyada kapitalizmin yarattığı çelişkilere ve sorunlara karşı kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla toplumun geniş kesimlerinde bir öfke kabardı. Harekete geçen kitleler, adeta...
  • kadin-erkek-isciler
    Yeni işe başladığım fabrikada bana tuhaf gelen bazı şeyleri sizinle paylaşmak istiyorum. Esasında ilk zamanlarda pek dikkat etmemiştim. Ancak bir kaç hafta sonra dikkatimi çeken bazı şeyler oldu....
  • piyango.jpg
    “Olamaz uyuyakalmışım! Çocuklar da okula geç kaldı. Hemen kalkmalıyım!” deyip yataktan fırlar Sibel. “Çocuklaaar okula geç kaldınız. Ahmet oğlum hadi uyan. Zeeeynep kızım hadi okula, uyan bakalım....
  • spanish-1048714396.jpg
    Dünya çapında derinleşen ekonomik krizin faturası işçi ve emekçilere kesiliyor. Latin Amerika’dan Avrupa ülkelerine kadar pek çok ülkede hayata geçirilen kemer sıkma politikaları işçi ve emekçilerin...
  • issizlik.jpg
    İşsizlik, kapitalist sistemin neden olduğu en önemli toplumsal sorunlardan biridir. Yarattığı maddi ve manevi sorunlarla insanların yaşantısını çekilmez kılar. Türkiye İstatistik Kurumunun...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this