UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Kara Kaplı Deftere Bir Not Daha

İzmir’den emekli bir işçi

İZBAN işçilerinin grevi 29. gününde Erdoğan’ın imzasıyla yasaklandı. Kararda “60 gün erteleme” dense de İZBAN işçilerinin grevi aslında cumhurbaşkanı tarafından yasaklanmış oldu. İZBAN grevi işçilerin AKP iktidarları döneminde yasaklanan ilk grevi değildir. AKP’nin 16 yıllık iktidarı döneminde işçi sınıfının 15 grevi yasaklandı. Önceki yıllarda yasaklanan metal, petrokimya, cam, bankacılık ve diğer sektörlerdeki grevlerin her birine saçma bahaneler üretildiği gibi, İZBAN işçilerinin grevi için de benzeri yapıldı. Erdoğan’ın “bizimle beraber grev denilen olaylar ortadan kalktı” sözleriyle birlikte, yasaklanan grev sayısı 16 oldu. Erdoğan İstanbul’da yerel seçim adaylarını açıkladığı konuşmasında “İZBAN’da grev var. Hadi buyur neden çözmüyorsunuz?” diyerek bir yandan CHP’ye vurmaya çalışırken yasakçı düşüncesini, “çözüm” anlayışını dışa vurmuş oluyordu.

İZBAN işçileri 10 Aralıkta, Demiryol-İş Sendikası İzmir Şube yöneticileriyle yaptıkları toplantının ardından grev kararı almışlardı. Asgari ücret zammının açıklanmasından bir gün sonra İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu zam tekliflerini %22’den %26’ya çıkardıklarını açıklamıştı. Ancak bu %26’lık teklif işçilerin tamamını değil, asgari ücret alan az sayıda işçiyi kapsıyordu. İşçilerin ikramiye, sürüş ve gece vardiyası için talepleri ise karşılanmıyordu. İZBAN işçilerinin sendika şube yönetimiyle yaptıkları toplantıdan da işçilerin ortak kararıyla greve devam kararı çıkmıştı. Aziz Kocaoğlu her fırsatta İZBAN grevcilerini karalamak için işçilerin çok yüksek maaşlar aldığı yönünde konuşmalar yaptı. Billboardlara İZBAN işçilerinin 5 bin lira maaş aldıkları yalanı yansıtıldı. İzmirli işçilerin, emekçilerin zihninde İZBAN işçileri karalanmaya çalışıldı. Ancak İZBAN grevinin başından beri İZBAN’ın diğer ortağı TCDD bürokratlarından hiçbiri ne ortalıkta göründü, ne de tek satır bir açıklama yaptı.

İZBAN işçileri greve çıktıkları günkü çıplak maaşlarına yüzde 28 zam talep ediyorlardı. İkramiyelerinin 85’ten kademeli olarak 112 güne çıkartılmasını istiyorlardı. Sürüş ve gece vardiyalarının toplu sözleşmelerinde yer almasını istiyorlardı. Grevin ilk gününden yasaklandığı güne kadar taleplerinin kabul edilmesi için mücadele ettiler. Demiryol-İş Sendikasının Türk-İş üst bürokrasisi demek olduğu, onun da AKP’in yan bahçesi anlamına geldiği herkesin malumu. Ancak Demiryol-İş Sendikası İzmir Şubesi İZBAN grevinde işçilerin ortak iradesi doğrultusunda davrandı. 342 işçi, aralarındaki ayrımlara takılmadan ortak talepleri için birleştiler. Birliklerini korudular. Kendilerini İzmirli işçilerle, emekçilerle karşı karşıya getirmek için yalan haberler yapan ve gerçeği yansıtmayan açıklamalarda bulunanları her fırsatta teşhir etmeye çalıştılar.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, birkaç gün önceyse “grev haktır ama bunu sadece İzmir’de yapmak, aklımıza farklı senaryolar getiriyor” diyerek, “5 bin lira maaş alıyorlar” yalanına bir de işçilerin CHP karşıtı olduğu yalanını ekledi. İZBAN grevinin yasaklanmasından bir gün önce AKP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nihat Zeybekçi 7 Ocakta twitter hesabından yaptığı açıklamayla grevin yasaklanacağının sinyalini vermişti.

İşçiler seçimlerde farklı partilere oy verseler de, asıl önemli olan sınıf temelinde örgütlü olmaları ve sınıfın hafızasının canlı olmasıdır. Tarih göstermiştir ki, işçiler örgütlü ve dayanışma içerisinde olduklarında hiçbir yasak ve güç önlerinde duramamıştır. İşçi sınıfının geçmiş kuşakları 1970’te 15-16 Haziran direnişiyle yüz binler halinde meydanlara inerek güçlerini sermaye sınıfına ve onların hükümetlerine göstermiştir. 1991 yılında Zonguldaklı madenciler, yollara sığmayarak işçi sınıfının nasıl bir güce sahip olduğunu bir kez daha göstermiştir. İşçi sınıfı durgun akan kocaman bir nehir gibidir. Ne zaman sele dönüşeceğini kimse bilemez. Ayrıca işçiler kendilerine uygulanan baskıları ve yasakları kara kaplı deftere not ediyorlar. Bu yasak, o deftere yazılmış bir not daha anlamına geliyor. Günü geldiğinde o kara kaplı defter açılır ve işçi sınıfı hesabını mutlaka sorar.



10 Ocak 2019






Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this