UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Kimberly-Clark Grevci İşçileriyle Röportaj

Kimberly-Clark işçileri 25 Hazirandan bu yana grevdeler. Toplu sözleşme sürecinde bazı maddelerde, özellikle ücret, kıdem tazminatı ve ikramiye başlıklarında anlaşma sağlanamaması üzerine işçiler üretimden gelen güçlerini devreye soktular. İkinci haftasını dolduran işçilerin grevi coşkuyla devam ediyor. Derneğimiz UİD-DER, sendikalar ve demokratik kitle örgütleri de grevci işçileri ziyaret ederek destek veriyorlar. Grevci işçilerle neden greve çıktıkları, grevi başarıya ulaştırmak için ulusal ve uluslararası arenada ne gibi girişimlerde bulundukları, sendikaların ve ailelerinin desteğinin ne olduğu konularında konuştuk.

Öncelikle grevinizin başarılı olmasını ve haklarınızı almanızı diliyoruz. Hak mücadelesi işçiler için bir onurdur. Grev de bu onurlu mücadelenin bir yöntemi. Neden greve çıktınız, sözleşmede hangi maddeler üzerinde anlaşma sağlanamadı?

Oktay G.: Ben bu fabrikada 8 yıldır çalışıyorum. Burada toplu sözleşmede anlaşma sağlanamamasının temel sebebi şudur: Bizim istediğimiz işçilerin bütünlüğünü sağlamaktır, bütün işçilerin mutlu olmasını istiyorduk. Kalifiyesiz işçinin bile yaşamını idame ettirebilmesi için iyi haklara sahip olmasını istedik. Benzer görevi yapan arkadaşlarımız vardı. Bunların eşit haklara, ufak tefek kıdem farklarıyla aynı şartlarda olmasını istedik. İleriye dönük iş güvencemizin olmasını istedik. İhbar tazminatımızın biraz daha yükseltilmesini istedik. İnsanların bu konuda kafaları rahat olursa işyerindeki çalışma ortamının daha iyi olacağını savunduk. Birçok konuda anlaşmamıza rağmen iki maddede anlaşma sağlanamadı. Bundan dolayı hep beraber greve çıkma kararı aldık.

O maddeler ücretler konusunda mıydı?

Oktay G.: Evet temel olarak ücretler konusunda. Hiçbir arkadaşımızın enflasyon altında kalmasını istemiyorduk. Mevcut şartlarda birçok arkadaşımızın ücreti enflasyonun altında kalacaktı. Bizim isteğimiz alt tabandaki arkadaşlarımızın daha iyi şartlara gelmesi. Biz işyerimizi seviyorduk. İş güvenliği konusunda olsun diğer konularda olsun duyarlı bir işyeri. Çok fazla bir şey istemedik. İşin bu noktaya gelmesini de beklemiyorduk. Ama böyle tavır takınılınca hep beraber greve çıkma kararı aldık.

Mahmut K.: Öncelikle biz teşekkür ediyoruz, bu onurlu ve gururlu davranışımıza destekte bulunduğunuz için. Biz 2 noktada anlaşamadık. Birincisi kıdem ve ihbar tazminatlarının arttırılması ve maaş oranlarının düzeltilmesiydi. Evet, bazı eski arkadaşlarımızın maaşlarının daha iyi olduğu söylenebilir nispeten. Ama işe yeni giren ve paketlemede çalışan arkadaşlarımızın maaşlarının geçim standartlarının çok altında olduğu çok aşikâr. Bunu kimsenin inkâr etmesi mümkün değildir. Bu farkın düzeltilmesi için büyük ısrarlarımız oldu. Ancak tüm bu ısrarlarımıza ve son ana kadarki çalışma ve çalışma gayretimize rağmen bir düzeltme yapılmadı. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki biz çalışanlar buraya çıkmadık. Buraya çıkmaya mecbur bırakıldık. Bunun da sorumlusu biz değiliz.

Grevinizin başarıya ulaşması çok önemli. Aslında sizin burada verdiğiniz mücadele işçi sınıfının da mücadelesidir. Siz kazandığınızda işçi sınıfı da kazanmış olacak, sizin başarınız diğer işçilere örnek olacak. Grevinizi başarıya ulaştırmak için neler yapıyorsunuz? Meselâ grev yerini, burayı nasıl örgütlüyorsunuz? Biliyorsunuz eskiden grev alanları işçilerin evi ve mücadele okulu gibiydi. Siz nasıl yaklaşıyorsunuz?

Deniz Ş.: Biz burada farklı farklı kültürlere sahip 236 arkadaş bir araya gelip buluştuk. Bu bizi çok güçlü kılıyor. Bütün işçi sınıfına buradan seslenmek istiyorum. İnsanları ayrıştırmadan buna bir sınıf mücadelesi olarak bakarlarsa üstesinden gelemeyecekleri hiçbir şeyin olmadığını söylemek istiyorum. Yaşasın sendika, yaşasın işçi diyorum.

Aslan: Ben burada olmaktan çok mutluyum. Daha önce de özellikle Kurtköy sanayi işçileri olarak böyle mücadelelerde bulunduk. Ama maddi durumlardan dolayı geri çekildik. 6 senedir burada çalışıyorum. Tekrar böyle bir mücadelenin içinde bulunmaktan dolayı mutluyum. Burada işçilerin dili, dini, ırkı olmaz. Burası çalışan işçilerin ekmek teknesi. İnsanlarımız bu gibi durumlardan korkuyorlar. Burada yasadışı bir iş de yapmıyoruz. Ekmeğimizi, hakkımızı savunuyoruz. Benim babam da 1 haftadır buradaydı. Sürekli destek veriyor. O yüzden herkesi konuşmaya çağırıyorum. Yaşasın işçilerin kardeşliği, yaşasın halkların özgürlüğü diyorum. Grevdeki arkadaşlar inşallah haklarını alır. Desteklerinizi bekliyoruz.

Ali Rıza: Bugün grevimizin 10. günündeyiz. Mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz, vazgeçmeyeceğiz. Şartlarımız kabul edilene kadar buradayız. Ailelerimiz de bize sonuna kadar destek veriyor. Dışarıdan da çok destek geliyor. Mücadelemizi sürdürdüğümüz için gururluyuz. Biz burada sadece kendimiz için greve çıkmadık. Tüm işçi sınıfı adına greve çıktık. Başka işyerlerinde grevde olan tüm arkadaşlarımıza selam yolluyorum. Onları sonuna kadar destekliyoruz, her zaman yanlarındayız.

Aslan: Bu mücadele sadece bizim değil, herkesin. Eğer biz kazanırsak hepimiz kazanmış oluruz. Siz kazanırsanız biz de burada kazanmış oluruz.

Mehmet: Buradan tüm işçi kardeşlerimize ve ailelerine sesleniyorum. Sonuna kadar mücadelemizi sürdüreceğiz ve buradayız. Her zaman da burada olacağız. Biz maddi değil manevi destek istiyoruz.

İbrahim: Buradan haklı mücadelemize destek veren herkese teşekkür ediyoruz. Her zaman birleşen işçiler kazanır diyorum.

Grevci işçiler olarak burada neler hissettiğinizi ve burayı henüz görmeyen, grev nedir, sınıf mücadelesi nedir bilmeyen işçilere ne söylemek istersiniz?

Selçuk: Burada bir direnişin içindeyiz. Bugün 10. günümüz. Hakkımız için buradayız biz. Bize destek için gelen arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Ama sınıf kardeşliği bir taraftan konuşarak olmaz. Gelip görmek gerekir. Buraya gelen destek veren herkese teşekkür ediyoruz.

Aslan: Biz vardiyalı çalıştığımız için çoğu arkadaşımızı 2-3 ay göremediğimiz olurdu. Hatta bir birine dargın olan arkadaşlar da vardı. Biz greve çıktığımızda insanların birbirine değer vermeleri, paylaşmaları çok güzel bir duygu. Dilerim herkes bu davada kazanır.

Mehmet: İşletme içerisinde farklı bölgelerde çalışan arkadaşlarımızla bazı sorunlar oluyordu. Grev sırasında şimdi bu arkadaşlarımız iç içe kol kola, beraber yiyip, beraber içip, beraber mücadele ediyorlar. Bu mücadeleden dolayı onlara teşekkür ediyorum ve sonuna kadar bu mücadelenin devam etmesini diliyorum.

Bu grevinizden önce hiç grev-direniş ziyaretine gittiniz mi?

Selçuk: Feniş’e arkadaşımı ziyarete gitmiştim. Oradan biliyorum grevin nasıl bir şey olduğunu. Burada dururken insan çok büyük bir duygu yaşıyor. Niye? Hakkın için çıkıyorsun greve. 10 gündür direniyoruz. Sonuna kadar da devam edeceğiz.

Oktay G.:Biz 7-24 saat buradayız. Temsilci arkadaşlarımız, hepimiz buradayız. Asıl yürütme mekanizması arkadaşlarımız. Onların bilgisi doğrultusunda sivil toplum kuruluşları, mesela sizin gibi duyarlı dernekler gelip bize destek oluyorlar. Onun dışında herkes kendi işinde zaten. Biliyorsunuz toplumun kanayan bir yarasıdır bütünlüğün sağlanamaması. Maalesef ülkemizde sendikalaşma oranı yüzde 5 civarında. Geri kalan yüzde 95’i sendikasız, insan haklarına aykırı bir şekilde çalışıyor. İnsanlar geliyor bizi destekliyor. Burada bir şey kazanacaksak hep beraber kazanacağız. Biz kazanırsak birçok yer de kazanacak. Herkes bunun farkında. Şişecam grevinin Bakanlar Kurullu kararıyla yasaklanmasından sonra insanlar buraya daha çok geliyor. Çünkü örnek olarak görülüyor. Kale olarak görülüyor burası. Herkes grevden önce çok faklı bakıyordu. Grev itici geliyordu. Ama işin böyle olmadığını bunun bir sınıf dayanışması olduğunu, birlik olursak daha iyi yerlere geleceğimizi ve gücün bizde olduğunu gördük. Buradaki herkes bunu çevresine yayıyor. Güzel bir kazanım oldu bizim için. İnşallah buradaki kazanımı birçok insana aktaracağız.

Şemsettin: Öncelikle bizi desteklediğiniz için teşekkür ediyoruz. Burası bizim evimiz, ailemiz. Dışarı (greve) çıktığımız günden beri attığımız sloganlar da aynı: “Bu fabrika bizimdir bizim olacak!” Biz işçilerin güvence olarak bir kıdem bir ihbar tazminatı var. Bunun da daha yüksek tutulmasını istiyoruz. Çünkü yarın işten çıkarıldığında tek güvencesi o olacak. Bu konuda anlaşamadık. Biz son güne kadar çalıştık, üzerimize düşen görevi yaptık, sürecin sonuna kadar da bekledik. Yani biz greve çıkmadık, çıkarıldık. Bizi desteklediğiniz için tekrar teşekkür ediyoruz. Sonuna kadar mücadele edeceğiz.

Bu grev size neler kazandırdı, neler hissettirdi?

Şenel: Öncelikle ilk greve başladığımız günden beri bize destek veren UİD-DER’e teşekkür etmek istiyorum. Her zaman yanımızdalar bizden haber alıyorlar, haber yapıyorlar. Diğer arkadaşlara da bu anlamda haber veriyorlar. Emeğinize sağlık.

Bizlere ne kazandırdı? Biz sınıf olduğumuzu öğrendik. Önceleri bu bilinç arkadaşlarda çok azdı. Kimileri kendini sistemin dayattığı partilerde görüyordu. Ama onların çok faydası olmadığını gördüler burada. Biz işçiyiz ve bizim işçiden başka dostumuz yok. Biz işçi sınıfıyız. Hep beraber olursak, birlik ve beraberlik içinde olursak kazanabiliriz. Bu bilinç arkadaşlarda var. Şimdi çoğu diyor ki “Biz zamanında böyle böyle yapıyorduk, falanca partiye gidiyorduk. Alevi, Sunni, Kürt, Türk işçiler var aramızda, aslında bunların hiçbirinin önemi yokmuş. Bunlar bizi bölmek için dayatılan suni şeylermiş.” Biz, işçilerin birliğinde kardeşliğinde birleştik, dayanışmasında birleştik. İçerde aramızın iyi olmadığı fikir ayrılığı olan anlaşamadığımız arkadaşlarla kan ciğer olduk.  Burada herkes suyunu, ekmeğini, emeğini her şeyini paylaşıyor. Ve diyorum ki, hak verilmez alınır. Yaşasın sınıf dayanışması, işçilerin birliği.

Mahmut K.: Şunu çok rahat söyleyebiliyoruz: Bir aile kavramı. Evet, biz bir aileyiz. Gerçekten bir aileyiz, büyük bir aileyiz. Sözde değil ama özde bir aileyiz.

Patronlar da öyle söylüyor!

Mahmut K.: Benim gönderme yapmak istediğim adres belli. Biz bir aileyiz dedik. Ailenin ne demek olduğunu burada çok daha net gördük, anladık. Sanırım ne demek istediğimi herkes gayet iyi anlamıştır. Biz gerçek bir aileyiz diyorduk. O aileyi biz burada gördük. Umut ediyorum bu aile bundan sonraki aşamada da devam edecek. Hep birlikte o imzayı atacağız. Ve o aileyi gücümüz yettiğince bizden sonraki nesillere devredeceğiz. O aile hep devam edecek.

Aileden devam edelim. Derler ki grev mutfakta kırılır. Aileniz greve geliyor mu, size destek oluyor mu? Onları grevin bir parçası haline getirmek için neler yapıyorsunuz?

Mahmut K.: Zaten aileyi aile yapan aile bireyleridir. Aile bir tek fertten olmaz. Aile toplumu oluşturur. Benim çocuklarım da burada. En büyük destekçimiz onlar zaten. Onlar bize destek olmasa biz zaten bugün burada olamazdık. Ailelerimize teşekkür ediyoruz, size teşekkür ediyoruz. Bütün minibüs hattındaki arkadaşlara teşekkür ediyoruz. Bize destek veren mahalleli komşularımıza teşekkür ediyoruz.

Şenel:Ailelerin desteği konusunda bir anekdot anlatmak istiyorum. Eskiden eşime bir toplantım var gideceğim dediğimde, ne işin var derdi. Bugün kendi geldiğinde, ya falanca niye gelmiyor, bu niye gelmiyor, şu niye gelmiyor diye soruyor. Dedim ki “bak sen önceden şöyle derdin, şimdi ne diyorsun? Peki yarın böyle bir durum olduğunda sen dayanışma içinde olacak mısın?” Evet olacağım diyor.

Oktay G.:Türkiye gerçeğine baktığınız zaman, bütün aile ve özelikle kadınlar eşlerinin işsiz kalmasını istemezler. Böyle bir şey duyduğu zaman ilk başta çekinir. Burada bir ay belki çok şey kaybedeceğiz. Ama kazandığımızda çok şey kazanacağız. Bunu ailelerimize anlatıyoruz. Şu anda görüyorsunuz, ailelerin hepsi burada. Yoldan gelen geçen herkes ve komşularımız bize destek oluyor.

Ailelerinize bunu hissettirebilmeniz en büyük başarılarınızdan biri.

Şenel:Benim eşim işte çalışıyor. Her sabah benimle beraber yarım saat önce gelir, burada patronları karşılarız, ondan sonra onu eve uğurlarım. Akşamleyin iftarda yine buralarda oluruz.

İşçilerin mücadelesinin başarıya ulaşması için mücadelenin diğer işyerlerine de yayılması, sendikaların destek vermesi lazım. Sınıf dayanışmasını sağlamak için sendikanız neler yapıyor, diğer sendikalar dayanışma ziyaretleri örgütlüyorlar mı? Siz diğer fabrikalardaki işçilere ulaşmaya çalışıyor musunuz?

Oktay G.: Birçok sendika geldi. Bizim maddi beklentimiz yok. İnsanların gelip burada bulunması, gelip bir slogan atmaları, halimizi hatırımızı sorması bunlar bizim için yeterli. DİSK’e bağlı sendikalar, UİD-DER olarak siz sürekli yanımızdasınız. Çok teşekkür ediyoruz. Herkesin desteğini alıyoruz.

Şenel: Bizi şu ana kadar hiç yalnız bırakmadılar. EMEP, Evrensel grubu ilk günden geldiler. Dediler ki akşam duvara “Kimberly Clark işçisi yalnız değildir” yazacağız. Ailelerle birlikte geliyorlar. Akşamleyin Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği geldi. Greve çıkacak olan diğer sendikalı işçiler geliyor. Biz buradan neler öğrenebiliriz, neler yapabiliriz, siz nasıl başlattınız, nasıl başarıyorsunuz, diyorlar. Hepsi de bize güzel şeyler veriyor. Mücadele eden mutlaka kazanır. Çünkü bugüne kadar mücadeleyle kazanılmamış hiçbir şey yok.

Şemsettin: Biz greve çıkana kadar grev nedir, işçi dayanışması nedir, sendika nedir ben dâhil bunu bilmeyen birçok arkadaşlarımız vardı. Greve çıktığımızda işçilerin sıkıntısını, desteğini çok daha iyi anladık. Bazen arkadaşlarla aramızda konuşuyoruz, greve çıkan başka işçiler varsa desteğe gidelim diyoruz.

Uluslararası dayanışmayı sağlamak üzere neler yapıyorsunuz?

Oktay G.:Ön hazırlık olarak derseniz, bu maalesef bütün sendikalarda olan bir eksiklik. Bütünleşmenin daha iyi, organizasyonun daha planlı olması lazım. Siz de görüyorsunuz, bazı kanallar burada. Ama iktidara yakın TV kanalları burada değil. Bunun haricinde kendi çabamızla, sizin aracılığınızla, Ulusal Kanal, Hayat TV, İMC TV, belli başlı web sitelerinden… Bu şekilde sesimizi duyurumuzu yapıyoruz.

Grevinizi mücadelenizi başka işçilerin de görmesini, duymasını istiyoruz. Onlara iletmek istediğiniz son mesajlar nelerdir?

Şemsettin:Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için. Yaşasın sınıf dayanışması.

Üçüncü İşçi: Biz greve çıkan ve bu yolda mücadele eden bütün arkadaşlarımıza sonunda kadar destek veriyoruz, desteklerini de bekliyoruz.

Mahmut K.: Yaşasın sınıf dayanışması. Kutluyorum.

Şenel:Burada anladık ki işçinin işçiden başka dostu yok. Bugün izlediğimiz büyük kanallar, medya mücadelemize yer vermiyor. Bize destek veren işçiyi, emeği çok iyi idrak etmiş olan, işçinin yanında olan partiler ve örgütlere destek olalım. Kendi davamıza sahip çıkalım. Hangi sınıfta olduğumuzu, ne olduğumuzu bilelim. Emeğin gücü çok önemli. Biz burada emeğin ne kadar önemli bir güç olduğunu çok iyi öğrendik. Yaşasın sınıf dayanışması.

Dört kişilik bir başka işçi grubunun duyguları

Bu grevden neler öğrendiniz? Diğer işçi kardeşlerinize ne demek istersiniz? 

Mahmut D.: Bir olduğumuzu öğrendik, aile olduğumuzu öğrendik, hep beraber bir yerlere gelebileceğimizi öğrendik.

Zafer Z.: İşçi sınıfının ne kadar güçlü olduğunu öğrendik. Sendikanın ne kadar önemli olduğunu öğrendik. Bir aile olduğumuzu öğrendik. Mücadeleye devam edeceğiz.

Alperen K.: Şu zamana kadar sendika nedir bilmiyorduk. Benim ilk sendikalı hayatım ve ilk fabrika hayatım. Buradan diğer arkadaşlara hangi sendika olursa olsun bir an önce örgütlenmeleri gerektiğini söylemek istiyorum. Biz burada hakkımız savunuyoruz. Biz çalıştığımız yere düşman değiliz. Sonuçta burada biz ekmeğimizin peşindeyiz. Çoluğumuzun çocuğumuzun ekmeği bu. Biz ekmeğimiz için dışarı çıktık. Bu konuda desteklerini bekleriz.

İsmail K.: Bizim insanımız çok güçlü. Türkiye’deki yabancı firmalarda, alt firmalarda çalışan insanların hepsi bizim çalışan insanlarımız. Hepsi diğer dünya ülkelerine göre çok kabiliyetli ve çok güçlü. Biz hepimiz güçlüyüz. Sendikalı firmalarda çalışanların daha da güçlü olduğunu gördüm. Bunun için insanların örgütlenmesi lazım. Herkesin buna bir şey katması lazım.

6 Temmuz 2014






Grev ve Direnişler

Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this