Navigation

Buradasınız

Kimin Tarafındasın?

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 133
1929 yılında dünyada büyük bir ekonomik kriz patlak verdi. 1930’ların başı ABD’de buhran dolu yıllardı. Kriz, sanayi şehirlerini vurmuş, kentlerde işsizler ve evsizler ordusu yaratmıştı. ABD’li egemenler bir olmuş, sorumlusu oldukları krizin bedelini işçilere ödetmek ve onları buna razı etmek için saldırı başlatmışlardı. Amerika işçi sınıfı bu yıllarda krizin faturasını ödememek için destansı direnişler ve grevler gerçekleştirmişti.

1929 yılında dünyada büyük bir ekonomik kriz patlak verdi. 1930’ların başı ABD’de buhran dolu yıllardı. Kriz, sanayi şehirlerini vurmuş, kentlerde işsizler ve evsizler ordusu yaratmıştı. ABD’li egemenler bir olmuş, sorumlusu oldukları krizin bedelini işçilere ödetmek ve onları buna razı etmek için saldırı başlatmışlardı. Amerika işçi sınıfı bu yıllarda krizin faturasını ödememek için destansı direnişler ve grevler gerçekleştirmişti. Ülkenin dört bir tarafında başlayan direnişlere, grevlere maden işçileri de ortak olmuş, saflarını sıkılaştırmış, çetin bir mücadele içine girmişlerdi.

Bu direnişlerden biri de Kentucky eyaletinin Harlan kasabasında yaşanmıştı. 1931 yılında kasabadaki maden işletmesi işçilerin maaşlarını yüzde on oranında düşürmek istiyordu. Bunun üzerine işçiler Ulusal Maden İşçileri sendikasına üye oldular. Ancak birçok işçi kovuldu, tehdit edildi. Maden işletmesinin sahipleri silahlı çeteleri kiralayarak işçileri darp ettiriyor, hatta öldürtüyordu. Peşine düşülen işçilerden biri de sendikanın örgütçüsü olan Sam Reece idi. Başlarında kasabanın şerifi J.H. Blair olan eli silahlı haydutlar, Reece’in kapısına dayandılar ancak evde Sam Reece değil eşi Florence ve yedi çocuğu vardı. Patronun adamları evi alt üst ettiler ve tehditler savurup gittiler. Saldırının ardından Florence mutfaktan bir takvim yaprağı aldı ve arkasına “Which side are you on?” yani “Hangi Taraftasın?” isimli bir şiir yazdı. Bu şiir daha sonra maden işçileri arasında dillerden düşmeyen unutulmaz bir şarkıya dönüşecekti:

Gelin hepiniz, ey yoksul işçiler

Size güzel haberlerim var

O köklü ve güçlü sendikamız

Bizleri örgütlemeye geldi.

Hangi taraftansın?


Harlan Kasabasına gidersen

Yoktur orada tarafsız kimse

Ya sendikalı olacaksın

Ya da Şerif Blair’in haydutlarından

Başımızda nöbet tutmaları gerekliymiş

Çocuklarını eğitmek için

Lüks içinde yaşıyor onların çocukları

Bizimkiler sefalet içinde

Baylar, buna katlanabilir misiniz?

Söyleyin bana, nasıl katlanabilirsiniz?

Alçak bir grev kırıcı mı olacaksınız?

Adam gibi adam mı?


Babam bir madenciydi benim

Şimdi kara listelerde, işsiz

Sizinle olacak o işçi kardeşlerim

Mücadelemiz zafere ulaşıncaya kadar!

Kapitalist sistem, işçi sınıfının bir avuç asalak tarafından sömürülmesine dayanır. Bir avuç azınlık işçilerin ürettiği zenginliği gasp ederken, işçileri ve emekçileri açlığa, sefalete, yoksulluğa mahkûm eder. Sömürenlerin ve ezenlerin bir tarafta, sömürülenlerin ve ezilenlerin diğer tarafta olduğu bir sistemdir kapitalizm. Ellerindeki olanakları öyle güzel kullanırlar ki kendi sınıf çıkarlarını, tüm toplumun çıkarlarıymış gibi gösterirler. Ekonomik büyümeyle övünmemizi, gurur duymamızı isterler. Zenginliklerini paylaşmazlar ama ekonomik krizler yaşanınca bizlerden fedakârlık isterler. Kendi çıkarları için yürüttükleri savaşlarda ölenlere “vatan için öldü” derler. İş cinayetlerine, işçi ölümlerine “fıtrat” derler. Kendilerinden olmayanı, haksızlığa, zulme karşı duranı “terörist” ilan ederler. Milliyetçiliği, ırkçılığı, yabancı düşmanlığını kışkırtmayı, dini kendi çıkarları için kullanmayı asla ihmal etmezler. Bir gün dost dedikleri bir gün sonra düşman olur, çıkarları için. Kısacası kendileri gibi vicdanımızı, ahlâkımızı, toplumsal değerlerimizi hiçe sayıp yozlaşmamızı, onlara itaat etmemizi isterler.

Kardeşler, bugün tüm dünyada milyarlarca işçi, emekçi, yoksul acı çekiyor. Çektiğimiz bu acının ıstırabın nedeni de suçluları da ortada. Şarkıda da söylendiği gibi herkesin bir tarafı var. Biz işçilerin de bir tarafı var, patronların karşısında saf tutmamız gerek. Mücadele tarihimiz gösteriyor ki işçiler olarak sömürü düzenine karşı kendi sınıf saflarımızda örgütlü mücadele yürüttüğümüzde başarılı olmuşuz. Egemenlerin, patronlar sınıfının yalanlarına inanıp mücadeleden kaçtığımızda, bedelini çok ağır ödemişiz. Bizim hikâyemizin nasıl sonlanacağına kapitalistler değil biz karar vermeliyiz. Sızlanıp, şikâyet edip günü kurtarma derdine düşerek değil, tarafını seçerek. Bizim dostumuz da belli düşmanımız da!

24 Nisan 2019

Son Eklenenler

  • Petlas: Kırşehir’de bulunan Petlas’ın taşımacılık ve lojistiğini yapan Abdulkadir Özcan Otomotiv Lastik işçileri, DİSK’e bağlı Nakliyat-İş Sendikasına üye oldukları için işten atıldı. Petlas/AKO işçileri fabrika önünde...

  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR), “İşsizlikte Tırmanış Sürüyor!” başlıklı bir rapor yayınladı. TÜİK ve İŞKUR tarafından yayınlanan verilerin değerlendirildiği raporda, oldukça yakıcı gerçekler gözler önüne...
  • Çocuk yaşta işçiliğe başladım. İçimde duyduğum sadece aileme karşı bir sorumluluk duygusuydu. Çünkü babam ne kadar çok çalışsa da geçinmekte zorlanıyorduk. Neden böyle olduğunu bilmiyordum. Mahallemizdeki tüm komşularımız da aynı...

  • 15-16 Haziran 1970’de işçiler ayaktaydı… O dönemde tek vücut olabilen işçiler, giriştikleri şanlı mücadeleden hem alınlarının akıyla hem de gelecek işçi kuşaklarına miras bıraktıkları nice zengin deneyimle çıktılar. 15-16 Haziran Büyük İşçi...
  • Son zamanlarda öyle adaletsiz şeyler oluyor ki insanın kanı donuyor. Adaletin dibe vurduğu bir kaç olaydan bahsetmek istiyorum. 8 Temmuz 2018’de yaşanan tren faciasında 25 kişi yaşamını yitirmiş, yüzlerce yolcu yaralanmıştı. Faciaya ilişkin açılan...
  • Patronlar genellikle en temel işçi haklarını bilmediklerini ve ucuza çalışacaklarını düşünerek genç işçileri çalıştırmayı tercih ediyorlar. Akıllı telefon, medya, internet olanakları elimizin altında olmasına rağmen, sermaye düzeni işçilerin en...
  • Dünya genelinde 2 milyonun üzerinde işçi çalıştıran ve dünyanın en çok ciro yapan şirketleri arasında yer alan marketler zinciri Walmart’ın Şili’deki şubelerinde işçiler grevde! Yaklaşık 17 bin işçi, 10 Temmuz Çarşamba günü ücret artışı ve iş...
  • Bir havalimanı işçisi: Ben daha çocukken gelmişim UİD-DER’lilerin yanına, babam getirmiş... Babam etkinliği izlesin diye UİD-DER’liler bana bakarmış mesela… Sonra bir süre babamın iş koşullarından, yaşam koşullarından kaynaklı olarak gidemedik. Ben...
  • Ben Gebze’ye yakın bir mahallede yaşayan bir ev hanımıyım. Eşim metal işçisi. Biz emekçi kadınlar evimizde, yaşadığımız mahallemizde, çalıştığımız fabrikalarda pek çok sorunlarla karşılaşıyoruz. Ekonomik kriz biz ev hanımlarını da yakından...
  • Merhaba dostlar! Kimimiz öğrenciyiz, kimimiz işçi… Memleketlerimiz ayrı, cinsiyetlerimiz ayrı… Ama ortak bir paydamız var; bizler yolu UİD-DER’le kesişmiş gençleriz, işçi sınıfının gençleriyiz! Geçtiğimiz günlerde uidder.org’da çıkan “Emekçi...
  • İşten çıkmıştım, saat 8 civarıydı ve karnım iyice acıkmıştı. Akşam yemeğini daha fazla geciktirmek istemediğimden işlek bir E5 kenarı lokantasına girdim. Ana haber saati olduğundan kocaman televizyonun karşısındaki masaya yerleştim. Ağır ağır...
  • Şili’de öğretmenler çalışma koşullarının iyileştirilmesi talebiyle 3 Hazirandan bu yana grevdeler. Şili Öğretmenler Sendikasında örgütlü yaklaşık 80 bin öğretmenin grevine toplumun büyük bir kesimi de destek veriyor. İşçi ve emekçiler, öğretmenlerin...

UİD-DER Aylık Bülteni

Broşürlerimiz