UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Kobanê’den Elinizi Çekin! Ortadoğu’ya Barış, Tüm Ezilen Halklara ve İnançlara Özgürlük!

İşçilerin Birliği ve Halkların Kardeşliği İçin Mücadeleye!

İşçiler, emekçiler, kardeşler!

Kobanê’de kendi kaderine terk edilen Kürt halkıyla dayanışmak ve AKP hükümetinin sinsi tutumunu kınamak için yapılan eylemler tüm Türkiye’ye yayılmış durumda. Dün gece başta Kürt kentleri olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında öfke sokağa taştı. Protesto gösterilerinde 19 kişi yaşamını kaybetti. Polis, doğrudan göstericilerin üzerine ateş açarken, AKP eliyle örgütlenen sivil çeteler de polise eşlik etti. Kürt halkı ve onunla dayanışma içinde olan Türkiyeli işçi ve emekçiler üzerinde devlet terörü sürerken, AKP hükümeti Diyarbakır, Van, Batman, Siirt, Muş ve Mardin’de Perşembe sabahına kadar sokağa çıkma yasağı ilan etti. AKP hükümeti, haklı bir şekilde ayağa kalkan Kürt halkını susturmak istiyor.   

Türkiye geneline yayılan çatışmaların ve 19 kişinin yaşamını kaybetmesinin sorumlusu AKP hükümetidir. Çünkü tam üç haftadır IŞİD denen gözü dönmüş ve insanlıktan çıkmış katliamcı örgüt, Kürt halkının yaşadığı Rojava’nın Kobanê kantonuna saldırıyor. Bu caniler sürüsünün elinde, Irak ordusundan ele geçirdikleri son model tanklar ve diğer silahlar bulunuyor. Rojava’nın diğer bölgelerinden coğrafi olarak kopuk olan Kobanê çepeçevre sarılırken, on binlerce insan evini terk ederek perişan bir şekilde Türkiye’ye geçti. On binlerce insan ise hâlâ IŞİD saldırısı altında bulunuyor. Sınırın öte tarafındaki akrabaları ve kardeşleri katliam tehdidiyle karşı karşıyayken, Türkiyeli Kürtlerin sessiz kalmayacağı açıktı. IŞİD’in saldırılarına karşı Türkiye’deki Kürt halkı dayanışma için sınıra akın etti. Ancak AKP hükümeti, Türkiye’den Kobanê’ye yardım koridoru açılması talebini kabul etmezken, dayanışma için sınıra gidenlerin üzerine asker ve polisini sürdü. Kobanê’deki halkın IŞİD katliamıyla karşı karşıya gelmesi, içeride ise AKP eliyle uygulanan devlet terörü Kürt halkını isyan noktasına getirdi. Kürt halkının bu haklı öfkesini hazmedemeyen AKP’nin İçişleri Bakanı Efkan Alâ, yapılan gösterilere misliyle karşılık verileceğini açıkladı. Bu açıklamanın hemen arkasından polis peş peşe Kürt insanlarını katletmeye başladı. 

Kardeşler!

Kobanê ve Kürt halkı AKP hükümetinin umurunda değildir. Hükümet sözcülerinin tüm lafebeliği Kürt halkını oyalamaya dönüktür. AKP, gerçekte Kobanê’nin düşmesini istemektedir. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kobanê düştü düşüyor” diyerek adeta temennisini ilan etmiştir. AKP, Kürt halkının Rojava’da kendi kendini yönetmesini istememektedir. Bu nedenle AKP sözcüleri, Kobanê’de bir IŞİD katliamı tehlikesi söz konusuyken, bin dereden su getiren açıklamalar yapıyorlar. AKP sözcülerinin tüm açıklamaları, gerçekte IŞİD’in Kürt halkına tercih edildiğini gözler önüne seriyor. Unutmayalım ki IŞİD belasını Ortadoğu’daki halkların başına saranların başında AKP hükümeti gelmektedir. AKP hükümeti, bir taraftan başka ülkenin topraklarında gözümüz yok derken, öte taraftan Suriye’de Esad rejiminin düşmesi için doğrudan doğruya radikal İslamcı örgütleri silahlandırılmış ve harekete geçirmiştir. IŞİD de bunlardan biridir. ABD ve Avrupa ülkeleri Türkiye’ye baskı yapana kadar AKP hükümeti IŞİD’i beslemeye devam etmiştir. Vahşet sahneleri eşliğinde katliam yapan bu örgüte “öfkeli gençler” diyen Başbakan Davutoğlu’ndan başkası değildir.

Bir taraftan “barış”tan ve “çözüm süreci”nden dem vurmak ama öte taraftan Kürt halkının üzerine kurşun yağdırmak tam anlamıyla iki yüzlülüktür. Bu şekilde barışın gelmeyeceği çok açıktır. AKP’nin derdi halkların barış ve özgürlüğü değil, ne pahasına olursa olsun Ortadoğu’dan paylaşım kavgasından kazançlı çıkmaktır. Kobanê sarılmış ve Kürt halkı katliamla karşı karşıya gelmişken, “Önceliğimiz Suriye’de Esad rejiminin düşmesidir, gerekirse kara operasyonu yaparız” denmesinin anlamı budur. Türkiyeli işçi emekçiler, AKP’nin “Ortadoğu’da büyük ülke olma” hevesine karşı uyanık olmalıdırlar. Bu heves emperyalist bir hevestir, bu hevesin kurbanı işçiler ve emekçiler olacaktır. Kürt ve Türk işçiler, tüm kışkırtmalara ve AKP’nin savaş planlarına karşı ortak tutum almalıdırlar. Türkiyeli işçiler, şovenist kışkırtmalara gelmeden ve acılı Kürt halkının duygularını anlayarak ortak bir mücadele vermek için harekete geçmelidir.

Kardeşler!

Savaş tüm Ortadoğu’yu kasıp kavurmaktadır. Ortadoğu’daki savaşın sorumluları başta ABD ve Avrupalı emperyalistler olmak üzere Rusya, Çin, Türkiye, Suudi Arabistan ve İran’dır. Irak’ın işgal edilmesiyle başlayan süreç, Ortadoğu’yu içinden çıkılmaz bir savaş cehennemine dönüştürmüştür. IŞİD ve diğer radikal İslamcı örgütler bu cehennemin ürünüdür. Türkiye, Suudi Arabistan, İran, ABD, Rusya, Çin ve Avrupalı emperyalistler kendi çıkarları için IŞİD ve diğer İslamcı örgütleri kullanıyorlar.

Savaş belâsını Ortadoğu’nun ve Kürt halkının başına saran ABD ve emperyalist güçler, şimdi IŞİD canisi Kürt halkını katletmeye başladığında kurtarıcı olarak sahneye çıkıyorlar. Savaşın sorumlusu onlar, ama kurtarıcı da onlar! Bu oyuna izin vermeyelim! Bu savaşın ne zaman biteceği belli değildir. ABD sözcülerinin çıkıp “IŞİD’le savaş 40 yıl sürer” demelerinin anlamı budur. Bu savaşın amacı Ortadoğu’nun yeniden paylaşılmasıdır. Ortadoğu’daki enerji yataklarının ve pazarların kontrol altına alınması savaşıdır.

Bu savaşı ancak kapitalist sömürü sisteminden ve haksız savaşlardan çıkarı olmayan işçi sınıfı durdurabilir. Tüm Ortadoğu ülkelerinin işçileri aynı sınıfın parçaları olarak bir araya gelmeli, birleşmeli, kardeşlik bağlarını güçlendirmeli, emperyalist savaşa, mezhepçi kışkırtmalara, milliyetçi saldırganlığa ve sömürüye karşı mücadele vermelidirler. Bu mücadele savaşların sorumlusu olan kapitalizmi yıkmayı hedeflemelidir. Kapitalizmi alaşağı eden Ortadoğu işçi sınıfı, kendi iktidarını kurarak savaşların, sömürünün, ulusal ve mezhepçi ayrımların olmadığı sosyalist bir dünyanın kapılarını açabilecektir.

8 Ekim 2014






Bildiriler

Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this