UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Milletin Değil Sermayenin Hizmetkârısınız!

Güneşli’den bir işçi

Elindeki bütün olanakları işçi emekçileri kandırmak ve peşine takmak için seferber eden hükümet, her fırsatta “milletin hizmetkârıyız, mazlumun yanındayız, yoksulun yanındayız” diyerek asıl niyetini gizlemeye çalışıyor.

Başta işyerleri olmak üzere hayatın her alanında başlıca gündem seçimler… Bu seçimlerin diğerlerine göre çok daha fazla konuşulması ve gündem olmasının içinden geçtiğimiz dönemle çok yakından ilgisi var. Başta ekonomik krizin sonuçlarının çok ağır hissedilmesi, sürekli bir savaş, kutuplaşma ve belirsizliğin olması toplumda seçimleri başlıca gündem maddesi yapıyor. Öyle ki Galatasaray bile sessiz sedasız şampiyon oldu. AKP dört bir koldan biz işçi emekçilere seslenerek “büyük ülke olacağız, güçlü ülke olacağız” diyerek seçimlerde hükümeti desteklememizi, böylece tek adam rejimine evet dememizi istiyor. Peki, biz işçiler, geçmişte mücadele ederek kazandığımız hakları gasp eden, bizleri yoksulluğa mahkûm eden, haklarımızı büyütmek için yaptığımız grevleri yasaklayarak bizi patronlar karşısında güçsüz duruma düşüren bu rejime evet demeli miyiz? Bunun cevabını birlikte verelim.

Onlar yoksulun yanındayız dedikçe dolar milyarderin sayısı artıyor. Milletin hizmetkârıyız dedikçe bir grev daha yasaklanıyor. Mazlumun yanındayız dedikçe hakkını arayan bir işçi ya azarlanıyor ya da tekmeleniyor.

Elindeki bütün olanakları işçi emekçileri kandırmak ve peşine takmak için seferber eden hükümet, her fırsatta “milletin hizmetkârıyız, mazlumun yanındayız, yoksulun yanındayız” diyerek asıl niyetini gizlemeye çalışıyor. Onlar yoksulun yanındayız dedikçe dolar milyarderin sayısı artıyor. Milletin hizmetkârıyız dedikçe bir grev daha yasaklanıyor. Mazlumun yanındayız dedikçe hakkını arayan bir işçi ya azarlanıyor ya da tekmeleniyor. Her alanda katmerleşerek büyüyen sorunların işçi emekçileri kitlesel bir mücadeleye sevk etmesinden korkan hükümet, hamaset nutuklarıyla, yalanlar ile bu sorunların üstünü örterek işçi emekçileri kandırmaya çalışıyor. Tek dertleri iktidarda kalmak ve patronları zengin etmektir. AKP hükümeti bu niyetini gizlemiyor da. Erdoğan’ın katıldığı bir toplantıda patronlara şöyle seslenmişti: “Biz OHAL’i niçin kullanıyoruz? Grevleri yasaklamak için kullanıyoruz. Bir yerde grev tehdidi oldu mu OHAL’den istifade edip oradaki grevi yasaklıyoruz. Neden? İş dünyamız rahatsız olmasın diye.” Yine hükümete yakın bir işveren örgütü olan TOBB’un başkanı Hisarcıklıoğlu ise geçmişte işçilerin açtıkları davaların %99’unu kazandıklarını, ama hükümetin çıkardığı arabuluculuk ve benzeri yasalarla bu durumun değiştiğini söyleyerek, hükümetin aslında kimin hizmetkârı olduğunu gösteriyor.

Evet kardeşler. Her geçen gün daha fazla yoksullaşıyoruz. Grevlerimiz yasaklanıyor ve haklarımız elimizden alınarak patronlara dikensiz gül bahçesi yaratılıyor. Bunları yapan AKP hükümeti, bütün bu haksızlıkları kalıcı hale getirmek için seçimlerde tek adam rejimine “evet” dememizi istiyor. Bize bu hayatı reva görenlere cevabımız HAYIR olmalıdır. İşçiler olarak tek adam rejimine HAYIR demeli ve sorunlarımızın çözümü için bir araya gelerek mücadele etmeliyiz.

7 Haziran 2018






Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this