UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Ne Gelir Elden?

Ekim 2014, No:79

Patronlar şuna inanmamızı istiyorlar: Her koyun kendi bacağından asılır, her bireyin hayatının değişmesi şahsi çabasına bağlıdır. İnanmamızı istedikleri budur. İşçileri, birleşmekten ve kurtuluşa giden yolu hep birlikte açmaktan uzak tutacak ne kadar yanlış fikir varsa zihnimize işlemeye çalışıyorlar.


Fabrika önünde İşçi Dayanışması bültenimizi dağıtırken karşılaştığımız işçi arkadaş! Yorgun düşmüş, omuzları aşağı çökmüş işçi arkadaş, sana sesleniyoruz. İşçi mahallelerinde, geçitlerde, meydanlarda işçileri birliğe çağıran kampanyalarımızı tanıtırken eve varma telaşıyla yanımızdan geçip giden işçi arkadaş, sözümüz sana! Bültenimizi uzattığımızda “o bülteni alsam ne olacak? Okusam ne değişecek? Ne gelir elden?” diyen kardeşlerimiz!

“Sömürülüyoruz; kanımızı emiyorlar; sırtımızdan zengin oluyorlar; iş cinayetlerinde canımızı alıyorlar; hakkımızı yiyorlar; üstelik bizi adam yerine bile koymuyorlar” dediğimizde; bazen içinden, bazen açıkça “Ne gelir elden? Böyle gelmiş böyle gider!” diyorsun. Umutsuzluğunu, çaresizliğini ve yalnızlığını dile getiriyorsun. Kendine de başkalarına da güvenemiyorsun.

İşyerinde hakkını arayamıyorsun. İşten çıkarılmaktan, evine ekmek götürememekten, ailene karşı sorumluluğunu yerine getirememekten korkuyorsun. Haklısın. Tek başına kaldığın sürece bir hiç olacaksın. Diğer işçilerle birlik olmadığın sürece hiçbir şey yapamazsın. Birlik olmadığın sürece patronlar seni adam yerine bile koymayacaklar. Peki, işçilerin birlik olduğunda ne kadar büyük bir güç haline geldiğini biliyor musun?

Dünya biz işçilerin ellerinin üzerinde yükseliyor. Yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz her şey bizim elimizden çıkıyor. Makineleri işleten biz işçileriz. Koca binalar, yollar, köprüler bizim emeğimizin ortak ürünü. Şu gök kubbenin altındaki tüm zenginliği, tüm ihtişamı biz işçiler üretiyoruz. Eğer işçiler olmazsa hiçbir şey üretilemez, hayat tümüyle durur. O patronların koca fabrikaları bomboş kalır ve çürür. İşçilerin gücü, bizim gücümüz, üretmekten gelir. Ama biz işçiler örgütlenmediğimiz sürece bu gücümüz ortaya çıkamaz. Üretimi tek başımıza yapmıyoruz ki hakkımızı da tek başına arayalım. Üretim işçilerin ortak emeği sayesinde gerçekleşiyor. Ne kadar çok çalışırsak çalışalım tek başımıza kaldığımız sürece güçsüz, umutsuz ve çaresiz olacağız. Gücümüzün farkına bile varamayacağız. Patronlar, işçiler birlik olmasın, güçlerinin farkına varmasın diye ellerinden geleni yapıyor. Sömürü düzeni işçileri bölüp parçalıyor. Patronlar işçilerin kendi gücünün farkına varmasını ve birlik olup hakkını aramasını asla istemez.

Patronlar şuna inanmamızı istiyorlar: Her koyun kendi bacağından asılır, her bireyin hayatının değişmesi şahsi çabasına bağlıdır. İnanmamızı istedikleri budur. İşçileri, birleşmekten ve kurtuluşa giden yolu hep birlikte açmaktan uzak tutacak ne kadar yanlış fikir varsa zihnimize işlemeye çalışıyorlar. Biz koyun değiliz, insanız. Birlik olmayı başarabiliriz. İşçilerin küçük bir kısmı bile birlik olabildiğinde neler yapabileceklerini görüyorlar. İşçi arkadaşlarımız bir işyerinde bile bir araya gelebildiklerinde hayatlarında çok şey değişiyor. Patronlarla toplu pazarlık gücü kazanan işçilerin ücretleri yükseliyor, iş saatleri kısalıyor ve bir nebze de olsa düzene giriyor. Birlik olan işçiler daha sağlam bir iş güvencesi elde ediyorlar. Örgütlenen işçinin işten atılması, patronların iki dudağının arasında olmaz. Birlik olabilen işçiler daha fazla iş güvenliği önlemlerinin alınmasını sağlar. İşyerinde patronların, müdürlerin ya da şeflerin hakaretleri ve kibirli tavırları son bulmaya, işçi ise onurunu ve saygınlığını kazanmaya başlar.

Boynunu büküp “hiçbir şey değişmiyor, elden ne gelir” demeye devam mı edeceksin? Kendi emeğine, onuruna ve geleceğine sahip çıkmak için adım mı atacaksın? Temel soru budur. Tüm işçi kardeşlerimiz bu soruları kendine sormalı ve düşünmelidir. Emeğimize ve yaşamımıza sahip çıkamadığımız sürece, gece gündüz çalışsak da kendimiz ve sevdiklerimiz için daha iyi bir hayata sahip olamayız, olamıyoruz.

Biz birlik olduğumuzda ve üretimden gelen gücümüzü kullanmayı başardığımızda ne yoksulluk kalacak, ne sömürü! Ne işsizlik, ne çaresizlik! Sana kendi gücünden, sınıfının gücünden başka bir şey vaat etmiyoruz. Patronların yalanlarına değil örgütlü işçi sınıfının gücüne inanıyoruz. İşçi sınıfının mücadelesi paranın saltanatına, sermayenin egemenliğine karşıdır. İşçi sınıfının kavgası zenginliği değil alın terini ve emeği yüceltir.

Hak aramanın, onurunu korumanın, sömürüye karşı çıkmanın, geleceğe dair en güzel umutların kaynağı ve taşıyıcısı örgütlü işçi sınıfıdır. UİD-DER’de birbirine, sınıfına, mücadelesine sahip çıkan işçiler seni çağırıyor! Seni, seninle aynı kaderi paylaşan emekçilerle, sınıf kardeşlerinle dayanışmaya ve birlik olmaya, örgütlenmeye davet ediyoruz.

15 Ekim 2014


sonraki...
UİD-DER Farkı




Son Eklenenler

  • gulsan-cam-iscileri-img_20181112.jpg
    Gülsan Group’a bağlı fabrikada Ramazan Bayramından itibaren ücretleri düzenli ödenmeyen işçiler, 23 Ekimde üretimi durdurarak fabrika yöneticileriyle görüştüler. Ücretlerinin ödeneceği sözü verilen...
  • students-protests-colombia.jpg
    Hükümetin katma değer vergisini (KDV) yükseltme ve vergi dışı bırakılan kimi ürünleri vergilendirme kararının ardından Kolombiya Eğitim İşçileri Federasyonu (Fecode) ve Üniter İşçi Sendikasının (CUT...
  • hastane-acil-kalabalik.jpg
    Hastanede doktor, hemşire, fizyoterapist, temizlikçi, hasta bakıcı, tıbbi sekreter, güvenlikçi, hasta ve hasta yakınlarından duyup dinlediklerim sağlığımızla nasıl oynandığını ve uyuyup uyanana kadar...
  • alisveris-cilginligi.jpg
    Fabrikada yemek saatinde yemeğimizi yerken hükümetin krizin etkilerini “azaltmak” için aldığını söylediği önlemler aklıma geldi. UİD-DER’in internet sitesindeki “Havyar da mı Yemeyelim” yazısını...
  • emekci-kadinlar.jpg
    Ekonomik kriz büyüdükçe işçilerin, emekçilerin yaşamını daha fazla zorlaştırıyor. Küçük esnafından işçisine, eğitim emekçisinden kendi hesabına çalışan emekçiye kadar her evde krizin yarattığı...
  • somali-isciler-isten-atildi.jpg
    Ekonomik krizin etkileri her geçen gün biz işçiler tarafından çok daha derinden hissediliyor. Gıdadan temizlik maddelerine, giyimden ev eşyasına her şeye zam üstüne zam geliyor. Enflasyon karşısında...
  • kres.jpg
    Merhaba dostlar, ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. İşyerimizde kreş olmadığı için, arkadaşlar çocuklarını ya tanıdıkları birine bırakıyorlar ya da özel kreşlere gönderiyorlar....
  • dogan-gunes.JPG
    Masamız balkonda/ Masada iki kâse çorbamız/ Karşımda karım/ Karımın gözleri çimen yeşili/ Çimen yeşili gözler kederli/ Kederimiz karşı balkondaki iki aç bebeden/ Paylaştık yoksul soframızı iki bebe,...
  • bulasikci.jpg
    Geçenlerde Kadıköy’e sendikama gideyim dedim. Ama sendikamız o gün erken kapanmış. Sekreterimiz de çıkmış. Oraya gitmek için de biraz aceleyle yürümüştüm. Geri dönüp yürüyecek gücü bulamadım. Bir...
  • yoksulluk-artiyor.jpg
    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesi görüşmeleri, bir önceki gün Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda yapıldı. Görüşme sırasında ortaya konulan veriler, yoksulluğun ne kadar yayıldığını...
  • cevre-sorunu-.jpg
    Soluduğumuz hava; gaz, su buharı, toz ve kimyasal bileşiklerden oluşan bir karışımdır. Nefes aldığımızda içimize çektiğimiz hava ile bu karışımı ve partikülleri vücudumuza almış oluruz. Vücudumuzun...
  • makro-iscileri-1.jpg
    Ödenmeyen kıdem tazminatları için aylardır mücadele eden Makro/Uyum Marketleri işçileri kazandı! Yaklaşık 7 aydır gasp edilen hakları için direnen işçilerin verdiği mücadele, birleşen ve patronların...
  • milli-ezberci-egitim.png
    Kerem’e sordum; ne olmak istiyorsun? “Muhasebeci olacağım” dedi. “Peki, neden muhasebeci olmak istiyorsun?” “Abla, para kazanabileceğim başka meslek mi var? Baksana herkes işsiz” diye cevapladı. “...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this