UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Öğretmenim İntihar Etme, BİRLEŞ!

Sefaköy’den UİD-DER’li Öğretmenler

Geçtiğimiz haftalarda 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlamaları yapıldı. Çocuklarımız ellerinde çiçekleriyle okullarına gelip öğretmenlerine sıcak ve içten sevgilerini ilettiler. Biz UİD-DER’li öğretmenler de diğer öğretmen kardeşlerimizden farklı düşünmüyoruz. Hepimiz ister söyleyelim ister söylemeyelim şunun farkındayız; 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün tek sahici yanı öğrencilerimizin gözlerimize bakan sıcak gülümsemeleridir.

24 Kasım bu sıcak gülümsemeler dışında tam bir yalan ve fiyaskodur. Bu büyük gerçek tüm eğitim emekçilerinin maruz kaldığı, şahit olduğu ve maalesef öğrencilerimiz dışında herkesin çok da iyi bildiği sıkıntılarımızdan kaynaklanıyor. Özellikle OHAL döneminde kamu emekçilerine yapılan baskı ve itibarsızlaştırma hamleleri herkesçe bilinmektedir. Biz tarih bilinciyle öğrenen UİD-DER’li öğretmenler, Türkiye’de baskı dönemlerinde öğretmenlerin başına neler geldiğini çok iyi biliyoruz.

12 Mart 1971 darbesinin hemen ardından genel başkanı Fakir Baykurt olan Türkiye Öğretmenler Sendikasının (TÖS) yöneticileri ve hemen hemen tümü de TÖS üyesi 3600 öğretmen ve eğitimci gözaltına alındı. Bunların bir bölümü tutuklandı. Askeri savcılık “214 sanıklı TÖS davası”nı başlattı. TÖS’ün tüm varlıklarına el konulmaya çalışıldı. TÖS’ten sonra yine mücadeleci öğretmenlerin kurduğu (Türkiye Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği) TÖBDER’li 37 eğitim emekçisi faili meçhul bir şekilde katledildi. 1980 darbesiyle TÖBDER’i ve öğretmenleri terörle yaftalayıp öğretmenlerin birliği olan bu derneği kapattılar. TÖBDER’li binlerce öğretmeni hapishanelere tıktılar, işten attılar.

Maalesef günümüzde de durum hiç iç açıcı değil. OHAL ilan edilmesinden bu yana öğretmenler yine hedef tahtasına oturtulmuş durumda. İhraç edilen 113 bin 440 kamu görevlisinden 40 bin 260’ı, yani %36’sı MEB ve yükseköğretim kurumlarında eğitim emekçisiydi. Egemenler tarafından görevlerinden hukuksuzca alınan öğretmenlere karşı yapılan haksızlıklar bir yana, öğretmenleri itibarsızlaştırma faaliyetleri de son hızla devam ediyor. Yıllardır iktidardakiler tarafından dillendirilen “öğretmenler çalışmıyor”, “öğretmenler çok tatil yapıyor”, “öğretmenler dersleri iyi anlatmıyor” denilerek sadece mesleğimize değil, kişilik haklarımıza da saldırılıyor. Bunun sonucunda kimi zaman şiddete, kimi zaman da yeni kısıtlama ve baskılara maruz kalıyoruz. Tüm karalama, yıpratma faaliyetlerine rağmen Türkiye’de öğretmenlere duyulan güvenin eğitim sistemine duyulan güvenin üzerinde olduğu biliniyor. Yapılan araştırmalara göre öğretmenlere duyulan güven 10 üzerinden yaklaşık 6,5 iken, eğitim sistemine duyulan güvenin yaklaşık 4,5 oranında kaldığı görülüyor.[*]

Biz öğretmenlerin yüzde 80’i borçlu yaşamak zorunda bırakılırken, en az üçte ikimiz geçinebilmek için ek iş yapmak zorunda kalıyoruz. Ücretlerimiz enflasyon karşısında eridikçe eriyor. Siyasi iktidar kaşıkla verdiği maaş zamlarının daha fazlasını kepçeyle geri alıyor. Eğitim-öğretim sürecinin emektarları olan yardımcı hizmetliler ve memurların durumu ise çok daha vahim. Atanamayan öğretmenlerin durumu ise herkesçe malum! Milli Eğitim Bakanlığı’nın resmi verilerine göre ataması yapılmayan öğretmen sayısı 438 bine ulaşmıştır. Son 10 yılda açılan üniversitelerle birlikte her yıl yaklaşık 70 bin öğretmen de üniversitelerden mezun olmaktadır. Ataması yapılmadığı için intihar eden öğretmenler artık haber konusu bile olmamaktadır. Çıkışsızlık içine giren öğretmen kardeşlerimiz bunalım, stres ve travma yaratan yaşam koşullarına tepki olarak maalesef intihara sürüklenmektedir. Bununla ilgili en çarpıcı örneklerden bir tanesi geçtiğimiz günlerde yaşandı ve intihar eden öğretmen kardeşimizin cebinden sadece 6 lira çıktı.

Meslektaşlarımızın intihara sürüklenmesi, travmalar yaşaması kimlerin suçu? Siyasal ortamın toplumda nasıl bir çıkışsızlık yarattığı açık! Bize düşen görev, eğitim işçileri olarak sistemden ve doğurduğu çözümsüzlüklerden kurtulmak. Yalnız değiliz, birleşerek çözümsüzlüğe kapıldığımız bu rezil durumdan kurtulabiliriz. Yeter ki meslektaşlarımızla, sınıf kardeşlerimizle dayanışalım. Sürekli rekabet halinde olmamız istenen bir çalışma biçimini kabul etmeyip örgütlenelim, bilinçlenelim. Biz UİD-DER’li öğretmenler olarak sınıf kardeşlerimizle dayanışmaktan ve sınıfımızın saflarında mücadele etmekten yanayız. Gücümüz örgütlülüğümüzdür!


[*] UNESCO 2016 Küresel Eğitim İzleme Raporu.

8 Aralık 2017






Son Eklenenler

  • french-railway-workers-2018.jpg
    Cezayirli doktorlar yedi aydır direniyor. Çalışma şartlarının iyileştirilmesini ve zorunlu kamu görevinin kaldırılmasını isteyen asistan doktorlar, yedi aydır mücadele ediyorlar. Bu eylem Cezayir...
  • emekci-kadinlar-mucadelede-onde_20140501_278.jpg
    Kardeşler bir kadın işçi olarak hükümetin kadın politikaları beni öfkelendiriyor. Kendimi şanslı hissediyorum, çünkü bu mektubu yazarken binlerce kadının sesine ses olduğuma inanıyorum. Her gün bir...
  • hayirda-hayir-var.png
    Hangi kanalı açarsak hep seçimle ilgili konuşmalar yapılıyor. Ne hikmetse kanallar sanki seçimde tek aday Recep Tayyip Erdoğan’mış gibi yanlı haber yapıyorlar. AKP hükümeti kimseden farklı seslerin...
  • patates-sogan-haziran-2018.jpg
    24 Haziran seçimlerine az bir zaman kala fabrikadaki kadın arkadaşlarla sohbet ettik. Bu sohbetlerden birini sizlerle paylaşayım. Konu ekonomik krizden açıldı. Arkadaşlardan biri alım gücünün...
  • kadincinayetleri_yuruyus.jpg
    Yayınladığı seçim manifestosuyla emekçi kadınlardan da oy isteyen AKP, 16 yıllık iktidarı boyunca kadınlara yönelik birçok olumlu düzenlemeyi hayata geçirdiğini iddia ediyor. Oysa biz emekçi...
  • iett-yolculari.jpg
    Gebze İstasyon’da oturanlar bilir 17B otobüsünü. Her zaman böyle tıklım tıkış mıdır bilmem ama bayramda oldukça “samimi” yolculuklar yapıldığına ben de tanık oldum. İstanbul’a gitmek için yola çıktım...
  • rifat-hisarciklioglu.jpg
    Malum seçime az kaldı. Hepimiz seçimleri konuşuyoruz. İşçiler kendileri için en iyisi olsun isterken, mevcut iktidar patronlar için en iyisi olsun diye uğraşıyor. Taşeron çalışan sayısı AKP iktidarı...
  • sogan-kuru-7-lira.jpg
    Hepimizin bizzat tanık olduğu üzere hayat pahalılığı her geçen gün artıyor. Ekonomik kriz derinleşirken, Türkiye’de de bunun yansımasına her gün daha yakından şahit oluyoruz. Bizim gibi işçi ve...
  • yetti-gari-tamam.jpg
    Bugüne kadarki seçimlerden çok farklı olacak olan seçimlere sayılı saatler kaldı. Daha evvelki seçimler ister zamanında yapılsın, ister erkene alınsın, seçimler biter bitmez seçilenler bir daha...
  • patronlar-ister-akp-yapar.jpg
    Şimdiye kadar vaatleriyle işçi emekçileri kandırıp oy toplayan AKP hükümeti tabi ki verdiği sözleri yerine getirmedi. Verdiği sözleri yerine getirmemesi yetmiyormuş gibi üstüne bir de çıkardığı...
  • akhisar (6).jpg
    Soma Katliamı davasının 22. duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 3 gün devam eden duruşmanın ardından 5’i tutuklu 51 kişinin yargılandığı dava 27 Hazirana ertelendi. Duruşma öncesinde...
  • flormar-20180622.jpg
    Sendikalaştıkları için işten atılan ve fabrika önünde direnişe başlayan Flormar işçileri, direnişlerinde 38’inci gününü geride bıraktılar. Fabrika önünde direnişlerini sürdüren işçiler, çeşitli...
  • tamam-diyoruz.png
    Ben bir metal işçisiyim. OHAL bahane edilerek her fırsatta biz işçilerin, özellikle de metal işçilerinin grevleri yasaklanıyor. Bir de utanmadan, pervasızca çıkıp patron örgütlerine OHAL’i...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this