UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

O’nsuz

İşçilerin, emekçilerin, ezilenlerin, horlananların, acı çektirilenlerin, sıradan ve bizden olanların kendileri de, hayalleri de, isyanları da, hikâyeleri de çok kez beyaz perdede yok sayılır, anlatılmaz. Sinema genellikle kralların, âşıkların, ünlülerin, kanun kaçaklarının, politikacıların, maceraperestlerin, dövüşçülerin hikâyelerini anlatmayı tercih eder. Popüler olanı, para getirecek olanı, yaşamını acı içinde geçiren insanları uyuşturacak olanı beyaz perdeye taşır. Ama emekçi sınıfların saflarından çıkan, alın teri dökerek geçinen, sanatıyla ezilenlerin sesi olmaya çalışan sinemacılar da vardır. O sinemacıların filmleri ezilenlerin acılarını geleceğin güzel günlerinin harcı yapar. Tıpkı Ufuk Erden’in O’nsuz filmi gibi.

Genç bir emekçi ve sinemacı olan Ufuk Erden’in O’nsuz adlı belgesel filmi UİD-DER’lilerle buluştu. Proletar Yapım’ın filmi O’nsuz, evlatlarını kaybettikleri için kanayan 7 yüreği, 7 anneyi anlatıyor. Sessizce. Filmin afişinde Victor Hugo’nun şu sözleri yer alıyor: “Çocuğunu kaybeden bir anne için her gün ilk gündür; bu ıstırap ihtiyarlamaz.” Ani Balıkçı, Gülsüm Çolak, Emel Korkmaz, Hüsniye Koyuncu, Yeter Sivri, Leyla Encü ve Dilşah Özgen’in ıstırapları da ihtiyarlamıyor. Geri dönmeyeceğini bile bile sofraya oğlu için de bir tabak koyan Emel Anne; geride iki minicik çocuk ve 21 yaşında dul bir eş bırakan madenci oğlunun kaybına henüz alışamayan Gülsüm Anne; gözleri Roboski’nin dağlarına dalıp giden Leyla Anne, beyaz başörtüsüyle hepimizin Barış Annesi Dilşah Anne; radyasyonun soldurduğu gencecik, türkü dolu bir yüreğe can veren Hüsniye Anne; gözleri kızlarının semah dönerken çekilmiş fotoğraflarına asılı kalan Yeter Anne, dedeleri de oğlu da 24 Nisanda katledilen Ani Anne… O’nsuz kalanlar… Onlar katledilen evlatları için aynı acıyı yaşıyor, aynı sessiz çığlıkla kulaklarımızı sağır ediyor. Bir daha hiçbir annenin evladı katledilmesin diye, bir daha hiçbir anne o’nsuz kalmasın diye bağırlarına taş basarak ayağa kalkıyor ve mücadele ediyorlar.

Film, izleyenleri annelerin kâbuslu uykularına, yoksul sofralarına, evlatlarıyla hasret gidermek için sığındıkları kuytulara, mezarlara götürüyor. Ama daha da önemlisi annelerin nasıl ayakta kaldıklarına, mücadelelerini nasıl kararlılıkla sürdürdüklerine tanık olmamızı istiyor.

Filmin izlenmesinin ardından UİD-DER’liler Yönetmen Ufuk Erden’le yaptıkları söyleşide duygularını dile getirdiler. Filmin yapım süreci ile ilgili sorular sordular, emekleri için Erden’e ve ekibine teşekkür ettiler. UİD-DER’lilere annelerin selamlarını ileten Erden ise tüm zorluklara rağmen filmi izleyici ile buluşturmak için mücadeleye devam edeceğini dile getirdi.

31 Ekim 2016






Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this