UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Patronların Tatlı Kâr Kaynağı: Çocuk İşçiler

Kasım 2010, No: 32

Kimi zaman mendil ya da su satarken, kimi zaman bir oto tamir atölyesinde çalışırken, kimi zaman da ayakkabı boyarken görürüz küçücük çocukları. Bunlar hemen her gün gördüklerimiz. Ama tekstilden metale, tarladan maden ocaklarına kadar daha görmediğimiz pek çok yerde çocuk işçiler çalışıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2006 yılında yayınlanan verilerine göre Türkiye’de 1 milyona yakın çocuk işçi var. Aslında gerçek rakamlar bunun çok üzerinde. Üstelik çalışan çocukların çok büyük bir kısmı kayıt dışı istihdam ediliyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2004 yılında yürürlüğe giren çocuk ve genç işçilerin çalıştırılması usul ve esasları hakkında yönetmeliğine göre, çocukların hangi yaşta ne tür işlerde çalıştırılabileceği belirlenmiş durumda. Bu yönetmeliğe göre 14 yaşın altında çocuk işçi çalıştırmak yasak. 14 yaşındaki çocukların çalışabileceği işler de tanımlanmış yönetmelikte. Buna göre, 14 yaşını bitirmiş ama 15 yaşını doldurmamış çocuk işçiler, yardımcı büro işleri, düşme ve yaralanma riski olmayan meyve sebze toplayıcılığı, satış ve paketleme gibi hafif işlerde çalıştırılabilirler. Bu çocuklar şayet okula gidiyorlarsa günde iki saatten fazla, okulu bitirmiş iseler günde 7 saat ve haftada 35 saatten fazla çalıştırılamazlar. 15 yaşını tamamlamış ancak 18 yaşını tamamlamamış işçiler ise günde 8 saat ve haftada 40 saatten fazla çalışamazlar. Ayrıca 18 yaşını doldurmamış işçilerin ağır ve tehlikeli işlerde, gece vardiyalarında, sürekli ayakta çalışmayı gerektiren işlerde çalıştırılmaları yasak.

Yasalar bunları söylüyor, peki gerçekte Türkiye’de durum ne? Örneğin, Zonguldak’ta özel bir maden ocağında meydana gelen iş kazasında 17 yaşında gencecik bir işçi hayatını kaybetmişti. Oysa maden işkolunda 20 yaş altında işçi çalıştırmak tehlikeli, 18 yaş altında işçi çalıştırmak ise yasak. Tekstil atölyelerinde çocuk işçi çalıştırılması çok yaygın. Küçücük çocuklar bırakın günde 7 saat çalışmayı 12-14 saat çalışıyorlar, asgari ücret bile alamıyorlar. Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de hakarete, hatta dayağa maruz kalıyorlar. Oto tamir atölyelerinde küçücük bedenlerinin kaldırabileceğinden çok daha yüksek bir tempoda çalışmaya zorlanıyorlar. Okullar kapandığında dilediğince oyun oynamak yerine tarlaya, çapaya giden yüz binlerce çocuk var.

Söz konusu olan patronların dizginsiz sömürüsü olunca bütün dünyada çocuklar bu sömürüden nasibini alıyor. Örneğin Afrika’da altın madenlerinde binlerce çocuk çalıştırılıyor. Bu çocukların arasında 4 yaşında bile olanlar var. Çocukların çalışırken temas ettikleri civa uzun vadede beyinde ölümcül hasarlar oluşturuyor. Tümör, körlük, böbrek hastalığı ve konuşma bozukluğuna da neden oluyor. Ama bu çocuklar açlıktan ölmemek için (günde en fazla 2 dolar alıyorlar) yavaş yavaş ölmeyi tercih etmek zorunda bırakılıyorlar. Hindistan’da ise futbol topu dikiminde çalışan en az 10 bin çocuk var. Bir çocuğun ortalama 4 saatini alan bir topun karşılığında alınan ücret ise sadece 6 cent (10 kuruş). Örneğin, Mcdonalds’ın dağıttığı oyuncaklar Çin’de karın tokluğuna çalışan çocuklar tarafından üretiliyor. Üstelik günde 16 saat çalışarak!

Türkiye’de ve dünyada çocuk işçilik sorunu kapitalizm var olduğundan beri var aslında. Peki, neden bu kadar işsizlik varken yetişkinleri değil de küçücük çocukları çalıştırmayı tercih ediyor patronlar? Çünkü çocuklar savunmasızdır, sömürü karşısında sesini çıkaramayacak kadar küçüktür. Ailesini geçindirmek durumunda olan bir yetişkinin alacağı ücretten çok daha düşük ücret almaya razıdırlar. Peki ya çocukların zihinsel, fiziksel ihtiyaçları? Onların henüz gelişmekte olan bünyelerinin zarar görüyor olması? Ömürlerinin kısalması, psikolojilerinin bozulması? Bütün bunların patronlar için bir önemi var mı? Niye olsun ki! İşçi dediğin patronların gözünde birer konuşan makine! Bozuldu mu, hemen gönder yenisi gelsin!

Sorunun bal gibi de farkında olan devlet ise sadece göstermelik yasalar çıkarmakla yetiniyor. Çocuk işçileri ya görmezden gelmeyi tercih ediyor ya da aileleri suçlayarak patronları aklamaya çalışıyor. Gözünü para hırsı bürümüş, insanlıktan çıkmış anne babalar çocuklarını okutmak yerine çalıştırıyorlar deniyor. Hangi anne baba gerçekten de üç kuruş için çocuğunun sokaklarda, atölyelerde heba olmasını ister ki? Hadi diyelim ki aileler kabahatli. Peki, babayı işsiz bırakıp çocuğunu üç kuruşa çalıştırmayı tercih eden patronun hiç mi kabahati yok? Buna göz yuman devletin, hükümetlerin hiç mi kabahati yok? Göstermelik yasalar çıkarmakla, istatistikî bilgiler yayınlamakla bu sorun çözülür mü?

Elbette ki çözülmez. İşçi sınıfının her sorununda olduğu gibi bu sorunda da tek çözüm işçi sınıfının örgütlü mücadelesidir. Neden mi? Çünkü örgütlenip insan gibi yaşayabileceği bir ücreti patronlardan söke söke alan bir işçi ailesi elbette ki çocuğunu çalıştırma ihtiyacı duymayacak. O zaman işçi çocukları da oyunlarını oynayacak, sosyal aktivitelere katılacak, fiziksel ve zihinsel gelişimleri normal olacak.

12 Kasım 2010






Son Eklenenler

  • viransehir_iskur_kura_cekimleri.jpg
    Konkordato ilanları, daralma ve ekonomik kriz gerekçesiyle işçi çıkarmalar her geçen gün artıyor. İşsizlik oranları da buna bağlı olarak artıyor. TÜİK’e göre Ağustos itibariyle işsizlik oranı yüzde...
  • kadin-isciler-1.jpg
    Her zamanki gibi o gün işe başladım. Vardiyamı teslim alıp tezgâhıma geçtim. Biz aynı tezgâhta dört kişi çalışıyoruz. Herkesin yaptığı iş zor fakat sadece bir pozisyondaki iş diğerlerine göre kolay...
  • adaletsizlik-890x395.jpg
    Hayatımızın her alanını saran ve geçinmemizi git gide daha da zorlaştıran ekonomik kriz; gün geçtikçe hayatlarımızı daha çok etkiliyor, akıllarımızı meşgul ediyor. Ben de üniversitedeki ev...
  • ahmet-kaya-bir-mesajla-kabus.jpg
    Arkadaşlar mektubuma başlamadan önce sizleri uyarmak istiyorum. Yazının ortasına bile gelmeden birçoğunuz “Bu kadar da değil. Gerçek değildir bu!” diyecektir. Birazdan paylaşacağım gazete haberini...
  • cinde-tokat-motivasyonu.jpg
    Bir insan niye çalışır? Hiç kimse “bu gün canım sıkıldı, gideyim de biraz araba parçası üreteyim, montaj yapayım, pantolon dikeyim” demez. Yaşamak için çalışmak zorunda olduğundan çalışır. Hatta bazı...
  • gulsan-cam-iscileri-img_20181112.jpg
    Gülsan Group’a bağlı fabrikada Ramazan Bayramından itibaren ücretleri düzenli ödenmeyen işçiler, 23 Ekimde üretimi durdurarak fabrika yöneticileriyle görüştüler. Ücretlerinin ödeneceği sözü verilen...
  • students-protests-colombia.jpg
    Hükümetin katma değer vergisini (KDV) yükseltme ve vergi dışı bırakılan kimi ürünleri vergilendirme kararının ardından Kolombiya Eğitim İşçileri Federasyonu (Fecode) ve Üniter İşçi Sendikasının (CUT...
  • hastane-acil-kalabalik.jpg
    Hastanede doktor, hemşire, fizyoterapist, temizlikçi, hasta bakıcı, tıbbi sekreter, güvenlikçi, hasta ve hasta yakınlarından duyup dinlediklerim sağlığımızla nasıl oynandığını ve uyuyup uyanana kadar...
  • alisveris-cilginligi.jpg
    Fabrikada yemek saatinde yemeğimizi yerken hükümetin krizin etkilerini “azaltmak” için aldığını söylediği önlemler aklıma geldi. UİD-DER’in internet sitesindeki “Havyar da mı Yemeyelim” yazısını...
  • emekci-kadinlar.jpg
    Ekonomik kriz büyüdükçe işçilerin, emekçilerin yaşamını daha fazla zorlaştırıyor. Küçük esnafından işçisine, eğitim emekçisinden kendi hesabına çalışan emekçiye kadar her evde krizin yarattığı...
  • somali-isciler-isten-atildi.jpg
    Ekonomik krizin etkileri her geçen gün biz işçiler tarafından çok daha derinden hissediliyor. Gıdadan temizlik maddelerine, giyimden ev eşyasına her şeye zam üstüne zam geliyor. Enflasyon karşısında...
  • kres.jpg
    Merhaba dostlar, ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. İşyerimizde kreş olmadığı için, arkadaşlar çocuklarını ya tanıdıkları birine bırakıyorlar ya da özel kreşlere gönderiyorlar....
  • dogan-gunes.JPG
    Masamız balkonda/ Masada iki kâse çorbamız/ Karşımda karım/ Karımın gözleri çimen yeşili/ Çimen yeşili gözler kederli/ Kederimiz karşı balkondaki iki aç bebeden/ Paylaştık yoksul soframızı iki bebe,...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this