UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Şaşaalı Restoranların Mutfakları ve Göçmen İşçiler

Tuzla’dan bir kadın işçi

İşsizlik sürecim boyunca birçok kafede çalıştım. Daha önce hiç kafelerde çalışmadığım için haliyle birçok durumu ilk defa gözlemleme imkânım oldu. Kafelerde düşük ücret, sigortasız çalışma ve uzun iş saatleri normalleşmiş durumda. Kafe ve restoranlarda yaygın bir şekilde göçmen işçiler, mesela Özbekler, Gürcüler çalıştırılıyor. Ama en çok karşılaştığım Özbek işçiler oldu. Yaşadıkları ülkede iş imkânı olmadığı için senelerce, ailelerinden uzakta, Türkiye’de güvencesiz koşullarda çalışmak zorunda kalıyorlar. Birçok yerde göçmen işçilerle karşılaşmak mümkün, özellikle kafelerin mutfaklarında. Müşteri olarak gittiğiniz o şaşaalı restoranların ön tarafı değil de genelde arka taraflarında.

Son çalıştığım kafede Özbek bir ablayla tanıştım, Gülbahar abla. Ama yüzü adı gibi gülmüyor. Çok az Türkçe bilmesine rağmen çok iyi anlaşıyoruz. İki işyerinde birden çalışıyor. Gece 11.00’dan sabah 04.00’a kadar bir çorbacıda, öğlen 12.00’dan akşam 22.00’ye kadar ise beraber çalıştığımız kafede bulaşıkçılık yapıyor. “Memlekette ev aldım, borcum çok” diyor. Gülbahar abla üç çocuk annesi, çocukları memlekette, onları çok özlemiş. Tek tek resimlerini gösterdi, sonra gözleri doldu. Ben de pek sulu gözlüyüm zaten, beraber biraz ağlaştık. Bir yıldır çocuklarını görmüyor. Çalışmadığı zaman geceleri, çalıştığı zamanlarsa sabahları uyku uyuyamadığını söyledi. “Sizin buralarda hocalar varmış, ilaç verip okuyup üflüyorlarmış. Var mı tanıdığın?” diye sordu. Bu soru üzerine beni bir gülme aldı. Sonra ona iki işte birden çalıştığını, bunun çok yorucu olduğunu, çözümün hocada olmadığını söyledim. “Zaten çocuklarından da uzaktasın, psikolojik olarak bu süreçten etkileniyorsun. Hocalara inanma” deyince güldü. Beraber 22.30 gibi işten çıkıyoruz. Beni otobüsüme bindirmeden gitmiyor. “Sen bin, ben göreyim giderim” diye yarım Türkçesiyle kızıyor bana. Bir de bindirince otobüse, annene babana selam söyle diyor. Yani kısa sürede abla-kardeş olduk.

Ertesi günü mutfağın ustası bizi çağırdı, “gündüzde iki eleman fazla, birinizi akşam 16.00’ya yazmalıyım, geceye geçen benimle gece ikide çıkacak” deyince Gülbahar ablayla birbirimize baktık. Bu şu anlama geliyordu; kabul etmezsek birimizden biri işinden olacaktı. Gülbahar ablanın yüzü kaygıyla doldu. İki işte birden çalıştığı için o vardiya diğer işyerinin saatleriyle çakışıyordu. Kabul edemezdi. Benim de bu saatleri kabul etmem mümkün değildi. Ustaya, “saatlerimizin değişeceğini bilseydim işe başlamazdım, ayrıca benim otobüsüm o saatte yok” deyince Gülbahar ablaya baktı. Usta “neyse sonra konuşuruz” dedi, mevzu 15 dakikalığına unutuldu. 15 dakika sonra usta, Gülbahar abladan gizli beni çağırdı. “Sen bizimle aynı saatler diliminde çalışmaya devam edeceksin, Gülbahar Hanım bayrama kadar çalışsın, sonrasında çıkaracağım” deyince gözlerim dolu dolu oldu. Çıkaracağım derken bütün insani duygularını kaybetmiş ve bana hakaret ediyormuş gibiydi. Üzüntüm dağ olmuştu. Ben bunu Gülbahar ablaya nasıl söylerim. Bir saat Gülbahar ablanın gözlerinin içine bakamadım. Hissetmişti sanki “beni çıkarırlar” diyordu. Yabancı olduğu için umursanmıyor, insan gibi görülmüyordu adeta. Ben öyle hissetmiştim ki sanki Türkiyeli olduğum için beyazdım ve imtiyazlıydım; o ise siyahî bir köleydi sanki!

Yoksulluk, işsizlik Özbek işçilerin ülkelerinde de ağır bir kamçı adeta. Kendi ülkelerinde iş bulamayan Özbek kadın işçiler yıllarca çocuklarından, ailelerinden uzakta düşük ücrete köle gibi çalıştırılıyorlar, dilini, kültürünü hiç bilmedikleri ülkelerde. Çalıştıkları yerlerde insan yerine konmuyorlar. Sigortasız ve güvencesiz çalışan göçmen işçiler, şaşaalı restoranların arkasındaki mutfaklarda, yani gözümüzün görmediği yerlerde, düşük ücrete bulaşık yıkayarak, temizlik yaparak yaşamaya çalışıyorlar. Dilimiz farklı ama çilelerimiz ne kadar da benziyor birbirine. Çok bir isteği yok Gülbahar ablanın bu hayattan, sadece yeni aldığı evinin borcunu bitirmek ve çocuklarına kavuşmak istiyor. Güvenceli bir iş, barınma biz işçilerin en temel hakkı. Bu haklarımızı almanın yolu Özbekiyle Türküyle, Gürcüsüyle Arabıyla dayanışma içerisinde olmaktan ve birlikte mücadele etmekten geçiyor.

7 Eylül 2018






Son Eklenenler

  • viransehir_iskur_kura_cekimleri.jpg
    Konkordato ilanları, daralma ve ekonomik kriz gerekçesiyle işçi çıkarmalar her geçen gün artıyor. İşsizlik oranları da buna bağlı olarak artıyor. TÜİK’e göre Ağustos itibariyle işsizlik oranı yüzde...
  • kadin-isciler-1.jpg
    Her zamanki gibi o gün işe başladım. Vardiyamı teslim alıp tezgâhıma geçtim. Biz aynı tezgâhta dört kişi çalışıyoruz. Herkesin yaptığı iş zor fakat sadece bir pozisyondaki iş diğerlerine göre kolay...
  • adaletsizlik-890x395.jpg
    Hayatımızın her alanını saran ve geçinmemizi git gide daha da zorlaştıran ekonomik kriz; gün geçtikçe hayatlarımızı daha çok etkiliyor, akıllarımızı meşgul ediyor. Ben de üniversitedeki ev...
  • ahmet-kaya-bir-mesajla-kabus.jpg
    Arkadaşlar mektubuma başlamadan önce sizleri uyarmak istiyorum. Yazının ortasına bile gelmeden birçoğunuz “Bu kadar da değil. Gerçek değildir bu!” diyecektir. Birazdan paylaşacağım gazete haberini...
  • cinde-tokat-motivasyonu.jpg
    Bir insan niye çalışır? Hiç kimse “bu gün canım sıkıldı, gideyim de biraz araba parçası üreteyim, montaj yapayım, pantolon dikeyim” demez. Yaşamak için çalışmak zorunda olduğundan çalışır. Hatta bazı...
  • gulsan-cam-iscileri-img_20181112.jpg
    Gülsan Group’a bağlı fabrikada Ramazan Bayramından itibaren ücretleri düzenli ödenmeyen işçiler, 23 Ekimde üretimi durdurarak fabrika yöneticileriyle görüştüler. Ücretlerinin ödeneceği sözü verilen...
  • students-protests-colombia.jpg
    Hükümetin katma değer vergisini (KDV) yükseltme ve vergi dışı bırakılan kimi ürünleri vergilendirme kararının ardından Kolombiya Eğitim İşçileri Federasyonu (Fecode) ve Üniter İşçi Sendikasının (CUT...
  • hastane-acil-kalabalik.jpg
    Hastanede doktor, hemşire, fizyoterapist, temizlikçi, hasta bakıcı, tıbbi sekreter, güvenlikçi, hasta ve hasta yakınlarından duyup dinlediklerim sağlığımızla nasıl oynandığını ve uyuyup uyanana kadar...
  • alisveris-cilginligi.jpg
    Fabrikada yemek saatinde yemeğimizi yerken hükümetin krizin etkilerini “azaltmak” için aldığını söylediği önlemler aklıma geldi. UİD-DER’in internet sitesindeki “Havyar da mı Yemeyelim” yazısını...
  • emekci-kadinlar.jpg
    Ekonomik kriz büyüdükçe işçilerin, emekçilerin yaşamını daha fazla zorlaştırıyor. Küçük esnafından işçisine, eğitim emekçisinden kendi hesabına çalışan emekçiye kadar her evde krizin yarattığı...
  • somali-isciler-isten-atildi.jpg
    Ekonomik krizin etkileri her geçen gün biz işçiler tarafından çok daha derinden hissediliyor. Gıdadan temizlik maddelerine, giyimden ev eşyasına her şeye zam üstüne zam geliyor. Enflasyon karşısında...
  • kres.jpg
    Merhaba dostlar, ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. İşyerimizde kreş olmadığı için, arkadaşlar çocuklarını ya tanıdıkları birine bırakıyorlar ya da özel kreşlere gönderiyorlar....
  • dogan-gunes.JPG
    Masamız balkonda/ Masada iki kâse çorbamız/ Karşımda karım/ Karımın gözleri çimen yeşili/ Çimen yeşili gözler kederli/ Kederimiz karşı balkondaki iki aç bebeden/ Paylaştık yoksul soframızı iki bebe,...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this