UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Sekiz Saatlik İşgünü ve 1 Mayıs

Nisan 2012, No: 49


AKP hükümeti, bir yasal değişiklik yaparak 8 saatlik işgünü hakkını ortadan kaldırdı. Artık 45 saatlik iş haftası var. Fakat patronlar işçileri istedikleri biçimde çalıştırıyorlar. Beri taraftan, düşük ücret vererek işçileri fazla mesailere mecbur bırakıyorlar.


UİD-DER, “Ücretler Yükseltilsin ve İş saatleri Kısaltılsın!” talebiyle yeni bir kampanya başlattı. Çünkü uzun ve yorucu çalışma koşulları, bugün işçilerin en temel sorunudur. Patronlar, hafta sonları dâhil her gün 12 saat çalışmayı dayatıyorlar. Bu durumda biz işçiler, günün büyük kısmını işyerlerinde geçiriyor, evlerimize ise sadece uyumak için gidiyoruz. Sosyal yaşam diye bir şey yok. Daha da önemlisi, çalışma temposu çok hızlı ve yorucu. Uzun ve ağır çalışma koşulları işçilerin posasını çıkartıyor. Bu koşullara karşı dünya işçi sınıfı, geçmişte sert mücadeleler vermişti. Bugün elimizden alınan 8 saatlik işgünü hakkı bu şekilde kazanılmıştı.

Bundan yüz elli yıl önce Avrupa’da ve Amerika’da işçiler, günde 12 ilâ 14 saat kölelik koşullarında çalışıyorlardı. Uzun ve yorucu çalışma koşullarından dolayı işçiler uyku uyuyamıyor, dinlenemiyor, kendilerine ve ailelerine zaman ayıramıyorlardı. Yaygın bir şekilde çalıştırılan çocuk işçilerin, ağır koşullarda, saatlerce ayakta durmaktan kaynaklı omurgaları kayıyordu. İşçilerin ücretleri düşük olduğu için doğru düzgün beslenemiyorlardı. Bu ağır koşullarda tükeniyor ve sonra da patronlar tarafından bir kenara atılıyorlardı, yani işsiz kalıyorlardı.

Bu gidişata dur demek isteyen işçi sınıfı şöyle haykırıyordu: Sekiz Saat Çalışma, Sekiz Saat Dinlenme, Sekiz Saat Canımız Ne İsterse! İşçiler iş saatlerinin kısaltılmasını, çalışma koşullarının iyileştirilmesini, sosyal yaşamları için kendilerine zaman bırakılmasını istiyorlardı. Amerikan işçi sınıfı, bu talepleri hayata geçirmek üzere genel greve gideceğini açıkladı. 1 Mayıs 1886’da genel greve gidilecek ve işçiler o günden sonra 8 saatten fazla çalışmayacaklardı. 1886 1 Mayıs sabahı ABD’nin birçok kentinde yüz binlerce işçi iş bırakarak sokaklara çıktı. Gökyüzü masmaviydi. Mavi gök altında işçi kitleleri taleplerini haykırıyordu. Ancak patronların emrindeki polis işçilerin üzerine acımasızca saldırdı ve yine onların mahkemeleri işçi önderlerini tutuklayarak idam etti. Sömürücüler böyle yaparak işçilere gözdağı vermek, onları sindirmek istediler. Ama bunu başaramadılar.

Dünya işçi sınıfı, “sekiz saatlik işgünü” için başlatılan bu mücadeleye sahip çıktı. 8 saatlik işgünü mücadelesini simgeleyen 1 Mayıs günü tüm dünyada, işçiler üretimi durdurarak meydanlara aktılar. 1 Mayıs, işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak kutlanmaya başlandı. İlerleyen süreçte işçi sınıfı, 8 saatlik işgünü hakkını grevlerle, direnişlerle ve kitlesel mitinglerle patronlara kabul ettirmeyi başardı. Zafer, mücadele eden işçilerin olmuştu.

O günden bugüne çok zaman geçti. Teknoloji geçmişe nazaran çok gelişti ve insanlığın ihtiyaçlarını karşılamak oldukça kolaylaştı. Günümüzdeki teknolojiyle, 10 milyar insana yetecek ürün üretmek mümkün. Üstelik işçilerin bir bölümünün işsiz kalması, bir bölümünün ise gece gündüz demeden çalışması da gerekmiyor. Tüm işsizlere iş verilerek, günde 4 saat çalışmayla insanlığın temel ihtiyaçları karşılanabilir. Ne var ki kapitalist kâr düzeninde bunu yapmak mümkün değil. Patronlar, iş saatlerini uzattıkça uzatıyorlar; çok daha az işçi çalıştırıp, onları iliklerine kadar sömürerek daha fazla kâr elde ediyorlar.

2004 yılında, AKP hükümeti, bir yasal değişiklik yaparak 8 saatlik işgünü hakkını ortadan kaldırdı. Artık 45 saatlik iş haftası var. Fakat patronlar işçileri istedikleri biçimde çalıştırıyorlar. Beri taraftan, düşük ücret vererek işçileri fazla mesailere mecbur bırakıyorlar. Uzun ve yorucu çalışma koşullarının en doğrudan sonucu iş kazaları oluyor. İşçiler yaralanıyor, sakat kalıyor ve ölüyor, ama patronların kârı büyüyor. Uzun çalışma saatleri işçileri her açıdan tüketiyor. İşçiler dinlenemiyor ve yorgunluk katlamalı olarak artıyor, fiziksel yıkıma yol açıyor. Sosyal yaşam olmadığı için, yani işçiler aileleriyle ve sevdikleriyle zaman geçiremedikleri için psikolojik sorunlar baş gösteriyor. İşçiler kendilerine ve ailelerine yabancılaşıyorlar; uzun ve tüketici çalışmadan dolayı adeta duygularını yitiriyorlar.

Tüm bunlar, derneğimiz UİD-DER’in başlatmış olduğu kampanyanın ne denli önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Ücretleri yükseltmek ve iş saatlerini kısaltmak için kararlı bir mücadele vermemiz gerekiyor. O halde, daha kısa işgünü mücadelesini simgeleyen 1 Mayıs’ta alanlarda güçlü bir şekilde yerlerimizi alalım ve haykıralım: Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın!

15 Nisan 2012






Son Eklenenler

  • french-railway-workers-2018.jpg
    Cezayirli doktorlar yedi aydır direniyor. Çalışma şartlarının iyileştirilmesini ve zorunlu kamu görevinin kaldırılmasını isteyen asistan doktorlar, yedi aydır mücadele ediyorlar. Bu eylem Cezayir...
  • emekci-kadinlar-mucadelede-onde_20140501_278.jpg
    Kardeşler bir kadın işçi olarak hükümetin kadın politikaları beni öfkelendiriyor. Kendimi şanslı hissediyorum, çünkü bu mektubu yazarken binlerce kadının sesine ses olduğuma inanıyorum. Her gün bir...
  • hayirda-hayir-var.png
    Hangi kanalı açarsak hep seçimle ilgili konuşmalar yapılıyor. Ne hikmetse kanallar sanki seçimde tek aday Recep Tayyip Erdoğan’mış gibi yanlı haber yapıyorlar. AKP hükümeti kimseden farklı seslerin...
  • patates-sogan-haziran-2018.jpg
    24 Haziran seçimlerine az bir zaman kala fabrikadaki kadın arkadaşlarla sohbet ettik. Bu sohbetlerden birini sizlerle paylaşayım. Konu ekonomik krizden açıldı. Arkadaşlardan biri alım gücünün...
  • kadincinayetleri_yuruyus.jpg
    Yayınladığı seçim manifestosuyla emekçi kadınlardan da oy isteyen AKP, 16 yıllık iktidarı boyunca kadınlara yönelik birçok olumlu düzenlemeyi hayata geçirdiğini iddia ediyor. Oysa biz emekçi...
  • iett-yolculari.jpg
    Gebze İstasyon’da oturanlar bilir 17B otobüsünü. Her zaman böyle tıklım tıkış mıdır bilmem ama bayramda oldukça “samimi” yolculuklar yapıldığına ben de tanık oldum. İstanbul’a gitmek için yola çıktım...
  • rifat-hisarciklioglu.jpg
    Malum seçime az kaldı. Hepimiz seçimleri konuşuyoruz. İşçiler kendileri için en iyisi olsun isterken, mevcut iktidar patronlar için en iyisi olsun diye uğraşıyor. Taşeron çalışan sayısı AKP iktidarı...
  • sogan-kuru-7-lira.jpg
    Hepimizin bizzat tanık olduğu üzere hayat pahalılığı her geçen gün artıyor. Ekonomik kriz derinleşirken, Türkiye’de de bunun yansımasına her gün daha yakından şahit oluyoruz. Bizim gibi işçi ve...
  • yetti-gari-tamam.jpg
    Bugüne kadarki seçimlerden çok farklı olacak olan seçimlere sayılı saatler kaldı. Daha evvelki seçimler ister zamanında yapılsın, ister erkene alınsın, seçimler biter bitmez seçilenler bir daha...
  • patronlar-ister-akp-yapar.jpg
    Şimdiye kadar vaatleriyle işçi emekçileri kandırıp oy toplayan AKP hükümeti tabi ki verdiği sözleri yerine getirmedi. Verdiği sözleri yerine getirmemesi yetmiyormuş gibi üstüne bir de çıkardığı...
  • akhisar (6).jpg
    Soma Katliamı davasının 22. duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 3 gün devam eden duruşmanın ardından 5’i tutuklu 51 kişinin yargılandığı dava 27 Hazirana ertelendi. Duruşma öncesinde...
  • flormar-20180622.jpg
    Sendikalaştıkları için işten atılan ve fabrika önünde direnişe başlayan Flormar işçileri, direnişlerinde 38’inci gününü geride bıraktılar. Fabrika önünde direnişlerini sürdüren işçiler, çeşitli...
  • tamam-diyoruz.png
    Ben bir metal işçisiyim. OHAL bahane edilerek her fırsatta biz işçilerin, özellikle de metal işçilerinin grevleri yasaklanıyor. Bir de utanmadan, pervasızca çıkıp patron örgütlerine OHAL’i...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this