UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Sen Muhteşem Mavi Gezegenin Elleri ve Hünerisin!

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 117

Gebze’den bir kadın işçi

Geçenlerde elime bir dergi geçti. Parlak ve kaliteli bir kâğıda basılmış, tasarımı da alımlı bir dergi. “Zirvedeki İşadamları Başarılarını Neye Borçlu?” diye bir spotu var. Sayfaları karıştırmaya başladım. Ekonomik gelişme, milli gelir, yeni projeler, krediler derken derginin ortasında kocaman bir fotoğraf dikkatimi çekti. Bir toplantı salonunda konuşmacı ve sıra sıra dizilmiş dikkatle konuşmacıyı izleyen patronlar görünüyor. Habere göre fotoğraftakiler Türkiye’nin önde gelen sanayicileri, her birinin bilmem kaç milyon dolarlık yatırımı var. Peki, “patronlar neden bu kadar ilgiyle konuşmacıyı dinliyor?” diye kendi kendime düşündüm. Bunların hepsi birbirlerine rakip… Ne olmuş da bir araya toplanmış, meseleleri aynı salonda çözmeye çalışıyorlar? Üstelik hükümet yetkilileri ve bankaların temsilcileri de toplantıda yerlerini almış.

Demek ki ciddi bir konuda birbirlerinin görüşlerine ihtiyaç duymuşlar. Pazarda rekabet başka, işler planlanırken başka imiş. Konu şuymuş: HEP BERABER DAHA ÇOK NASIL KAZANILIR? Yani özcesi, kazandıkları yetmiyormuş, daha fazla nasıl kazanılırmış! Bu nedenle teşvikler, kur ayarlamaları, faizler ve bir o kadar önemli olan çeşitli yasalarda kendi lehlerine değişiklikler yapılmalıymış. Bunda bir tuhaflık olmadığı sanılır, “ne var canım toplanmışlar, konuşuyorlar” denilebilir. Çoğu işçi oy verdiği ve iktidar olan partinin yasaları halkın lehine değiştirdiğini zanneder. Peki, gerçekten öyle midir?

Birbirleriyle rekabet içindeki patronların bu toplantılarından çıkan kararlar, öneriler gün geliyor yasalara geçiyor. “Hep beraber kazanmak” derken patronların sadece kendilerini kastettiği, bunu da işçileri sömürerek yapacağı açıktır. O nedenle bu toplantılarda sadece patronlar ve onların temsilcileri var. Patronların lehine ne varsa işçilerin aleyhinedir, işçilerin lehine ne varsa patronların aleyhinedir. Oraya buraya çekiştirmeye gerek yok, durum bu kadar açıktır!

Patronlar bir sınıf, biz işçilerse başka bir sınıfız. Patronlar bunun bal gibi farkında, ama biz işçiler bin bir türlü yapay nedenle birbirimizden uzağız. Patronlar birbirleriyle ölesiye rekabet içindeyken bile ortak işlerini beraberce organize ediyorlar. Biz işçiler ise dünyanın tüm zenginliklerini birlikte üretmemize rağmen, dayanışmaya büyük ihtiyaç duymamıza rağmen tek başına olduğumuzu düşünerek bir kenara çekiliyoruz. Hatta hep çalışmaya alıştığımızdan bir araya gelip tartışmayı, düşünmeyi, toplantı yapmayı, fikirlerimizi derli toplu söylemeyi ve hedeflerimizi takip etmeyi yeterince önemsemiyoruz. Böyle olunca hep kendimizi yalnız hissediyor ve birilerinin gelip bizi kurtarması gerektiğini düşünüyoruz.

Biraz gerilere giderek sizlerle Kemal Türkler’in başkanı olduğu Maden-İş’in 1970’li yıllardaki bir eğitim broşüründe rastladığım şiirin dörtlüğünü paylaşmak istiyorum.

Kim olursa olsun o beyler,

Biz bölünelim isterler.

Çünkü parçalandığımız sürece bizler,

Tepemizde kalabilirler.

Benim anladığım şu: kimse bizi kurtarmaya gelmeyecek, biz kendimizle beraber sınıfımız için ayağa kalkmadıkça, söz söylemedikçe, örgütlenmedikçe kimse biz işçileri ciddiye almayacak. Bu nedenle “ben tek başına ne yapabilirim ki” diye soran birileri varsa onlara cevabım şu olur: Öncelikle bil, sen tek başına değilsin; senin ailen, akrabaların, komşuların, fabrikadaki işçiler, Türkiye ve dünyadaki işçiler hepimiz aynı sınıfın evlatlarıyız. Sen fabrikadaki Hasan ağabey, Müjgan ablasın, mahalledeki Fatma teyze Mustafa amcasın, sen okuldaki işçi çocuğu, sokaktaki işsiz Mahmut abisin. Sen ve ben gibiler bu dünyanın yüzde doksan dokuzuyuz, yani çok olan biziz. Önce bu büyük ve değerli bilgiyi ciddiye al ve ayağa kalk! Sen işçi sınıfısın alın teri döken, insan soyunu geleceğe taşıyacak olan emeksin, sen sahipsiz değil işçi sınıfının ve bu muhteşem mavi gezegenin elleri ve hünerisin. Tüm bunları becerebilmek için işçi sınıfının bilinciyle donanıp ayağa kalkman gerekiyor. Yoksa sensiz, bensiz, bizsiz bir gelecek olmayacak, çünkü kimse tek başına kazanamaz!

2 Ocak 2018






Son Eklenenler

  • viransehir_iskur_kura_cekimleri.jpg
    Konkordato ilanları, daralma ve ekonomik kriz gerekçesiyle işçi çıkarmalar her geçen gün artıyor. İşsizlik oranları da buna bağlı olarak artıyor. TÜİK’e göre Ağustos itibariyle işsizlik oranı yüzde...
  • kadin-isciler-1.jpg
    Her zamanki gibi o gün işe başladım. Vardiyamı teslim alıp tezgâhıma geçtim. Biz aynı tezgâhta dört kişi çalışıyoruz. Herkesin yaptığı iş zor fakat sadece bir pozisyondaki iş diğerlerine göre kolay...
  • adaletsizlik-890x395.jpg
    Hayatımızın her alanını saran ve geçinmemizi git gide daha da zorlaştıran ekonomik kriz; gün geçtikçe hayatlarımızı daha çok etkiliyor, akıllarımızı meşgul ediyor. Ben de üniversitedeki ev...
  • ahmet-kaya-bir-mesajla-kabus.jpg
    Arkadaşlar mektubuma başlamadan önce sizleri uyarmak istiyorum. Yazının ortasına bile gelmeden birçoğunuz “Bu kadar da değil. Gerçek değildir bu!” diyecektir. Birazdan paylaşacağım gazete haberini...
  • cinde-tokat-motivasyonu.jpg
    Bir insan niye çalışır? Hiç kimse “bu gün canım sıkıldı, gideyim de biraz araba parçası üreteyim, montaj yapayım, pantolon dikeyim” demez. Yaşamak için çalışmak zorunda olduğundan çalışır. Hatta bazı...
  • gulsan-cam-iscileri-img_20181112.jpg
    Gülsan Group’a bağlı fabrikada Ramazan Bayramından itibaren ücretleri düzenli ödenmeyen işçiler, 23 Ekimde üretimi durdurarak fabrika yöneticileriyle görüştüler. Ücretlerinin ödeneceği sözü verilen...
  • students-protests-colombia.jpg
    Hükümetin katma değer vergisini (KDV) yükseltme ve vergi dışı bırakılan kimi ürünleri vergilendirme kararının ardından Kolombiya Eğitim İşçileri Federasyonu (Fecode) ve Üniter İşçi Sendikasının (CUT...
  • hastane-acil-kalabalik.jpg
    Hastanede doktor, hemşire, fizyoterapist, temizlikçi, hasta bakıcı, tıbbi sekreter, güvenlikçi, hasta ve hasta yakınlarından duyup dinlediklerim sağlığımızla nasıl oynandığını ve uyuyup uyanana kadar...
  • alisveris-cilginligi.jpg
    Fabrikada yemek saatinde yemeğimizi yerken hükümetin krizin etkilerini “azaltmak” için aldığını söylediği önlemler aklıma geldi. UİD-DER’in internet sitesindeki “Havyar da mı Yemeyelim” yazısını...
  • emekci-kadinlar.jpg
    Ekonomik kriz büyüdükçe işçilerin, emekçilerin yaşamını daha fazla zorlaştırıyor. Küçük esnafından işçisine, eğitim emekçisinden kendi hesabına çalışan emekçiye kadar her evde krizin yarattığı...
  • somali-isciler-isten-atildi.jpg
    Ekonomik krizin etkileri her geçen gün biz işçiler tarafından çok daha derinden hissediliyor. Gıdadan temizlik maddelerine, giyimden ev eşyasına her şeye zam üstüne zam geliyor. Enflasyon karşısında...
  • kres.jpg
    Merhaba dostlar, ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. İşyerimizde kreş olmadığı için, arkadaşlar çocuklarını ya tanıdıkları birine bırakıyorlar ya da özel kreşlere gönderiyorlar....
  • dogan-gunes.JPG
    Masamız balkonda/ Masada iki kâse çorbamız/ Karşımda karım/ Karımın gözleri çimen yeşili/ Çimen yeşili gözler kederli/ Kederimiz karşı balkondaki iki aç bebeden/ Paylaştık yoksul soframızı iki bebe,...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this