UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Şirketlerin Kârları Büyüyor, İşsizler Ordusu da!

Berdan Güney

AKP, istihdam seferberliğini Şubat ayında “Çalışmak isteyene işte fırsat, tarihin en büyük istihdam seferberliği” sloganıyla başlatmış, hedefinin 2 milyondan fazla istihdam yaratmak olduğunu duyurmuştu. Bu kapsamda işe alınacak işçilerin tüm vergi ve primlerinin devlet tarafından karşılanacağı ifade edildi. Devlet karşılıyor ama İşsizlik Fonunda biriken paradan karşılıyor. Seferberliğin üzerinden 3 ay geçti. Fakat istenen sonuca ulaşılamamış görünüyor. AKP yanlısı medya haberi tersten servis etse de gerçeklerin üstü örtülemiyor.


Açıklanan işgücü ve işsizlik istatistiklerine göre, Şubat ayında başlatılan istihdam seferberliği, AKP’nin istediği gibi ilerlemiyor. İşsizler ordusuna eklenenlerin sayısı her geçen gün artmaya devam ediyor. 15 Ağustosta TÜİK tarafından açıklanan Mayıs ayına ait işgücü istatistiklerine göre, işsizlik oranı %10,2 oldu. 15 yaş ve yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 3 milyon 225 bine yükseldi. Geçen yılın aynı dönemine göre işsizlerin sayısı 330 bin arttı. TÜİK, işsizlik oranlarını dar tanımlı olarak açıkladığı halde, işsizliğin arttığı görülüyor.

İşsizliğe mahkûm edilen işçilerin sayısı artıyor, fakat holdingler kârlarını katlayarak arttırıyor! Yılın ikinci çeyreğinde Koç Holding kârını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 54 arttırarak 1,42 milyar liraya yükseltti. Koç Holding ilk 6 ayda 2,5 milyar lira kâr etti. Sabancı Holding ise kârını 790 milyon lira olarak açıkladı. Alarko Holding aynı döneme ait kârını, beklentilerin iki katından fazla arttırarak 63 milyon lira olarak açıkladı. Bankacılık sektörü de bu yılın ilk 6 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre %33 artışla kârını 25 milyar 355 milyon liraya yükseltti.

OHAL döneminin, grevleri yasaklanan, hak arama mücadeleleri polis saldırılarına maruz kalan, sendikalaşmaları fiilen engellenen işçilere yaramadığı açık. Zaten Erdoğan “grev tehdidi olan yerlere OHAL’den istifade izin vermiyoruz” diyerek amaçlarının sermaye sınıfını korumak olduğunu açıkça söylemişti. OHAL’in ilan edildiği günden bu yana işçilerin yaşam ve çalışma koşulları daha da kötüleşti. OHAL’in nimetlerinden faydalanan, OHAL bahanesiyle grevlerin yasaklanacağına, işçilerin baskı altında tutulacağına güvenen patronlar, işyerlerinde baskıları tereddütsüz arttırdılar; hatta toplu sözleşmede yer alan maddeleri bile uygulamadılar. Patronlar için bunun sonucu, yukarıda sayılan örneklerde olduğu gibi, kârlarına kâr katmak oldu. Üstelik “istihdamın artışına katkıda bulunarak” artmadı bu kârlar. Tersine birçoğu önemli miktarda işçi çıkardı. Daha az işçiyle daha çok üretim yaptı. Yani sömürü katmerleşerek arttı.

AKP’nin istihdam seferberliğine rağmen işsizlik artıyor

Gelinen aşamada işsizler ordusu kalabalıklaşmaya devam ediyor. Gerçek işsizlik rakamlarını açıklayan DİSK-AR, işsiz sayısının 5 milyon 879 bine ulaştığına dikkat çekti.

TÜİK, işsizlik rakamlarını bir önceki yılın aynı dönemiyle karşılaştırarak veriyor. Rakamlar, dar tanımlı da olsa işsizliğin arttığını ortaya koyuyor. Rakamların medyaya yansıması da medya kuruluşlarının iktidara olan yakınlığına göre değişiyor. AKP yanlısı olmayanlar işsizliğin artmakta olduğunu yazabiliyor, AKP yandaşları ise işsizliğin azalmakta olduğunu yazıyor; hatta “istihdam seferberliği”nin sonuç verdiğini öne sürüyorlar.

Gerçek o kadar net ve açık ki, TÜİK dar tanımlı işsizlik hesaplamasına rağmen gerçeğin üzerinden atlayamıyor. Son dört yılı kapsayan rakamlara bakıldığında, işsiz sayısının Ocak ayında en yüksek düzeye ulaştıktan sonra düşüşe geçtiği, Hazirana kadar bu düşüşün devam ettiği görülüyor. Hazirandan itibaren işsiz sayısı yeniden tırmanışa geçiyor. İşsizlik eğrisi son dört yıldır her geçen yıl bir basamak yukarı çıkıyor.

Son dört yılı kapsayan rakamlara bakıldığında, işsiz sayısının Ocak ayında en yüksek düzeye ulaştıktan sonra düşüşe geçtiği, Hazirana kadar bu düşüşün devam ettiği görülüyor. Hazirandan itibaren işsiz sayısı yeniden tırmanışa geçiyor. İşsizlik eğrisi son dört yıldır her geçen yıl bir basamak yukarı çıkıyor.Son dört yılı kapsayan rakamlara bakıldığında, işsiz sayısının Ocak ayında en yüksek düzeye ulaştıktan sonra düşüşe geçtiği, Hazirana kadar bu düşüşün devam ettiği görülüyor. Hazirandan itibaren işsiz sayısı yeniden tırmanışa geçiyor. İşsizlik eğrisi son dört yıldır her geçen yıl bir basamak yukarı çıkıyor.

Öte yandan DİSK’in yayınladığı rapor, TÜİK’in istihdam rakamlarına, İŞKUR programlarına katılanları da dâhil ettiğine dikkat çekiyor. “Toplum Yararına Çalışma” ve “Aktif İşgücü Piyasası” programlarında bu yılın ilk 5 ayında 374 bin kişi istihdam edildi. Üstelik bu geçici süreyle istihdam sağlanan programlara katılanların ücretleri İŞKUR tarafından ödeniyor. Bu yılın başından itibaren önemli bir artış sağlanan bu kapsamdaki “geçici” ve güvencesiz istihdam, yapay olarak işsizlik oranının düşmesini sağlıyor.

Tekrar TÜİK rakamlarına dönersek; TÜİK istihdamın 621 bin arttığını ifade ediyor (kendi hesabına çalışanlar, bakkal, büfe vb. açanlar dâhil). Ücretli istihdamındaki artışın 283 binde kalmış olması dikkat çekiyor. Ücretli istihdamındaki artış, önceki iki döneme göre önemli ölçüde azalmış durumda. Meselâ, bir önceki dönemde (Mayıs 2015 - Mayıs 2016) ücretli istihdamı 874 bin artmıştı. Bu rakam da şimdikinin 3 katından fazla!

Tarım dışı işsizlik 0,9 puan artışla yüzde 12,2’ye, tarım dışı kadın işsizliği 4,7 puan artışla %17,2’ye, tarım dışı genç işsizliği 3 puan artışla %23,2’ye yükseldi. Kayıt dışı çalışanların oranı ise tarım dışı sektörde 0,6 puan artışla %22,4’e, toplamda ise 0,4 puan artarak %34,2’ye ulaştı. Bu rakamlar kayıt dışılığın azaltılması adına alınan önlemlerin kâğıt üstünde kaldığını gözler önüne seriyor.

AKP, istihdam seferberliğini Şubat ayında “Çalışmak isteyene işte fırsat, tarihin en büyük istihdam seferberliği” sloganıyla başlatmış, hedefinin 2 milyondan fazla istihdam yaratmak olduğunu duyurmuştu. Bu seferberliğin bir hedefi de 16 Nisan referandumunda evet oylarını arttırmaktı. İşsizliği azaltmak vaadiyle başlatılan bu kampanyada, esas vaat patronlara verildi. Bu kapsamda işe alınacak işçilerin tüm vergi ve primlerinin devlet tarafından karşılanacağı ifade edildi. Devlet karşılıyor ama İşsizlik Fonunda biriken paradan karşılıyor. Seferberliğin üzerinden 3 ay geçti. Fakat istenen sonuca ulaşılamamış görünüyor. AKP yanlısı medya haberi tersten servis etse de gerçeklerin üstü örtülemiyor.

Neticede, patronlar sınıfının çıkarlarını savunmak için OHAL’den yararlanan AKP hükümeti, söz konusu olan işçilerin hakları, çalışma ve yaşam koşulları olunca görmüyor, duymuyor, konuşmuyor. Konuştuğunda da OHAL’in patronlara yararından, grevleri OHAL’den istifade ederek engellediklerinden bahsediyor.

Sermaye sınıfı, işçilere işsizliği, yoksulluğu, güvencesiz çalışmayı, iş kazalarını, meslek hastalıklarını reva görüyor. Büyüğünden küçüğüne tüm patronlar kârlarını katlarken, işçi sınıfının iş ve yaşam koşulları daha da kötüye gidiyor. Doğal olarak işçi kitlelerinin öfkesi de biriktikçe birikiyor. Zaten işsizliği azaltma hedefinin altında da bu öfkeden korku var. Ancak işsizliği azaltacağız derken, bir kez daha sermayenin kâr yelkenlerini şişirdiler. İşçi sınıfı tüm bunları kaydediyor ve günü geldiğinde hesap sormak için sermayenin karşısına dikilecek!


marksist.com sitesinden alınmıştır.

29 Ağustos 2017


sonraki...
Grev




Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this