UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Soma Katliamı Davası Seçim Sonrasına Ertelendi

Soma Katliamı davasının 22. duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 3 gün devam eden duruşmanın ardından 5’i tutuklu 51 kişinin yargılandığı dava 27 Hazirana ertelendi.

Duruşma öncesinde madenci aileleri bir yürüyüş gerçekleştirdiler. Soma tren garından mahkeme binasına kadar gerçekleştirilen yürüyüşe emekten yana siyasi partiler, milletvekilleri ve Sosyal Haklar Derneği yöneticileri katıldı. Yürüyüşün sonunda 301 Madenci Aileleri Derneği adına yapılan basın açıklamasında, “Bu dava ailemizi, çocuklarımızı geri getirmeyecek biliyoruz ama bu dava sonucunda ortaya çıkacak adil bir karar bundan sonra yeni Somaların yaşanmaması için alınacak iş güvenliği tedbirlerinde emsal teşkil edecek. Bugün mahkemeden adil bir karar çıkmasını bekliyoruz” denildi.

Duruşma madenci ailelerinin avukatı Selçuk Kozağaçlı’nın dilekçesi okunarak başladı. Kozağaçlı, mütalaayı hukuksal vasıflandırmalardan çok sanıkların yakınıymış gibi yazdığını belirttiği savcıya tepki gösterdi. Avukat Can Atalay da, savunma tarafının olayın oluş nedenini ciddiyetsizlikle ele aldığını söyledi ve mahkeme heyetine hukuka ve dosyaya uygun karar vermekle yükümlü olduğunu hatırlattı. Avukat Nergiz Tuba Arslan ise şöyle konuştu: “Yargılamanın 3. yılındayız, katliam olalı ise 4 yıl geçti. Biz hâlâ katliam olduğunu düşünüyoruz. Bunu hamaset olarak söylemediğimizi de kanıtladık. Tarihsel bir karar vereceğinizin eminim ki farkındasınızdır. Özellikle tayinle gelmiş olmanız nedeniyle de zorlukla karşı karşıyasınız. Ancak şunu bilin ki bu mütalaanın bir bütünlüğü yok.”

Avukatların ardından sanıkların savunmalarına geçildi. Tutuklu yargılanan Soma Kömürleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan yine sorumluluk kabul etmediğini söylediği konuşmasında katliamı “olay” olarak adlandırdı. Verilen raporların ideolojik olduğunu, 4 yıldır kanaatler yüzünden tutuklu olduğunu iddia etti.

Davanın 3 gün süren duruşmasında, tutuklu sanıklar esas hakkında savunmalarını yaptılar. Sanıkların yüzlerce sayfa ve sunumdan oluşan savunmaları duruşmanın uzun sürmesine neden oldu. Sanıklar savunmalarında suçlamaları kabul etmediler, işçilerin ölümünde hiçbir sorumlulukları olmadığını iddia ettiler. Tutuklulardan maden mühendisi ve teknik nezaretçi Ertan Ersoy, 480 sayfalık sunumunu sunarken ocakta gaz sızıntısı olmadığını, birinci ve ikinci bilirkişi raporlarının kurgu olarak hazırlandığını iddia etti. Madenci aileleri Ertan Ersoy’un iddialarına ve uzun sunum hazırlayarak savunma yapmasına “bunun için bu kadar hazırlanacağınıza maden için çalışsaydınız, 301 işçi ölmezdi” sözleriyle tepki gösterdiler. Ertan Ersoy gibi diğer sanıklar da savunmalarında işçilerin ölümlerinde sorumlulukları olmadığını ifade ettiler.

Diğer sorumlular nerede?

301 işçinin hayatını kaybettiği Soma Katliamında, aradan geçen yıllara rağmen katliamın tüm gerçek sorumluları yargılanmadı.

CHP’li Özgür Özel’in davayla ilgili olarak söylediği “Rüzgâr ailelerden yana esiyordu, davaya ilgi azalınca şirketten yana döndü” sözleri davanın durumunu gözler önüne seriyor.

Davanın 27 Hazirana ertelenen duruşmasında karar verilmesi bekleniyor. Ancak Soma davasında tutuklu sanıkların cezalandırılması adaletin yerini bulduğu anlamına gelmeyecek. Katliamın üzerinden 1 yıl geçtikten sonra davanın başlamış olması, maden ocağının rödovansla özel şirkete kiralanmasının yolunu açan ve gerekli denetimleri yapmayan siyasi iktidarın bürokratlarından kimsenin yargılanmamış olması, birkaç kişinin tepkileri dindirmek için göstermelik olarak tutuklu yargılanıyor olması, egemenlerin 301 işçinin ölümüne bakışını özetliyor. Savcının verdiği mütalaada sanıkların bilinçli taksirle cezalandırılmasını talep etmesi, davanın seyrinin nereye doğru gittiğini gösteriyor. Nitekim madenci aileleri ve avukatlar, mütalaaya ve davanın gidişatına dair “sanıkların kurtulmasının yolu yapıldı” değerlendirmesinde bulunuyor.

301 işçinin ölümüyle sonuçlanan Soma Katliamı ardından yaşananlar, hükümetin açıklamaları ve tutumu, işçilerin canının onlar için önemli olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi. Soma Katliamının ardından binlerce işçi daha hayatını kaybetti. İş cinayetlerinin, işçi ölümlerinin sonu gelmiyor. Patronlar sınıfı için grevleri yasakladığını her fırsatta utanmadan, sıkılmadan dile getiren iktidar, işçi sağlığı ve güvenliği yasasını da patronlar lehine esnetmekten geri durmamıştır. Denetlemeleri gerektiği gibi yapmayan iktidar da işçi ölümlerinden sorumludur. İşçi sınıfı, ölen kardeşlerinin, gasp edilen haklarının hesabını soracaktır.

22 Haziran 2018






  İş Cinayetlerine Son

Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this