UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Soma Katliamının Dördüncü Yılı: Unutmadık, Unutmayacağız!

13 Mayıs 2014’te, Soma Holding’in işlettiği maden ocağında meydana gelen iş kazasında 301 işçi yaşamını kaybetti. Soma köylerinde kazılan mezarlar, savaşlarda görülebilecek bir manzarayı yansıtıyordu. Acı ve keder yüzlerce işçi ailesinin yüreğini dağladı. Yüzlerce çocuk babasız, eşler dul, anne babalar evlatsız kaldı. Bu katliam tüm emekçileri yasa boğdu.

AKP hükümeti, iş cinayetlerini “kader” ve “fıtrat” diyerek açıklamaya ve meşrulaştırmaya çalışıyor. Nitekim işyerlerini denetleyip iş güvenliği önlemlerinin gerektiği gibi alınmasını sağlamadığı için, Soma katliamından sonra, aynı yıl içinde İstanbul Mecidiyeköy’de ve Ermenek’te onlarca işçinin canını alan toplu iş cinayetleri gerçekleşti. AKP döneminde 21 binden fazla işçi iş cinayetlerinde yaşamını kaybetti.

Soma faciası, bir iş kazasında yüzlerce işçinin yaşamını kaybettiği bir katliam olarak ülke tarihine geçti. Yerin yüzlerce metre altında çıkan yangın, madenin kısa sürede dumanla dolmasına yol açmıştı. Yanlarındaki eskimiş gaz maskeleri dışında, yüzlerce maden işçisini dumandan koruyacak hiçbir sağlık ekipmanı yoktu, havalandırma sistemleri yetersizdi. Madeni işleten şirketin patronu, maliyetten kaçınmak için maskeleri yenilememişti. Duman madenin içini hızla doldururken, işçilerin yüzlercesi hiçbir koruma sağlamayan maskeleriyle çıkışa ulaşmayı başaramadı. İşçilerin dumandan ve kömür tozundan kararmış cansız bedenleri tek tek gün ışığına çıkarıldıkça, ailelerdeki umutlar azaldı. 17 Mayısa kadar cansız madencilerin bedenleri çıkarılmaya devam edildi.

Bu büyük facianın ardından AKP hükümeti, sorumluları ortaya çıkarmak, bu tür katliamların bir daha gerçekleşmemesi için gerekli önlemleri almadı. Tersine, yüzlerce işçinin canını alan bu facianın üzerini örtmeye çalıştı. Katliama tepki gösteren acılı madenciler ve yakınları hedef alındı, tekmelendi, tokatlandı.

Ailelerin açtığı davada 5’i tutuklu 51 kişi yargılanıyor. En son 21 Martta görülen duruşmada savcı mütalaa vermiş ve dava 19 Hazirana ertelenmişti. Görülen son duruşmada, tutuklu yargılanan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, sanki 301 madenci ölmemiş gibi, iş güvenliği için her türlü harcamayı yaptığını iddia ederek tahliyesini talep etti. Şirketin patronu, facianın meydana gelmesinin hemen ardından yaptığı açıklamalarda da sorumluluğu olmadığını ifade etmişti. Tutuklu sanıklar cezalandırılsalar bile, bu ceza gerçek sorumlulardan hesap sorulduğu anlamına gelmeyecek. Çünkü rödovans yoluyla madenleri özel şirketlere kiralayan, üretim baskısı yapan, bu arada iş güvenliği önlemlerinin alınıp alınmadığını denetlemeyen devlet ve hükümet yetkilileri de sorumludur.

Hükümet, Soma katliamıyla yükselen tepkiler karşısında iş güvenliği alanında bir takım tedbirlerin alınacağına, madenlerde olası bir durumda kullanılmak üzere yaşam odalarının kurulacağına dair sözler vermişti. İş güvenliğiyle ilgili, tüm yetersizliğine rağmen atılan olumlu adımlar, tepkilerin dinmesinin ardından sessizce geri alındı.

AKP hükümeti, iş cinayetlerini “kader” ve “fıtrat” diyerek açıklamaya ve meşrulaştırmaya çalışıyor. Nitekim işyerlerini denetleyip iş güvenliği önlemlerinin gerektiği gibi alınmasını sağlamadığı için, Soma katliamından sonra, aynı yıl içinde İstanbul Mecidiyeköy’de ve Ermenek’te onlarca işçinin canını alan toplu iş cinayetleri gerçekleşti. AKP döneminde 21 binden fazla işçi iş cinayetlerinde yaşamını kaybetti. Bu tablo tam anlamıyla bir savaş tablosudur. Gerçek bu olmasına rağmen, hükümet yetkilileri iş kazalarından ve iş cinayetlerinden işçileri sorumlu tutmaya devam ediyorlar. 9. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi’nde bir konuşma yapan Başbakan Binali Yıldırım, iş cinayetlerinin suçunu bir kez daha işçilere yükledi. İş kazalarının engellenmesi konusunda çalışmalar yapan, önerilerde bulunan işçi örgütleri, sendikalar ve meslek örgütlerinin talepleri ve tepkilerini AKP dikkate almamaya devam ediyor.

Türkiye’de iş kazaları ve iş cinayetleri işçi sınıfının en yakıcı sorunlarının başında geliyor. İnsana değil kâra odaklanan sermaye sınıfı, maliyetleri arttırdığı gerekçesiyle iş güvenliği önlemlerini almıyor. Hükümet ise, işyerlerini gerektiği gibi denetlemiyor, iş güvenliği önlemlerini almayan işletme sahiplerini cezalandırmıyor. Bu yüzden her ay ortalama 150 işçi iş kazalarında yaşamını kaybederken, Soma’da acı bir şekilde şahit olduğumuz gibi, katliama dönüşen iş cinayetleri gerçekleşiyor.

Şunu çok iyi biliyoruz: Dünden bugüne iş kazalarında yitirdiğimiz sınıf kardeşlerimizin katili sermaye sınıfıdır, kapitalist kâr düzenidir. Kardeşlerimizi aramızdan alanları, sorumluları asla unutmayacağız. Başta Soma madencileri olmak üzere, iş cinayetlerinde yitirdiğimiz sınıf kardeşlerimizi unutmadık, unutmayacağız!

12 Mayıs 2018






Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this