Navigation

Buradasınız

Somalı Madenci Ailelerinden Tepki

13 Mayısta Soma’da meydana gelen ve 301 işçinin katledildiği maden faciası sonrasında açılan davanın ilk duruşması 13 Nisanda görülecek. Fakat can güvenlikleri olmadığı ileri sürülerek sanıkların duruşmaya getirilmeyeceği açıklandı. “Ne oldu da 301 kişinin katilleri korunmaya çalışılıyor?” diye soran işçi aileleri, bu duruma tepki gösteriyorlar.

13 Mayıs 2014’te Soma’da meydana gelen maden faciasında tam 301 işçi iş cinayetine kurban gitti. Ocağın sahibi Soma Holding henüz hesap vermezken, aynı ocakta çalışan yüzlerce işçiyi işsizliğe terk etti. Katliam sonrasında soruşturma başlatıldı ve dava açıldı. Davanın ilk duruşması 13 Nisanda Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Fakat can güvenlikleri olmadığı ileri sürülerek sanıkların duruşmaya getirilmeyeceği açıklandı. “Ne oldu da 301 kişinin katilleri korunmaya çalışılıyor?” diye soran işçi aileleri, bu duruma tepki gösteriyorlar. Bugün saat 13.00 sularında Soma Beşyol’daki Madenci Heykeli önünde bir basın açıklaması yapan işçi aileleri, sanıkların duruşmaya getirilmesini istediler.

Aileler adına basın açıklamasını maden faciasında yaşamını kaybeden Ali Kavas’ın eşi Gülten Kavas okudu. Kavas şöyle konuştu: “Yüreğimiz yanıp tutuşurken; çocuklarımızın ve eşlerimizin katilleriyle yüzleşmek; içimizdeki öfkeyi bir nebze de olsa katillerin yüzlerine haykırmak istedik! Bedenlerini ve yüreklerini, bir parça ekmek için yerin altına gömen maden şehitlerimizin hesabını mahkeme önünde katillere sormak ve eğer varsa, vicdanlarına seslenmek istedik rahat uyuyabiliyor musun diye! Çünkü biz, uyuyamıyoruz 327 gündür. Uykusuz geçen her günün, yetim kalan çocuklarımızın geleceğinin, evlatsız kalan anne babaların evlat hasretinin, kocasız kalan kadınların hesabını sormak istedik katillerin yüzlerine. İstedik ki bizlerin çektiği eşsiz acıları başka kimse çekmesin. Ama görünen o ki bu duyguları yaşama hakkı bile alınıyor elimizden. Oysa daha önce mahkeme; şirketin birinci derece yöneticileri ve cezaevinde olan sanıklarla ilgili bizzat Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonuna getirilerek sorgularının yapılmasına karar vermişti. Peki şimdi ne oldu da 301 kişinin katilleri korunmaya çalışılıyor. Ama biz şunu çok iyi biliyoruz ki! Bu katliamın diğer sorumluları hala sokakta dolaşıyor. Sendika, şirket ve devlet bu katliamın asıl sorumlusuyken, bütün suç birkaç tekniker ve mühendisin üzerine yıkılmaya çalışılıyor.”

“Tutuklu bulunan katiller bizlerden kaçırılarak, gerçeklerinin açığa çıkmasının önüne geçiliyor. Ancak biz, buna asla müsaade etmeyeceğiz! Katillerin devlet eliyle korunmasına karşı duracağız. Buradan tüm Türkiye kamuoyuna çağrımız şudur ki, bu dava sadece ölen 301 maden şehidinin davası değildir. Bu dava yetim kalan yüzlerce çocuğun, evlatsız kalan yüzlerce anne ve babanın, kocasız kalan yüzlerce kadının ve yürekleri vicdan sahibi milyonlarca emekçinin davasıdır. Bu dava her yıl iş kazası adı altında işlenen binlerce cinayetin, geleceğe dönük umudu kalmayan milyonlarca gencin ve hala iş güvenliği alınmadan köle gibi çalıştırılan milyonlarca emekçinin davasıdır. Gelin davamıza ve davanıza sahip çıkalım. Çıkalım ki bir daha bu ülkede iş cinayeti işlenmesin, çıkalım ki anne babalar evlatsız, evlatlar babasız kadınlar kocasız kalmasın. Ayrıca, yüce mahkemeye de çağrımız şudur ki! Lütfen bu yanlıştan bir an önce vazgeçin. Lütfen bu cinayetlerin tüm sorumluları 8 tutuklu ve 45 şüpheli dâhil yüce mahkemenize ve bizlere yüz yüze hesap versin.”

Basın açıklamasından sonra yakınlarını kaybeden ailelerin tepkisi bir süre daha devam etti.

5 Nisan 2015

Son Eklenenler

  • Patronlar işçilere lütufta bulunmazlar. Örgütsüz ve dağınık işçileri kölece çalıştırmaktan, iliklerine kadar sömürmekten asla geri durmazlar. Sermaye sınıfını dize getirecek olan işçilerin mücadelesidir. Bu iki sınıf arasındaki mücadelenin sonucunu...
  • İşçi sınıfının mücadele tarihi birçok önemli dersle doludur. İşçi mücadelesinin yükseldiği dönemlere damgasını vuran anlar, eylemler, örgütler ve kişiler vardır. 1960 ilâ 1980 arasındaki dönemde Kavel, 15-16 Haziran 1970, 1 Mayıs 1977 gibi işçi...
  • Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk “kalkınma planı” olan 11. Kalkınma Planı, Cumhurbaşkanının onayının ardından TBMM Genel Kurulu’na sunuldu ve çeşitli itirazlara rağmen kabul edildi. 2019-2023 dönemine ilişkin ekonomik hedeflerin bulunduğu...
  • Metal işkolunda sendikalı bir işçi olarak çalışıyorum. Sendikasız bir işyerine oranla birtakım haklarımız var ama problemlerimiz de çok. İşçi arkadaşlar dün öğle molasında işyerindeki çalışma koşullarından şikâyet ediyorlardı. “Tehlikeli bir...
  • İşçi sınıfı olarak bugünkü örgütsüzlüğümüzden, dağınıklığımızdan, güçsüzlüğümüzden kurtulmak istiyorsak geçmişimize bakmalıyız. Yaşadığımız katmerli sorunlar son bulsun istiyorsak tarihimizi incelemeli, hafızamızı geri kazanmalıyız. 15-16 Haziran...
  • Hepimiz işyerlerimizde krizin etkilerini iliklerimize kadar hissediyoruz. İşten çıkarmaların artması, maaşların geç yatması, zorla mesai dayatmaları, iş güvenliği ihmalleri gibi bir sürü sıkıntıyla boğuşmak zorunda kalıyoruz. Ben de çalıştığım yerde...
  • Kırşehir’de bulunan Petlas’ın taşımacılık ve lojistiğini yapan Abdulkadir Özcan Otomotiv Lastik işçileri, DİSK’e bağlı Nakliyat-İş Sendikasına üye oldukları için işten atıldı. Petlas/AKO işçileri fabrika önünde sendikalaşma üzerindeki baskıların...
  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR), “İşsizlikte Tırmanış Sürüyor!” başlıklı bir rapor yayınladı. TÜİK ve İŞKUR tarafından yayınlanan verilerin değerlendirildiği raporda, oldukça yakıcı gerçekler gözler önüne...
  • Çocuk yaşta işçiliğe başladım. İçimde duyduğum sadece aileme karşı bir sorumluluk duygusuydu. Çünkü babam ne kadar çok çalışsa da geçinmekte zorlanıyorduk. Neden böyle olduğunu bilmiyordum. Mahallemizdeki tüm komşularımız da aynı...

  • 15-16 Haziran 1970’de işçiler ayaktaydı… O dönemde tek vücut olabilen işçiler, giriştikleri şanlı mücadeleden hem alınlarının akıyla hem de gelecek işçi kuşaklarına miras bıraktıkları nice zengin deneyimle çıktılar. 15-16 Haziran Büyük İşçi...
  • Son zamanlarda öyle adaletsiz şeyler oluyor ki insanın kanı donuyor. Adaletin dibe vurduğu bir kaç olaydan bahsetmek istiyorum. 8 Temmuz 2018’de yaşanan tren faciasında 25 kişi yaşamını yitirmiş, yüzlerce yolcu yaralanmıştı. Faciaya ilişkin açılan...
  • Patronlar genellikle en temel işçi haklarını bilmediklerini ve ucuza çalışacaklarını düşünerek genç işçileri çalıştırmayı tercih ediyorlar. Akıllı telefon, medya, internet olanakları elimizin altında olmasına rağmen, sermaye düzeni işçilerin en...

UİD-DER Aylık Bülteni

Broşürlerimiz