UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Somalı Madencilerin Katili Utanmadan Gülüyor

301 işçinin hayatını yitirdiği Soma’daki maden faciasının ardından açılan davanın ilk duruşması, tam 11 ay sonra 13 Nisanda başladı. Haklarında dava açılan 45 kişiden 8’i tutuklu, geri kalanı ise tutuksuz yargılanıyor. Sanıklar arasında işçilerin katili Soma Holding’e ait Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Genel Müdürü Ramazan Doğru ve şirketinin diğer yöneticileri de var. Davada 487 madenci yakını ise mağdur olarak yer alıyor.

Davada, tutuklu 8 sanık “olası kastla öldürme” suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan 162 kez 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

Yaşamını kaybeden madencilerin aileleri ve işçiler, iş güvenliği önlemlerini almayıp madencileri ölüme gönderen Soma Kömür İşletmeleri’nin patronu ve yöneticilerinin şimdiye dek cezalandırılmamış olmasına tepki gösterdiler. 301 madencinin isminin yazılı olduğu pankartın arkasında toplanan aileler ve işçiler, duruşmanın görüleceği Akhisar’daki Bülent Ciğeroğlu Kültür Merkezi’ne doğru yürüyüşe geçtiler. İşçi eşleri ve yakınları, yaşamını kaybeden madencilerin isimlerinin yazılı olduğu siyah baretler taktılar. Acılı ailelerin katillere saldıracağını iddia eden polis ise adeta kenti ve duruşma salonunun etrafını kuşattı. Aileler, mahkeme girişinde kurulan polis kontrol noktasına tepki gösterdiler.

Davanın tutuklu 8 sanığı duruşmanın birinci gününde getirilmedi. Bulundukları cezaevinden görüntülü iletişim kuruldu. İşçi aileleri buna tepki gösterirken, avukatlar sanıkların duruşmaya getirilmemesine itiraz ettiler. Sadece 45 sanığın davada yer almasına da itiraz eden avukatlar, ihmali olan herkesin tam tespitinin yapılması gerektiğini, Türkiye Kömür İşletmeleri yönetim kurulu başkanı, işletme müdürü, MİGEM genel müdürü, müfettişler ve ilgili devlet görevlilerinin de yargılanması gerektiğini ifade ettiler. İşçi ailelerinin talepleri üzerine mahkeme heyeti, 8 sanığın duruşmaya getirilmesine karar vererek duruşmayı 15 Nisan’a erteledi.

İşçi aileleri: Canımız yanıyor!

Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’ın da aralarında bulunduğu 8 sanık, 15 Nisandaki duruşmaya getirilirken, yaşamını kaybeden madenci yakınları duruşma salonunda yerlerini aldılar. Çok sayıda madenci eşi ve yakını gözyaşlarına boğuldu. Birçoğu fenalaşıp baygınlık geçirdi.

Mahkeme başkanı Aytaç Ballı’nın duruşmada söz verilmeden konuşanların dışarı atılacağına dair sözlerini dinlemeyen aileler, tepkilerini ifade ettiler. Yaşamını kaybeden işçilerden Ali Kavak’ın eşi, “Eşim 3 günlüktü, 3 günlük” diyerek acısını dışa vurdu. Aynı sırada yoklama için ismi okunan bir madencinin annesi “Ben yavruma doyamadım, kuzuma doyamadım” diyerek gözyaşına boğuldu. “Canımız çok yanıyor” diyen işçi eşlerinden kimileri, ölen eşlerinin doğacak çocuklarını göremediklerini acılı bir şekilde dile getirdiler. Bir işçi eşi “Eşim çocuğunu göremedi. Devletten adalet istiyorum” derken, bir başka işçi eşi ise “432 çocuk baba diye kara toprağa sarılıyor. Adalet istiyoruz” dedi.

Katiller mağdurmuş!

Yoklama bittikten sonra Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı iddianamenin kabul edildiğini açıkladı ve iddianamenin okunmasına geçildi. İddianamede yer verilen polis ve bilirkişi raporlarında; üretimin ve işçi sayısının artmasına rağmen, buna uygun bir havalandırma sisteminin kurulmadığına ve işçilere aşırı üretim baskısı yapıldığına dikkat çekildi.

Savunma yapan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, iş güvenliği önlemlerini almayarak işçileri ölüme gönderen kendisi ve babası değilmiş gibi mağdur rolüne soyundu: “Kazanın sabotaj olduğunu düşünüyorum. İş güvenliği uzmanlarıyla bu karara vardım. En çok babamla ben mağdur olduk.”

301 işçiyi ölüme gönderenler, utanmadan çıkıp “mağdur olduk” diyebiliyorlar. Egemenler böyledir işte, onlarda vicdan diye bir şeyin zerresi yoktur. Nitekim bu utanmaz katil, duruşma salonundan çıkarken dönüp madenci ailelerine gülümsemiş ve onlarla alay etmiştir.

Neymiş sabotajmış! Devletten kiraladıkları işletmede ton başına kömür maliyetini 130-140 dolardan 20-25 dolara indirmekle övünenler, kalkmış sabotajdan dem vuruyorlar. Acaba söz konusu maliyeti nasıl aşağıya çektiler? İş güvenliği önlemlerini almayarak, gerekli bakım ve onarımı yaptırmayarak, işçiler için verilmesi gereken koruyucu malzemeleri vermeyerek, işçilerin ücretlerini düşük tutup iş saatlerini uzatarak!  

İş güvenliği önlemlerini almayarak 301 işçiyi ölüme gönderen Soma Holding, İstanbul Levent’te 50 katlı bir gökdelen dikmiştir. Bu gökdelenin yalnızca bir katının satışından gelecek para bile 301 işçinin canını kurtarmaya yeterdi. Ancak onlar için işçiler değil kâr, sermaye ve lüks yaşamları önemlidir.

İşçilerin ölüme gönderilmesinden sadece Soma Holding sorumlu değildir. AKP hükümeti de en az onun kadar sorumludur; bu şirketin en büyük destekçilerinden ve işbirlikçilerinden biridir. AKP’nin seçim dönemlerinde oy toplamak için dağıttığı kömürleri veren Soma Holding’ten başkası değildir. Nitekim faciadan sonra Soma’ya giden dönemin Başbakanı Erdoğan, derhal işvereni korumaya almış ve işçilerin katledilmesini meşrulaştırmak için “bu işin fıtratında var” demiştir.

Soma’da 301 işçinin canını alan iş cinayeti düzeni devam etmektedir. 2014 yılında 1886 işçi iş kazalarında ölüme gönderilmiştir. Sermayelerini büyütmek isteyen patronlar iş güvenliği önlemlerini almazken, AKP hükümeti de onlara göz yummakta ve gerekli denetimleri yapmamaktadır. Çünkü AKP ile patronlar arasında tam bir işbirliği vardır. Bu iş cinayeti düzenine son verecek olan işçilerin örgütlü ve bilinçli mücadelesi olacaktır.

15 Nisan 2015






Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this