UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

İşçiler Ekonomik Darboğazı Değerlendiriyor:

Sorunları İşçilerle Paraları Patronlarla Paylaşıyorlar

Kocaeli’nden bir kadın metal işçisi

TL’nin dolar karşısında çok hızlı bir şekilde değer kaybetmesi, ekonomideki darboğaz, uluslararası ilişkilerdeki sert gerilimler birden bire olmadı. İyi gitmeyen bir şeylerin olduğu da mevcut sorunların acı faturasının biz işçilerin üzerine yıkılmak istendiği de apaçık ortadadır. Fakat gerçek olan şu ki, yaşanan krizin sorumluları bizzat sermaye sınıfı ve siyasi temsilcileridir. Hal böyle olunca da biz işçiler, emekçiler sorunların ortasına itiliyoruz. Patronlar ve iktidar partisi, kurtarma planlarını yalnızca kendileri için hayata geçirirken hazırladıkları o ekonomi programlarında biz işçileri hesaba bile katmıyorlar.

Yükselen doların karşısında TL değer kaybederken, “aynı gemideyiz” yalanını savuran hükümet yetkilileri, “batarsak da beraber, çıkarsak da beraber” algısını yaratmaya çalışıyorlar. İşçi ve emekçilere yüklenerek krizi atlatmanın yoluna bakıyorlar. Soralım o halde bunu söyleyenlere: Kriz, biz işçiler yüzünden mi çıktı ki, yükü biz sırtlanalım, biz batalım? Bizlere ekonominin nasıl bu hale geldiğine dair en ufak bir hesap dahi vermeyen sorumlular, sanki yeterince sömürülmüyormuşuz gibi bizden “fedakârlık” bekliyorlar. Kriz nedeniyle yaşadıkları kayıpları daha çok çalışarak, kursağımızdan kısarak telafi etmemizi istiyorlar.

Patronlara teşvik üstüne teşvik verilip her türlü kaynak sınırsızca kullandırılırken, biz işçilere ancak borç ve iş yükü pay ediliyor. Şimdi yaptıkları şey yine aynıdır. Ekonomik kriz bağıra bağıra gelirken hükümet sadece sermaye sınıfı için önlem paketleri hazırladı. 2019’un Kasım ayında yapılması planlanan seçim, ekonomideki kötü gidişattan dolayı erkene alındı. Krizin faturasını ödemekten sıyrılmak için türlü türlü planlar yapıldı. Patronlar sınıfı için hazırlanan kurtarma planlarından bazılarına kısaca göz atacak olursak; vergi affı, ücretsiz işletme mülkü temin etme, yatırım fonu, karşılıksız teşvik paketleri gibi pek çok “önlem” görürüz. Bu teşvik paketlerinin hangi kaynaktan sağlanması düşünülüyor peki? Başımıza gelecekleri, işsizlik fonunun daha da yağmalanacağını, vergilerin artacağını, zamların yağacağını, kemerlerin sıkılacağını, SGK’nın daha az ilacı karşılayacağını, sağlık hizmetlerinin kötüleşeceğini, çocuklarımızın gittikleri okulların bütçesinin kısılacağını ve daha pek çok saldırıyı tahmin etmek hiç de zor değil!

Devlet, bütün imkânlarını yalnız ve yalnız patronlar için seferber ediyor. Ekonomik krizin sorunlarını ise biz işçilerle “paylaşıyorlar”. Tepeden tırnağa örgütsüz olduğumuza güvenerek, “aynı gemideyiz, biz bir aileyiz” yalanını yutturmaya çalışıyorlar. “Kıyıda köşede dolarlarınız varsa bozdurun” diyerek aklımızla alay ediyorlar. Aynı gemide falan değiliz! Farklı partilere oy vermiş olsak da işçiler olarak aynı sorunları yaşadığımız kesindir. Bu yüzden biz işçiler, ayrı gayrılığı bir kenara koymalı, haksızlıklara karşı örgütlü ve güçlü bir mücadele vermeliyiz.

2 Eylül 2018






İşçiler Ekonomik Darboğazı Değerlendiriyor

Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this